5. bölüm · AKIŞ

Bölüm 5

Zehra Çiftçi

Aya mı gülümsedin ?
bu ne güzel gece ... (Atilla İlhan)

Keyifli okumalar bebişler ❤️

" Nasıl yani bunlar örgüt mu?"

Birbirimize bakarken Serenay'ın korkmuş ve şaşırmış sesiyle bakışlarımı bilgisayarın ekranına kitledim galiba örgütten de öteler.

Türkiye'ye geleli 2 gün olmuştu. Buraya gelirken bir günlüğüne geleceğimi söylesemde bir günde nasıl kurulu olduğum hayatı bitirecektim ki ? İlk gün evimdeki eşyalarımı toplamıştım . Dün ise okulu dondurmak için okula uğradıgımda aklıma gelen harika fikirle Serenaydan bir ricada bulunmuştum . Serenay geçen yıl sevgisinin onu aldatması üzerine bir hacker tutup telefonundaki tüm bilgileri sızdırmıştı. Benimde iş arkadaşlarımı ve nereye gireceğimi bilmem gerekiyordu degilmi?
Dün hackerle Eren numarasını verdikten sonra tüm bilgilere 24 saat sonra erişeceğimizi söyledikten sonra bugün onun için yer altında saçma sapan pek şahane yerdeydim . Herkes hakkında Bir çok şey öğrendim, mesala bu insanlar gündüzken iş insanları akşam ise mafyaydı mafyadan da öte yüzlerce suç işleyip mükemmel profil çizmiş karanlıkta insanlardı . Serenay dehşet saçan gözleriyle bana bakarken korkmamak için onu umursamıyordum .

" İş bitti , bu poşete bırak parayı"

Bu ses sevgili hackerim'den gelmişti . Kendimi aşırı cesaretli hissediyorum zira bu ortamda girmek yürek isterdi . Yüzü tamamen maskeye kaplı sesi kamuflajlı ve İzmir'den 2 saat uzaklıkta ormanlık alanda , yerin altında bir yere bir kişiyle gelmemin başka açıklaması olamazdı .
Elleriyle siyah kalın bir poşeti önüme itmiş bana bakarken çantamdan çıkardığım parayı anında içine fırlatım.

" Şimdi geldiğiniz gibi gidin "

Geldiğiniz gibi gidin mi ? Geldiğinimiz yol sisle kaplıydı geri dönüp nasıl bulunacaktık haa ? Aklımdan geçenleri tabiki bu ne yediği belirsiz adama söylemeyecektim sağı solu belli olmaz.
Serenay'ın ceketini çekiştirip çıkmak için hızlandım. Hızlı adımlarla zar zor çıktık bu mağaradan .İki saatin ardından Serenayla vedalaştıktan sonra eve tek başıma gelmiştim. Bugün gittme vaktiydi . Tüm hayatımı bırakıp gitmek...
Ivana İspanyadaydı . Odaya bakarken gözlerimde hüzün belirmişti 3 buçuk yıllık evmi bırakmak kolaydı ya İstanbul'daki evim mi ? Burdan çıkıp orya annemin yanına mezarına 1 yıldır görmedim 18 yıl yaşadığım evimi bırakacaktım . Evden yavaş adımlarla çıktım sonra da apartmandan . Tüm apartamana son kez baktıktan sonra 3 valize taksiye bindim. İzmir'den İstanbul'a taksiyle gitmek isterdim tabiki ama bu yıllarca borçlu kalmama neden olacağı için otobüs durağına giderek otobüse bindim. 5 dakkikada otobüs kalkınca başımı cam kenarına yaslanarak düşüncelere daldım...

(Yazarın)

Eren karşısında duran adama gözlerini kenetlemiş Duman çıkarıyordu. Türkiye 1 günlüğüne gönderdiği kız nasıl oluyor da daha gelemişti ki ? . Adam korkudan titreyen eli ayağıyla zorla olsa da Konuşmaya başladı.

"e-eef-ef efendim , kı-ı -ız -"

" Düzgün konuş!"

