5. bölüm · Zaman döndürücü

4. Bölüm- Tom Marvolo Riddle

Maren 🪽

Yn birden belirdiği yerde karşısına baktığında korkuyla geri adımladı. Salazar Slytherin heykeli. Yn burası böyle miydi ya?
biraz daha olduğu yerden adımlamayıp etrafa bakındı, yumuşak bir sesle kısık konuştu
Yn Kimse var mı? kimseden ses gelmeyince bu sefer daha yüksek bağırdı Yn Merhaba, kimse var mı? birden bir gölge belirdi sanki, gölge uzaktan ona doğru geliyordu, Yn korkuyla asasını eline aldı ve 1-2 adım geri gitti. Gölge yaklaştıkça karanlıktan çıkıyordu, pelerini arkasından hafifçe dalgalanıyordu. Yn’ye iyice yaklaştığında artık yüzü belli olmuştu, karşısındaki adama şaşkın şaşkın bakınıyordu. Bu muydu Tom Riddle? Aklındakinden daha yakışıklı bir adamdı.. gülümsemeden edemedi.

Yn Tom Riddle? karşısındaki adamın kaşları çatıktı, daha çok çattı.

Adam yüksek bir sesle Adımı nereden biliyorsun? Nasıl girdin buraya?

Yn hemen etrafa bakındı, kapı hala kapalıydı, Zaman makinesi istediğimiz yerin içine de sokabiliyormuş diye düşünerek adama döndü. Ne diyecekti? En iyisi kendini tanıtmaktı.
Yn Merhaba, ben Yn. Hogwarts’a öğrenciyim. gülümsemeye çalıştı ama adamın bakışları çok sertti

Tom Burada ne işin var?

Yn bir an boş boş suratına baktı. Daha sonra sakince cübbesini düzeltti ve gülümsedi. Doğruları söylerse bir şey olmaz diye düşündü. Yn Seni görmeye geldim, yani aslında bakmaya. Tom anlamamış şekilde bir an bakakaldı daha sonra asasını çıkartıp Yn’ye doğrulttu, Yn korkuyla geriye çekildi

Tom Benimle dalga mı geçiyorsun sen?

Yn kafasını hızlıca hayır anlamında salladı. Tom sinirli bir sesle Tom Onlar mı gönderdi seni buraya?! asasını bu sefer ciddi anlamda yakın doğrulttu sanki her an bir büyü söyleyebilecekmişcesine. Yn hemen ellerini önüne siper etti ve cübbesindeki Slytherin armasını gösterdi

Yn hızlıca konuşmaya çalışarak Onlar kim bilmiyorum ama bende Slytherinliyim.

Tom Ya bilerek öyle giyindiysen? asasını sertçe tuttu ve AVAD-

Yn gözlerini sımsıkı kapattı GELECEKTEN GELDİM gerçekleri söylemek ölmekten daha iyidir diye düşündü. LÜTFEN gözlerini açıp eliyle asasının ucunu ittirdi. Tom bir an şaşırmış şekilde bakındı

Tom Gelecek? Yn hızlıca Yn evet, gelecek! Anlatmama izin verebilir misin? korkmuş şekilde yüzüne baktı.

Tom asasını biraz geri çekti ama yine de elinde sımsıkı tutuyordu. Tom Anlat. elini geri çeksede hafiften ona doğru dönüktü asa.

Yn boynundaki zaman döndürücüyü hızlıc boynundan çıkarmaya çalıştı, Tom ona bakındı, kaşlarını tekrardan sıktı Tom ne yapıyorsun? Yn bir saniye, lütfen!

Kolyeyi çıkarınca Tom’a doğru göstermek için uzattı. Yn bu bir zaman döndürücü.

Tom şaşkınla Yn’ye baktı Tom sen nereden buldun bunu?

Yn gülümsedi Yn orasını boşver, ben bu şekilde yanına geldim işte. Tom bakmak istercesine Yn’nin eline uzandı ama Yn hemen kolyeyi geri çekti. Yn olmaz, her an geri dönebilirim bu yüzden bende kalması lazım. Tom kaşlarını kaldırdı Tom gelecekte bu zaman döndürücülere bu kadar kolay erişebiliyor musunuz? Yn başını hayır anlamında salladı

Yn Ben bunu bir gölün içinde buldum, herneyse. Rahatça etrafına bakındı Sen hep burada tek misin? Hiç çıkmıyor musun yani? Tom hala yüzüne sert bir şekilde bakınıyordu. Yn derin bir nefes alıp Tom’a döndü.

