3. bölüm / 5
Zamanın Külleri | Geçmişten geleceğe0.2
Bölümler 5Şu an: 0.2
- 1 0.0914 kelime
- 2 0.11.047 kelime
- 3 0.22.291 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 0.3696 kelime
- 5 0.4937 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
11 eylül sabahı
Nova önceki gece hiç uyumamış , sabah çalar saatin alarmı çaldığı gibi yatağından fırlamıştı . Yatağının yanındaki diğer yatakta uyuyan ikizinin üzerine resmen atlayarak "Jamee! Uyan ! Uyan ,uayn ,uyan!" Diyerek şakımaya başlamıştı .
Zavallı çocuk ne olduğunu bile anlamadan korkarak uyanmıştı . İkiz kız kardeşini üzerinden iterek yere attı ve "Nova , böyle mi uyandırılır insan ?!" Demişti huysuzca , yatakta oturur pozisyona geldi sorgularcasına yere boş boş bakmaya başladı. Ancak Nova onu ne dinliyor, ne de umursuyordu . Çocuksu neşesi tam takır devam ederken "Jameeii bu gün Hogwarts'a gidiyoruz. " Dedi heycanla . James sonunda uyku sersemi halinden sıyrılarak " Ah, doğru ya !" Dedi . Aynı hızla üzerindeki ince battaniyeyi tekmeleyerek ittirdi ve yataktan kalktı .
Nova hızla odadan çıkmış ,anne babalarının odasına doğru gidiyordu . James de onun ardınca gideceği sırada gözlüklerini unuttuğu için odaya geri dönüp takmıştı . Çocuk anne babasının odasına girdiğinde ikizinin annesini sarsarak uyandırmaya çalıştığını gördü . Gülerek aynı şeyi babasına yapmaya başladı James .
Bay ve bayan Potter uykulu uykulu çocuklarının heycanlarına gülmeden edemediler. Yataklarından kalkıp kahvaltı için mutfağa ilerlediler . Tabii James ve Nova da banyoya koşturup sabah rutinlerini halletmeye koyuldular .
Kahvaltının ardından Potter ailesi valizlerini de yanlarına alarak tren istasyonuna gelmişti . Mr. Potter çocukların valizlerini trene yüklerken ,mrs. Potter çocuklarına doyasıya sarılıyordu .
"Ben size daha doyamadım ki , ne ara böyüdünüz bu kadar ?" Dedi duygulanarak . James ve Nova annelerine geri sarıldıklarında ,Nova gözleri dolmadan edemedi . Önceki hayatında annesi ona bir kez bile bu şekilde düzgün ve içten bir sevgi göstermemişti .
Mr. Potter yanalarına geldiğinde ,Nova başını iki yana sallayarak bu düşüncelerinden sıyrıldı . James'le birlikte babalarına da sarıldılar . Nova sonunda kendini tutamamış ağlamıştı . Ama James kızın bu haliyle dalga geçmeye başlamıştı . "Bebek misin de ağlıyorsun?" Dedi alay ederek . Nova onun koluna vurduğunda acıyla inlemişti .
"James kız kardeşin sana emanet tamam mı? Bir birinizi kollayın . Ve hangi binaya seçildiğinizi mektupla yazın bize . " Demişti mr. Potter gözlüklü çocuğun saçlarını karıştırarak .
James ve Nova ailelerine veda edip trene bindiklerinde ,boş kompartman ararmaya başlamışlardı . Bu sırada da tren usulca hareketlenmeye başlamıştı . Trenin uzun dar koridoru öğrenci kaynıyordu . Kimi büyük sınıflar bir birleriyle kinuşuyor , kimileri boş vagon arıyor, kimileri de endişeyle yeni insanlarla tanışıyordu . Nova heycanla ikizinin ardından ilerledi .