Tehlikeli bir o kadar sesiz söylemişti Eren . Onun pısırık insanlara tahammülü yoktu , heleki kendini bilmez salak insanları . Adam tek bir hamleye yerinden sarsıntı kendini dik durdu duruşunu düzleştirdi .

" Efendim kız zaten kontrolümüz altında" diyerek söze girdi.

" Şimdi İstanbul'a doğru gidiyor, bir adamımız takip ediyor onu "

Eren başını evet anlamında salladı. Salondan tüm heyetiyle üst kattaki odasına çıktı, kapısını kapatır kapatmaz üstündeki siyah tişörtü çıkardı ve banyoya girdi . Soğuk suyun altında bıraktı kendini. İyice temizlendikten sonra beline beyaz havluyu sarıp banyodan çıktı . Dolabından Siyah boxser'ni çıkarıp giydi , gri eşofmanı giydi sonrada gri kapşonunu geçirip çıktı. Sakin adımlara çıktı villasından . McLaren 'ne bindi . Kemerini takıp arabayı çalıştırdı . Villa'nın kapısı açıldı ve sağa sola bakıp çıktı Yola. Yolda ilerlerken arabanın tabletine gelen aramayla içinden küfürler savurdu. O spora gidecekti ama onu arayan Benjamin buttle asistanıydı , kesin iş için araıyordu . Şimdi açmak zorundaydı , kaşları çatarak açtı.

( Konuşulanlar İngilizce'dir , İngilizce bilmeyen arkadaşlarımız için direkt yazıyorum)

" Dostum, acilen şirkete gelmen lazım"

Eren bunu beklediği için yüzünde mimik oynamadı, tek Kelime etmeden kaptı. Tek eliyle direksiyonu çevirerek u dönüşü yaptı . İşe gidecekti sonuçta , Eve dönüp takım elbisesini giymeliydi.

☀️

Uçağın kalkmasına 2 saat var ama ben hâlâ evimden çıkamıyorum. İstanbul'dayım , ait olduğum evde . Benim ilk adımın, anneme ilk anne dediğim ev . Çocukluğumun geçtiği ev . Duvardaki resime tüm üzüntümle bakarken gözlerim yaşlarına engel olamadım . Resim, annem ben ve Önder . Üçümüz'ün denizin kenarında gülerken çekildiği, annemin çok sevdiği için bastırıp evimizin baş köşesindeki duvara astığı tablo. Ağlarken elimi kaldırıp tablodaki annemin yüzüne koydum . Dudaklarımda bir tebessüm belirdi , gözlerim enderi buluca elimi annemin üzerinden çektim . Gülüşüm soldu, yüzümde sitem eden ifade oluştu . İki kaşım yukarı kalktı .

" Neden anne , neden , bunları hakedecek ne yaptık? .

İster istemez çıkmıştı dudaklarımdan bu kelimeler. İçimde öfke vardı, Önderin yüzüne bakıyordum o ise bana 32 diş açmış gülüyordu . Yüzümü ekşitip vitrinde duran annemin fotoğrafına yöneldim. Vitrinin camını açıp içinden resmi aldım. Çerçeveden çıkararak tablodaki önderin yüzünü üstüne bıraktım resmi. Resmin önüne geçtim içme sindiği için tebessüm ettim . Koltuğa yöneldim, bu evden özel eşyalarımı büyük sırt çantamın içine koymuştum . Sırt çantamı alıp iki koluma geçirdim . Son kez eve Bakarak çıktım daireden .
Bizim evimiz 4+1'di mütevazi. Annemin ölümünden önce orta gelirliydik. Zengindik sayılırık ama annem hiç bir zaman gösteriş meraklısı olmadığı için büyük bir eve geçmemişlerdi . Siteden çıktım, beni bekleyen taksiyle doğru giderken kaldırımın kenarında gördüğüm küçük yavru kediye doğru eğilerek kucağıma aldım. Sarıyla karışık Beyaz Tekir Bir kedi'di . Dudaklarım keyiften kıvılıldı sonrada küçük bir kahkaha

"Uuu sen çok tatlısın yaaaaa "

Ellerimle kafasını okşadım.