Yn Bak bende Gaunt’um tamam mı? Aynı kandanız yani.. hatta kuzen bile sayılabiliriz. Tom bir an durdu, sert bakışı gitti. Yn derin bir nefes aldı

Yn Ben Morfin Gaunt’un kızıyım. Tom birden şaşkınlıkla baktı, Yn devam etti Yn Senin dayının kızıyım evet. Azkabandan çıktıktan sonra bir melez ile evlendi ve ben doğdum, şu anda kendisi oldukça yaşlı.

Tom Nasıl.. azkabandan çıktı mı?

Yn Perişan halde olsada çıktı, sayende. Yüzüne baktı Şimdi bana inanabildin mi? Tom yavaşça başını salladı

Tom Peki ya şimdi burada ne işin var? Niye geldin?

Yn Ben.. merak ettim sadece.Gelip seni görmek istedim bunun utandırıcı olduğunu fark ettiğinde lafı değiştirdi Yani nasıl birisi olduğunu merak ettim, son halin biraz garip çünkü.

Tom Son halim mi?

Yn başını salladı Sen ruhunu parçalara böldükçe fiziksel olarak bir şeylerini kaybediyorsun. bunu söylememeli diye düşündü ama umrunda olmadan konuştu İleride görüceksin zaten.

Tom şaşkınlık içinde bakınıyordu Yn’ye Tom peki ya sizin zamanınızdaki Hogwarts durumu nasıl?

Yn hala muggle alıyorlar. Sende tabi planlarına devam ediyorsun, büyük planlar bunlar hatta.

Tom bir an sinirle konuştu Tom o aptal Dumbledore yaşıyor mu peki? yn başını salladı.

Yn O yaşıyor ama senin son zamanlarda uğraştığın bir çocuk var, ona da ruhunu böldün ve senin sayende çatal dili konuşabiliyor.

Kaşlarını iyice çattı Tom bir slytherin falandı değil mi?

Yn Hayır değildi, o Harry- Yn elindeki zaman makinesinde bir sıcaklık hissedince hemen ona baktı, tam o sırada büyük beyaz bir ışık patladk ve kendini kütüphanede buldu. Anlaşılan orada geçirdiği zaman buraya etki etmiyordu. Kapağı kapalı kitaba baktı ve gülümsedi. Elindeki zaman döndürücüyü boynuna taktı ve mutlu mutlu kütüphaneden çıktı. Onu görmüştü ve oldukça yakışıklıydı. Kesinlikle bir daha gidecekti, tanışmışlardı bu yüzden sorun olmaz diye düşünüyordu. Gülümseyerek yürürken yanında birden Draco belirdi

Draco Naber? Çok mutlu gözüküyorsun.

Yn Öyleyim çünkü, mutluyum! yn aklına gelen şeyle bir an durdu ve Draco’ya baktı. Yn Şey ben seni aslında bir partiye davet edecektim. Profesör Slughorn yüksek puanlı kişiler için küçük bir davet düzenlemiş, bende eş olarak seni davet ediyorum.

Draco gülümsedi Olur, ne zaman?

Yn gülümseyerek Salı günü, yarın yani. Akşam buluşuruz o zaman.. ortak salonda?

Draco gülümseyerek başını salladı Ben gideyim o zaman şimdi, geç oldu.. Draco arkasını dönerken Yn’nin sesiyle durdu

Yn Draco şu son şeyler şeyleri çok kafana takma tamam mı? Sadece unut gitsin.. bence güzel bir dövme oldu.Draco ve Yn karşılıklı gülümsedi

Draco bir an gülümsemesini durdu ve Yn’ye baktı, etrafa bakınıp yavaşça dudağının kenarını öpüverdi. Yn bir an şaşırmış şekilde Draco’ya baktı. Draco gülmeye başlayınca Yn Draco’yu gitmesi için ittirdi

