1. bölüm · Yüksek Güçler

1.bölüm

Nebile Yalçınkaya

"Rüyaları inkar edebilirsin ama hakikati değil!"

İçinde pek çok sır saklayan bir sonbahar günüydü. Okullar yeni açılmıştı. Otobüsler vızır vızır öğrencileri yetiştirmeye çalışıyordu. Bir kız öğrenci de amansızca durağa doğru koşmuştu; çünkü saat zaten 8.00'di, geç kalmıştı ama daha fazla geç kalmak istemiyordu.
Koşarken sarı bukleleri kafasının önüne ve arkasına dağılıyordu. Kaplan
gözleri yorgunluktan bir açılıp bir kapanıyordu. Otobüse yetişmesini Atletik bir kız olmasına borçluydu. Aslında biraz daha düzenli bir kız olsaydı hiçbir şeyi
atletik olmasına borçlu olmayacaktı ama neyse.
O tıklım tıklım otobüste dikkatini gözlüklü ve büyük yeşil gözlere sahip bir kız çekti. Siyah perçemleri alnına dökülmüş olan ve tamamen inek görünümlü bu kız da onu inceliyordu. Aldırış etmedi. Gözlüklü kız otobüsten indi.
İndiği durağa bakılırsa şehrin en iyi lisesinde okuyordu.
Ama sonra ne olduysa otobüs iki durak sonra bozuldu ve yolcular mecburen
inmek zorunda kaldılar. Durdukları yer büyük bir plazanın önüydü. Az ötede
küçük bir oğlan çocuğu ağlıyordu. Sarışın kız çocuğun hâline dayanamadı, gitti yanına. Çocuk, annesinin plazada olduğunu, uzun süredir binadan çıkmadığını söylüyordu ve ısrarla annesine gitmek istiyordu. Normalde umurunda olmazdı ama dayanamadı.
Kız onun elinden tuttu ve binaya girdiler. Çocuk, en üst kata çıkmaları gerektiğini söyledi. En üst kata çıktılar. Çıkmaz olsalarmış çünkü kata çıktıkları
gibi kadını bir sandalyeye bağlı bir şekilde ve etrafında beş tane elleri tabancalı mafyatik adamla gördüler.
Adamlar hemen onların tarafına ateş açtı. Kız o an kıvrak bir hareketle
kendini yere yapıştırdı; sanki vurulup da düşmüş gibi. Ama küçük çocuk
annesine doğru koştuğu için vurulmuştu.
Adamlar kızın öldüğünü sandılar ve bu sefer de pencereden sokakta geçen
bütün insanları taramaya başladılar. Ceset zannettikleri kızın yanından da
yürüyüp geçtiler. Onların gittiğinden emin olduktan sonra kız dehşet içinde
ayağa kalktı, etrafına bakındı. Anne ve çocuk için yapılacak hiçbir şey yoktu.
Pencereden dışarı baktığında ise sokak ortasında yere yığılmış zavallı iki
genç kız gördü. Biri otobüste gördüğü gözlüklü kızdan başkası değildi. Diğeri
ise adeta zengin kızı görünümünde, gür kahverengi saçlara sahip başka bir kızdı.
Ve alarmın onuncu çalışı ile uyanmış oldu. Saat 8 olmuştu.