6. bölüm · Alex Smıth The Last Hybrıd(4.cilt)

4. Sezon: Bölüm 6 — Çelikten İrade, Et ve Kemikten Yürek

Alex Micholsen

"Silahlarınızı indirin!" diye emrettin Daxamlı savaşçılara. Komutan itiraz edecek oldu ama gözlerindeki o sarsılmaz kararlılığı görünce durdu.
Clark ve Kara’yı yanına aldın. Üçünüz, vadiyi çevreleyen askeri barikatın tam önüne, namluların ucuna yavaşça indiniz. Binlerce asker, tank ve lazer güdümlü sistem size kilitlenmişti. Arkanda, binlerce Kriptonlu ve Daxamlı bu anı nefesini tutarak izliyordu.
"Ateş etmeyin!" diye bağırdı bir general telsizden, ama korku kontrol edilemez bir kimyasaldır. Genç, elleri titreyen bir askerin parmağı tetiğe dokundu. Bir tank mermisi kulakları sağır eden bir gürültüyle tam göğsünde patladı.
Süper hızınla mermiyi durdurabilirdin. Ama durdurmadın.
Patlamanın etkisiyle geriye savruldun, toz bulutu her yeri kapladı. Clark ve Kara tam hamle yapacakken elini kaldırıp onları durdurdun. Üstündeki pelerin yırtılmış, göğsün morarmıştı ama ayağa kalktın. İnsanların arasından bir uğultu yükseldi. Ateş etmeye devam etmediler. Senin ölmediğini ama misilleme de yapmadığını gördüklerinde, o devasa askeri makine bir anlık duraksama yaşadı.
"Biz sizin düşmanınız değiliz," dedin, sesin tüm vadide yankılanarak. "Biz de sizin gibi yaşamak, ailemizi korumak ve yarınları görmek istiyoruz. Eğer bizi öldürmek korkunuzu dindirecekse, buradayız. Ama eğer birlikte hayatta kalmak istiyorsanız, ellerinizi tetikten çekin."
Sessizliğin Gücü
O an bir mucize gerçekleşti. Önce o genç asker silahını indirdi, sonra diğerleri. İnsanlık ve "süper varlıklar" arasındaki o aşılmaz duvar, ilk kez bir çatlak verdi. Ancak bu huzur, gölgelerde bekleyenler için bir hakaretti.
Hapishanede, Lex Luthor bu sahneyi bir ekrandan izlerken dişlerini sıktı. "Aptallar," diye fısıldadı. "Duygularınız sizi kör ediyor." Lex, masanın altındaki gizli bir butona bastı. Bu, BM'nin veya ordunun kontrolünde olmayan, doğrudan Lex'in finanse ettiği **"Cadmus Operasyonu"**nu tetikledi.
Vadinin hemen altındaki toprağın içinden, devasa, mekanik pençeler çıktı. Lex'in çaldığı Kripton verileriyle beslenen, kırmızı güneş radyasyonu yayan ve sadece yok etmeye programlanmış "Slayer" (Avcı) adlı robotik birimler uyanmaya başladı.
Beklenmedik Saldırı
Daxamlılar ve Kriptonlular hala silahsızdı. İnsan askerler ise şaşkınlık içindeydi. Bu robotlar her iki tarafa da saldırarak büyük bir katliam başlatmak üzere.
Vadi bir anda kaosa teslim oldu. Toprağın altından çıkan mekanik canavarlar, hem şaşkın insan askerlerine hem de silahsız Kriptonlulara ölüm kusmaya başladı. Lex’in planı kusursuzdu: İki tarafın birbirine güvenmeye başladığı o kutsal anı kanla yıkamak.
Ancak hesaplamadığı bir şey vardı: Senin fedakarlık sınırın.