2. bölüm / 3
ANILARI SAKLA1.BÖLÜM
Bölümler 3Şu an: 1.BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Derler ki tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar;
Ya bir insan bir yolculuğa çıkar.
Ya da şehre bir yabancı gelir.
Kavuşamayan aşıkların şehridir Karadeniz.
İçinde pek çok aşkın mazisi vardır o sisli dağlarında.
Sert rüzgarların estiği,devasa dalgaları barındıran Karadeniz,tek bir şeye karşı koyamaz:
Sevda
Ama bazı sevdalar vardır;
Kavuşmak için değil, hatırlamak için yaşanır.
Bazı insanlar vardır;
Hayatımızda kalmak için değil, ardında unutamayacağımız bir iz bırakmak için girer.
Ve bazı anılar...
Ne kadar uzağa giderseniz gidin peşinizden gelir,
Siz kaçmak için kendinizi yaksanız bile.
.............
Saat 05.42.
Güneş şimdi doğuyordu ve Yason Burnu'ndan izlediğim manzaram harikaydı.
Ordu'ya inen uçağımdan sonra mentalimi toplamak için buraya gelmiştim.
Burası mentalimi toparlayabilir mi bilmiyorum ama şuandan itibaren daha çok dağıttığını hissediyordum.
Burası bana zarar veriyordu.
Yıllar önce burayı terk ettiğimde canlanan tek şey acının örtündüğü ve kabullenilen tek şeyin mutluluk olduğuydu.
Sigaramın ucunu ayakkabımın altına bastırıp gözlerimi kapattım.Bir an önce karargaha gitmem ve albay ile görüşmem gerekiyordu.
Üç gün önce verilen 'Özel Kod' çağrısı ile Ordu'ya yani memleketime geri dönmüştüm.
Kabullenmesi zor bir dönüş olmuştu ama eninde sonunda buradaydım.
"Mazinin saklandığı yerden çıkması zordur" derdi babaannem bana hep küçükken.
"Eğer bir şeyi istiyorsan yapmak için uğraş ama benliğini kaybetme.Anıları
Sakla." diyerek nasihatler verirdi.
Onu dinlediğimi zannetmiyorum çünkü benden geriye kalan tek şey ismim
olmuştu.
Ben İzem Ekin Zorlu.
Mit tarafından özel olarak seçilen,herkesin 'Kasırga' olarak fısıldadığı o ajandım.
Görevim vatanımdaki namussuzları temizlemek ve şehitlerimizin intikamını almaktı.
Zira çoğu askerin dilinde olan Kasırga,keskin nişancılığı ve imzası ile bilinirdi.
İmza ise şuydu;Namuzsuzların önce alnından,sonrada boynundaki şah damarından vurmak.
Kasırga aniden başlayıp son bulur.Bu yüzden de benim için bu imza kırmızı çizgimdi.
Güneş artık saklanmazken bir elimi kaldırıp gözlerime gölge zorunda kalmıştım.
Artık Güneş tarafından parlamayan buz mavisi gözlerim tek bir şeyi andırıyordu;
Mutluluğun üstüne örtülmüş olan gölgeyi.
Elimi çekip seri adımlarla arabama yürümeye başladım.
Bu kadar duygusallık yeterdi.
.............
Karargaha girdiğim zaman görevlilerin bana yol vermesine şaşırmamıştım.
Hepsi geleceğimi biliyor olmalıydı.
Bahçeye göz gezdirdiğimde idman yapan askerleri görüp gülümsedim.
Onlar ise bana anlamaz gözlerle bakıyordu.
Eğitimlerini üstlenen komutanlardan biri yönünü bana çevirmişti.
Kim olduğumu biliyor olmalı ki gülümsemiş ve hafifçe başını eğerek selam vermişti.
Bende mahcup olmamak adına selamını almş,gülümsemiştim.
Önlerinden geçerken az önce selam verdiğim rütbesine baktım.
Kıdemli Üsteğmen Polar.
Öğrenmenin vermiş olduğu memnuyetle başımı aşağı yukarı salladım ve binaya yöneldim.
Her adım attığımda topuklu ayakkabımın çıkarmış olduğu sesten dolayı geçenler bana bakıyor,burada olduğuma inanamıyorlardı.
Ne burası mağara mı?
İlk defa mı kadın ajan görüyorsunuz be!
Albayın odasının olduğu kata geldiğimde duraksadım.
Katın duvarlarında şehitlerimizin fotoğrafları ve askerlerimizin ödül törenlerinden birkaç fotoğraf vardı.
Hızla duvara göz gezdirdim.
Gözüme çarpan şeyler gözümün dolması için tek sebepti.
-ŞEHİT KIDEMLİ ÜSTEĞMEN ZEYNO ZORLU
-ŞEHİT BİNBAŞI ADEM ZORLU
Annem ve babam.
Diğer adıyla İSİMSİZ KAHRAMANLAR
Başka bir şey bulurum belki diye göz gezdirmeye devam ederken,bir fotoğraf daha ilişti gözüme.
Karan Akın Rivel.
Yüzbaşı olmuş,konuşmasını yaparken çekilen fotoğrafı buraya asılmıştı.
Tarihe baktım.
23 Mayıs 2022.
Benim doğum günümde,rütbe almıştı.
Fotoğrafı elime alıp yakından inceledim.
Boynunda kardelen kolyesi vardı.
