Bölüm 5= KILICIN ÇAĞRISI VE İLK İSYAN

Vaveyla Yazarı: Feyza Eslem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: Bölüm 5= KILICIN ÇAĞRISI VE İLK İSYAN

Peter, revirin rutubetli zemininde Jes ile baş başa kaldığında midesindeki o yakıcı his garip bir titreşime dönüştü. Lapa sadece bir uyuşturucu değil, Peter'ın içindeki o gizli gücü uyandıran bir tetikleyici olmuştu. Cebindeki kılıç ucu artık sadece sıcak değil, adeta bir kalp gibi Peter’ın avucunda atıyordu.
Kılıcın Sırrı Çözülüyor
Peter, kılıç ucunu cebinden çıkardığında gözlerine inanamadı. Paslar tamamen dökülmüş, metalin üzerinde antik dilde parlayan rünler belirmişti. Jes, korkuyla geri çekildi. "O... o parlıyor Peter! Babam o gemide kılıcı kırıldığında, 'Bir gün parçalar birbirini bulacak' demişti. Ama o parçayı senin bulman tesadüf olamaz."
Peter, kılıç ucunu tuttuğu an zihninde bir görüntü belirdi: Yetimhanenin en alt katında, devasa bir demir kapının ardında kılıcın geri kalanı duruyordu. Kılıç, Peter’ı çağırıyordu.
Gece Yarısı Operasyonu
"Jes, bana yardım etmelisin," dedi Peter kararlılıkla. "Valizimi aldılar, ailemi aldılar ama bu kılıcı benden alamayacaklar. Aşağı inmem lazım."
Jes önce tereddüt etti, boynundaki o yılan ısırığı izlerini kaşıdı. Lapanın etkisiyle iradesi zayıflamıştı ama Peter'ın gözlerindeki o cesaret, Jes'in içindeki sönmek üzere olan umudu ateşledi. "Pekala," diye fısıldadı Jes. "Gece yarısı gardiyanlar lapa sarhoşluğuna girer. O zaman gidebiliriz. Ama Bayan Grimshaw’ın o maskeli korumasına yakalanırsak... işte o zaman gerçekten pazar gününe döneriz."
Karanlık Koridorlarda
Gece yarısı olduğunda, iki arkadaş gölgeler gibi süzülerek odadan çıktılar. Yetimhanenin koridorları, gece vaktinde daha da çok bir zindanı andırıyordu. Duvarlardaki baykuş heykellerinin gözleri, karanlıkta kırmızı kırmızı parlıyordu.
Alt kata indiklerinde, lapa hazırlanan mutfağın önünden geçtiler. O devasa kazanların içinde gri sıvı fokurduyordu ve etrafa pazar günü sahilde hissettikleri o "ölüm kokusu" yayılıyordu. Tam o sırada, koridorun sonunda bir zincir sesi duyuldu. Maskeli adam, elinde devasa kınıyla ağır adımlarla onlara doğru yaklaşıyordu.
Kılıcın İlk Gücü
Peter köşeye sıkışmıştı. Kaçacak yer yoktu. Adam kınını yere vurarak, "Küçük fareler deliklerinden çıkmış," dedi boğuk bir sesle. Peter korkudan titrerken cebindeki kılıç ucu öyle bir parladı ki, koridor bir anlığına pazar günkü güneşin parlaklığına büründü. Işık o kadar güçlüydü ki maskeli adam gözlerini kapatıp geriledi.
Peter o an anladı; kılıç sadece bir silah değil, karanlığı yırtan bir ışıktı. Jes’in kolundan tuttuğu gibi bağırdı: "Koş Jes! Kapıya az kaldı!"