8. bölüm · 4N1K

Gizemli İzler

Azra Canatan

Dörtlü, bahçeden ilerlerken Ege’nin haritasını dikkatle incelemeye başladı.
Elif parmağıyla işaret etti:
“Bakın, burası okulun yanındaki terk edilmiş depo… İpuçları bizi oraya götürüyor.”
Mert hemen espri patlattı:
“Tamam, hadi bakalım! Korkmayın, ben yanınızdayım… en azından şaka yaparken sizi güldürebilirim!”
Arda ciddi bir şekilde:
“Şaka yapma, Mert. Biz buraya ciddi bir iş için geliyoruz.”
Zeynep hafifçe ürperdi.
“Depo biraz ürkütücü görünüyor… Sis ve sessizlik… sanki bizi izliyorlar.”
Dörtlü depoya yaklaştığında, eski kapının yanında küçük bir işaret fark ettiler:
Taşın üstüne kazınmış bir E harfi ve yanında minik bir çizik çizgi.
Elif dikkatle inceledi:
“Burası, anahtarı bulduğumuz kutu ile bağlantılı olmalı… belki Ege buraya geldi.”
Mert heyecanla:
“Belki de Ege bir şekilde bize ipucu bırakmış… ya da sadece şeker yemeye gelmiş, kim bilir!”
Arda gözlerini devirdi:
“Şaka yapmayı bırak. Dikkat etmeliyiz, ipuçları gerçek ve ciddi.”
Dörtlü depoya girdiğinde, içerde tozlu raflar, eski kutular ve hafif ışık huzmeleri vardı.
Bir kutunun üstünde Ege’nin küçük defteri duruyordu.
Zeynep fısıldadı:
“Demek burası… Ege’nin gizli noktası.”
Elif hafifçe defteri açtı, içeride bir harita ve birkaç not vardı:
“Bir sonraki adım birleşmek, birlikte hareket etmek. Ama her şey göz önünde değil.”
Mert gülerek:
“Tamam… göz önünde değil ama ben buradayım, eğlenceyi getiriyorum!”
Arda hafifçe gülümsedi:
“Şimdi gerçek macera başlıyor. İpuçları birleşiyor ve sırlar açığa çıkıyor…”
Sisli hava hâlâ etraflarını sarıyor, ama dörtlü birbirine daha yakın, hazır ve merak doluydu.
4N1K’nın macerası, ipuçları birleşiyor ve Ege’nin kaybolmasıyla ilgili sırlar yavaş yavaş açığa çıkıyor…