3. bölüm / 4
ADALETİN BEDELİAdaletin bedeli
Bölümler 4Şu an: Adaletin bedeli
- 1 Adaletin bedeli397 kelime
- 2 Adaletin bedeli381 kelime
- 3 Adaletin bedeli415 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Adaletin bedeli445 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 3: Kalpteki Boşluk
Tunay’ın cezaevine girmesinin üzerinden tam 24 saat geçmişti. Eftelya için bu, hayatının en uzun ve en uykusuz gecesiydi. Bürosundaki masasının üzeri, Tunay’ın babasının geçmişine dair belgelerle doluydu. Kalbindeki o çocukluktan kalma boşluk, stres arttıkça kendini daha sık hatırlatıyor, göğsünde ince bir sızı hissettiriyordu.
Doktorunun o her görüşmede tekrarladığı uyarı, zihninin derinliklerinde yankılandı: "Eftelya, bu tempoyla devam edersen o boşluk seni bitirecek. Sakin bir hayat yaşamak zorundasın."
Eftelya, masanın üzerindeki küçük ilaç kutusuna uzandı. Bir hap yuttu. Bu ilaçlar onu hayatta tutuyordu ama yan etkisi olan unutkanlık, son zamanlarda canını sıkmaya başlamıştı. Dün Tunay'ın davasında karşılaştığı o tuhaf hissi düşündü. Neden Tunay'ın sesi ona bu kadar tanıdık gelmişti? Sanki bu davadan önce, çok daha eski, çok daha derin bir bağları vardı... Ama Eftelya bu düşünceyi, unutkanlığının bir oyunu diyerek savuşturdu.
Saat sabahın üçüydü. Büro sessizliğe gömülmüşken, dışarıda şiddetli bir yağmur başladı. Eftelya, elindeki eski bir gazete kupürünü inceliyordu. Tunay'ın annesinin ölümüyle ilgili, "şüpheli intihar" olarak kayıtlara geçmiş eski bir haberdi. Eftelya, bu haberi okurken Tunay’ın gözlerindeki o derin acıyı ve "Beni kurtarmaya çalışma güzel avukatım" derkenki sesini hatırladı.
Onu kurtarmalıydı. Sadece profesyonel bir avukat olarak değil, o adamın gözlerindeki acıyı dindirmek zorundaymış gibi hissediyordu.
O sırada, büronun kapısı sert bir şekilde çalındı. Eftelya irkildi. Gecenin bu saatinde kim olabilirdi?
Yavaş adımlarla kapıya yaklaştı. Kalp atışları hızlanmıştı, göğsündeki sızı arttı. "Kim o?" diye sordu, sesi titrerken.
Cevap gelmedi. Kapı bir kez daha, daha sert vuruldu. Eftelya, tehlikenin yaklaştığını hissetti. Tunay’ın babasının adamları... Onu bulmuşlardı. 60 günlük geri sayım sadece Eftelya’nın hastalığı için değil, peşindeki düşmanlar için de başlamıştı.Eftelya, elini göğsüne koyup hızla yatan kalbini sakinleştirmeye çalıştı. Masanın çekmecesindeki Tunay'ın dosyasını ve bulduğu kanıtları hızla çantasına attı. Kapı her an kırılabilirdi.
"Eftelya Hanım, biliyoruz oradasın," diye gürledi kapının arkasındaki kalın, tekinsiz bir ses. "Sadece patronumuzun selamını getirdik. O davayı bırakmazsan, o kalbin bir daha asla atmayacak."
Eftelya'nın gözleri doldu. Kimsesi yoktu. Tek başınaydı. Ama o korkuya teslim olmayacaktı. "Ben bir avukatım," dedi, kapıya doğru, sesi bu sefer sarsılmaz bir kararlılıkla. "Ve adalet yerini bulana kadar bu davayı bırakmayacağım. Ne siz, ne de patronunuz... Beni durduramazsınız!"
Kapının arkasındaki ses bir an duraksadı. Ardından, bir adım sesi ve kapının kilidini zorlayan bir ses duyuldu.
Eftelya, büronun arka kapısına doğru koştu. Yağmurun altında, gecenin karanlığına karışırken kalbi hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. Ve o an, doktorunun o son sözlerini tamamen unuttu. Kafasında sadece tek bir şey vardı: Tunay’ı o parmaklıkların arkasından çıkarmak ve ablasının, annesinin intikamını almak. Kendi ömrünün kısalığına rağmen, o adamın hayatı için savaşmaya hazırdı.
Bölüm etkileşimi
