9. bölüm · 777
7
Adam cevap vermedi.
"Sağır mısın, sana soru sordum.Soy ismimi nerden biliyorsun."
"Sen susmaz mısın?"
Beni kaçırıp birde üstüne soy ismimi bildiği için ona doğla olarak soru soruyordum ama verdiği cevap ''sen hiç susmaz mısın" mı olmuştu.Birde üstüne üstlük bana kızıyordu.What a consept?
Bunu demesiyle konuşma hefeaim kaçmıştı o yüzden kaşlarımı çattım ve doğruca yeşil irislerine bakmaya başladım.Gözleri hâlâ daha şûrsuzca üzerimde dolaşıyordu.
"Beyefendi o gözlerinizi üzerimden çeker misiniz rahatsız oluyorum da."
Bu sitemimin işey yaramasını beklemiştim ama bu sadece sırıtmasını sağladı.
Gözlerimi devirdim.
"Nereye gidiyoruz?"
"Evime."
Evine mi?Neden?
"Evine?"
"Evet,bir sorun mu var?"
Sorun mu var,tabii ki sorun var beni kaçırmış hiç bilmediğim bir şekilde hiç tanımadığım bir adamın arabasındaydım ve onun evine gidiyordum.
"Sence yok mu?Seni tanımıyorum bu şehre ilk kez geliyorum ve beni evine götürüyorsun.Ve evet bence bir sorun var!"
Cevap vermedi onun yerine gözlerini kapatarak arkasına yaslandı,bunu yapması beni daha çok çıldırtmıştı.
—
Geri kalan zamanda ikimizden de tek kelime çıkmamıştı,kısa süre sonra büyükçe bir demir kapının öünde durduk.Kapının açılmasıyla gözlerimin büyümesi bir oldu.
Neredeyse üç fotbol sahası kadar büyük bakımlı bir bahçe ve olabilecek en lüks şekilde tasarlanmış bir malikane görmeyi beklemiyordum.Tamam anlamıştım zengin olduğunu ama bu biraz fazla değil miydi?
Araba durdu ve kapı açıldı önümdeki adam çıktı ve 'hadisene' dermiş gibi bana baktı.Buradan istesemde kaçamıyacağımı biliyordum o yüzden bir şey demeden arabadan indim ve önümdeki adamı takip etmeye başladım.
Evin içi de tıpkı dışı gibi ihtişamlı ve görkemliydi.Dikkatimi ilk çeken şey tavandan sarkan ve neredeyse dört metreye olduğunu düşündüğüm avizeydi.Bu kadar büyük olmasına rağmen sarı tonlarında bir ışık seçildiği için gözü rahatsız etmiyordu.
Yüksek tavanlı salonun ortasında koyu renkli bir koltuk takımı vardı. Fazlasıyla düzenliydi.Hatta fazla düzenli.Sanki burada gerçekten yaşayan insanlar yokmuş gibiydi.
Duvar boyunca uzanan büyük pencerelerden bahçenin tamamı görünüyordu. Dışarıdaki ağaçların arasına yerleştirilmiş ışıklar, havanın kararmaya başlamasıyla daha belirgin hâle gelmişti.
Merdivenler ise salonun iki yanından yukarı doğru uzanıyordu.Daha çok gri tonlarında olan malikanenin pahalı ama zarif bir güzelliği vardı,göz yoran bir şey yoktu.
Şıktı.Kim dizayn etmişse zevki tartışılmicak bir şekilde güzeldi.
Eve girdikten sonra bir dakika geçmeden tatlı görünümlü bir kız yanımıza geldi.Sevgili filan mıydı acaba?
Adam bir şey demeden üzerindeki ceketi çıkartarak kıza verdi.Hayır,hayır bildiğiniz attı.Ne kadar kabaydı.
"Yaptığın kaba ve aynı zamanda hiç de hoş değil."
Bana döndüğünde yüzündendeki ifade hiç iç açıcı değildi.Gözlerindeki ifadeden irkilsemde belli etmemeye çalıştım korktuğumu.
Üzerime doğru adımlamaya başlayınca bende geriye doğru adımlamaya başladım fakat benim adımlarım arkamdaki duvara çarpıncaya kadar sürmüştü.
"Uzak durur musun!"
Üzerime gelmeye devam ediyordu.Bence sağırdı,bence değil kesinlikle sağır olmalıydı!
Aramızda bir adımlık mesafe kalınca yürümeyi bıraktı.Boylarımızı eşitlemek için biraz eğidi,pekte işey yaramamıştı ama yüzü bana haddinden fazla yakındı.
"Seni ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokmaktan keyif mi alırsın."
İspanyolca konuşuyordu ve ne kadar inkâr etmek istesemde sesi çok erkeksi ve bir o kadarda çekiciydi.
Gözleri o kadar soğuk bakıyodu ki biraz daha baksam buza dönüşeceğimden korkarak son derecede rahatsız edici göz temasımızı bozdum.
"Senin beninle alıp veremediğin ne,beni kaçırdığın yetmiyormuş gibi bide bana hesap soruyorsun!"
"Ne istiyorsun benden!"
"Senden bir şey istemiyorum Duru."
İsmimi söylediğinde vücudumun her yeri diken diken oldu.Aramızdaki son adımlık mesafeyi de kapatınca yüzümüm ona bakmamak için sağa doğru çevirdim fakat soğuk bakışlarındaki yakıcı hissi hâlâ daha üstümde hissediyordum.
İsmimi nerden biliyordu ve benden bir şey istemiyorsa beni neden kaçırmıştı.
"Bana bak"
Kafamı iki yana salladım ancak bu ona işlememişti,çenemde bir baskı hissetim,çenemden tutarak beni yüzümü kendisine çevirdi.
