2. bölüm · AKIŞ
Bölüm 2
İnsan, kelimelerin içinde kaybolmaktan kurtulamıyor.
( Oğuzhan Atay)
İyi okumalar
Telefonunumu açtığımda saat çoktan 23:03 geçiyordu, güya 21:00' da varacaktım.Telefona dalmıştım, Kafamı kaldırdığımda gelmiştik.
Ücreti ödedim ve valizimi aldım.
4 dakkika sürecek olan yolu yürüdüm.
Gelmiştim Dışarıdan saray gibi görünüyoru. Ev çok güzeldi gerçi buna evmi denirdi.Evin önüne 1 den çok araba vardı . Evin kapısına geldiğimde kapı zaten açıktı bu normal mi? Yüzümü buruşturdum. Neden kapıyı açık bırakmıştı ki.
Biraz korkmuştum beni ne bekliyordu.
Cesaretimi toplayıp içeri girdiğimde dehşet bir manzarayla karşı karşıya gelmiştim.
10'dan fazla silahlı adam, yerde kanlar içinde kalan adamlar ve babam başında siyah gözlü, siyah saçlı kumral tenli,iri yarı olan 25 ,26 yaşlarında bir adamdı.
Bir elinde içki Bir elinden silah vardı
Silahı tam babamın kalbine dayamıştı
Bunu gördüğüme beni benden almıştı, çığlığım kendimi kaybetmiştim.
B
u sırada babam büyük Bir sesle
" Aslı"
Diye kükrediValizimi yere atıp yanına koştum , ne ara ağlıyorum farkında bile değildim. Boğuk sesimle
" Baba, ne oluyor burda ?"
Silahı kalbinden çektim ve adam oradaki Korumalara döndu bir şeyler söyledi ben en hıçkırıklar içinde ağlarken adam yanıma eğilip, kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
" Bırak silahı"
Türkçe konuşuyordu, bu adam Türk muydu Yoksa neden Türkçe bilsin ki.
Psikopat , resmen dalga geçiyordu.
Bağırarak konuştum.
" Bırak babamı"
Adam arkası dönüp adamlarına çıkmalarını işaret etti.
Çok korkuyordum.
Daha sonra elindeki içkiyi ve silahı
masaya bırakıp sandalyeye oturdu konuşma başladı.
" Sana silahı bırak dedim "
Ona gözyaşlarım arasında bakarken babam neden hiç konuşmuyordu.
Buna dayandığım için babamın ellerini çözmek için hamle yaptığımda adam ağır sesiyle konuşuştu
" Dur orda !"
Bu nasıl bir insan.
Ona neferet dolu bakışlar artarken sözlerine devam etti.
" Buraya kadar gelmişsin anlatim sana herşeyi"
Ne anlayacak bana .Sözlerine devam edecekken Babam lafa atladı , Bir hırşımla konuşutu.
" Önce biz konuşaalım onun sırası değil"
Zaman Durmuş, ben olanları izliyordum.
Adam buna karşılık öyle Bir sinirlendi ki
masadaki içki şişesi cama fırlattı
Çıkan o ses Kulaklarımı kapatıp bağırmama sebep oldu. Cam Tuzla buz olmuştu. Bu bu gören adam yanıma yaklaşıp hafif çöken dizelerinin üzerine sakin , gür ses tonuyla konuşmaya başladı.
" Babanı tanımaya hazır mısın?"
Gözüne baktığımda o derinlik ve karanlık, kalbimi neredeyse yerinden sökecekti.Arkası dönüp kırılan cama bakınca.Daha fazla dayanamadan , masanın üzerine duran silahı koşarak aldım.
Adama doğrultum o kendini hiç bozmadan konuştu.
" Bu yaptığın hırsızlık "
Hadi ama Şakamı bu?
Şuan sadece kendimi ve babamı kurtarmak istiyordum. Bağırarak konuştum.
" Bırak gidelim yoksa!"