Her adımında tırnaklarıyla elinin etini didik-didik ediyor , annesinden aldığı koyu kahverengi gözlerini genişçe açarak farkında olmadan nefesini tutuyordu . Önceki hayatından kalma bir alışkanlıktı . Onun gibi heycanlı olan gözlüklü çocuk önden ilerlerken vagonların içine bakıyor boş yer arıyordu .
Sonunda küçük kız aklına gelen fikirle ikizine baktı . " Bence ayrılalım. İlk boş yer bulan diğerini gelip bulsun . Yapalım mı? " dedi tuttuğu nefesini dışarı vererek . Gözlüklü çocuk bir kaç saniye bunu düşünür gibi oldu . Hem mantıklı hem de mantıksız bir fikirdi . Yine de başını onaylayarak salladı . " Tamam , ama kaybolma . " dedi hif alay eder gibi . Nova gözlerini devirmeden edemedi . " Bir trende nasıl kaybola bilirim ?" Oğlan sadece omuz silktiğinde, kız kafasını iki yana sallayarak arkasını döndü . İkizinin gittiği yönün tam aksi yöne ilerlemeye başladı .
Böylece ikizler yollarını ayırmış oldular şimdilik . Nova bir elini trenin duvarına yaslamış , tereddütlü ama bir o kadar da hızlı adımlarla ilerliyordu . Tren hızla hareket ediyor , çayırlık alanlardan geçip gidiyordu . Kız bir an yürümeyi unutup pencereden dışarı bakmaya başlamıştı .
Manzara boş ve sadeydi ama onun bir şekilde hoşuna gidiyordu . Dar tren koridorunda öğrenciler bir o tarafa bir bu tarafa gelip gittiğinden , küçük kızın dalgınlığı çabuk ortadan kaybolmuştu . Derken , elinde kendinden büyük valizini çekmeye çalışan , sarı saçlı ve Nova'yla hemen hemen aynı boylarda olan zayıf bir kız , tökezleyerek kendisine çarpmıştı .
Nova hafifçe geri sendelemiş ,ama düşmemişti . Gözlerini kırpıştırarak karşısındaki sarışın kıza bakmıştı . Kızın güzel soluk mavi ,boncuk gibi gözleri vardı . Beyaz tenine kızarıklık süzülürken özür dilercesine Nova'ya bakıyordu . " Üzgünüm . Valizimi çekmeye çalışırken ayağım takıldı . " dedi utangaç bir şekilde .
Nova kıza gülümseyerek elini havada gelişigüzel salladı . " Sorun yok. Olur öyle bazen . " Kızın üzerindeki siyah kiyafetleri süzdü şöyle bir . " Sen de mi ilk yıllardansın ?" Diye sordu konuyu değiştirerek . Kız başını onaylayarak salladı . " Evet . Her şey çok yeni . Ve..." bir kaç saniye duraksayıp başka bir söz bulmaya çalıştı ama aklına bir fikir gelmeyince , yüzünde mahçup bir sırıtmayla " vesi yok . Yeni işte . " ekledi .
Nova kızın enerjisini sevmişti . Bu yüzden elini tanışmak amaçlı sarışın kıza uzattı . " Anladım . Bu arada ben Nova . Nova Potter . Ya sen ?" Demişti yumuşak bir tonda . Sarışın kız hiç tereddüt etmeden onun elini tutup sıktı . " İsmim Marlene . Mckinnon Marlene . Ama arkadaşlarım bana Marls der . İstersen sen de öyle seslene bilirsin."
Nova kızın ismini duyduğunda bir an duraksadı . Bu kızı tanıyordu . En azından kitaplarda ismini okumuştu . Gelicekte Zümrüdü Anka Yoldaşlığı'nın cesur bir ferdi olucaktı . Ve ailesiyle birlikte Voldemortun Ölüm Yiyenleri yüzünden hayatını kaybedicekti .
Bu düşünce kızın içinin burkulmasına sebep olmuştu . Öleceğini , hatta nasıl öleceğini bildiği biriyle tanışmak garip gelmişti . Daha kötüsü o kız böyle sevimli ve hayat doluyken .
