1. bölüm / 4
Akacak Son KanKanlı Gece
Bölümler 4Şu an: Kanlı Gece
- 1 Kanlı Gece303 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Kanlı Gece 2518 kelime
- 3 Vampir sarayı492 kelime
- 4 Yas ve yolculuk712 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Güneş, ufuk çizgisinin ardına çekilmek üzereyken kırları altın sarısı bir sessizlik kaplamıştı.
Zahrin, açık kumral saçlarının rüzgarda uçuşmasına izin vererek sepete son bir papatya bıraktı. Yanında, kızıl saçları batan güneşin son ışıklarıyla alev almış gibi parlayan kardeşi Alice vardı. Sepetleri taze çiçeklerin kokusuyla dolup taşmıştı ama onların asıl heyecanı kalplerindeydi.
"Düşünsene Alice," dedi Zahrin, gözleri uzaklara dalmış bir halde. "Eğer o gün kasaba meydanında bana öyle bakmasaydı, belki de şu an sadece resim yapmaya devam ediyor olacaktım. Ama şimdi... Şimdi sanki her fırça darbemde onun yüzünü görüyorum."
Alice gülümsedi, kardeşinin bu masum heyecanı içini ısıtıyordu. "Lanet olası aşk gözlerini pembeye boyuyor sanki... Ah Zahrin. Umarım mutlu olursunuz."
İki kardeş, geleceğe dair kurdukları pembe hayallerle zamanın nasıl geçtiğini fark etmediler. Konuşacakları ne çok şey vardı; giyecekleri elbiseler, Zahrin'in sevdiği çocuğun o utangaç gülümsemesi, Alice'in yazı yazarken kurduğu büyük hayaller ve belki gelecekte bulacağı aşkı.
Güneş tamamen kaybolup gökyüzü morun en karanlık tonuna büründüğünde, kırların o neşeli havası birden ağırlaştı. Cırcır böceklerinin sesi bıçakla kesilmiş gibi dindi. Uzaktaki eski kulübenin gölgesi, zifiri karanlıkta dev bir canavar gibi uzanıyordu.
Alice, aniden ensesinde soğuk bir ürperti hissetti. Tanıdık bi his olmasa da Alice bunun hayra alamet olmadığını anladı. "Zahrin, kalkmalıyız," diye fısıldadı. "Hava çok karardı, annemler merak eder."
Zahrin kardeşinin sözünü ikiletmezdi. Tam sepetini kavrayacakken, rüzgarın uğultusuyla karışık, ama rüzgardan çok daha derin, boğuk bir ses yankılandı çayırda. Bu bir fısıltı gibiydi ama aynı zamanda toprağın altından geliyormuş kadar derindi.
"Zahrin... Alice... Henüz gitmeyin."
İki kardeş donup kalmıştı. Ses ne bir insana ne de tanıdıkları bir hayvana aitti. Sanki etraflarındaki o güzel papatyalar bile bu sesle birlikte boyunlarını bükmüştü. Zahrin, Alice'in elini öyle sıkı tuttu ki parmak boğumları bembeyaz oldu.
"Alice..." dedi Zahrin titreyen bir sesle, "Bu ses... Adımızı mı söyledi?"
Karanlığın içinden gelen o gizemli ses, bu kez çok daha yakından, tam arkalarındaki çalılıklardan tekrar yükseldi.
Bölüm etkileşimi