Yoksa ne yoksa ne salak kız, ne yapacaksın?Ben gerçekten ne yapıyordum , bizi bırakmayayacğına eminidim. Adam sadece beni izliyordu, sakin ve kaba sesiyle konuşutu .
" Yoksa ne ?"
Bana yavaş yavaş yaklaştı.
Ben tam Bir salağım. Ona nasıl karşı çıkacaktım. Olanlar kanımı donduruyordu.Bir anda elimde olan silah yok olmuştu..
Şok içine kalmıştım, daha doğrusu korkuydu.Adam sanki hiç umrumda değilmiş gibi , salık sesiyle konuşutu.
" Cesaretli olman beni etkiledi doğrusu"
Pislik, Neyin içindeyim neden kimse Bir şey söylemiyordu . Cebinden çıkardığı telefonuyla konuşmaya başladı.
O sırada iki adam içeri girdi, biri babamı biri beni tuttu. Direndim ama nafile .
Bizi yana yana siyah bir koltuğa oturttular.
Babam hiç bir şey yapmıyordu , yüzüme bile bakmıyordu , adete karanlığa bürünmüştü , hiç bir tepki yoktu.. Mırıldandım,
" Neden hiç bir şey söylemiyorsun "
Anlamsız bakışlar atıyordu,sanki ben bir yabancıymışım gibi .
Gözlerimdeki karanlıkla babama baktığımda azından çıkacak tek sözü bekliyordum. Fakat konuşmuyordu, onun konuşmaması gözlerimin dolmasına sebep oldu, şuracıkta ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Gözlerimi boşluğa bıraktığımda,
Telefon konuşmasını bittiren adam, yanımıza yaklaşıp masanın üzerinden kaldırdığı sandalyesine oturdu.
Ciddi sesiyle konuştu.
" Seçimini yap Önder çakır "
Ne seçimi yapacaktı.
" Ne seçimi yapacaksın baba"
Yeter artık...bilmek bilmek istiyodum.
Adam babama göz devirdi,
Eliyle boynunu kaşıktan sonra konuştu.
" Seni daha fazla bekleyemem artık, seçimini yap , kızın mı ?
Gözlerim şok içine babama baktım, donup kaldı . Cevabını bildiği şeyi soramazdı değil mi? Ağzımdan titreyen harflere, nerdeyse kimsenin duymayacağı ses tonuyla mırıldandım.
" Baba"
Ne kadar dehşet verici bir andı
Bana bakmıyordu bile, hiç yokmuşum gibi.Bunu daha fazla yaşamamak için konuştum.
" Neden bahsediyorsun "
Babama baktığımda gözleri sadece bir boşluktaydı. Neden ağladığı mı bile bilmiyordum ,gözlerimden yaşlar arasında boğuluyordu. Bir solukta hızlıca çıkan sesiyle içim ürperdi,
" Kızım sizin "
Diyen babam olacak adamdı. Zaman Durmuş akrep yelkovan sesleri kulağımı çınlatıyordu .
Gözlerimden gelen yaşlar buhar oldu.
Duyduğum tek ses. "Tik tak tik tak "
Ellerim bir an boşluğa düşecek oldu ama tutundum. Daha neyin içinde olduğumu bilmeden " kızım sizin" diyen biri vardı.
Neden ve niye?
☀️
Aslı gözlerini karanlıkta kapatmıştı, şimdi ise loş sarı ışıklar muazzam Bir odayı aydınlatıyordu, kahverengi koltuklar, cam sehpa , Beyaz halı ,televizyon ünitesi ve tablolar. Camlar açık bırakılmıştı odaya giren hafif rüzgarla karışık nemdi.
Gözlerini aralığında gören ilk şey Beyaz tavandı kendine gelmeden Bir hırşımla uzandığı kahverengi koltuktan kalktı başını tutup boğup sesiyle .
" Neredeyim ben?"