" Sen iyi misin ? Eğer aniden fazla laubali davrandıysam üzgünüm . İstemiyorsan öyle seslenme . " dedi Marlene kızın elini bırakırken . Nova o an dalıp gittiğini fark ettiğinde hızla toparlanmaya çalıştı . " Yok . Haylr , seninle ilgili bir durum değil Marls . Tanıştığımıza çok memnun oldum . Ben...böyleyim işte . Arada düşüncelere dalıp gidiyorum . "
Sarışın kız bir kaç saniye doğruyu söyleyip söylemediğini anlamak ister gibi ona baktı . Ardından tekrardan gülümsedi . " Ahh, anlıyorum . Bana da oluyor arada . Sorun değil ." Demişti .
Nova da karşılık olarak ona gülümsedi . Tam o sırada tren koridorunun öbür ucundan gözlüklü çocuk , bağır çağır onun ismini söylüyordu . Nova ve Marlene şakınlıkla başlarını sesin geldiği yöne çevirdiler .
James Nova'yı çağırarak " NOVA GEL ! BOŞ YER BULDUM !" Diyordu . Nova kıza dönüp baktı . " Ehh, şey....o benim ikiz kardeşim . Beni çağırıyor . Sen de gelmek ister misin?" Demişti yanakları utançla kızararak . Marlene bir kompartmanın kapısından sarkan çocuğa bir de Nova'ya baktı . Kafasını iki yana sallayarak kıza tebessüm etti .
" Hayır . Teşekkürler . Sen git hadi , beni de merak etme. Okula vardığımızda tekrar görüşürüz . Tamam mı?" Dedi . Nova kızın teklifini reddetmesine üzülse de kafasını onaylayarak salladı . " Pekala . Okulda görüşürüz ,Marls . " kıza el sallayarak yürümeye başladı .
İkizinin yanına vardığında çocuğun yüzündeki sırıtmayı görünce tek kaşını kaldırdı . " Ne o yüzünde vatan gülüşü var ?" Diye sormuştu alayla . Ama çocuk onun sözlerini bir an anlamamıştı . " Anlamadım ne ?" Soruya soruyla karşılık verdiğinde Nova göz devirerek elini havada sallamıştı . " Boş ver . Neden sırıtıyorsun diye soruyordum." Dediğinde , oğlan yanıt vermeden kızı kompartmanın içine çekti .
İçeri hayli kalabalık gözüküyordu . Kızıl saçlı bir kız ayağa kalkmış , yanındaki pejmüde görünümlü , yağlı siyah saçlı, kanca burunlu çocukla birlikte yüzünü ekşiterek kompartmandan çıkmaya hazırlanıyordu . Diğer yanda ise yüzü ince çizgi şeklinde yaralarla dolu , soluk tenli , kumral saçlı bir çocuk vardı . Çocuğun hemen yanı başında da kapkara saçlı , muzip bir parıltıya sahip gri gözleri olan ve açık tenli bir çocuk daha vardı .
Nova tabii ki, tüm hepsini tanımıştı . Ama bunu şimdi belli etmemesi gerektiği için , susup kalmıştı . Yine farkında olmadan nefesini tutuyordu . Kızıl saçlı kız ona kısa bir bakış atıp diğer çocukla birlikte kompartmandan çıkmıştı . Geriye dört kişi kalmışlardı .
James diğer iki çocuğa da bakarak " Bu Nova . Benim kız kardeşim ." Dediğinde , Nova dudaklarını bir birine bastırıp diğerlerine baş selamı vermişti .
Koyu saçlı olan Nova'yı tepeden tırnağa süzüp kaşlarını kaldırdı . " Kız kardeş mi ?" Dedi, dudak kenarı hafifçe kıvrılarak . Pek benzemiyorsunuz ama ." Onun sözlerini duyan Nova bir an duraksadı . Ne diyeceğinden tam emin değildi . Nefes alıp alamadığından bile emin değildi . Karşısında uzun zamandır hayranı olduğu karakterler canlı kanlı duruyordu .
