Seçmeler

Vaveyla Yazarı: lemonkoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Seçmeler
  1. 1 Seçmeler1.113 kelime · Okuduğun bölüm

Lena uykusunda düşünüyordu. Rüya görüp görmediğinden emin olmadığı anları ancak böyle ifade edebilirdi. Hiçliğin arasında görüntüler birbiri ardına beliriyor, o daha ağzını bile açamadan bir diğerine yer vermek üzere dağılıyordu. Bir süredir benzer simgeler içeren karanlık bir rüya musallat olmuştu ona. Bunların hayra alamet olmayacağını bilecek yaştaydı artık. Biliyordu bilmesine de elinden bir şey gelmiyordu. Bir kapı serçe vuruldu. Dış kapı mı? Bilince yerine gelirken rüyanın hatırası git gide belirsizleşti. Sarı diye düşündü istemsizce. Huzursuzca kımıldandığı yatakta gözlerini açtı.

Telaşla odaya giren yaşlı rahibe, ona tam bir hayal kırıklığıymış gibi baktı. “Kalk çabuk! Gene uyuyakalmışsın.”

“Saat kaç ki?”

Lena yataktan doğruldu ve gözlerini kısıp pencereden dışarıya baktı. Saati kestirmek güçtü. Rahibenin açtığı pencereden içeri sızan esintiyle irkildi. Gözleri ter içinde kalmış yatağa kaydı. Yine aynı kabus. Bu sefer hatırında kalanlar eskilerine nazaran daha azdı. Yalnızca sülfür sarısı ürkütücü o gözler.

“Öğle vakti geldi bile. Seçmeler bugün değil mi?” Sesi iğneleyiciydi.

Seçmeler! Lanet olsun diye söylendi kendini hızlıca yataktan dışarı atarak. Nasıl bugün uyuyakalacak kadar aptal olabilirdi?

Kıvırcık saçlarını özensizce tepesinden topladı ve uyumadan önce yatağın kenarına iliştirdiği kapüşonluyu kafasından geçirdi. Koş Rahibenin geride kalan sesini belli belirsiz işitti. Ne dedi sahi? Neyse boşver şimdi.

Lena tapınağın yılda bir kez seçmeler için açılan özel bölümüne vardığında nefes nefese kalmıştı. Elleriyle iki büyük kapıyı tüm gücüyle itti ve hırıltı nefesler eşliğinde istediğinden çok daha dramatik bir giriş yaptı.

İçeride hepi topu yirmi kişi vardı ve kendisi hariç hepsi erkekti. Bunlardan üç tanesi diğerlerinden daha yüksek bir balkondaydı. Üzerlerinden dökülen ipek cüppeler ayaklarına dek uzanıyor, işlemelerindeki renkli ve eşsiz mücevherler ateşi yansıtarak duvarlarda gölge oyunları yaratıyordu. Yüzlerinde ise erişilmezliğin verdiği mağruriyet vardı. Gözleri tuhaf ve eşsiz bir renkle parlayan, köyün bereketli topraklarını koruyan, ejderleri ehlileştiren ve gerektiğinde savaştıran Ejder binicileri bu yılın adaylarını gözlemek üzere yerlerini almıştı. Lena üçünden daha genç ama daha güçlü olan Dikenkuyruğun binicisi Fahir’in buz mavisi gözlerinin ona baktığını fark edince irkildi.

“Bu bir şaka olmalı.”

“Onu kim içeri aldı?”

“Kızların katılmasına izin veriliyor mu?”

Ona dönen oğlan çocuklarının ne bakışlarına ne de sözlerine aldırmadı. Yüzünde küçümseme ve yargılama taşımayan tek kişinin, kısa boylu ve kilolu bir oğlan çocuğunun yanına ilerledi.

“Gelmeyince vazgeçtiğini sandım.” dedi Heper.

“Uyuyakalmışım.” Daha ağzından çıkarken bunun kulağa inanılmaz saçma geldiğinin farkındaydı.

Heper şüpheli gözlerle onu süzdü. “İsimleri topladılar,” dedi uzatmadan ve eliyle uzun boylu, sıska bir adımı işaret etti. “Rahip Samus’un elindeki kesede. Acele etsen iyi olur.”

Rahip Samus eski kafalı bir adamdı. Ona göre bir toplumu yozlaşmaktan koruyan temel taş geleneklerdi ve geleneklere göre biniciler erkekler arasından seçilmeliydi. Bu sebeple ona kararlı adımlarla yaklaşan baş belası sıska kızı farkettiğinde bunun tahmin ettiği şey olmamasını diledi.

“Rahip Samus,” dedi Lena yaşlı adamın önünde sabırsız bir özenle eğilirken. “Seçmelere adımı yazmak istiyorum.

İhtiyar sanki edepsiz bir söz işitmiş gibi yüzünü ekşitti. “Üzgünüm kızım, seçmeler için başvuru kapandı.”

Lena’nın gözleri adamın şimdi daha bir sıkı tuttuğu keseye kaydı. “Hemen elinizdeki değil mi?”

“Öyle ve az önce kapandı.”

Lena inatçı gözlerine ihtiyardan tapınağın sunağında tüten sönmeyen ateşe çevirdi. “İyi öyleyse ismimi oraya kendim atarım.”

Samus’un gözleri şaşkınlıkla irileşirken bir an kulaklarına inanamadı. Şimdi sunağa dönmek üzere olan kızı kolundan yakaladı. “Dur bakalım, bunu yapamazsın!”

“Nedenmiş?”

“Ben izin vermiyorum da ondan. Hem komik olma! Bir kızın seçildiği nerde görülmüş?”