Yıllar önce ona verdiğim kardelen kolyesini çıkarmamıştı.
Titreyen telefonum ile fotoğrafı bıraktım.
ALBAY ARIYOR........
Geç kalmıştım ve ben geç kalmaktan nefret ederdim!
Hızla albayın odasının doğru ilerledim.
Telefondaki bildirimleri okumaya çalışırken birine çarptığımı hissedince dengemi koruyamadım.
Çarptığım kişi beni belimden tutunca düşmekten kurtulmuştum.
Kime çarptıysam duvardan bile sert olmalıydı.
"Öncelikle ben-"
Hissettiğim kokuyla duraksadım.
Bu onun kokusuydu.
Karan Akın'ın..
"Laz kızı?" fısıltıyla seslendiğinde neye uğradığıma şaşırmıştım.
Başımı hafifçe kaldırdığımda onun yemyeşil gözleri ile karşılaştım.
Hayır ya hayır ya!
"Ne işin var senin burada?"
Asıl o niye buradaydı?
Bana yıllarca duygusuzum damgası yedirildi ve bundan zevk aldım.
Şimdi neden kalbim acıyordu?
Sorusuna cevap vermedim ve öylece yüzüne baktım.
"Sözümü tuttum." lafı çıktı dudaklarımdan.
Anlayacağını düşünmüyordum ama gene de şansımı denemek istemiştim.
Anlamış olacakki bir anda çenesi kasıldı.
Hatırlıyordu.
Kapının açılma sesi bile bizim göz temasımızı kesmeye engel olamamıştı.
Anladığım kadarıyla birimiz pişmandı,diğerimiz ise üzgün.
"Hoşgeldin Kasırga." diyen albay ile Karan'ın kollarından çıkmak için hamle yaptım.Hiç zorlamadan bıraktı beni sağolsun.
"Hoşbuldum Albayım."
Albay bana hafifçe gülüp Karan'a baktı.
Bir tek o mu İzem?
Tamam bende şuan ona bakıyorum ne var bunda?
"Karan seni tanıştırmak istediğim kişi Kasırga'ydı.Anlaşılan sen çoktan tanışmışsın."
Ve ben Kasırga.
Ünvanı dilden dile dolaşan,tüm askerlerin hayranlıkla andığı o kişiyim.
Ve sen Kurşun.
Benim için sadece bir kalp yarasısın.
Albay odasına geçmek için arkasını dönerken ben bir tek ona bakıyordum.
O da bana.
"Sana sözümü tuttum demiştim Yüzbaşı." diyerek yanından ayrıldım.
..................
Albayın odasına girdiğimde Karan'da benim arkamdan girmişti.
Gördüğüm kişilerle duraksadım.
"Seni timimle tanıştırayım.Kurşun Timi selam ver!" demesiyle ayağa kalktılar.
İçlerinden biri öne atıldı.
"Üsteğmen Alpay Tekin,emret komutanım!"
"Teğmen Eylül Çakırca,emret komutanım!"
"Astsubay Başçavuş Kenan Karis,emret komutanım."
"Astsubay Başçavuş Ali Şahin,emret komutanım."
"Astsubay Başçavuş Ezgi Siren,emret komutanım."
Gururla gülümsedim.
Karan'ın timide kendi gibi düzenli ve disiplinliydi.
"Rahat asker.Tanıştığımıza memnun oldum Kurşun Timi."
"Sağol!" diye bağırdılar hep bir ağızdan.
"Toplantıya geçelim Albayım."
..................
"Rusya'nın örgüt başkanı olan Asır Leron.Aynı zamanda uyuşturucu ve silah kaçakçılığından dolayı hala aranıyor.Teröristler ile yaptığı anlaşmayı henüz
bilmiyoruz.Asıl göreviniz burada başlıyor."
Albay konuşurken Kurşun Timi'nin bana olan bakışını hissedebiliyordum.
Muhtemelen kim bu diyorlardı ama yakında öğrenecekleri için konuşmadım.
Toplantı bittiği zaman hızla ayaklandım.Kapıya yöneleceğim sırada Kenan'ın sesini duydum.
"Komutanım sizin adınızı da öğrenebilir miyiz?"
Albayla göz göze geldim.Başıyla onay ifadesi verince konuşmaya başladım.
"Kıdemli Üsteğmen İzem Ekin Zorlu.Namı değer Kasırga."
Alpay denen üsteğmen şaşkın şaşkın bakarken timin diğer üyeleri şoka girmiş gibiydi.
Gözlerim Karan'a değdiğinde ise şaşıran bendim.
Hayranlıkla beni izliyordu.
"Komutanım siz tanışıyor musunuz?" diyen Ali ile göz temasımızı kestim.
Bakalım buna ne diyecekti?
"Tanışmıyoruz Ali.Başka sorun var mı yoksa gevezeliğinden dolayı şınav mı çekmek istersin?"
Tanışmıyoruz Ali.
Tanışmıyoruz.
Buruk bir gülümseme ile odayı terk ettim.
Hızlı ve histerik adımlarım binanın çıkışına doğru ilerlerken gözlerim dolmaya başladı.
Turnikeden geçerken en sonunda dolan gözlerime engel olamayıp,sessizce yaş akmasına izim verdim.
Yanılmışım.
Gözümü doldurabilecek tek sebep ailem değildi.
Yıllar önce deliler gibi sevdiğim adamda buna sebep olabilirdi.
Bölüm etkileşimi