Başkası olsa nasıl tepki vere bilirdi ki? Nova bu sorunun cevabını bilmiyordu . Ama az önceki oğlanın sözünün cevabını biliyordu . ''Tek yumurta ikizi değiliz . O yüzden fazla benzemiyoruz . Ben anneme o babama benziyor ." Diye açıklamıştı . Ama sesi hafif boğuk çıkmıştı . Kız küçük bir öksürükten sonra yutkundu .
Bu sırada James ikizine kaşlarını hafifçe kaldırarak bakıyordu . " Galiba onu tren tuttu . Normalde çok enerjik biridir . " dedi diğer iki çocuğa bakarak .
Kumral saçlı çocuk , olabilir dercesine başını sallamıştı . " Bu arada ben Remus Lupin . Burda boş yer var otur istersen " demişti . Sesi kibardı ve bu kibarlık Nova'nın çok hoşuna gitmişti . Kız gülüsmseyerek , daha doğrusu bunu yapmaya çalışarak " Memnun oldum ." Dedi . Ve çocuğun işaret ettiği yere oturdu . James de ikizinin yanına oturdu .
Koyu saçlı çocuk sonunda kendini tanıtarak " Ben de Sirius Black. " demişti . Kız ona bir an bakıp " Memnun oldum . " dedi. Ortamdaki tuhaf havayı dağıtmak için James öne eğilip diğer iki çocuğa bakarak konuşmaya başladı . " Sizce hangi binaya seçiliceğiz ? Nova da kesin benim gibi Gryffindor olucak . Aksi mümkünsüz zaten ." Dediği an kız ona bakmıştı dikleşerek .
" Nasıl bu kadar eminsin bundan ? Ya seçilmezsem ? Hatta şapka beni hiç bir eve koymazsa , o zaman ne olucak?" Diye soruları sıralamıştı . Sirius yüzünü ekşiterek araya girmişti . " Aptal olma . Öyle bir şey mümkün değil . Her kes mutlaka bir eve yerleştirilir . " dedi .
Diğer iki çocuktan da onaylayan mırıltı kazanmıştı . " Sirius haklı . Seçim bazen uzun sürse de her kes sonunda bir evde olur . " demişti Remus . ''Sen ilk günün heycanından böyle düşünüyorsundur ." Diye eklemişti .
Nova içinden 'Keşke benim durumum da sizinki gibi olsa . Ama ben aslında bu dünyadan değilim ki .' Diye düşünmütü . Ama yüzüne sadece bir gülümseme yerleştirmişti .
Tam o sırada Kompartmanın kapısı açılmış, sarı saçlı , mavi gözlü , tıknaz bir çocuk gözükmüştü . Çocuk onlara tereddütle bakıyordu . " Şey....boş yer var mı? Diğer her yer dolu da ." Demişti kekeleyerek .
Dördü de bir birlerine baktıktan sonra hepsi başını onaylayarak sallamıştı . Sirius , Remus'a doğru biraz daha kayıp yanında çocuk için yer açmıştı . " Gel hadi ." Demişti James gülümseyerek .
Çocuk boş yere oturup kendini tanıttığında , Nova midesine yumruk yemiş gibi hissetmişti . " Ben Peter . Pettigrew Peter . Tanıştığımıza memnun oldum ." Dediğinde diğerleri de sırayla kendilerini tanıtmıştı .
Sıra Nova'ya geldiğinde kız bir kaç saniye sus pus kalmıştı . Bu çocuk gelicekte arkadaşlarını satıcak, onlara ihanet edicek kişi olucaktı . Ama şimdiyse masum utangaç bir çocuktu . Kitapta okuduğu satırlar gözlerinin önünden geçmeye başladığında kız miğdesi bulanmış gibi hissetti .
