7. bölüm · Alex Smıth The Last Hybrıd(4.cilt)

4. Sezon: Bölüm 7 – Işık ve Gölge

Alex Micholsen

"Clark! Kara! Herkesi koruyun!" diye bağırdın. Gözlerin, toprağın altından yayılan kırmızı radyasyon sinyallerine kilitlendi. Bu robotlar, Kriptonlu ve Daxamlı fizyolojisini içeriden çürüten frekanslarla çalışıyordu. Onları tek tek yumruklayarak durdurmak çok uzun sürerdi; o zamana kadar vadi bir mezarlığa dönerdi.
Gözlerini kapattın. Zihnindeki Daxam mirasını ve içindeki o melez güneş enerjisini tek bir noktada topladın. Vücudun, bir süpernovanın başlangıcı gibi parlamaya başladı.
"Alex, hayır! Bunu yaparsan..." Kara'nın çığlığı kulaklarında yankılandı ama çok geçti.
Hücrelerindeki her bir atomu, her bir fotonu dışarı fırlattın. Gökyüzüne doğru devasa, bembeyaz bir ışık sütunu yükseldi. Bu sadece bir patlama değil, teknolojik bir kıyametti. Yayılan muazzam EMP (Elektromanyetik Şok Dalgası), vadiyi bir koza gibi sardı. Lex’in tüm robotları birer birer kısa devre yaparak oldukları yere yığıldı. Telsizler sustu, radarlar karardı, tüm savaş makineleri metal yığınına dönüştü.
Güneşin Batışı
Işık söndüğünde, vadi dondurucu bir sessizliğe büründü. Havada asılı duran o görkemli pelerin artık yoktu. Toz bulutunun içinden, ağır adımlarla yürüyerek çıktın. Ama artık uçmuyordun. Ayakların toprağa değiyordu ve her adımında bacaklarının titrediğini hissediyordun.
Göğsündeki o sonsuz güç kaynağı sönmüştü. Artık içindeki o statik veri akışını duyamıyordun. Gözlerin, o keskin teleskobik görüşünü kaybetmiş, sadece bir insanın görebileceği kadarını görüyordu.
Alex Smith, artık sadece bir insandı.
Kandorlular ve Daxamlılar şaşkınlık ve saygıyla sana bakarken, karşı taraftaki insan askerler de silahlarını tamamen indirdi. Kendi güçlerini, hem onları hem de kendi halkını korumak için feda etmiştin.
Yeni Bir Statüko
Bu olaydan aylar sonra, Smallville artık "Üç Halkın Şehri" olarak biliniyor. İnsanlar, Kriptonlular ve Daxamlılar arasında kırılgan ama samimi bir barış var. Ancak senin için her şey değişti.
Güneş enerjisi hücrelerinden çekildiğinde, hayatın ilk kez bu kadar sessiz ve ağır olduğunu fark ettin. Artık Smallville’in rüzgarını kilometrelerce öteden duyamıyor, toprağın nabzını hissedemiyordun. Ancak Lex’in bahsettiği o "Kozmik Kapı" zihninin bir köşesinde, silinmeyen tek veri parçası olarak parlamaya devam ediyordu. Güçlerin gitmişti ama bu bilgi, evrenin kendisinden çalınmış bir anahtar gibi elinde duruyordu.