4. bölüm · 𝑌𝐴𝑆𝐴𝐾 𝑁𝐸𝐹𝐸𝑆
3. BÖLÜM
Aynanın karşısında son dokunuşları yapıyordum rujumu tazeleyip saçımı düzelttikten sonra dışarı çıktım kulağımdaki kulaklığı kontrol ettim Çelik'in sesini duymamla kulaklığın çalıştığını anladım.
Büyük bir binanın önüne gelmiştik bir miktar para verdikten sonra taksiden indim.
Şirkete giriş yaptım kapıdaki güvenliğe clubun nerde olduğunu sordum üçüncü katta olduğunu söyledi asansöre doğru yürüdüm tam kapı kapanacaktıki içerdeki kişi durdurdu.
Tam teşekkür edecektimki karşımda onu gördüm. Ateş Arguvan.
Yanındada bir adam vardı iri yarı birşeydi ürkünç görünüyordu büyük ihtimalle sağ kolu diye düşündüm içimden. Bozuntuya vermeyerek tatlı kız rolüme döndüm ve teşekkür ettim cevap bile vermedi öküz!
Ama dikkatimi birşey çekmişti yanındaki adam ona tabletten birşeyler gösteriyordu ama Ateş sanki beni bir yerden gözü ısırıyormuş gibi bana bakakalmıştı sanki beni tanıyordu ama çıkaramıyordu.
Asansör üçüncü kata geldi ve onlara son kez gülümseyip dışarı çıktım arkamı döndüğüm an ona göz devirdim tabi o bunu görmedi, umarım.
Karşımdaki barı gördüm birtane kız bardakları siliyordu hemen yanına gittim.
"Selam ben buraya çalışmaya gelmiştimde."
"Adın neydi canım?"
"Bade, Bade Aksoy." Çelik bunuda akıl etmişti tabikide ismimi değiştirecektim.
"Evet haber vermişlerdi geç canım sen bardakları silmeye başla ben geliyorum şimdi." Onaylarcasına gülümsedikten sonra bardakları silmeye başladım bir yandanda pür dikkat etrafı izliyordum tekin olmadıkları belli olan birsürü adam vardı.
Aradan bir saat geçmişti tek yaptığım şey içecek doldurmaktı aşırı bunalmıştım hiç bana göre şeyler değildi bunlar. Çelik sıkıldığımı anlamış gibi güldü kulaklıktan sesi geldi;
"Ne oldu bukadar çabukmu pes ediceksiniz Hisar Hanım."
Çok ağzımı oynatmamamaya dikkat ederek konuştum;
"Çelik gelince kafanı bir kurşunla dağıtmamı istemiyorsan kes o sesini ve beni konuşturma yoksa beynime kurşunu yiyeceğim."
"İyi tamam konuşmuyorum ne halin varsa gör."
Göz devirdim beni deli ediyordu.
Kapıdan gelen iki takım elbiseli adam gördüm koruma oldukları belliydi ortalarındada bir adam vardı korkmuş görünüyordu kaşı patlamıştı sanırım. Asansöre bindiler ve -1 yazısını görünce bodruma indiklerini düşündüm.
Yanımda çalışan kızın elinde boş bir kasa vardı hemen seslendim;
"Nereye götürüyorsun onları?"
"Bodrum katına götüreceğim viskiler az kalmışda ordan alıcam."
Hemen kasayı elinden aldım.
"Ver ben götüreyim sen yorulma."
"İyi ama sen içkiler nerde onu bilmiyorsu-"
"Sen orasını bana bırak ben hallederim hadi gittim ben."
Asansörü çağırdım ve bodrum katına indim etrafa bakındım loş ışıklar dışında hiçbirşey yoktu biraz ilerledikten sonra sesler duymaya başladım hemen duvarın arkasına saklandım.
"Nerde lan o amına koyduğumun Kadir'i!" Pat bir yumruk sesi.
"Abi Allah belamı versinki bilmiyorum bizide bırakıp kaçtı."
"Lan bak hala bilmiyorum diyor!"
Tam bir yumruk daha savuracakken Uras konuştu.
"Yeter bukadar Bora, madem anlamak istemiyor o zaman ona anladığı dilden konuşalım."
Ateş bunu asansördeki iri yarı adama söylemişti sağ kolu olan yani büyük ihtimalle.
Ben tam bunu düşünürken bir silah patlama sesi geldi.
Tamam alışkındım bu tür şeylere ama ani bir şekilde olunca bi ürkmüştüm ve refleks olarak geriye doğru adım atmıştım...
Atmaz olaydım o an felç kalsaydımda o adımı atmasaydım adımı atmam ile arkamdaki varil devrildi bütün gözler bana döndüğünde dilimde sadece bir söz vardı;
"Hassiktir."
Umarım beğenmişsinizdir bölümü beğendiyseniz destek olmayı unutmayın lütfen 🙏🏻🌸
