4. bölüm / 4
ZİL ÇALDI!3.BÖLÜM
Bölümler 4Şu an: 3.BÖLÜM
- 1 KARAKTER TANITIMLARI158 kelime
- 2 1.BÖLÜM766 kelime
- 3 2.BÖLÜM517 kelime
- 4 3.BÖLÜM1.088 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ATEŞ'İN ANLATIMIYLA İLK İKİ BÖLÜM...
Dünyanın en rahatsız edici sesi kulaklarımı doldururken gözlerimi araladım,doğrulup alarmı kapattım ve yatakta öylece bekledim, bakışlarımı duvardaki saate çevirdiğimde yeni okulumda ilk ders başlamak üzereydi.Umarım bu okuldan da atılmam...
Kalktım,annemler yine evde yoktu.Nerede olduklarını merak da etmiyordum açıkçası.Kalktım,okulda üniforma var mı bilmediğim için üzerime beyaz bir gömlek geçirip motorda üşümemek için motor ceketimi giydim, dağınık saçlarımı kasktan taşmaması için hafifçe ellerimle geriye yatırdıktan sonra sonra kaskı kafama geçirip çantamı aldım ve evden çıktım.
Motoru hızlı sürüyordum, çünkü ilk günden geç kalmak istemedim.Kaldırımda yürüyen iki kız gördüm benim geldiğim yöne gidiyorlardı ve üniformalarında okulumun adı yazıyordu,yanlış yöne mi gidiyordum?Yanlarında durdum ve seslendim. "Kızlar,gideceğiniz yere kadar bırakabilirim isterseniz,ikiniz sığar mısınız arkaya?" Kızıl saçlı kız "Sığarız."dedikten sonra arkadaşının kolundan tuttu sığmaları için biraz öne kaydım ve arkaya oturmalarını bekledim.Adres sordum çünkü yanlış yöne gidip gitmediğim hakkında tereddüt ettim,Kıvırcık saçlı kız tarif ediyor,ben o yöne sürüyordum.En sonunda okulun önüne geldik,onlarla beraber indim ve arkalarından,daha doğrusu kızıl saçlı kızın arkasından yürümeye başladım.Birden bana döndü ve sinirle sordu,"Hoop, nereye geliyorsun ya?!" "Okuluma." Suratıma anlam veremez bir ifadeyle baktığında kaskımı çıkardım."A-pardon,Ben Ateş."elimi uzattım,elimi sıktı ve adını söyledi"Ben de Yıldız."
Kahverengi gözlerinden uyku akıyordu,"E sen kaç yaşındasın?" "17.Sen?" "Ben de 17." Aynı yaştaymışız bu kızıl saçlı güzelle.Yani kızıl saçlı kızla,saçlarının boya olduğuna eminim...
Dayanamayıp sordum,"Şuben neydi senin?" "11-C,senin?" "Benim de C." Aynı sınıftaymışız vay be!...
Beraber sohbet ede ede sınıfa kadar yürüdük ve Yıldız kapıyı çaldı"Hocam girebilir miyiz?Yani Ateş ve ben." Hoca ilk başta cevap vermedi fakat birkaç saniye sonra içeriden hocanın sesi geldi. "Ateş A-Şu yeni çocuk,peki gelin ama bir daha böyle bir şey istemiyorum." İçeri girdik ve hoca bana eliyle tahtanın önünü gösterirken sınıfı süzüyordum."Evet,Ateş kendini tanıt bakalım." Kendimi tanıtırken bir kaç kişi dışında herkes beni dinliyordu, "Ben Ateş,17 yaşındayım,pek fazla anlatabileceğim bi...özelliğim yok.Cumhurbaşkanıyım desem olmaz,iş adamıyım desem olmaz..."Bir kaç kişinin kıkırdadığını duydum.
Sınıfa göz gezdire gezdire gidip Yıldız'ın yanındaki sandalyeye çantamı bıraktım ve Yıldız'a bakıp sordum,"Burası boş mu Yıldız?" "Boş." Oturdum ve karşıya bakarken gözlerim Yıldız'a kaydı,camdan dışarı bakıyordu.Ve ben yine dayanamayıp dünyanın en saçma sorusunu sordum."Saçların,kızıl...yani,doğal mı?" Bana baktı ve ters bir ses tonuyla kahverengi gözlerinde donuk bakışla cevap verdi."Doğal." "Güzelmiş." "Sağol." Bana 'Sağol.'dedi,neden buna bu kadar şaşırdım ki?