" Benimle gelmek ister misin? "

Ne salakca Bir soruydu degilmi? Evet diyemez, hayır dese bile götürecektim .
Tüm sevimliğiye yüzme Bakarken , başımı yana eğdim . Bir kere daha sordum.

" Hıı , hıı"

Bende tüm sevimliğimle baktım ona . Hadi cevap ver ! Ağzından küçük bir miyav kaçınca nihayet beklediğim cevap gelmişti . Onu zaten götürecektim yinede onaylaması gerekiyordu. Yanıma aldığım kediye Berber taksiye bindim .

" Abi önce en yakın pet şopta duralım sonrada zinciri kuyudaki mezarlığa gidelim"

10 dakika uzaklıkta olan Pet şopa gelişmiş bulunmaktaydım .Pet şopa girerek kedi'nin tüm ihtiyaçlarını aldım ve tekrar taksiye bindim. Gideceğim son bir yer kalmıştı annemin mezarı . Yolda giderken telefonum çaldı ve çantamdan çıkararak açtım telefonu Ivanaydı .
En tatlı sesiyle konuştu.

" Canım ne yapıyorsun"

" İyim .. gidiyorum işte"

" Hmm , ben dönünce her şeyi en net haliyle anlatıcaksın tamam mı"

Ivana ailesinin yanına İspanya'ya gitmişti . O yüzden üstü kapalı anlatmıştım herşeyi .

" Döneceksin yani "

Babası onu şirketinde CEO olarak işe alacağını söyleyip yanına çağırmıştı. Döneceğini düşünmüyordum ki büyük ihtimalle dönmeyecek de . Telefondaki sessizliği bu yöndeydi. Boğazını temizleyip yeninden konuştu.

" Şimdilik ne zaman döneceğimi biliyorum ama tabiki seni görmeye her hafta gelicem . Yakın zaten Amerika "

Ağzımdan küçük bir kahkaha kaçtı.

" Yakın mı ? Kanka sen CEO olacağına emin misin? "

Ben sırtırken onunda güldüğü hissettim.
Sesi tekrardan yükseldi.

' Yani tamam coğrafyadan pek anlamam ama şirketten anlarım . Hem zaten bunca yılı boşa okumadım degilmi? "

Bu kız sanırım bugün tüm beyini yitirmiş. CEO olacağını duydu ya , Ivana hakkında kötü şeyler söylemek istem ama hani varya süslü Dünya kendi etrafında döndüğünü sanan kızlar tam olarak o kız. Açıkçası onu CEO olarak işe başlayacağını söylediğinde çok şaşırmıstım . Pekte şaşırmadım aslında çünkü tek varisti elbet Bir gün olacaktı ama yinede erken olmuştu.

" Kanka 2 yıl okudun "

Evet gelelim ıvana'nın dolandırılıcıgına.
Ailesi Ivanaya okula gideceği ilk günden beri şirketin başına geçeceği için hep o alanlara yönelmesi isterdi. Lise 2 kadar öyleydi , çok çalışırdı . Her gün Deli gibi araştırdı ta ki bir çocuğa aşık olana kadar. Ondan sonra bozuldu çocuk hani her sınıfta olan sesiz ama en kötüsü olan tip. İlk başlarda herşey güzeldi, lise 4' e geçince çocuk üniversite okumaya gerek olmadığını ve okuyacağını söylemiş. Tabiki salak kızımızda bunun doğru olduğunu düşünmüş ve o günden sonra bırakmış çalışmayı. Çocuk okulun bittiği gün Ivanayı aldatıgı için ayrılmışlardı . Ivanada o zaman dan sonra epey değişmişti. Sırf ona inat üniversiteyi okumuştu. İlk girdiği sınavdan o kafaya 2 yıllık kazandığına bile şaşırmıştım ben . Sınava birdaha katılma şansı yoktu, ailesi epey baskıcıydı , ikinci kez sınava gireceği söyleydi önce kızarlar sonra ise sürüyle hoca tutardı. Ivana bununla uğramak istemiyoru . Ailesine 4 yıllık kazandığını söylemişti , okulu bitirdikten sonra lay lay lom olmuştu. Her yere gideri. Ailesi Ivanaya okulu bitirdiği için almıştı yanına, güya 4 yıllık üniversiteyi bitirmiş de yarım yılıda çalışmış. Ben 2. Kez sınava girdiğim için benden önce bitirmişti okulu.

