1. bölüm · Yirmi dördüncü koridor
☆SON DERS ZİLİ
İsmim derin, kimsenin umrunda olmayan hayatım sanırım bu kolejde cürüyüp gidecekti aslında bir hedefimde yok sadece şu koleji okuyup mezun olmak istiyorum.
"Derin!! Gelsene buraya bırak o defteri artık" ah.. tabiki de mükemmel grubum
Size tanıtayım onları. hayatımı yazdığım bu defterde onlarda yer alsın bana seslenen bu kisi aylin. 5 kişilik bir grubuz biz. küçükken yetimhanede onlarla tanışmıştım hayatımın her anında yanımda oldular kalp rahatsızlığım yüzünden çoğu kişi bana acıyarak baksada onlar hep o kişileri döven çocuklar oldu.... şaka yaptım onlar masum birer kolej öğrencisi.
Sol masada oturmuş heyecanlı heyecanlı birseyler anlatan kisi bulut , kıvırcık ve turuncu saçları var itici gelebilir fakat o en neşeli kişi , hayatta ne yaşasak yaşayalım hep o yanımızda oldu. Onu cok seviyorum iyiki tanışmışız (ağlıyorum sanırım)
Kaan var sırada; ondan hoşlanıyorum sanırım..mavi gözleri var asosyal bir tip daha önce hiç sevgilisi olmamıştır belkide her neyse onu geçelim
Mete var bide, coğunlukla ağlar o (çok komik) kalbim her ağrıdığında sanki onun canı yanıyormuş gibi ağlardı seni de seviyorum mete
Biz 5 kişiyiz küçükken bize aile olamayan ciftlerin, birbirine aile olmuş çocuklarıyız
İlerde bu defteri okursanız hasta kalbime rağmen benim kalbimin parçaları sizsiniz
Bunun için sizlere minnettar olacağım ve şayet ölmeyip yaşamayı becerebilirsem
Size yemin ederim kaanla evlenip sizin gibi birbirinin eksiklerini tamamlayan çocuklarımız olacak. Fırsatçılık yapmış olabilirim belki ama sorun yok bence...
Aylinin beni çağarmasıyla defteri bıraktım ve yanlarına gittim.
"Kaan, iyi misin? dalgın gibisin." Dedım sessizliği bozup kaan mavi gözlerini bana çevirdiğinde yine kalbim carpmaya başlamıştı
" hayır derin, öyle gözüküyordur" belkide öyledir.
Bakışlarım aşağıya indi gözlerine daha fazla bakamıyordum allahım ben ne yapacağım bu kalbimle ilaçlarımı almak için masadan kalkmaya çalıştım ama göğsümde şiddetli bir ağrı vardı. elim istemsizce göğsüme uzanmak üzereyken durdurdum elimi bizimkiler anlamamalıydı ortamın neşeli hali toz olurdu yoksa
" ben, sınıfa uğrayıp geleceğim simdi " diyip ayaklandım
Arkamdan bakıyorlardı kesinlikle. derin bir nefes aldım keşke ölseydim bu hallerim onlara da yük oluyordu
Merdivenleri çıkıp sınıfa ulaştım çantamı açınca ilaclar.. ilaçlar yoktu
Yine bir yerde mi unuttum acaba. Kahretsin! Aşağıya inemem tekrardan nefesim daralıyor.
Cama yönelip camı açmak için uzandım nefesim cidden cok kesik kesik çıkıyordu
Zil çalma sesi kulaklarıma geldi ,teneffüs bitmişti kapıya doğru baktım,kimse yoktu.. lütfen bizimkiler erken gelsin ilaçları bulurlar belki
Allah'ım lütfen burada olmasın.. burda ölmek istemiyorum.. yalnız ölmemem lazım lütfen. Gözyaşlarım görüşümü bulanıklaştırıyordu omzuma dokunan bir el oldu o tarafa döndüm aylin bana sesleniyordu
" ilaçlar.. yok aylin" gözünde korku vardı.
Kaan sınıf kapısından girdi. elinde ilaçlarım ve su vardı elinden hemen alıp içtim
Düzelmesi için beklemek dışında yapacağım birşey yoktu.
Sırama oturdum çok üzgündüm birazdan yine zil calacak ve yurtlara dönecektik hep kalbimle uğraşmak zorunda kalıyorduk cok yoruyordum onları
Bitsin şu hallerim artık..
" sevgili öğrencilerimiz, öncelikle sakin kalmanızı istıyoruz. Okulda bir arkadaşınız kayıp ve güvenlik amacıyla şuanlık karantina altındayız endişe etmeyin arkadaşınızı el birliğiyle bulursak evlerinize gidebilirsiniz. Buse aydın, arkadaşınız resımlerı korıdorda asılı bakabilirsiniz "
Öncelikle bismillah diyorum.
