5. bölüm · 𝑌𝐴𝑆𝐴𝐾 𝑁𝐸𝐹𝐸𝑆

ESKİLERDEN ALINTI

aden pınar

Yine her zamanki gibi Hisar arkadaşları ile okul çıkışı beraber evlerinin yolunu tutmuşlardı gülüşmeler, şakalar ve daha nicesi boş sokakta yankı yapıyordu.

Hisar artık büyümüştü 15 yaşında bir genç kızdı artık birşeylerin farkına varmıştır babasının işi ile ilgili babası bu konuyu hep geçiştiriyordu ama Hisar'ın içinde kötü bir his vardı.

Hisar evinin önüne gelmişti, bugün onun doğum günüydü 21 Haziran.
Acaba babası onun için bir hediye alıcakmıydı hiç yüzüne karşı birşey istiyorum diyemiyordu çünkü babasını sıkıştırmak istemiyordu son zamanlarda yine para sıkıntısı çekiyorlardı Kenan bunu kızına yansıtmıyordu ama Hisar farkındaydı sabaha karşı ev sahibi ile babasının tartıştığını görmüştü.

Hisar eve girmişti çantasını bir köşeye bırakıp mutfağa gitti ve buzdolabını açtı iki üç zeytin ve biraz peynirden başka bir şey yoktu, şükretmek zorundaydı.

Hisar kalan yiyeceklerle karnını doyurduktan sonra kütüphaneden ödünç aldığı kitabı okumaya başladı. Zaman öyle çabuk geçmiştiki saatin ne kadar geçtiğini farketmemişti saate baktı babasının gelmesi gerekiyordu içine bir sıkıntı düştü nerede kalmıştı bu adam.

Aradan saatler geçti hâlâ gelmemişti sadece Kenan'da telefon vardı, Hisar komşuya gitmeye karar verdi babasını ordan arayabilirdi.

Hemen terliklerini ayağına geçirip komşunun zilini çaldı iki yaşlı çift oturuyordu burada Hisar onları çok severdi babasının geç geldiği her gün onlarda kalırdı onlarda seve seve kabul ederlerdi çocukları onlarla görüşmüyormuş duyduğuna göre Bade'yi torunları yerine koyuyorlardı.

Kapı birkaç dakika sonra açıldı;
"Noldu Hisar kızım ne işin var gecenin bu saatinde?"
"Ayşe teyzecim rahatsız ettiğim için özür dilerim ama babam eve hâlâ gelmedi endişelenmeye başlıyorum."
"Gel kızım geç içeri panik yapma."

Hemen içeri geçtim ve ev telefonu ile babamın numarasını çevirdim çaldı, çaldı, çaldı ama açılmadı tam umudu kesmiştimki telefon çalmaya başladı hemen atıldım telefona;

"Alo baba! Nerdesin Allah aşkına niye bakmıyorsun telefonlarıma!"

"Alo?"
Bir kadın sesi gelmişti;
"Alo? Kenan Atalar'ın yakınımısınız?"
Kaşlarım çatılmıştı yandan Rıza amca ve Ayşe teyze sorgularcasına bakıyorlardı.
"Evet ben kızıyım, Hisar Atalar."
"Hisar Hanım konumunu söylediğim hastahaneye gelmeniz gerek."

Kalbim güm güm atamaya başlamıştı aklıma gelen kötü düşünceleri kenara savurup tereddüt edercesine sordum;
"N-neden?"
"Babanız, babanız silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti Bade Hanım."
Babanız,
Silahlı saldırı sonucunda,
Hayatını kaybetti...
Bu cümleler beynimde tekrar edip edip duruyordu elimdeki telefon yere düşmüştü gözümden ne bir damla yaş geliyordu nede bir duygu belirtisi veriyordum.

"Alo? Alo Hisar Hanım ordamısınız?"
Ayşe teyze hemen telefonu aldı ve olanların farkına vardı.
"Rıza çabuk Ahmet'i ara hastaneye götürsün bize hadi çabuk!"

"Hisar kızım bana bak yavrum, bana bak sakin ol..."

Daha nice şeyler söylüyorlardı ama ben hiçbirini duymuyordum...

Hastanenin önüne gelmiştik içeri girmiştik ilk defa o an gözümden bir damla yaş düşmüştü, Ayşe teyze ve Rıza amca doktorla konuştu bir odaya girdik yatakta biri yatıyordu. O benim babam değildi olamazdı yüzündeki örtüyü kaldırdılar ilk defa o an babamı gerçekten kaybettiğimin gerçeği ile yüzleşmiştim.

Yavaşça ona doğru yürüdüm daha fazla takaatim kalmamıştı dizlerimin üzerine düştüm dizim soğuk betonla buluşmuştu.
Ağzımdan tek bir kelime düştü,
"Baba."
Dedim kısık sesle daha sonra ardı ardına göz yaşlarım düşmeye başladı.
"Baba!"
Diye haykırdım bağırabildiğim kadar bağırdım bağırınca acım dinicekmiş gibi hissediyordum.
Babamın o cansız soğuk, soluk elini tuttum.
"Baba, babam hayır olamaz, olmaz ölemezsin hayır!"
Daha çok ağlamaya başladım iki el beni omzumdan tutuyordu çekiştirmeye çalışıyorlardı ama nafile deliye dönüştüm, kafamı babamın o soğuk göğsüne yasladım son kez o kokusunu içime çektim.

"Babam ölemezsin hayır beni bırakıp gidemezsin ben sensiz ne yapacağım şimdi!? Ben sensiz naparım! Annem bırakıp gitti bizi bari sen yapma baba! Bari sen yapma..."
Dizlerimin bağı çözüldü o an yere yığılmıştım...
1 Hafta Sonra...
Babasının ölümünden bir hafta geçmişti, okulunu aksatmıştı bade sosyal hayatı durmuştu resmen Bade'nin yaşam enerjisi kaybolmuştu.

Soğuk betona oturmuştu elinde ise bir kolye vardı ucunda bir yıldız sembolü vardı, görevliler bunu babasının cebinde bulduklarını söylemişlerdi eğer yaşasaydı doğum günü hediyesi olarak kızına bunu verecekti.
Babası ona annesini özlediği her an şunu söylerdi 'yıldızlara bak Hisar en sevdiklerimiz belki oradadırlar.' Hisar o günden sonra annesini özlediği her an gökdeki herhangi bir yıldıza bakardı ve onunla sanki karşısında annesi varmışçasına konuşurdu o yıldızla. Kimine göre belki delilikti ama bu Hisar'a iyi hissettiriyordu önemli olan buydu.

Bölüm yeterince uzun olduğu için yarıda kestim diğer bölüm alıntının devamını getireceğim arkadaşlar.
Bu arada lütfen alıntıları okuyalım kitabı daha iyi anlamamız açısından🙏🏻💖