Yn Yürü git Malfoy! çoktan terlemeye başlamıştı, Draco gülerek yanından gitti. Yn tek kaldiği gibi içindeki tepkiyi verdi, gözlerini koskocaman açtı gülümseyerek zıplaya zıplaya yürüdü.Tom Riddle ile konuşmuştu ve az önce Draco onu öpmüştü.. şaka gibiydi…

Ertesi gün
Sabah kahvaltıda Tom’u düşünüyordu, tekrardan gitmeli miydi? Gitmeliydi ama gelecekle alakalı hiç bir şey söylemeyecekti. İyi ki son anda geri dönmüşüm diye düşündü? Harry’i söylerse ki az kalsın söylüyordu büyük aptallık olurdu. Ağzını tutmaya çalışacaktı, daha sonra aklına bugün Harry’nin ailesini görmeye gidecekleri geldi, kahvaltısını biraz daha hızlı yapmaya çalıştı. Yanında Draco oturuyordu, gelecek postasında ki sihir bakanlığının bölümlerine göz gezdiriyordu.

Saat 12 olmuştu, bitki sınıfının koridoruna toplanmışlardı, Hermione’de gelmişti. Hiç konuşmamışlardı, Yn zaman döndürücüyü Harry’e uzattı tarihi ayarlaması için, Harry zamanı ayarladı ve başlattı, hepsi ellerini zaman döndürücüye koydu ve büyük beyaz bir ışık patladı.

1975, Hogwarts
Yine aynı yere geldiklerinde Harry gülümseyerek önden bahçe tarafına doğru yürümeye başladı, Yn ve Ron peşinden yürürken Hermione arkalarından geliyordu

Hermione çok fazla dikkat çekmeyelim.

Yn Hermione’nin koluna girip ona gülümsedi ve hep beraber bahçeye doğru yürüdüler. Bahçedeki o büyük gölgesi olan ağacın altına baktılar, hepsi kaşlarını kaldırdı. Harry sessiz konuştu ama 32 diş sırıtıyordu.

Harry Babam! sesini iyice kıstı Babam orda!

Yn ve Hermione ağzı açık kalmış şekilde hepsini süzüyordu.

Yn Oha..aşırı iyiler, yanlarındakiler kim? Yoksa şu..

Hermione Sirius Black. Yanındakide Remus Lupin.. aşırı yakışıklılar. birbirlerine bakıp gülümsediler.

Ron kaşlarını çatarak Peter’e baktı Ron Scabbers.. o da orada.

Hepimiz birden Ron’a baktı, Hermione Ron’nun omzunu sıvazladı.

Harry biraz daha yakına gitmek istedi ama Hermione izin vermedi, bir sürü öğrenci vardı bahçede. Yn diğerlerine döndü Yn biraz daha etrafta dolaşsak? bunun üzerine koridorlara girdiler, bazı koridorlar çok kalabalıktı bazıları ise çok boş. Kütüphane girişinde turuncu saçlı bir kız gördüler, Harry hemen olduğu yerde durdu ve kıza baktı, annesi Lily’e. Lily yanında ki Ravenclaw öğrencileri ile gülüşüyordu. Harry ile gözgöze geldi, gülümsedi. Ron yürürken arkasından onuda çekti. Dersliklerin karşısından geçerken bir yerde uzun boylu, siyah saçlı bir çocuk gördüler, çocuk biraz özgüvensizce onlara baktı ama umurlarında olmadan yürüdüler. Yine bitki sınıfının önüne geldiklerinde Yn etrafa bakındı

Yn bu zamanlar okumak isterdim.. Hermione’de katıldı.

Hermione aklına bir şey gelmiş gibi gözlerini açarak konuştu Hermione bu arada bugün Slughorn’ nun daveti var. Yn ve Harry’e döndü Siz eşlerinizi buldunuz mu? Harry ve Yn birbirlerine baktılar sonra başlarını salladılar.

Harry Ben Luna ile geleceğim.

Yn Bende Draco ile.. gülümsedi

Ron kaşlarını çatarak Yn’ye baktı, homurdandı Ron Şu çocuğu sürekli aramıza sokmaktan bıkmadın mı? Başka çocuk mu kalmamıştı yani.. alayla Neville ile gelseydin daha iyiydi.

