6. bölüm · 777

5

Zeynwp ★

(İspanyolca konuşuyorlar)

"Ya sen özürlü müsün?Hayır gece saat bir ikilerde anlarımda sabahın köründe ve bide herkesin önübde adam bıçaklamaya çalışmak nedir ya"

Adam galiba biraz sinirlenmişti,bunu üstüme doğru kırmızı görmüş hırçın bir boğa gibi koşmasından da anlayabilirdiniz gerçi.Öhm bi dakika ben ne dedim.

Kenara çekilmemle adam süs havuzunun içine girdi.Suyun içine.Düşünmesi bile korkutucuydu ama neyseki düşen ben değildim.

Sanki daha demin altmış yaşlarında bir dayı bana yavşamamış gibi kulaklığımın diğer tekinide takarak yürümeye başladım.

Kısa süre sonra bir kafenin üst katına çıktım ve aşşağıyı izlemeye başladım,herkes gelip geçiyordu ama birtane suliet aynı şekilde kafenin kapısına bakıp duruyordu.

Birini mi bekliyordu,galiba.Beklediği kişi bunu biliyor muydu büyük olasılıkla hayır.

Neredeyse kırk dakika geçmişti ama orada bekliyen kişi büyük bir sabırla beklemeye devam ediyordu.Kafenin üst katındaki ben dışında herkes gitmiş ve kişiler gelmişti alt kata indiğimde de geldiğim zaman oturan kişilerden bir kaçını görmüştüm ama onlarda çıkmak üzereydiler.

Çıkışlarını izledikten sonra üst kata tekrar gittim.Ve evet hâlâ oradaydı.Neden ben Madrid benden ne istiyorsun,onun kim olduğunu bilmiyorum ama masum bir amacı olmadığı kesindi.

Böylece arka pencereden çıkmaya karar verdim,yere çokta uzak değildi ve pencerenin baktığı sokak boştu.

İlk aşşağıya baktım zorlasan 5 metre vardı.Pencereden atladım atlamasına ama sandığım kadar yumuşak bir düşüş olmamıştı ve galiba bileğimi burkmuştum.

Telefonuma baktım çizik yoktu.Derin bir 'oh' çektim,telefonumda sıkıntı yoksa ben önemli değildim.Evet yeni telefon alabilecek param vardı,ailem zengindi ama uyum sağlamaya üşenirdim.

Yürümeye başladım fakat beni rahatsız eden bie his vardı sanki nereye gitsem izleniyordum.

Metroya bindiğim zaman o his biraz da olsa geçmişti sonuçta heryerde beni izliyecek biri olamazdı ve indiğim yer sakin olucaktı.

Gözlerimin bana uyum sağlamadan kapanması ile kendimi yine o boktan kabuslarımın içinde bulmuştum.

Babama yalvarıyordum durması için,babam onun en sevdiği şeyi elinden almışım gibi kafamı soğuk fayansa sürtüyordu.Ablam sırıtarak izliyor annemde tlefonuna bakıyor ve muhtemelen gelecek yaz giyeceklerini kıştan seçmeye başlamıştı.

Benim kanım fayansta üzerine vuran ışık ile parlarken annemler çoktan evi terk etmişlerdi.

O küçücük yaşımda kendi kendime Youtube'dan 'pansuman nasıl yapılır?' videoları izlemek istememiştim.

Zar zor yerden kalktım ve odama geçtim yatağımın ucuna oturarak yatağımın altındaki 'acil durum' çantasından gerekli malzemeleri alarak kendime pansuman yaptım.Çantayı geri yatağımın altına ittirdim,yatağıma uzandım ve gözlerimi kapattım.

Yeni bir cehenneme uyanmak için uyumaya.

Böyle aile düşmanımın bile başına gelmesin tabii aile demeye bin şait.

Gözleirmi açtığımda metronun duraklarına baktım son durağa varıcaktı.

Oturduğum yerden kalktım ve kapının önünde beklemeye başladım.Metro durdu ve indim.

Sonunda metrodan indiğimde karşımda beş tane takım elbiseli,gözlük,kulaklık ve telsiz takan yani filmlerde gördüğümüz o havalı adamlardan görmeyi beklemiyordum.Kim beklerdi ki zaten!

Mesela ben "agárrenla(tutun onu)" diyen bir ses duymayı da beklemiyordum.