Ama çok güzel kız hee...
Dersi dinlemek yerine Yıldız'ı izledim,o da dışarıyı...
NEDEN BUNU YAPTIM Kİ?!
Zil caldığında önüme döndüm ve o anda herkes üzerime çullandı,kulaklarımı tırmalayan seslerden yüzüm kıpkırmızı olmuştu
Sesler… Sınıftaki herkes aynı anda bağırarak konuşuyordu ve artık tek bir kelimeyi bile ayırt edemiyordum. Kim benimle konuşuyor,kim kime laf yetiştiriyor belli değildi; hepsi birleşip kafamın içinde devasa, çıldırtıcı bir uğultuya dönüştü. Sanki odadaki tüm sesler üstüme çökmüş de göğsüme bastırıyordu. Nefesim daraldı. Ellerimi sıranın altında avuç içlerime o kadar sert bastırmışım ki tırnaklarımın etimi kestiğini bile sonradan fark ettim. Tek istediğim bu gürültünün durması ya da beynimin içindeki o cızırtının susmasıydı. Tam gözlerimi kapatıp kafamı sıraya gömmek üzereydim ki…
Aniden bileğimde bi sıcaklık hissettim.
Kafamı kaldırdığımda onun bana baktığını gördüm. Hiçbir şey sormadı, "ne oldu" falan deyip olayı büyütmedi bile. Sadece parmaklarını bileğime sıkıca sarıp beni oturduğum yerden hafifçe çekti. Bütün o bağıran kalabalığın arasından beni arkasından sürükleyerek sınıftan çıkardı.
Boş koridora adım attığımız an, o boğucu gürültü arkamızda kalan kapının ardında kısıldı. Beynimdeki uğultu yavaşça geri çekilmeye başladı. Durduk. Elini bileğimden yavaşça çekti ama gözlerini üzerimden ayırmadı. Okul hırkasının kolunu düzeltirken "İyi misin?" der gibi bakıyordu. Derin bir nefes aldım; sanki 5 dakikadır ilk kez ciğerlerime hava giriyordu.
Sırtımı duvara yaslamış derin derin nefesler alırken gömleğimin iki yaka düğmesini açtım,gözlerim yan sınıftan çıkıp Yıldız'a yaklaşan çocuğa takıldı. "Yıldız,n'oluyo burda?" Yıldız kalkıp çocuğa doğru giderken ben de yavaşça doğruldum. "Ya Teo'm,bak bu Ateş okula yeni geldi,herkes başına üşüştü birden. Kıpkırmızı oldu çocuk,bende tuttum kolundan çıkardım dışarı." "İyi yapmışsın başkan."Elini uzattı, "Hoşgeldin Ateş,ben Teoman,B'deyim." El sıkıştık, "Memnun oldum,ya benim arkadaşım yok ya,şey diyecektim...acaba böyle birileri benimle konuşana kadar sizinle takılsam sorun olur mu?"Ensemde aynı eli hissettiğimde Yıldız'a döndüm,"Ah!" "Tabii lan niye olmasın,hem artık arkadaşların var." "Çok teşekkür ederim,siz diğerlerinden daha normal gözüküyorsunuz." Güldükten sonra Teoman elini omzuma attı ,Yıldız da Teoman'ın koluna girdi ve kıvırcık saçlı kızı da yanımıza aldıktan sonra bahçeye çıktık.