Diğerleri ona tuhaf tuhaf baktıkları sırada , Nova hızla ayağa kalktı . Valizinden cüppesini ve şimdilik siyah olan kravatını alıp ikizine baktı . " Ben....miğdem bir kötü oldu . Galiba tren tuttu . Lavaboya gidip geliyorum hemen . " dedi . Ama kimsenin yanıt vermesine izin vermeden nerdeyse koşar gibi çıkmıştı .
Dört çocuk arkasından anlamaz şekilde bakmıştı . Bu sırada Nova tren koridorunda nereye gittiğini bilmeden hızla ilerliyordu . Dar koridorda bir ona bir buna çarpıyordu istemeden . Sonunda insanların az olduğu bir yere geldiğinde yapa bildiği kadar pencereyi açıp önünde durmuştu .
Bir zamanlar hatırladıkları artık onun gerçekleri olmuştu . Bir an bildikleri altında ezildiğini hissetti küçük kız . Zayıf zihni için tüm bunlar ağırdı . Ama o daha yolun başındaydı . Henüz hiç bir şey yaşanmamşışken bile bu şekilde hissettiğini fark edince kendine lanet etti . Pencereden gelen soğuk havadan üşüdüğünü fark edince cüppesini üzerine giyinmeye başladı . Kıravatını da gelişi güzel boynuna geçirdi .
Hava kararmaya yüz tutmuş , Hogwarts'a yaklaşan köprünün üzerinde ilerliyordu tren . Nova nefeslerini düzene sokmaya çabalıyordu ama kalbi kulaklarında güm güm çarpıyordu . Vücudundan terler geçiyordu .
Genç kız bunun ne hissi olduğunu ellbette biliyordu . Önceki hayatında da sık sık deneyimlediği bir hissti . Ankisyete atağı . Her zaman olduğu gibi gizli gizli , bir anda gelmişti . Nova dizlerinin titrediğini hissetti . Zihnindeki ses ona çığlık atara gibi bağırıyordu . " Sen buraya ait değilsin"
" Her kesin ölümünü görmek zorunda kalıcaksın ." " Sevdiğin o tüm karakterlerin kayboluşuna canlı canlı şahit olucaksın ." Zihnindeki sesler ard arda konuşmaya devam ediyordu . Kız ellerini pencere pervazına yasladı . Ama avuçları terlediğinden , parmakları kayıyordu .
Bir süre sonra atak geçmiş , kız yeniden nefeslerini düzene sokmayı başarmıştı . Derin bir nefes verip sırtını trenin duvarına yasladı . Tam o sırada omzuna konan elle irkildi küçük kız . Başını çevirip baktığında ikizinin yüzünü görmesiyle rahatladı . Ama James rahat bir nefes vermemişti . Aksine yüzünde bir endişe vardı .
" Merlin . Senin neyin var böyle Nova?" Diye sormuştu endişesi sesine yansırken . Nova bir kaç saniye sessiz kalıp tutarlı bir cevap düşünmeye çalıştı . Ama aklına bir cevap gelmiyordu . " İyi misin?" Diye sordu bu sefer gözlüklü çocuk .
" İyiyim . Sadece...bilmiyorum galiba heycanlandım diye kendimi kötü hissettim ." Dedi sonunda Nova . " Kim heycanlandığında kendini kötü hisseder ki?" Diye soran James'e bu sefer ne cevap vericeğinden emin değildi .
Trenin yavaşlaması kızı bir cevap vermekten kurtarmıştı . Nova ikizine bakarak '' Tren durmak üzere okula varıyoruz . " demişti . James kız kardeşinin konudan kaçtığını anlamıştı ama henüz bunun üzerine çok düşmek istememişti . Başını sallayarak ikizini de yanına alıp kompartmanlarına geri ilerlemişti .
Devam edicek...
Bölüm etkileşimi
