3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Moonlight_yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 3. Bölüm

Daha önce hiç kendinizi bir enkaz gibi hissettiniz mi, her şeyini kaybetmiş, elinde hiçbir bir şeyiniz kalmamış gibi.
Ben hissettim. Hemde defalarca.
Asla tam olarak bir aile sıcaklığı hissedemedim. Ve bunun eksiklerini maalesef ki çok fazla gördüm şimdiye kadar.
Aslında biyolojik olmasada, manevi bir aile, bir dost bile size yetiyordu.
Aile konusunda her ne kadar şanssız olsamda, en azından dost konusunda hayat yüzüme gülmüştü.
Sibel her zaman benim yanımdaydı. Onunla küçük yaşlardan itibaren her zaman birbirimize destek verdik.
O artık benim için bir dosttan öte, bir aile gibiydi.
Yine de Sibel, bana göre bazı konularda daha güçsüzdü. Fiziksel güçsüzlükten bahsetmiyorum. Duygusal güçsüzlük.
Benim belki hiçbir zaman bir annem, bir babam olmamıştı ama onun olmuştu.
On yaşına kadar ailesiyle birlikte kalmıştı ama, onun yaşadığı şeyleri öğrenince insan bazen bir ailesi olmadığına şükrediyordu.
Tabiki her aile öyle kötü olacak gibi bir kural yoktu, ama yinede kolay şeyler yaşamamıştı.
Ve bu onda epey hasar bırakmıştı...
Bense onun yaşadığı şeylerin, bir benzerlerini kaldığımız yurtta görmüştüm.
Sibel gelmeden önce tamamen yapayanlızdım, o gelince onun da diğerleri gibi olduğunu düşünmüştüm fakat o beni şaşırtarak tamamen bambaşka birisi çıkmıştı. Onunla tanıştıktan sonra en azından artık hayatımda bana destek veren bir kişi olmuştu.
Onunla gerçekten çok mutluydum. Belki yine bize orda kötü davranılıyordu ama birlikte olduğumuz sürece açıkçası bunun pek bir önemi olmuyordu.
Ne kadar her zaman Sibel'le birlikte olsakta yinede tek başımızada epey zorluklar atlattık. Bu zorluklar hiç bir zaman kolay olmadı. Ama şimdi özelliklede Sibel'i
travması olan bir konuyu tekrar yadıyorduk.
"Bırakın lan kızları!" O ses bizim kurtuluş fermanımızdı.
Hemen önümüzde duran adamların arkasından gelen bu sesle beraber yüzlerini o tarafa doğru çevirdiler, ve çevirmeleriyle beraber üçünün yüzlerine bir yumruk yemesi bir oldu.
Adamlardan biri yere düşerken, diğer ikisi sadece tökezlemişti.
Önlerimizde adamlardan sesin geldiği yeri görmesekte, adamların dikkati iyice dağılmışken buradan hemen gitmeliydik.
Sibel'e baktım, o adamlara bakarken ben onun bileğini tutup onlara ters tarafa doğru hızla koşmaya başladım.
Sibel'de kendine gelmiş olacak ki o da hızlanarak peşimden geldi.
Biz bir kaç bina öteye doğru koştuğumuz sırada ise adamlardan ikisi bizim peşimizden gelirken. diğerleri bizi korumaya çalışan adamalrla uğraşıyordu.
Evet adamlar, çünkü ben bizi korumaya çalışan kişiyi tek kişi sanarken aslında onlar üç kisiymiş.
Arkama göz ucuyla baktığım sırada bize saldıran esmer ve sarışın adamlar bize yaklaşmıştı. Bizi yakalamaları an meselesiydi.
Sibel korkuyla bana bakarken onu kolundan hafifçe ittirerek bağırdım.
"Sen koş, ben hemen arkandayım." Sibel koşmaya devam ederken, ben arkama döndüm.
Belki bu yaptığüm size çok saçma gelecekti ama ben Sibel'e kıyasla birazda olsun dövüşmeyi biliyordum.
Bu gibi durumlar ilk defa başımıza gelmiyordu, ve bende buna hazırlık dövüşmeyi öğrenmeye çalışmıştım.
Adamlar önümde durduğunda, biri benimle kalırken bir diğeri Sibel'in gittiği yöne doğru koşmaya devam etti.