Bahçeyi gezerken okul bahçesinin duvarının hemen önündeki halı dikkatimi çekti. "Yıldız,şu duvarın kenarındaki halı ne?" "O bizim sınıfın halısı,teneffüslerde yapacak bir şey bulamayınca oraya oturup piknik falan yapıyoruz,hatta hadi gelin kantinden kola ve cips alıp oturalım." "Olur." Hep beraber kantine gittik,teneffüsün bitmesine az kalmıştı ve kantinin önü boştu,Yıldız koştu,elinde kolalarla geliyordu ki geri döndü ve acılı bir cips aldıktan sonra yanımıza geldi,gidip halıya oturduk ve Yıldız bana dönüp merakla sordu."Ee,sen neden geldin buralara." "Eski okulumdan atıldım da." "A neden?" "Boşverin sonra anlatırım." Kola ve cipsle ziyafet çekerken ismini bilmediğim nöbetçi hoca yanımıza gelip."Oo, afiyet olsun çocuklar."dedi.Yıldız eline acılı cipsten bir tane alıp hocaya uzatırken söylediği şeye hocanın sinirlendiğine eminim."Sağolun Hocam cips yiceniz mi?" "Yok evladım sağol." Hoca arkasını dönüp gitti ve bizde cips yemeye devam ediyorduk ki polis sirenleriyle başımızı okula doğru cevirdik.
Yıldız'in Beste'ye sorduğu soruya Beste omuz silkti.Polisler okulun içine daldı ve bizde peşlerinden gittik,polisler içeriden bir adamı tutuklayıp götürürlerken Yıldız adamı görmeye çalışıyordu ki Teoman birden çıglık attı. "HAKAN AMCA!"
Yıldız birden yere yığıldı,daha doğrusu benim üstüme yığıldı.Beste hemen diz çöktü ve Yıldız'a yalvarır gibi kalkmasını söyledi,Gözlerini açmayınca onu kucağıma aldım ve yukarı çıkardım. "Revir nerde?Beste cevap versene Revir nerde?!" "İ-ikinci katta,sol...solda."Yıldız kucağımda,revire daldım.Hemşire hemen tedaviye başladı.
BİRKAÇ SAAT SONRA
...
Yıldız'ın başında beklerken yavaş yavaş gözlerini açmaya başladı.Doğruldu ve hatırlamaya çalışır gibi tavana bakıp söylendi."Ne oldu bana?"Derin bir nefes aldı,eliyle boynunu kaşıdıktan sonra mırıldandı."Ba-" Anında çığlık atmaya başladı."Babam,babamı götürdüler.Babam kimseye bir şey yapmadı, yapmaz.Okulda ne işi vardı babamın?" Hemşire gelip onu sakinleştirmeye çalışırken eliyle odadaki vazoyu duvara fırlattı,resmen kendini kaybetmiş gibiydi.
"Ah!" Vazo parçası kaşımı yardığında hissettiğim acı tarifsizdi.Yıldız yeniden dengesini kaybetti.Ben ise kalkıp onu tutmaya çalışıyordum ki Beste geldi.Yüzüne bir bardak su çarptı ve Yıldız koltukta öylece kaldı.
Hemşire gitti, bildiğiniz gitti.Ve biz kaldık sadece...
Yıldız yanıma oturdu,"Özür dilerim ben babamı kaybettiğimi sandım, gerçekten çok özür dilerim Ateş affe-" "Tamam,tamam sakin ol yeter ki." Derin derin nefes alıp verdi."Sakinim,oh sakinim..." Eline dolaptaki ilk yardım çantasını aldı ve içinden tentürdiyotu ve sargı bezini çıkardı, tentürdiyotlu bezi kaşıma bastırdı."Ah!" "Özür dilerim." Bastırmaya devam etti,
Yüzü bana çok yakındı...evet,çok...
Az sonra Yıldız kalktı."Ben evime gideceğim." Bende onunla birlikte ayaklandım."Tamam,ben götürürüm seni." Koluma dokundu ve itiraz etti."Olmaz." "Olur." "Ateş...lütfen bir süre yalnız kalmam lazım.Eve de yalnız dönmek istiyorum.Olur mu?" Bir süre düşündüm.Belkide alacaklıları vardı babasının,ya Yıldız'a bir şey yaparlarsa diye düşünmeden edemedim.Ama onu üzmek istemiyordum,kabul ettim.
"Tamam,ama bir şeye ihtiyacın olursa ara beni,numaram sınıf grubunda var." "Ta-tamam." Kapıdan çıkarken arkasından bakıyordum hâlâ.
Ha bu arada size bir sır vereyim.
Ben...
galiba...
Ondan...
Hoşlanıyorum...
Bölüm etkileşimi