Affalamıştı , neredeydi böyle. hafızasından sanki silinmişti. Kapıya doğru yürümeye başladı, kapıyı açtı ama hiçbir şey görmemişti, koridor ölüm sessizliğideydi ne bir halı ne bir tablo.
Kapıyı açık bırakıp odayı aramaya başladı. Görmeyi umduğu bir ip ucu bekliyordu bir şey hatırlaması için.
Camdan dışarıya baktı etrafı incelenmeye başladı, gözüne çarptığını isim " Blue Sky Villa"
Babasının villasının adını görünce hatırlamaya başlamıştı.
☀️
Anlam veremedim şeyler şimdi anlamını kazanmıştı ve gözümden geçen 30 saniyelik film şeridi gibi an hatırlamama yardımcı olmuştu .Artık hatırlıyorum,
Babanın o sözleri beni cehenneme atmıştı, bir bilinmezligin içindeydim.
Bunları bilmek gözlerimin dolmasına sebep oldu ardından gözyaşlarımı silip, olanları anlamak için kapıya doğru hızlı adımlarla ilerlerken kapıyı açıtım, açar açmaz yüzüm birinin göğsüne isabet etti, burnuma gelen sigaraya karışık deri parfüm kokusu, burnumu çekememe neden oldu, yüzümü çekememle belime gelen sıcaklık bir oldu , adamın yüzüne bakmadan , sessizce inledim.
" Ah , burnum "
" Kapıyı yavaşça açsaydın "
Karşıdan gelen sesi tanımıştım, yüzüne doğru bakınca oydu o adam
Acımı unutmuştum, neler olduğunu bilmek istiyorum ama onu görünce sadece yüzünde bakınıyordum .
Ağzından sesiz fısıltıyla .
" Hep sakar mısındır ?" konuşutu.
Deliricek üzereyim neler yaşıyordum .
" Neden burdayım"
Sinirli sesime karışıklık sakın bir o kadar gür sesiyle konuştu.
"Sakar olduğun kadar hafızanda kötüymüş"
Bu adam benimle dalga mı geçiyor?
Hırıltılı sesimle konuşmya başladım
"Benimle dalga mı geçiyorsun ?"
Yanında sıyrılma çalıştım ama izin vermedi, sağa kaydım benimle oda kaydı sola doğru kaydım fakat oda kaymıştı, kaşlarımı çattarak sinirli Bir şekilde yüzümü yukarı kaldırıp gözlerin içine baktım , ona yaklaştım siyah gözleri karanlıklar içindeydi, hiç bir tepkisi yoktu. Gözlerimle yüzünü incelediğimde yüz hatları pürüzsüzdü Bir o kadarda sertti çenesinde küçük beni vardı, fındık burnu , belirgin dudakları, uzun kirpikleri, daha Yeni çıkmış sakkaları , Elmas yüz şekli, siyah saçlarını low fade modeli yapmıştı. ve kulağnın yanında küçük bir rakamları olan dövmesi.
Gözlerimi kısıp dövmenin ne olduğu anlamaya çalıştığım. Ciddileştirerek arkamı döndüm,
"Bana herşeyi anlat !"
Bu oyun derhal son bulmalıydı
Bağrıdım ve masadaki su sülahisini duvarla fırlatım.
" Neredeyim ben babam nerde
ne oluyor "
Yüzümü döndüğümde hâlâ kapıda duruyordu, gözleri kırık sülhayideydi, ona baktığımı fark ettiğinde bana baktı,
Sinirimin hiç bir faydası olmadığı için dik omuzlarım çöktü, koltuğa oturdum ve sesli ağlamaya başladım,
Ağlamaklı sesimin arasından .
"Lütfen" dedim.
Gözlerine sadece karanlık olan adam yaklaşıp koltuğa oturdu , ardından ne sormak istiyorsun anlamında mimik yapınca, aklıma gelen ilk soruyla konuştum.
"Ne zamandır burdayım"
Yüzünde net bir ifadeyle.
'' Bir gündür " dedi.
