2. bölüm / 4
Yıldız EfsanesiMorun zirvesinde
Bölümler 4Şu an: Morun zirvesinde
- 1 Tanıtım X karakterler633 kelime
- 2 Morun zirvesinde812 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Boynuz Kulağı Geçerse1.742 kelime
- 4 Yuhalanmak1.627 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Dinlerseniz tema kafanıza tam kraliyet olarak işler.)
Bu arada, Yıldız Efsanesi hakkında konuştuğumuz, yeni bölüm ve kitapla ilgili küçük küçük şeyler paylaştığım bir WhatsApp kanalım da var. 🌌
Katılmak isterseniz sizi de orada görmek beni gerçekten mutlu eder. 💜
────୨ৎ────
İnce bir ipin ucunda, bir oraya bir buraya savrulmuş hissettiğiniz oldu mu? Ellerimde tutuyordum hayatımın iplerini...
Bedenimin ruhumu yok ettiği günlerde belki efsaneler arasında bir gerçektim. Belki de yıldızın ta kendisiydim. Yıldızlara karşı bağım o kadar kuvvetliydi ki her gün gece olmasını bekler ve yıldızların kayışını izlerdim... Bir gün, bugün de olduğu gibi, koyun bakarken akşama kadar durmam gerekmişti. Koyunları koyduktan sonra ise ahırın çatısına çıkıp oradan yıldızları izlemek istemiştim... Şu anda koyun bakacak çok vaktim olsa da yıldızları izleyecek bir vaktim yoktu... Çünkü şu an çalıştığım kişi birazcık zor bela bir insandı...
Hayatımın ne kadar yoğun olduğunu sizlere bu cümleyle belki kanıtlamış olabilirdim. Sürekli çalışan bir köle gibiydim. Mor saçlarımın zarafeti, siyah saçlı insanların azametine uğruyordu.
"Bugün Lord Lucian gelecek," dedi beni çalıştıran çiftçi. Otlağın çitlerinde dinleniyordum, oysa dört saat aralıksız yürümüştüm.
"Git ve giyin, krallıktan haber geldi. Varis seçimleri için gezilmemiş tek köy burası kalmış, illaki buradan seçerlermiş. Şansını dene derim, izinlisin," dediğinde, "Eğer şansını denemeyeceksen izinini çekerim," dedi bir hışımla tekrar.
"Gözüm yok, izin istemez," dedim aynı tip bir hışımla.
"Yani ömür boyu koyun ve keçi boku temizlemeye razısın? Kız olsam gördüğüm ilk lorda koşardım, sefillik bu hayat!" dediğinde güldüm.
"Bir bakmışsınız lordsunuz, o zaman sarayda bir oda isterim."
O da güldü. "İşine devam et."
"Lord Lucian geldi! Herkes işini acilen bırakıp saygıda dursun!" diyerek önden gelen ve yanında bir gramofonla koşan birinin daha olduğu iki kişi gördüm. Söylene söylene ahırın içinden çıktım ve dışarıya baktım. Ahırda olmama rağmen üzerimde beyaz elbise ve mor korse ile mor pelerin vardı.
Hafifçe boğazımı temizlediğimde koşuyordu hâlâ o kişi ve köyün ileri kısımlarına gidiyordu. Ancak Lord Lucian adımlarını çoktan köye atmış olacak ki atıyla birlikte ilerlemekle meşguldü.
"Varis düelloları başlamıştır! Aranızdan bir kişi, şu an varisimiz olan Monica ile yarışmak için düellolara davet edilecektir. Lord tarafından seçilen kişi varis olmaktan asla vazgeçemez!" dedi bir adet tellal daha.
Ahıra geri gireceğim sırada bir kişi beni kolumdan tuttu. "Hayır, küçük kız. Burada beklemek zorundayız," dedi. Bunu diyen kişiye doğru bakıp, "Beklemek istemiyorum," yanıtını verdim. Ancak kanunlardan bahsettiği sırada sıkılıp onayladım.
Lord Lucian seçim esnasında hayatımıza kaldığımız yerden devam edebileceğimizi söylediğinde çiftçiden izin alıp evime geçtim. Çünkü herkesin kendi mülkünde olmasını istemişlerdi. Ben de bu köydeki en küçük ev olan, ancak yıldızları görebileceğim bir teleskop dahi barındıran ağaç evime ilerledim.
