2. bölüm · 13 MAYIS

II. Bölüm: SESSİZLİK FAZLA GÜRÜLTÜLÜYDÜ

İnci Beril Özçelik

Okulun koridoru her zamanki gibiydi. Yani bağıran öğrenciler, hızlı yürüyen öğretmenler ve kimsenin gerçekten nereye gittiğini bilmediği bir düzen. Ama Ela o gün bir şeyi hemen fark etti. Sesler eksikti. Ya da eksik gibi hissediliyordu. Dolabının önünde durdu. Kilit yerindeydi. Her şey yerli yerindeydi. İşte sorun da buydu; bazen “her şeyin normal olması” en rahatsız edici şeydir. Dolabı açtı. İçinden bir şey düşmedi. Ama dün orada olan bir şey vardı. Siyah bir kâğıt. Üzerinde sadece tek bir cümle: “Seni izliyoruz.” Şimdi yoktu. Ela nefesini yavaş verdi. Mantık kısmı “biri şaka yaptı” diyordu. Ama beyninin başka bir kısmı, daha sessiz olan kısmı, bunun şaka gibi hissettirmediğini söylüyordu. Arkasında ayak sesi duydu. Ama döndüğünde koridor boştu. Yine de bir şey değişmişti. Işıklar. Koridorun sonundaki lamba kısa bir an titredi. Sanki okulun kendisi bile “burada bir şey oluyor ama ben karışmak istemiyorum” demeye çalışıyordu. Telefonu titreşti. Bildirim yoktu. Sadece ekran açıldı. Bilinmeyen Numara. Tek bir mesaj: “Hatırlıyorsun.” Ela ekrana baktı. Ve ilk defa, emin olduğu tek şey şuydu: O gerçekten neyi hatırlaması gerektiğini bilmiyordu.