Esmer adam, o pis ağzıyla sırıtmaya devam ediyordu.
"Şimdi nerey kaçıcaksın küçük kız? Benimle dövüsecek misin?" O hala sırıtırken,
"Aslında tam olarak bunu yapacaktım." diyip yüzüne bir yumruk geçirdim. Adam sarsıldı ama o da baş durmayarak benim karnıma bir yumruk geçirdi.
Düşecek gibi oldum ama hemen kendimi düzeltip, onun göğsüne doğru sert bir tekme geçirdim.
Bu yaptığım onu epey sinirlendirmişti.
Hızlı bir hareketle arkama geçip bileklerimi eline kıstırdı. Belim onu göğsüne denk geliyordu.
Geriye doğru bir tekme atmaya çalıştığımda, hızla buna engel oldu.
Bileklerimi tutmayan diğer eliyle ağzımı kapattığında, çırpınmaya başladım.
Ne kadar ona karşı gelsemde, beni kendine iyice kıstırdığında artık yapabileceğim pek birşey yoktu.
Şuanda tek temennim Sibel'in iyi olmasıydı.
Her ne kadar istemesemde gözümden bir damla yaş geldi ve bir kaç damla daha ona destek verdi. Etrafı bulanık görmeye başladığımda, arkamdaki vücudun varlığı gitgide azalmaya başladı. Ardından bir haykırış.
Kollarımdaki eller git gide gevşerken ileri doğru kacmaya çalıştım ama ayağım bir taşa denk gelince tökezleyip yere düştüm.
O sırada büyük ihtimal bileğimi burktugumdan canım bir hayli acımıştı, kollarımdaki baskı hissi hala hissedilirlen bu durumu daha zor kılıyordu.
O sırada hemen arkamdaki acı dolu inleyişlernson buldu.
Ardından kolumda parmakla hissettiğimde, irkilip arkama baktım.
Koluma değen parmaklar hızla uzaklaşırken, karşımdaki kişi o esmer adam değildi. Sanırım bizi kurtaran adamlardan biri olmalıydı.
Karşımdaki adamı incelemeye başladım.
Kumral saçları, hafif yeşile çalan ela gözleri. Uzun ve ince burnuna tezat, hafif dolgun dudakları vardı.
İyi olup, olmadığımı ôğrenmek ister gibi gözlerime bakıyordu.
Her ne kadar bizi kurtarmış olsada ondan korktuğumu anlamış olacakki, hafifçe diz çökerek yanıma eğildi.
Sonuç olarak onun da kim olduğunu bilmiyordum. Hafifçe geriye doğru süründüm.
Bu hareketim onu daha da dikkatli davranmaya iterken, haerketlerimi inceliyordu.
"Sen, iyi misin?" Hızlıca başımı aşagı yukarı doğru sallarken ondan uzaklaşmak isteyerek kalkmaya çalıştım fakat bileğim buna engel olduğunda, dudaklarımdan acı bir inilti döküldü.
"İyi değilsin. Benden korkmana gerek yok. Sen ve arkadaşına yardım etmek istiyoruz"
O anda onun yanındaki kişiler aklıma geldi. Sahiden onlar neredeydi?
Etrafa baktığımda, beni anlamış olacak ki konuşmaya başladı.
"Arkadaşlarım, senin arkadaşını bulmaya gitti. Onunda iyiliginden emin olmak istedik."
Gözlerine şüpheyle baktım, bu kadar iyilik bir insana göre fazla değil miydi? Sessizliğimi bozarak,
"Sizde, bizden bir şey istiyor musunuz?" Dedim. Bence gerekli bir soruydu çünkü insanlar genelde bôyle durumda ki bir kişiyi gördüklerinde umursamadan yanlarından geçip giderlerdi.
"Hayır, sadece sizi ve zor durumda olduğunuzu görüp yardım etmek istedik."
Biliyorum belki kulağa bencilce gelecekti ama ona karşı hala tam olarak güvendeymişim gibi hissetmiyordum. Sonuç olarak onu da tanımıyordum. Ve onlarda her an bize birşey yapabilirlerdi.
"İzin verirsen bileğine bakabilir miyim?"
Tereddüdle başımı salladım. Parmakları bileğimi buldu ve bakmaya başladı.
"Sanırım burkulmuş ama her ihtimale karşı hastaneye gitmek isteyebilirsiniz."