İlerlediğim sırada bir muhafız bana seslendi. "Mor saçlı kız, buraya bak!"
Bu köyde saçı mor olan tek bendim. Döndüm. "Sorun ne?" dediğimde, beni kurbanlık koyun gibi yakalayıp, "Lord Lucian istiyor!" demişti.
"Bir daha bana dokunur olacaksan seni buraya gömerim!" dedim sinirle. Muhafız da olsa herkesin bir yeri vardı, kimse bana dokunamazdı.
Nefeslerim daha yoğun hale geldiğinde, hışımla içimden bir huzme sihir yapma isteği geldi. Köylü de olsak bizim de sihirlerimiz neden olmasındı ki... Sadece daha azdı.
Lord Lucian vardı, hapis cezası istemiyordum. Hayır... Nefes al, ver. Nefes al, ver... Kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum.
Muhafız sırıttı. O bana güldü, öyle mi? Ona doğru atılacakken, "Kendini durdurmayı bilmiyor muydun? Eksi puan!" diyerek muhafızla arama giren Lucian'dı, ta kendisiydi.
"Kusura bakmayın," dedim içimde atamadığım bir sinirle.
Sanırım birazcık sinirimi hafifletmeye çalıştığımda Lord Lucian cebinden bir şişe çıkardı ve tıpasını adeta fırlatarak açtığında şişeyi bana uzattı. Bir muhafız diğer taraftan tıpayı alıp bir çöpe attığında, ben sadece kendi işini bile kendi yapamayan bir adam görmüştüm.
"Al iç bakalım hanımefendi," dedi ve şişeyi daha da elime tutuşturdu. Aldım mecburen ve "Bu nedir?" dediğimde, "Önce iç," yanıtını verdi.
"Kontrol için kullanılan yıldız şurubu," dedi köyün şifacısı kulağıma yaklaşıp. "İç, şifadır."
"Duydun," dedi Lucian. "İç."
"Ancak eksisi de var," dedi Lucian güvenip içeceği dudaklarıma götürmüş, genzimden akmasına izin vermişken. "İçindeki gücü ilk içtiğinde gösterir ve etki etmesi için yıldızlarla bağlantın olmalıdır."
Lucian bunu neden şimdi söylemişti ki?
"Mor saçlılar genelde yetimlerdir, çünkü aileleri yıldızlardan bir takımyıldızıdır," diyerek devam etti. "Ancak saçı en koyu mor tona sahip olan sendin."
İçimden birden fazla ışık huzmesi çıkmasıyla zafer kazanmış gibi gülümsedi. "En eşsizi de sendin." Ve içimden çıkan beyaz ışık huzmesi mora bulandığında yerden yükselmeye başladım.
Ve ardından belirli bir yüksekliğe geldiğimde herkes göğe bakıyordu. Üzerimdeki kıyafet yok olmuştu ancak ışıktan kimse göremiyordu. Bir kıyafet dilediğim anda üzerime morun en güzel tonunda kabarık bir elbise gelmişti. Elbise dantel eldivenler ile tamamlandığında çıplak kalan tek yer ayaklarımdı.
Gülümsemem ile yere indiğimde herkes hayret ile bakarken ben de gülümsemeyi ihmal etmedim. "Bu da neydi böyle?" dedim. Çıplak ayaklarıma batan çakıl taşları bile rahatsız etmiyordu. Mutlulukla kendi etrafımda döndüm. Sinirimi bir iksirle mi yenmiştim?
"Hoş geldin yıldız mirasçısı," gülümsedi. "Hoş geldin sevgili varisim, Lyra."
İsmimi nereden öğrendin diye sormama gerek kalmadan gökyüzünde yazan "Lyra" yazısını gösterdi. Daha sonra "Varis olmak istemiyorum," yanıtını verdiğimde, "Artık bu yoldan dönemezsin," yanıtını verdi. Hatta "Düelloya bile gerek kalmadığını düşünsem de kanun kanundur," dedi.
Bölüm etkileşimi