Bir gün mü? Yani bir gün boyunca uyumuş muydum . Şaşkınlıkla yüzune bakarken göz yaşlarım durmuştu.
Soracaklarima devam edeceken , eli dur anlamında işaret yaptı, bir sonraki hamlesini beklerken boğazını temizleyip konuştu.
" Bir kere anlatacağım iyi dinle "
Yüzümü evet anlamında sallayınca devam etti .
" Ben konuşurken lafa atlama "
Kendimi toparlayıp düzgün oturdum.
" Dün duydukların bir anlaşmaydı, baban ve babamla olan sözleşme "
Sözleşme?
" Yıllar önce babanın Bizim masamıza katılsın diye verildiği söz ,Senin üzerine eğer olurda baban bize ihanet eder yada masandan ayrılırsa, bunun karşılıgında ya malları ya sen olacaktın.
Ve dün baban masandan kalkıp Türkiye kaçaçaktı , bizde onu yakladık seçim yapacaktı buna da sen şahit oldun"
Sormak istediğim binlerce soru vardı, kafamda geçen yüzlerce his. Ne yapmam gerekiyor ne tepki göstereceğimi bilimiyordum. Olduğum yerde sadece laflarını dinliyordum.
" Baban malları seçti yani artık bizimle çalışacaksın "
Sinirden Gülerek elimi saçlarımın
içinden geçirdim.Saçmalık.
Aklıma gelen ilk sözle sesiz bir bağırtıyla ,
" Bunu yapınca elinize benim canımı yapmaktan başka ne geçecek?
Babamın acı çekmesi mi?
Kızını başkalarına veren bir adım bunun canını acıtıcağını mı düşünüyorsun?"
Ellerini sakalarının arasına daldırarak konuştu.
" Haklısın"
Başını koltuğa yaslayıp içini çekti.
Bana döndü,
"Sanırım seninle çalışacağım için herşeyi anlatmalıyım."
Düşündü.
"Annen ölmeden önce baban babama hep onlara çalışmak istediği söylüyormuş. Redediyormuş ama öder seni ortada koymuş .
Babamda kabul etmiş. Kızını ortaya koyan adam asla ihanet etmez diye .
Böylelikle anlaşmışlar."
Sözlerini bitirmişti. Söyledikleri ağzımı açık bırakmıştı , gözlerimi ondan çekip camdan gökyüzüne bıraktım, gözlerim yaşlarına engel olamıyordum sinirden ellerim titriyordu ,içim boşalmıştı bu kadar iğrenç bir şeyin içinde olduğum için kendimden nefret etmiştim. Boğazımdan çıkacak iniltileri durdurmak için elimle ağzımı kapatım. Gözlerim irice açılmıştı.
Kendimde değilim, yerimden sıçrayarak kalktım inanmak istemiyordum bağırarak isyan ettim
" Hayır ,hayır yalan söylüyorsun"
Kırgın Bir şekilde Kapıya doğru yürümeye başladım ama o yolumu kesti, sanki kırgınlıklar vardı bakışlarında ona aldırış etmeden devam ediyordum ki yine yolumu kesti, sinirle çıkan bağırma sesim.
" Çekil önümden! "
Hem çok yorulmuştum hemde çok sinirliyim. Yolumdan çekilmeyince ağlama seslerim artı ve göğüsünu yumruklama ya başladım, buna engel olmuyordu , bu yüzden kendimi Bir hiç hissettim, duygularım boşalınca ayak bağım çözülüldu birden kendimi onun ayaklarının altına buldum .
Yerdeyim, Orda durup daha çok ağlama başladım. Artık hiç bir şey umrunda değildi. Kafamı kaldırmadan gözlerimin altından baktım, sadece beni izliyordu.
Bu söylediklerin yalan olmadığı söylüyordu. Duygularım bunu anlayınca .Yüksek sesle konuştum.
"Gi-git burdan "
İki saniyelik bakış atıktan sonra beklemediğim Bir şekilde odadan kapıyı kapattı ve çıktı.