Koca okulda öğrenci kaybetmelerine mi , bize aratmalarına mı
? Şaşırayım bilemedim
Bulut yine hepimiz adına söze atlayıp " daha doğrusu hocam, koca okul burası normal diye düşünüyorum bende geçen erkekler tuvaletine gideyim dedim , kızlar tuvaletinde buldum kendımi okul büyük ve bu kadar kisi buse için ortalığı ayağa kaldırmasın"
"Evet hocam küçük birşey için karantina mı olur ? Evlerimize dağılalım lütfen"
" okulumuzun saçmalıkları da hiç bitmiyor"
Tüm sınıf olayı düzeltmek yerine konusmayı ve vakit öldürmeyi seçiyordu
"Bence arayalım birlikte hemen buluruz ve evlerimize gideriz burda itiraz etmemiz birşey değiştirmez " konuşmam bitince hoca dışarı çıkıp kapıyı kapattı
Herkes yavaş yavaş sınıftan çıkıyordu bulut koşar adımlarla yanıma gelip bir kolunu omzuma atıp yanağımdan makas aldı bu durum gülmeme sebep olmuştu
" harikaydın derin! Sarı kafalı kızlar genelde mantıksız konuşur ama hayatımda gördüğüm en güzel ve mantıklı sarılardan birisin grubumuzun gururu olduğunu belirtmek isterim fıstık" bulut fazla mı uçuyordu acabasıı
" hayatında gördüğün tek sarışın derin zaten bulut. Neyini övdün anlamadım"
NE!! Kaan salak olduğumu belirtir gibi konustu altında kalmak gibi bir niyetim yoktu
" yalnız beni gömüyor musunuz ,övüyor musunuz anlamış degilim ayrıca ask olsun kaan tipin olmayabilirim bende sarışın olmak istemezdim tartıştığımız konuya bak gidelim artık" pislik nasıl da belli etti kendini hata bende bunu nasıl severim tez vakit kendime yeni sevgili adayı bulmaya başlayacağım adi herif
" bakın dero oldukça güzel kudurmayın siz erkekler ne anlarsınız güzelden ayrıca. Ben konferans salonundayım gelirsiniz" diyip gitti aylin. bulut ve mete de çıktı
Kaan bileğimden tutup, " güzelsin düşmesin yüzün hemen öyle" affederim sanmayın tavrımı ortaya koyup kolumu kurtardım ondan
"Aaaa hayır hayır, kaan bey tipiniz olmayan birini sırf üzülmesin diye beğenmiş gibi yapmayın. Malumunuz sonra yapışıp kalır size zor durumda kalırsınız"
Gözlerinin deniz mavisi olduğunu söylemiş miydim?? çok güzellerdi.
Arkamı dönüp sınıftan çıkmak uzereydim ki kaan'ın ağzından çıkan cümle, hem aklım hemde kalbim için fazla tehlikeliydi
" başıma bela olacak kişi sizseniz derin hanım, bundan mutluluk duyacağımı bilmenizi isterim."
İşte sonra bir yabancı gelir ve yıkılmaz dediğiniz duvarları yıkar , hayatınıza yeni renkler katar...
Deniz mavisi gibi
Bir an duraksamış olsamda ona bakmadan sınıftan çıkmayı başarmıştım
Kalbim yine ağrıyor ve bu ağrı her geçen gün daha katlanılmaz oluyordu. Konferans salonuna vardığımda kimse yoktu
Işıklar bile yakılmamıştı nerdeydi tüm okul?
Aylin burda olacaklarını söylemisti ama yoktular telefonumu çıkarıp onlara yazmaya başladım
Nerdesiniz? Salonda kimse yok, ve.. burası karanlık. korkmama yetecek kadar korkunç bir karanlık
Mesajı attım. Ve beklemeye başladım belki gelenler olurdu
1 saat sonra;
Dudaklarımdan çıkan tiz bağırış sesi tüm salonda yankılanmıştı o...
Ölmüş.. buse ayaklarımın dibinde kanlar içinde yatıyordu
Ben.. napmalıyım bilmiyorum. Kalbim göğüs kafesimi terk etmek istiyormuşçasına çarpıyordu
Ağlamaya başladım ellerimle ağzımı kapattım kımse duymasin diye
Canım cok acıyordu
Buse ölmüştü.. biri onu öldürmüş...
Omzumdan biri sertçe tutup kendine çevirdi bu kişi bulut tu salak mısın bulut korktum demek isterdim ama yeterince korkunç birşey vardı suan endişeli bir şekilde bakıyordu bana
" bu-bulut o ölmüş. Buse öldü" elleriyle yüzümü silerken bir yandan da sorular soruyordu
" sen mi yaptın derin? Korkma bana anlat herseyi yardım ederım sana korkma lütfen ve ağlama yalvarırım sana bak durumun iyi değil kendine gel"
İlk defa böyle ciddi görüyordum onu
" ben yapmadım sizi bekliyordum sonra gezmeye başladım burda ve buseyi gördüm bu kadar "
" ağlama gel çıkalım burdan "
Kolumdan tutup beni çekiştirip duruyordu orda biri öldü ve yardım etmeliydik ama o.. kaçıyordu
" bulut yardım etmeliydik herkesi çağıralım gelsinler" duymuyordu sanırım
Merdivenlerden hızla yukarı çıkarken kalbim sızlıyordu artık
Nefesim gittikçe daralıyordu fen laboratuvarına girip kapıyı kilitledi arkama baktığımda aylin,mete,kaan hepsi burdaydı
Görüşüm iyice kapanmaya başlıyordu ağzımdan çıkan tek kelime " buse ölmüş "
Sanırım ölüyordum.
Ellerim iyice uyuşmuştu. Yere düştüğümü anladığımda herkesin sesi bir uğultuludan ibaretti birileri ellerime ve yüzüme dokunuyordu
Kaan'ın sesi geliyordu "nabız çok yavaş, ambulansı arayın karantina umrumda değil derin ölüyor arayın şunu"
" derin ölmesin lütfen" mete annesinin ölüsünü küçükken görmüştü ve simdiyse benim.
Sesler kesildi hayatım burada bitmiş,anılarımı yazdığım defter burda kapanmıştı.
Son ders zili bizleri evimize degil bir cehenneme çağarıyordu.
15.03.2023
