6. bölüm · Alo,ben kimim?
PARKTAYIZ AMA KİM KİME DUM DUMA
Saat 13.45. Yatakta üç tur attım, beş kere kıyafet değiştirdim. En son "Lan ben bu gıcık için niye süsleniyorum ki?" deyip siyah bol bir kargo pantolonla kısa bir tişört geçirdim üstüme. Saçlarımı da açık bıraktım, mis gibi koktum. Ama sırf havam olsun diye, kesinlikle onun için değil yani!
Parka doğru yürürken gruptan mesajlar yağmaya başladı.
Miray: Kızım harbi gidiyor musun la çocuğun yanına?!
Şeyma: Yağmur bak çocuk mafya falan çıkarsa çığlık at konuma basıp gelelim hemen!
Cemre: Bence çocuk fena yürüyor, bırakın baş başa kalsınlar amk.
Sude: Arda’ya sordum, Baran’ı tanıyormuş. Mahallenin en gıcık ama en popüler tipiymiş haberin olsun Yağmur.
Yağmur: Kızım gidip sora sora Arda'ya mı sordun ya rezil ettiniz beni! Ben sadece rezil olmamak için gidiyorum, 10 dakikaya dönerim zaten.
Parka girdiğimde bankta oturmuş, elindeki karton bardakla takılan Baran’ı gördüm. Siyah ceket çekmiş üstüne, saçlar da hafif dağınık… Yalan yok, harbi taş gibi çocuktu ama bunu ona söylersem götü tavan yapardı.
Beni gördüğü an dudakları kıvrıldı. Yavaş adımlarla yanına yaklaştım.
Baran: Ooo, cüce hanımlar parkımıza teşrif etmiş. Bakıyorum elektrik çarpmış saçlar gitmiş, insan içine çıkılacak hale gelinmiş?
Yağmur: Kes lan sesini! Aynada kendine baktın mı sen hiç? Ayrıca ayakta dikilme bana tepeden tepeden bakma diye oturuyorum.
Yanına oturdum ama aramızda en az iki metre mesafe bıraktım. Çantasından çıkardığı soğuk çayı bana uzattı.
Baran: Al, mamanı getirdim.
Yağmur: Mamanı sikeyim senin Baran. Vermeseydin daha iyiydi gıcık herif.
Çayı elinden kaptım. Tam O sırada telefonum titredi. Yanımda oturmasına rağmen mesaj atmıştı piç!
Baran: Yan yanayken mesajlaşmak daha eğlenceli bence. Yüzündeki o sinirli mimikleri daha net görüyorum hahahaha.
Yağmur: Mal mısın oğlum sen? Yanında oturuyorum, konuşsana ağzınla!
Baran: Sesin çok tiz çıkıyor bücür, kulaklarım hassas benim. Buradan yazışalım.
Yağmur: Sen harbi tırlatmışsın amk. Ben gidiyorum ya, senin malca fantezilerini çekemem.
Kalkmaya yeltendiğim an bileğimden tuttu. Eli sıcacıktı ve öyle bir tuttu ki bir an kilitlendim kaldım. Başımı ona çevirdiğimde o dalga geçen ifadesi gitmiş, daha ciddi bakıyordu.
Baran: Otur oturduğun yerde. Şaka yapıyoruz hemen fırlama.
Yağmur: Parmağını kırarım bak, sal bileğimi.
Baran: Tamam saldım, sakin ol şampiyon. Eee, anlat bakalım... 'Alo ben kimim' çetesinin lideri olarak kaç kişiyi dolandırdınız bugün?
Yağmur: Hiç kimseyi dolandırmadık salak! Kızlarla öylesine eğleniyorduk işte, sana denk geldik şansımıza sıçayım.
Baran: Şansına sıçma bence. Bayağı şanslısın ki benim gibi birine denk geldin. Başka biri olsa polise verirdi seni.
Yağmur: Hah! Polise verecekmiş. Ne diyeceksin, 'Memur bey kız bana telefonda alo ben kimim dedi' mi? Gülerler ulan sana!
Baran: Gülerlerse gülsünler. Ama bak şu an parkta benimle çay içiyorsun. Demek ki numara işe yaramış
Yağmur: Ben çay içmiyorum, soğuk çay içiyorum bir kere! Ve sırf beni mahallede rezil etme diye geldim.
Baran: Ya ya, kesin öyle. Sırf onun içindir. Hiç meraktan gelmedin yani?
Yağmur: Neyini merak edeceğim be senin?!
Baran: Ne bileyim, kimlikteki kadar yakışıklı mıyım diye merak etmişsindir belki?
Yağmur: Kimlikte de boka benziyordun zaten!
Telefonu cebinden çıkardı ve hızlıca bir şey yazıp ekrana bastı.
Baran: Yalan söyleyince burnun uzamıyor ama gözlerin kısılarak sola bakıyorsun bücür. Yakaladım seni ;)
Yağmur: Hassiktir... Sen nereden biliyorsun onu ya?!
Baran: Beden dili okurum ben. Ve şu an benim yanımda olmaktan bayağı keyif alıyorsun ama egona yediremiyorsun.
Yağmur: Sen harbi çok kaşınıyorsun Baran! Bak buradaki çayı kafandan aşağı dökerim senin!
Baran: Dök de görelim bakalım cüce patates.
O sırada parkın girişinden Miray ve Şeyma’nın kafası göründü. Ağacın arkasına saklanmış bizi dikizliyorlardı amk! Baran da fark etti, hafifçe kıkırdadı.
Baran: Korumaların da gelmiş. Çete tamamlandığına göre ben kaçar.
Yağmur: Nereye lan?!
Baran: İşim var güzelim. Ama bu akşam mesajıma bakmayı unutma. Sana bir soru soracağım.
Yağmur: Ne sorusuymuş o?
Baran: Akşama görürsün. Kaçtım ben, çetenin kızlarına da selam söyle ;)
Ayağa kalktı, boyu harbiden deve gibiydi. Kafama hafifçe vurup saçımı karıştırdı ve arkasını dönüp yürüdü.
Ben arkasından "Saçımı elleme orospu çocuğu!" diye bağırırken, kızlar ağacın arkasından fırlayıp çığlık çığlığa yanıma koşmaya başladılar...