" Şışt sessiz ol! Annem yanımda"

Diyerek sessizce uyarmıştı beni , ey canını sevdiğim annen yanında ama Türkçe biliyormu acaba?
Tam yükseliyordum ki küçük çantamdan melodi sesi yükseldi

" Canım Bir saniye"

Çantamı kurcalayıp çıkardım telefonu.
"Eren"

" Kanka ben sana sonra dönecem "

" Kanka bende aşağı yemeğe inicem müsait olunca ara "

" Tamam bebeğim"

" Öptüm bayyy mucuk mucuk '

Telefonumu bacaklarım üzerine bıraktım ve diğer tuşlu telefonu alarak açtım.

" Alo "

... Admın sesi yok ama başka uğultular vardı.

" Merak etme kaçmadım "

... Hâlâ ses yoktu.

" Geliyorum , yoldayım"

... Uğultular gelmese beni duymayacağı sanacaktım .

" Yarın sabaha ordayım, tamam mı ?"

Tam telefonu kapatıyordum ki derinliklerden erkeksi sesi yükseldi.

" Getirme onu buraya "

Kim ?

"Kimi getirmim ?"

Sinirden İç çekiş sesini duydum. Allah hâlâ gerçekten manyak benden başka kim var ki getirmim ? Ayrıca bunun hiç sabrı yok ki ne söyledim de sinirden İç çekti haaaaa ?

" Boş yapmayacaksan kapatıyorum"

Böylede cesaretliyim'dir işte.

" Kediyi nere getirmeyi düşünüyorsun "

Yeni gelen aydınlatmaya gözlerim irice açtım , sağa sola baktım.

" Sen beni mi takip ediyorsun ?"

Burdan gözünü devirdi hissediyorum.
Sağada solda kimse yoktu. He salak kız seni yürüyerek takip edecekler. İstanbulun trafiğinde kim bilir hangi arabaydı.

... Ses yok.

" Ayrıca sanane ya isteğim herşeyi getiririm"

Sakin ama bir o kadar sinirli sesiye konuştu .

" Uçağa alamazlar"

Bunu düşünmemiştim ama parayı veren düdüğü çalar derler değil mi ?

" Bende VIP yolcu olarak gelirim"

...ses yok .

Kesilen uğultular telefonun kapladığını gösteriyordu . Ayıp ya insan telefonu yüzümüze kapatır mı ? Bu adamla nasıl geçiniyordı , tek bir şey söylemeye gelmiyor. Allah yakındaki tüm insanları ve en çokta karısı, sevgilisini korusun.
İçimden söyledim cümleleri dışarı taşırdım .

" Aminnnn "

Avuç içlerimi duam kabul olsun diye yüzüme sürtüm. Hani ben 1 ayıdır tanıyorsam Yılardır yanında olan insanları düşünemiyorum. Telefonu tekrar çantaya koydum. Bir kedim olmuştu artık ismini ne koymalıydım ? Yol düşünerek geçti. Kafamı telefondan kaldırıp camdan bakınca mezarlığa yakın olduğumu gördüm . Çantamdan Siyah şalı çıkarak saçıma geçirdim. Kediye bakarak tebessüm ettim . Sonra ise akıma gelen isim.

" Kral , evet senin isim Kral"

Kabul edelim yaratıcı bir isimdi. Parmaklarımı kedi çantasının içinden sokarak burnuna değdirdim . Gülümseyedim .

"kralım"

...

Arkadaşlar kral benim ölmüş kedim, kitapta geçen kedi aynı benim kedim . Onu çok özlüyorum öleli 2 hafta oldu. Bir baş sağlığını'nızı alırım.
Bayuyyuyyy 🌿🦋🐱😭