1. bölüm · 4N1K
Boş Masa
Yeni dönem başlamıştı ama sınıfta garip bir hava vardı.
Elif içeri girdiğinde ilk fark ettiği şey arka sıradaki boş masaydı. Üstü tozluydu. Ama bir köşesinde kazınmış bir isim vardı:
EGE
“Bu masa niye boş?” diye fısıldadı Elif.
Zeynep omuz silkti.
“Geçen yıldan kalmadır belki.”
Tam o sırada Mert arkadan sandalyeyi çekip oturdu.
“Ya büyük ihtimalle çocuk matematikten kaçtı, hâlâ kaçıyor. Destekliyorum.”
Elif istemsiz güldü.
Arda ise sessizce masaya baktı.
“Kimse oturmuyor mu buraya?”
O sırada öğretmen sınıfa girdi. Konu kapandı.
Ama ders boyunca Elif’in gözü hep o masadaydı.
Sanki biri az önce kalkmış gibiydi.
Teneffüste dörtlü kantine indi.
Mert yine şov modundaydı:
“Bakın söylüyorum, o masa lanetli. Oraya oturan mezun oluyor olabilir.”
“Saçmalama,” dedi Zeynep.
Elif düşünceliydi.
“Gerçekten merak ettim ama. Ege kim?”
Arda ciddi bir sesle konuştu:
“Ben geçen sene okuldaydım. Böyle birini hatırlamıyorum.”
Bir an sessizlik oldu.
Tam o sırada Elif’in telefonu titredi.
Bilinmeyen numara.
Mesaj vardı.
📩 “Onu aramaya hazır mısınız?”
Elif’in kalbi hızlandı.
“Çocuklar…” dedi yavaşça. “Bu şaka değil galiba.”
Mert telefonu kaptı.
“Tamam bu kesin Berk’in işi. Beni korkutmaya çalışıyor. Başarılı olamadı, devam et.”
Ama ikinci mesaj geldi.
📩 “Gruplara ayrılın. İlk ipucu okul dışında.”
Bu sefer kimse gülmedi.
Akşam grup mesajlaştı.
Zeynep:
“Bence biri bizimle oyun oynuyor.”
Mert:
“Tamam ama oyun güzel. Sıkılmıyoruz en azından.”
Arda:
“Dikkatli olalım. Ciddiyim.”
Elif mesajı tekrar okudu.
“Gruplara ayrılın…”
Ve içinden bir ses, bunun başlangıç olduğunu söylüyordu.
