14. bölüm / 16
Abinin arkadaşıBölüm 12
Bölümler 16Şu an: Bölüm 12
- 1 Tanıtım76 kelime
- 2 Bölüm 1302 kelime
- 3 Bölüm 2112 kelime
- 4 Bölüm 3366 kelime
- 5 Bölüm 4281 kelime
- 6 Bölüm 5587 kelime
- 7 Bölüm 6190 kelime
- 8 Bölüm 7396 kelime
- 9 Bölüm 8364 kelime
- 10 Uyarı30 kelime
- 11 Bölüm 9706 kelime
- 12 Bölüm 10379 kelime
- 13 Bölüm 11510 kelime
- 14 Bölüm 12484 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Bölüm 13569 kelime
- 16 Bölüm 14 (final)290 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastane koridorunda bekliyorduk.
Önümüzden bir sedye geçince ayağa kalktım.
Benle birlikte diğerleri de ayağa kalktı.
Pişmanlıkla baktım sedyeye.
Sedyeyi (hastane yatağı işte ismini unuttum) bir odaya götürdüler.
Abim elini omzuma koydu.
“Senin suçun değildi.” Dedi.
Kafamı olumsuz anlamda salladım.
“Benim suçumdu.”
“Hayır.” Diye lafa atladı Elena senin suçun değildi.
Kafamı olumsuz anlamda salladım.
Yine yine ve yine.
O sırada Lucas’ın hastane koridorundan girdiğini görünce hepimiz şaşkınlıkla baktık.
(Hepiniz unuttunuz dimi lan Lucas’ı)
Bir süredir yurt dışındaydı.
“Noldu lan ne bu haliniz?” Diye sordu.
Abim “kavga ettik.” Dedi.
“He anladım. Peki Alex nerde?” Diye sordu.
“Alex…” elena’nın sözü yarıda kesildi.
“Buradayım.” Diye seslendi Alex.
Elinde bir tepsi tepsinin içinde çaylar ve bir kaç atıştırmalık vardı.
Yanımıza gelip herkese birer tane verdi.
Tepsiyi bırakıp yanıma geldi. Yüzümü avuçladı.
“Niye üzgün benim sözlüm?”
“Benim suçum.” Dedim.
Kafasını olumsuz anlamda salladı.
“Hayır nerden çıktı bu?”
“Benim suçum işte o adamın sadece başını aynaya vurdum. Daha fazlasını yapmalıydım.” Diyince herkes güldü.
(Bana ayna fikrini veren arkadaş cansın.)
“Ne ne ne ?” Dedi Lucas ve beni işaret edip Alex’e baktı.
“Ben senin biricik aşkın değil miyim?”
“Yoo ben onu biricik aşkıyım.”
“Hayır yenge- yani hayır o benim.”
“Benim ya!”
“Ne münasebo.”
Diyince dayanamayıp güldüm.
“Bak bak bak kabul etti. Güldü artık benim kocam o bay bay.”
Abim yakasını tutup Lucas’ı geri çekti.
“Şöyle yapalım , seni alexle evlendirelim ben kardeşimi geri alayım.”
Lucas tam “evet derken.”
“Abi!!” Diye bağırdım ve herkes gülmeye başladı.
Kollarımı Alex’in beline sarıp “canım kocam , sözlüm , ömrüm , bi tanem.”
Lucasta kollarını abime sarıp “kocişkom , sözlükom , ömrükom , bi tanekom.” Dedi.
Abim onu ittirirken.
Bir süre sonra
Babam sayesinde bir şekilde hapisaneden çıkmıştık.
Şimdi alexlerdeydik.
Karşımdaki kız Alex’in çocukluk arkadaşıydı.
Elena bir iki kez Alex’in bir çocukluk arkadaşı olduğunu ve kızın Alex’e takıntılı derecede aşık olduğunu söylemişti.
Alex , abim ve Lucas film izlemek için atıştırmalık bir
şeyler almaya gitmişlerdi.
“Ee? Ne zaman sözlendiniz alexle ?” Diye sordu büyük bir iticilikle.
“Bir kaç hafta önce.” Dedim gözlerimi kısarak.
“Hıh.” Diye bir ses çıkardı kibirle.
“Ne zamandan beri tanışıyorsunuz? Biz doğduğumuzda beri-“
“Yoo ilk okuldan beri.” Diye lafını kesti Elena.
“Aman ne fark eder , tanışıyoruz işte. Peki sen?”
“Bebekliğimi biliyor.” Dedim.
Yutkundu.
Göz devirdi.
“İyi bari.” Dedi.
“Senin yüzünden dayak yemiş diye duydum.”
“Yoo kendileri boka düştüler.” Dedi Elena.
Benim kadar kibirli konuşuyordu.
“Ben yanlış duymuşum o zaman neyse ben bir kahve getireyim.” Dedi ve gitti.
Mutfağa gittiğinde aynadan kahveye bir şey kattığını gördük.
Gülmemek için elimle ağzımı kapattım.
Kahveyi bize verdi.
Kahveyi aldım ve ayağa kalktım.
Ona doğru eğildim.
Kahveyi kendi kahvesinin yanına bıraktım.
“Şurada bir şey var.”
Omzunu elimle sirkeledim.
Doğruldum ve onun kahvesini aldım.
Kahveleri içtik.
Bir süre sonra erkeklerde gelmişti.
Oturup film izlerken bir osuruk sesi geldi.
Gülmemek için elimle ağzımı kapattım.
En son dayanamayıp götünü tuta tuta lavaboya gidince hepimiz kahkaha attık.
(Aysel’in ismini isterseniz değiştirebilirim ama isim önerisi yapın. Abisine de)
Zaten kitabı yakın zamanda tamamlarım.
Bölüm etkileşimi