Yn Ron’a baktı. Yn Git sen çağır Neville o zaman güldü, ayrıca sanane Ron? Sen kendi işine bak Hermione’yi işaret etti

Ron Ne? Beni tabi ki davet etti. Başka kimle gidebilirdi ki zaten? kendini övüp durdu 1-2 dakika, Hermione onu susturmasaydı daha devam ederdi.Herkes odalarına dağıldı

Akşam
Yn hazırlanmıştı, (görünüşünüzü siz hayal edebilirsiniz, kolunuzdaki iz görünmeyecek şekilde uzun kollu giydiniz ya da kapatıcı ile o izi kapattınız) giyinmişti. Takılarını takmıştı, aynanın karşısında kendine bakarken boynundaki zaman döndürücüyü fark etti ve çıkardı. Yatağına bakındı, nereye saklasam diye. En sonunda kıyafetlerinin arasına sakladı zaman döndürücüyü ve son defa parfümünü sıkarak odasından çıktı. Slytherin ortak salonuna geldiğinde merdivenin sonunda Draco’nun beklediğini gördü. Siyah takım bir elbise giymişti, saçlarını taramış, yana atmıştı. Çok yakışıklı görünüyordu, Draco ile gözgöze geldiğinde gülümseyerek merdivenlerden indi. Draco ona kolunu uzattı, koluna girdi. O an karnında kelebekler uçuşuyordu sanki Yn’nin. Beraber ortak salondan çıktılar.

Slughorn’nun ofisine geldiklerinde oda, altın tonlarında yumuşak bir ışıkla aydınlanmıştı; tavandan sarkan süsler ve incecik parlayan büyüler, havada asılıymış gibi duran bir zarafet katıyordu. Duvar diplerinde küçük masalar, üzerlerinde özenle hazırlanmış atıştırmalıklarla doluydu. Öğrenciler ve davetliler, ellerinde kadehlerle alçak sesle sohbet ediyor; arada yükselen hafif kahkahalar ortama sıcaklık katıyordu. Her şey şık, düzenli ve biraz da mesafeliydi. Yn ve Draco ilk önce Slughorn ile selamlaştılar ve kısaca konuştular. Daha sonra Yn, Draco ne kadar istemesede onu kolundan tutarak Harry ve Luna’nın yanına götürdü.

Yn Selam, nasılsın Luna? yn Luna’nın ortam içinde oldukça belli olan garip elbisesine baktı, yine de gülümsedi.

Luna Çok iyiyim! Masadaki kekleri göstererek Tadları çok iyi, denemelisin. yn gülümseyerek başını salladı, yine garip olduğunu düşünüyordu ama çok umursamadı. Harry’e döndü.

Yn Ron ve Hermione neredeler? Harry gözleriyle bir tarafı işaret etti. Yn o tarafa bakınca Ron ve Hermione’yi gördü, yanlarına doğru geliyorlardı. Gülümseyerek Harry ve Luna’ya baktı ikisi, daha sonra Yn ve Draco’ya döndü, Yn’ye gülümsediler ama Draco’ya sadece selam verdiler. Draco da zaten çok umursamış gibi gözükmüyordu.

Parti çok kötü geçmemişti, yarım saat kadar Slughorn ile konuşmuşlardı, kalan zamanda ise ya birbirleri ile ya da partiye gelen Slughorn’nun eski ama ünlü olan büyücüler ile konuşmuşlardı. Draco ve Yn’nin arkadaşları arasındaki gerilim fazlasıyla hissediliyordu, Draco laf atmamak için zor durdu. Yine de parti bir şekilde bitti. Draco ve Yn geç saatte boş koridorlarda yürürken birbirlerine baktılar, Draco önüne döndü.

Yn Bana kızdın mı? Yanlarına gittim diye..

Draco Hayır, kızmadım. Sadece merak ediyorum, soracağım soru için kızma tamam mı? Yani ben anlayamıyorum… onlarla nasıl arkadaş olduğunu. Gerçekten çok mu iyi arkadaşsınız?

Yn’nin Draco’ya bakışları anında değişti, gülümsemeye çalıştı. Ama hiç gülmüyordu şuan, kaşlarını kaldırıp önüne döndü.

