1. bölüm · Alev ve Neşter
Giriş: Kan Kırmızısı Bir Gece
Giriş;
Şehrin asla uyumayan, neon ışıklarının ardında yalanları ve suçları saklayan o karanlık yüzü, gece yarısından sonra daha da ağırlaşırdı. Hastanenin acil servisinde o gece sabaha kadar süren nöbet, Dilara’nın omuzlarına tonlarca ağırlık yüklemiş gibiydi. Beyaz önlüğünü çıkarıp arabasına bindiğinde tek istediği eve gidip kafasını yastığa koymaktı. Fakat kader, o gece onun için çok başka bir senaryo yazmıştı.
Issız bir sokak sapağında, motoru durmuş siyah bir aracın önünde kanlar içinde yatan bir adamı fark ettiğinde frenlere bastı. İç sesinin "uzak dur" çığlıklarına kulağını tıkadı; çünkü o, her şeyden önce bir hekimdi.
Arabadan indiğinde, etraftaki sessizliği delen o boğuk sesi duydu. Adam yaralıydı, çok ağır yaralıydı. Onu apar topar kendi arabasının arka koltuğuna atıp en güvenli bildiği yere, şehrin gözlerden uzak, kullanılmayan eski bir kliniğine sürdü.
Gözlerini açtığında karşısındaki adamın sadece sıradan bir yaralı olmadığını anladı. Koyu kahverengi gözleri, ölümün eşiğinde bile keskin bir bıçak gibi parlıyordu.
Eski kliniğin sarı lambası titreyerek yanıyordu. Dilara ellerini dezenfekte edip titremesini engellemeye çalışarak masadaki yaralı adamın üzerindeki gömleği makasla kesti. Kurşun derinin çok derinine saplanmıştı.
Adam, acıyla kasılmasına rağmen dişlerini sıktı. Gözlerini Dilara'nın yüzüne diktiğinde sesindeki o buz gibi otorite odayı doldurdu:
"Yaşamak istiyorsan sadece işini yap ve soru sorma."
Dilara elindeki neşteri sıkıca kavradı. Korku, yerini aniden öfkeye bıraktı. Hayat kurtarmak için buradaydı, bu adamın kabadayılıklarını dinlemek için değil. Başını kaldırıp Alaz’ın gözlerinin içine korkusuzca baktı:
"Bana emir veremezsin! Şu an senin hayatın benim ellerimde, o yüzden o kibirli ses tonunu kes ve sakin dur!"
Alaz, karşısındaki bu dik başlı kadının cesareti karşısında kısa bir an duraksadı. Hayatı boyunca herkes ondan korkarken, bu kadın gözünü bile kırpmadan ona meydan okuyordu.
Saatler süren zorlu ameliyatın ardından kurşun çıkarıldı, yara dikildi. Alaz gözlerini kapattığında, zihnine kazınan ilk şey o kadının cesur bakışları oldu.