O sırada sokağın sonundan Sibel'in sesi geldi.
"Açelya!" Kafamı kaldırıp ona baktığımda yanındaki iki kişiyle bize doğru geldiğini gördüm.
Yanımıza vardıklarında Sibel hızla eğilip bana sarıldı. Onun ne durumda olduğundan emin olmak istiyordum.
"Sen iyi misin?" Başını olumlu anlamda salladı.
"Ben iyiyim o adam bana yetişti ama onlar beni ondan kurtardı." Minnetle hemen yanımızdaki adamlara baktı.
Belki de Sibel'in en büyük hatası buydu. Ona karşı bir kere iyi davranan kişilere, hemen güveniyordu.
Bu hayatta kimseye tamamiyle güvenmemeliydik. Sonuçta kimin ne yapacağını asla bilemezdik.
Sibel devam etti,
"Sen iyi misin?" Gözleri beni tararken hafif morarmış bileğimi gördü.
"Evet iyiyim, sadece bileğim burkuldu."
O sırada bizi kurtaran kişilerden siyah saçlı olanı konuşmaya başladı.
"Kızlar iyiyseniz sizi eve bırakalım. Eviniz nerede?"
Sibel bu soruya balıklama atlayacakken onu elimle susturdum ve onlara döndüm.
" Tesekkür ederiz ama gerek yok. Sizi de daha fazla uğraştırmayalım." Benimle kalan çocuk beni yanıtsız bırakmayarak,
"Öyle şey olmaz, zaten zor bir durumdan kurtuldunuz. Bir daha başınıza birşey gelmenizi istemeyiz."
Bu cevap kaşlarımı hafifçe çatmama neden oldu. Yerden destek alarak yavaşça ayağa kalktım. Bileğim epey acısada bunu göz erdı ettim.
"Bize yardım ettiğiniz için gerçekten teşekkürler ama dediğim gibi gerek yok.
Sonuç olarak sizide tanımıyoruz."
"Evet ama sizi bu halde bırakamayız." Bu sefer aralarından sarışın olanı konuşmuştu.
Kavga sırasında çantalarımız biraz ileriye düşmüştü. Onlara göz ucuyla bakıp devam ettim.
"Sorun değil, herşey için tekrar teşekkürler.
Zaten bizim için fazlasıyla şey yaptınız. Bundan sonrasını halledebiliriz." Diyerek Sibel'in kolundan destek aldığımda, zorlanarak çantalarımızın olduğu yere geldik.
Sibel sırasıyla önce onunkini sonra benimki yerden alıp elinde tuttu.
Adamlar hala orada bekliyor ve bize bakıyrolardı. Sanırım bizim en azından bizim otobüse binmemizi bekliyorlardı.
Hafifçe etrafa baktığımda, sokağın farklı noktalarında bize saldıran adamlar baygın halde duruyordu.
Sokağın sonuna doğru otobüs durağın geldiğimizde ise onlar hala biraz ötede bize bakıyorlardı.
Belki amaçları iyiydi ama kimseye güvenemiyordum.
Neyseki otobüs çok gecikmeden geldi ve Sibel'in yardımıyla otobüsün cam kenarında olan yere yan yana oturduk.
Camdan son kez o tarafa baktığımda benim yanımda kalan kişiyle göz göze geldik.
İkimizde birbirimizin gözlerine bakıyor, başka hiç bir noktaya odaklanmıyorduk.
Otobüsün harekete geçmesiyle, oradan ayrılırken son kez birbirimize baktık.
Sanki kaptanın kendi teknesinin batmasını izler gibi, birbirimize sessizce veda ettik.

_____________________________

Kitabımı sevdiyseniz beğenir ve kitapla ilgili düşüncelerinizi yorum şeklinde bakarsanız çok sevinirim♡
https://decomytree.com/home?hashedId=yGHT7IV-1iLp14
Ve de yeni yıl için Deco my tree uygulaması üzerinden ağacıma bana özel mesaj bırakırsanız çok sevinirim. Eğer isterseniz siz de kendi aşağısında linklerini veya adlarını söyleyebilirsiniz karşılıklı olarak birbirimize mesaj bırakırsak yeni yıl için çok mutlu olurum 🫶

_____________________________

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

41okunma 8beğeni 8yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18