Yn Biz.. iyi anlaşıyoruz, bazı konular dışında tabi ama arkadaşlarım işte.. Bu cevap sayılır mıydı bilmiyordu, ona göre sayılmazdı ama belki Draco için yeterliydi. Draco Yn’nin cevap veremediğini görünce çok üstelemedi. Yn Draco’nun sustuğunu görünce gülümsedi. Slytherin ortak salonuna geldiklerinde bomboştu tüm oda, ikiside durup birbirlerine baktılar. Yn Draco’ya uzun uzun baktı, gülümsüyordu.

Draco küçük bir gülümseme ile İyi geceler o hal-

Yn daha Draco sözünü tamamlamadan dudaklarına yapıştı, Draco 2-3 saniye geciksede karşılık verdi. Draco bunun provasını aklında hep tekrar ediyordu ama şuan hazırlıksız yakalanmıştı. Yn ise yaptığı bu hareket yüzünden kalbi aşırı hızlı atıyordu, ciddi anlamda öleceğini sandı. Bir dakika sonra ayrıldıklarında ikiside gülümsedi, gözlerini kaçırdılar ama yine gözgöze geldiler. Tekrardan güldüler.

Draco Bugün fazla hızlısın?

Yn Yavaş olmaktan sıkıldım ya..

Tekrardan güldüler

Yn O zaman, iyi geceler.

Draco Şimdide ben mi seni öpsem?

Yn Olur.

Draco bu cevabı aldığında hemen geri dudaklarına yapıştı, iki dakika sonra ayrıldıklarında ikisi tekrardan güldüler.

Yn Tamam, iyi geceler.

Tekrardan güldüler.

Draco İyi geceler.

İkiside gülerek farklı yollardan yatakhanelerine yürüdüler. Yn yatakhaneye yürürken garip hareketler yapmaktan kendini alıkoyamadı. Gülesi geldi tekrardan ama elini ağzıyla kapattı, kalbi hızlı atmaya devam ediyordu. Yatakhanesine geldiğinde yatağına uzandı. Derin bir nefes aldı, hala gülümsüyordu. Kalkıp üstünü değiştirdi ve hemen yatağa girdi.

Ertesi gün
Sabah büyük salonda kahvaltı yaparken Draco ve Yn arasında küçük temaslar oluyordu, onun dışında hiç konuşmadılar. Kahvaltıdan sonra Harry, Ron ve Hermione koridorda Yn’yi görünce yanına koşturdular.

Hermione Nabeer? Dün partiden sonra bir şeyler oldu mu? gülerek

Ron Umarım olmamıştır

Yn üçünede bakıp gülümsedi,bir iki adımdan sonra durdu. Yn Sonra konuşsak olur mu? Benim şimdi işim varda.. cevap vermelerini beklemeden önüne döndü ve yürümeye devam etti. Ron ve Hermione Harry’e baktı

Ron Noldu buna şimdi?

Hermione Belki de gerçekten işi vardır..

Ron Bana pek öyle gelmedi.

Harry, Hermione ve Ron’a baktı daha sonra giden Yn’ye baktı

Harry Benimde gitmem gerek, görüşürüz sonra.

Hızlıca Yn’nin peşinden gitti. Hermione ve Ron anlam verememiş şekilde birbirlerine baktılar.

Harry Yn’nin kütüphaneye girdiğini gördü, hızlıca peşinden kütüphaneye girdi, kütüphanenin en sonuna, en köşesine yürüdü ve kitap raflarının arkasından onu izlemeye başladı. Yn boynundaki zaman döndürücüyü eline aldı ve zamanını ayarladı ve büyük beyaz bir ışık patladı, Yn yok oldu. Harry ağzı açık şekilde kitap rafının arkasından çıkıverdi, gizlice kullanıp nereye gidiyordu ki?

Yn sırlar odasında kendini bulduğunda zaman döndürücüyü cübbesinin cebine attı ve asasını çıkartıp hafif sıkarak tuttu. Yüksek bir sesle

Yn Tom? Neredesin?

Birden tıpkı ilk geldiği gibi karanlığın içinde bir gölge belirdi ve yaklaştıkça yüzü ortaya çıktı. Yn biraz tedirgin olsada korkmuyordu artık. Aniden avada yapmaz diye düşünüyordu.

Tom Yine sen.. bu sefer niye geldin? Baştan aşağıya Yn’yi süzdü.

