7. bölüm · Alo,ben kimim?

"SANA BİR SORU..."

𝓗𝓪𝓽𝓲𝓬𝓮𝓪 ❀

Miray’la Şeyma ağacın arkasından fırlayıp adeta üzerime kapaklandılar. Miray kolumu sıkıp çığlık atıyordu, Şeyma ise Baran’ın arkasından gözleri fal taşı gibi bakıyordu.
- Kızım saçını elledi lan! Valla saçını elledi! diye böğürdü Miray.
- Miray bi dur kolum koptu siktin kolumu amk! diye bağırdım saçıma çekidüzen vermeye çalışarak.Ayrıca mal mal ağacın arkasından niye dikiliyorsunuz, rezil olduk adama!
Şeyma sırıttı:
- Ne rezili kızım ya! Adam seni resmen kilitledi oraya, o boy farkı neydi öyle? Sen adamın koltuğunun altına sığıyordun resmen hahahaha!
- Boyuna tükürdüğümün deve ayısı işte, neyine bakıyorsunuz! dedim ama yüzümün alev alev yandığını bal gibi biliyordum.
Kızlarla mahalle arasında dedikodunun dibine vurduktan sonra eve döndüm. Odama geçip kendimi yatağa attığımda saat 20.00’ydi. Baran’ın “Akşama sana bir soru soracağım” demesi aklımdan hiç çıkmıyordu. Ne soracaktı ki bu gıcık?
Zaman geçmek bilmedi sanki! Saat 22.30’a kadar telefona bakıp bakıp durdum. Tam "Herhalde unuttu piç" deyip yastığa sarılacaktım ki telefon titredi.
Baran: Orada mısın bücür?
Kalbim yine saçma sapan bir ritim yakaladı. Hemen yatakta doğrulup hızlıca yazdım.
Yağmur: Ne var Baran? Uyuyordum...!
Baran: Hahaha yalanını sikeyim Yağmur, 5 saniyede cevap verdin. Mesajımı beklediğini bu kadar belli etmeseydin keşke ;)
Yağmur: Hassiktir oradan ya! Telefon elimde reels kaydırıyordum denk geldi salak!
Baran: Aynen aynen, kesin öyle olmuştur. Neyse, söz verdiğim gibi sorumu sormaya geldim.
Yağmur: Sor çabuk da zıbarıp uyuyayım, neymiş o çok önemli sorun?
Ekranda birkaç saniye "Baran yazıyor..." ifadesi göründü gitti, sonra tekrar belirdi.
Baran: Dün sabah beni aradığında bir soru sormuştun ya hani...
Yağmur: Hangi soruyu? 'Alo ben kimim' mi?
Baran: Hah, işte tam olarak o. Şimdi sıra bende.
Baran: Alo... Ben kimim Yağmur?
Gözlerimi ekrandan ayıramadım. İçimde garip bir kıpırtı oldu ama egoma yedirir miyim? ASLA.
Yağmur: Mahallenin en gıcık, en egoist, en deve boylu dağ ayısısın?
Baran: Başka?
Yağmur: Bir de 1.62 boyundaki bir kıza takmış bir delisin?
Baran: Yanlış cevap küçük hanım. Tekrar dene.
Yağmur: Ulan ne uzattın be! Sen kimsin o zaman kendin söyle gerzek?!
Baran: Ben, senin bundan sonra telefonunu gizli numaraya almadan direkt arayabileceğin tek kişiyim ;)
Yağmur: NEY?! Ne alaka lan?!
Baran: Diyorum ki bücür, numaramı rehberine 'Gıcık Baran' diye değil, düzgün bir şey olarak kaydet. Çünkü bundan sonra bayağı bir konuşacağız gibi duruyor.
Yağmur: Çok emin konuşuyorsun bakıyorum da dağ ayısı? Ya kaydetmezsem?
Baran: Kaydetmezsen yarın sabah yine fırının önünde biterim, bu sefer bütün mahalleye 'YAĞMUR BANA AŞIK OLMUŞ' diye bağırırım.
Yağmur: Hassiktir ya! Harbi belasın sen amk hahahaha.
Baran: Belayım ama tatlı belayım kabul et. Eee, kaydettin mi bari?
Yağmur: 'Gıcık Deve' diye kaydettim, çok bile sana.
Baran: O da olur, şimdilik idare ederiz. Yarın akşam boş musun bücür?
Yağmur: Niye, yine mamanı mı getireceksin?
Baran: Yok, bu sefer mamanı ben yedireceğim. Sahile gidiyoruz, itiraz istemiyorum.
Yağmur: Kızlara sormam lazım...
Baran: Çeteni de al gel istersen ama uyarayım, Miray'ı yine çay dökerken görürsem denize atarım söyleyeyim hahahaha.
Yatakta kahkaha atarken yastığa yüzümü gömdüm. Bu çocuk harbi harbi hayatıma bodoslama girmişti ve ben bu durumdan hiç de şikayetçi değildim...