Lena koyu kahverengi gözlerini yaşlı adama çevirdi. “Rahip Samus,” dedi usulca. “Eğer seçileceğime inanmıyorsanız neden ismimi keseye katmaktan korkuyorsunuz?”

Rahip küçümser bir ses çıkardı. “Aptal olma çocuk. Ne diye korkayım? Sana iyilik yapıyorum ben. Kendini daha fazla rezil etme de haydi çık git buradan.”

Lena kıpırdamadı. İnatçı çenesini hafifçe kaldırdı ve isminin yazılı olduğu notu rahibe uzattı. “Öyleyse bana iyilik yapmayın. İsmimi keseye koymazsanız ateşe kendim atacağım. Ben rezil olmaya aldırmıyorum.”

Rahip karşısındaki kızın aymazlığına şaşırmadan edemedi. Rezil olmak istiyorsa buyursun olsun. Kendi kendine söylendi. “Pekâlâ,” dedi keseyi ona doğru uzatarak. “İlle de kendi gözlerinle görmek istiyorsan hadi, buyur at içine, ama uyarmadı deme. Kızların yeri tapınak değildir.”

Lena ikinci kez düşünmedi. İhtiyarın şimdi ona açık bir küçümseme ile bakan gözlerine aldırmadan ismini kesenin içine gönderdi.

Rahip Samus kız arkasını dönüp gittikten sonra bile kendi kendine söylenmeye devam etti. Bu kız çocukları ne zaman bu kadar can sıkıcı hale geldi? Hiç aile terbiyesi kalmadı mı? Kızı belli belirsiz eski meydandaki rahibelerle gördüğünü anımsadı. Sahi ya, öksüzlerden olmalı. Besbelli rahibeler ona çok yumuşak davranmış. Sönmeyen ateşe doğru ilerlerken böyle şımarık çocukları yola getirmenin türlü yollarını kafasında derliyordu.

Kaju köyü olarak bilinen bu eski yerleşke Yont dağının hemen bitişiğine kurulmuştu. İsmini ise artık insanların pek çoğunun unuttuğu, kalanların da yanlış anımsadığı eski bir efsaneden alıyordu. Etna olarak da bilinen Kara Ejder’in binicisinden. Nam-ı diğer Kaiju.

Yılda bir kez açılan bu özel sunakta on altı yaşına basmış çocuklar Etna’nın nefesiyle hayat bulmuş sönmeyen ateşin büyüleyici güzellikteki mavi alevlerine ismini atardı. Bu onlara sahip olabilecekleri en büyük lütuf için sadece tek bir şans verirdi. Oldukça düşük bir ihtimaldi ve Kaju’da yıllardır ejder binicisi görülmemişti. Bu durum Yont’un bu kıyısındaki güç dengesini büyük oranda tahrip etmişti. Salondaki bazı çocuklar yeterince cesarete sahipti. Kalan çoğunluk ise aslında Kaju’nun ticaretle uğraşan ve yönetiminde söz sahibi ailelerinin itibarı gereği bir zorunluluk nedeniyle buradaydı.

“Kaju’nun çocukları, ateşe isminizi katmadan önce iyi düşünün! Bir kez seçilirseniz bunun dönüşü yok.” dedi yeşil gözlü binici, ejderiyle bir olmuş tuhaf gözleri çocukların üzerinde gezerken.

Çocuklar belli belirsiz kımıldandı. Kimseden ses çıkmadı. Lena hayatındaki hiçbir şeyden bu kadar emin olmamıştı. Talihsiz ve önemsiz hayatının tek arzusuydu hatta bu. Bir ejder binici olabilmek.

Rahip Samus elindeki keseyi ateşe attığında ateşe rağmen karanlık olan oda ansızın güneş gibi aydınlandı. Mavi soğuk alev kırmızı bir tona büründü ve göğe doğru yükseldi. Ansızın tüm odayı sarmak ister gibi ayaklarının altından yayıldı. Bazıları çığlık attı. Çocuklar onları içine alan bir alev çemberinin tam ortasında kalmıştı. Vücutlarını yalayarak geçen, tenlerini yakmadan garip bir irkilme hissi yaratan ateş tarafından yutuldular. Az sonra her şey yavaşça eski haline geldi. Önce ateşin rengi eski donuk maviye döndü ve merkeze doğru çekildi. Çocukları saran girdap yatıştı. Parlaklık azalırken görme duyuları geri geldi. Şaşkınlıkla önce kendilerine sonra etraflarına bakındılar. Bir kez daha başarısız bir seçme olmuştu.

Biniciler hayal kırıklığı içinde sırtını sönmeyen ateşe verip çıkışa yöneldi. Ancak çocuklar hareket etmemişti. Salonu bir fısıltı sardı. İçlerinden biri hala ateş tarafından çevriliydi. Samus seçilmiş kişiye yaklaşırken büyük sevinçle ellerini çırptı. Nihayet! diye düşündü. Uzun yıllar sonra nihayet bir çocuk daha ateş tarafından seçilmişti. Tüm gözler bunun işaretini taşıyan yüze sabitlendi. Sevinci kim olduğunu görene kadar sürdü.

Lena bir rüyada gibiydi. Tarif edemediği bir enerji vücudunu dolaşıyor, bedeninde dalga dalga yayılıp sanki ellerinden dışarı taşıyordu. Saçlarının karıştığını hissetti. Dizleri boşalmıştı ama her nasılsa ayakta kalmayı başardı. Parmak uçlarının uyuştuğunu hissetti. Kalbi az sonra yerinden çıkacak gibiydi. Usulca gözlerini açtı.

Lena’nın heyecanla irileşmiş gözlerindeki yumuşak tonlara sahip kahverengi renk gitmiş, onu yerine tuhaf ve parlak sülfür sarısı bir renk ortaya çıkmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18