Yn gülümsedi Yn iyi anlaştık diye düşünmüştüm, akrabayız sonuçta. Geçen sorduğumdada cevap vermemiştin o yüzden tekrardan soracağım, sen hep burada mısın?

Tom Hala ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum ama evet, günümün çoğunluğunu burada geçiriyorum. Burada kimse yok çünkü, sen dışında.

Yn kaşlarını çattı Yn kırıcısın yalnız.

Tom Biliyorum. gülümsedi ama anında geri somurttu

Yn Tom’a baktı, buradan çıkıp hogwarts’ı gezmek istiyordu. Şimdilik burada olması daha iyidir diye düşündü, bir kaç adım atıp heykele baktı, daha sonra Tom’a döndü

Yn ee bana biraz kendinden bahsetsene?

Tom Niye öyle bir şey yapayım?

Yn kaşlarını çattı Yn Cidden hiç arkadaşın yok mu senin? Bana kendini anlatsan bir şey kaybetmezsin. Hem sonra bende sana kendimi anlatırım.

Tom bir şey demeden Yn’ye baktı. Yavaşça nefes aldı ve başını salladı, gelecekten gelen birisine söylemekten bir şey kaybetmezdi. Tom Pekala.

Tom anlatabildiğini anlatır. Tabi üstü kapalı şekilde, bitirdiğinde Yn’ye baktı. Yn gülümsedi

Yn Peki ya babanı niye öldürdün? Daha sonra babama suç atmana neden diye sormayacağım.

Tom’un bakışları değişti, kaşlarını çattı Tom Bana ailem hakkında soru sorma! İkiside berbat kişilerdi, o adam ölmeyi hak ediyordu.

Yn kaşlarını kaldırdı. Yine de bu babama suç attığını değiştirmiyor.

Tom bir şey demedi. Tom O konuda yapabileceğim bir şey yok. Kusura bakma, ya da bak.

Yn Niye bu kadar kabasın? Cidden anlamıyorum..

Tom Kibar insanlar aptaldır.

Yn Yani bazı konularda evet bazı konularda hayır. Tamam.. haklısın belki ama yine de biraz bana karşı kibar olabilirsin değil mi?

Tom lafı değiştirerek Sen kendini anlatıyordun hani?

Yn Benim anlatıcak bir şeyim yok ki?

Tom İlla ki vardır. Hem anlatıcam demiştin

Yn kendini anlatırsa tehlikeli olabilirdi çünkü yanlışlıkla gelecekten bahsederse kötü şeyler olabilirdi. O yüzden tam şuanda dönmek istedi ama tabi ki öyle olmadı. Yavaşça konuşmaya başladı.

Yn Ben.. kendi zamanımda bir Hogwarts öğrencisiyim işte o kadar, pek arkadaşım yok soyismim sayesinde. Gaunt’lardan ya korkuyorlar ya da sevmiyorlar.

Tom Niye ki?

Yn Senin yüzünden. Gelecekte yaptığın şeyler yüzünden çok sevilmeyiz.

Tom şaşırmış şekilde baktı. Gerçekten ilerde insanlarda bu kadar korku bırakabilmiş miydi? İstediğini başarabilmiş miydi?

Tom Nası birisiyim peki?

Yn bunu anlatsamı diye düşündü ama çok düşünmeden konuştu. Yn Baya kötüsün, zalimsin ve gıcıksın. İsminde değişik ama onu söyleyemem.

Tom Niye?

Yn Gerek yok çünkü. bir anda cübbesinde bir sıcaklık hissedince zaman döndürücüyü eline alıp Tom’a baktı

Yn Sanırım birazdan geri döneceğim. gülümsedi Tekrardan gelmemi ister misin?

Tom sert bir şekilde Yn’ye baktı.

Yn Pekala, sen burda yalnız kalmaya devam et. zaman döndürücü iyice ısınmaya başlamıştı

Tom sertliğini bir yere bırakarak İstediğin zaman gelebilirsin.

Yn istediği cevabı almışçasına gülümsedi Görüşürüz Riddle.

büyük beyaz bir ışık patladı ve Yn kendini kütüphanede buldu. Derin bir nefes alarak gülümsedi. Etrafına bakındı, kolyesini geri takıp kütüphaneden çıktı. Arkasından bakakalmış Harry ise 1-2 dakika sonra peşinden kütüphaneden çıktı. Yn sadece 2 dakikalığına gitmişti ve geri döndüğünde mutlu gözüküyordu, nereye gitmişti? Harry cidden merak ediyordu. Ona direkt gidip söylese miydi? Zaten son zamanlarda bir gariplik sesiziyordu ama bunun bu kadar ciddi olduğunu düşünmemişti. Şimdilik koridorda ona yetişmek için adımlarını hızlandırmış, hiç bir şey olmamış gibi konuşacaktı.

Harry Ne işin var? Belki biraz konuşuruz diye düşünüyordum..

Yn gülümseyerek Aslında.. bir işim yok. Yani hallettim, hadi gel.. bahçeye çıkalım.

Bahçeye çıktıklarında bir ağacın gölgesindeki banka oturdular. Yn gülümseyerek sessizce Harry’e baktı

Yn Dün Draco ile öpüştük.

Harry şaşkınlıkla ona baktı Harry Şuan sevgili misiniz yani?

Yn Bilmiyorum, sabah doğru düzgün hiç konuşmadık. Bir şeyler yaşıyoruz ve daha sonra hiçbirşey olmamış gibi devam ediyoruz. Oldukça sinir bozucu. Derin bir nefes aldı. Harry’ye baktı. Sen anlat birazcık. Luna ile neler oluyor?

Harry Luna çok tatlı bir kız, sanırım ondan hoşlanıyorum.

Yn şaşkınlıkla güldü Gerçekten mi? Ciddi olduğunu bilmiyordum..

Harry O ne demek?

Yn Yani her yıl başkası ile aranda bir şeyler geçtiği için pek inandırıcı gelmiyor diyeyim.

Harry gülerek Ayıp ediyorsun.

Yn güldü Yalan mı?

İkisi konuşmaya devam ederken Harry’nin aklını kurcalayan bir şey vardı. Yn daha az önce zaman döndürücü ile bir yerlere gidip gelmişti ve bunu kendisine söylemiyordu, şuanda ise yanında gayet iyi düşünüyordu. Yn’ye güvenmemeliyim diye düşünmeden edemedi. Ron ve Hermione’ye mi söyleseydi? Belki Ron’a söyleyebilirdi çünkü öncedende ikisi Yn’nin böyle bir şeyini yakalamışlardı ve cevap alamamışlardı. Harry bunu düşünecekti ama şimdilik kendisini konuşmaya verse daha iyi olacaktı.

Hepsi derslerine girip çıktılar, akşam yemeğinde sadece küçük bir konuşma geçti dördünün arasında, zaten Yn yemekten hemen sonra yatakhaneye çekilmişti. Şimdi Ron, Hermione ve Harry Gryffindor ortak salonunda oturuyorlardı, onlar haricinde 4-5 kişi daha vardı. Hermione uykusunun geldiğini söyleyip yatakhaneye gitti, Ron ve Harry hala oturuyorlardı. Harry’nin içi içini yiyordu. Arkadaşını gerçekten kötülemek istemiyordu ama gözleriyle görmüştü. Koltukta doğruldu ve Ron’a yaklaştı.

Harry Sana şimdi bir şey söyleyeceğim ama kimseye söylemeyeceksin. Özellikle Hermione’ye.

Ron hemen dikkatini merakla Harry’e verdi. Ron Ne anlatıcaksın böyle ciddi ciddi? Peki, söylemem.

Harry iyice Ron’nun kulağına yaklaştı ve yaladı falan diyomuşum sessizce konuştu Yn sanırım bizden gizli zaman döndürücüyü kullanıyo.

Ron şaşkınca baktı Kullanıp nereye gidiyor ki?

Harry orasını bende bilmiyorum ama kendi gözlerimle gördüm, 1-2 dakika içinde geri geldi ama yine de gördüm işte. Zaten o gece bitki sınıfının o tarafında birisiyle konuşuyordu, kesin bir şeyler yapıyo. Bunun kötü olduğunu hissediyorum.

Ron Gidip ona sorsak?

Harry Tabi ki hayır.

Ron Niye ki?

Harry Ya söylemezse?

Ron Zaman döndürücü ile nereye gidebilir ki en fazla?

Harry Aslında haklısın, soralım.

Ron Şimdi gidip sorsak mı?

Harry Yatıyodur şimdi.

Ron Doğru, peki ya çapulcu haritasından baksak? Geçenki gibi.

Harry başını salladı Harry Bunu yapabiliriz.

Ron ve Harry yatakhaneye gitti ve çapulcu haritasına bakmaya başladılar. Neredeyse 1 saat tamamen haritadan tüm Hogwarts’ı izlediler. Bir süre sonra ikiside uyuyakaldı.

Sabah
Sabah uyandıklarında ikiside ellerinde harita ile uyuyakaldıklarını fark edince haritayı kimseye kaptırmadıkları için kendilerini şanslı hissettiler. Hemen üstlerini giyip büyük salona indiler. Masaya oturduklarında Hermione ilk dersleri için kitaptan tekrar yapıyordu. Seamus ve Neville ise gelecek postasındaki haberleri okuyorlardı,etrafta öğrenciler quidditch eldivenleri ve küçük alıştırma toplarıyla etrafta atılıp tutuluyorlardı, quidditch maçlarıda yaklaşıyordu ve yılın ilk antremanı bugün yapılacaktı. Ron bu sene takıma alınmıştı ve içinde bu yüzden ayrı bir heyecan vardı. Harry’nin alışık olduğu bir şeydi. İkisi kahvaltının tam ortasında geldikleri için kahvaltıdan hemen sonra yapılacak antremana yetişemeyebilirlerdi. Bu yüzden hızlıca kahvaltı yapmaya başladılar. Hermione ikisine döndü.

Hermione Siz dün kaçta yattınız?

Ron Hatırlamıyorum, uyuyakalmışız.

Hermione Baya geç yani. Bugün antremanınız var birde, ayık olmanız lazım.

Harry Biz ayığız zaten. Ron’a bakıp gülümsedi, Ron’da karşılık olarak gülümseyerek Hermione’ye baktı.

Hermione Pekala.

——— Antremanlardan sonra dörtlü ders arasında toplandı. Hermione yarım saat sonra aralarından ayrıldı, iksir ödevi hakkında araştırma yapması gerektiğini söyledi. Harry, Ron ve Yn tek kaldığında Harry ve Ron’nun güvensiz bakışları Yn’yi buldu. Yn gülümsedi

Yn Niye öyle bakıyorsunuz?

Harry ve Ron etrafa bakındı, boştu. Gergin bir nefes alıp birbirlerine baktılar. Ron Harry’e baktı.

Harry Dün zaman döndürücüyü kullandığını gördüm, kütüphanede.

Yn bir an somurtarak yüzlerine baktı, daha sonra gülümsedi Yn Yani? Bunun için mi öyle bakıyordunuz?

Harry ve Ron birbirlerine baktılar, bekledikleri tepki kesinlikle bu değildi. Yn’ye baktılar

Yn Ne oldu? İyi ki söylediniz he, yani yanlış anlaşılmak istemem. Şeye gidiyordum ben.. babamın azkaban zamanına, biliyorsunuz ya hani, o dönemler işte.

Harry ve Ron bu cevaptan sonra kendilerini kötü hissettiler.

Ron Özür dileriz, öyle demek istemediğimizi biliyorsun değil mi?

Harry Yn’ye düşünceli şekilde baktı, Ron koluyla onu dürttü.

Harry Evet, yani.. özür dileriz . Ama seni öyle görünce.. anlarsın ya farklı düşündüm. Başka bir şey için gittiğini, kötü bir şey için yani.

Yn anlayışla başını salladı. Gülümsedi Yn Sorun yok, ben böyle birisini görsem bende öyle düşünürdüm. Ayrıca bende size söylemediğim için özür dilerim.

Harry ve Ron aynı anda Harry/Ron Sorun değil, kusurumuza bakma yine de.

Yn gülümsedi daha sonra saate baktı Yn Pekala, ders saati yaklaşıyo, sonra görüşürüz. arkasını dönüp yürüdü, yürüdükçe gülümsemesi soldu. Onu izliyorlardı demekki, bu Yn’nin hoşuna gitmedi. Yalan söylemek istemezdi ama zorunda bırakılmıştı. Doğruyu söylemeyede hiç niyeti yoktu.

Devam edecek…