4. bölüm / 4
_Yeşilin en güzel tonu_2. Bölüm
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm
- 1 Önizleme136 kelime
- 2 Tanıtım71 kelime
- 3 1. Bölüm425 kelime
- 4 2. Bölüm3.456 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Umarım konu hoşunuza gider diğer waddpad kitaplarından farklı olucağını başta belirtmiştim. Tabiki sıkıcı bir aşk kitabı olmayacak gerilim kısmı kitabın ilerideki bölümlerinde yer alıcak .iyi okumalar .
1 ay önce ...
" anneee lütfen . Lütfen izin ver artık "
Yine arkadaşlarımla buluşmak için annemin izin vermesi için ona yalvarıyordum . Ellerimi birbirine birleştirmiş dizlerimin üzerinde şansımı zorluyordum ." Anne Rüveyda' da orada olucak . Lütfen"
Bi insan bu kadar inatçı olmamalıydı . Kürt bir ailede yaşamanın en büyük sıkıntısı dışarı çıkmana izin vermemeleriydi. Aslında babam bu konuda daha iyiydi . Ama evdeki izinler annemden geçtiği için babamın izin vermesinin bi anlamı yoktu .
20 yaşına da gelsem izin alana kadar canım çıkıyordu . Tamam izin vermemesinin sebebi geçen kaybolup saat 12 'de eve varmamın büyük bi etkisi olsada bence bu kadar abartmamalı .
Mutfak adasının kenarında bulunan sandalyelerin birinde oturan annemin gözüne girmek için bulaşıkları akıtan Selma ablaya yardım için yanına koştum . Selma abla ve Selda abla ikiz kardeşlerdi annemden 6 yaş büyüktüler . Ben doğduğumdan beri evin işleri için anneme yardım ediyorlardı . Hizmetçi yada çalışan tabirlerini kullanmayı pek haz etmem . Ayrıca onlar bi hizmetçiden daha fazlasıydı bizim için . 20 yıldır onlarla bi aile olmuştuk . Yaşları benden epey fazla da olsa beraber kız gecesi yaptığımız günler oluyordu . Annem ve onlar benden daha genç ruhlu insanlardı . Onların bana ayak uydurması gerekirken ben onlara ayak uyduruyordum . Annem bakımlı ve diktatör biriydi . Yaşını hiç belli etmemesi bir yana evli olup 4 çocuk doğurduğuna kimse inanmıyordu . Bu konuda ona hayrandım .
Selma ablanın sudan geçirdiği tabakları bulaşık makinasına dizerken anneme bakıyordum . O ise hiç istifini bozmuyordu .
Kaş göz işaretiyle Selma ablaya " yardım et"
Çağrısı verdim. O ise hiç oluru yok dermişçesine kafasını salladı . Yerleştirme işi bitince annemin yanına oturup elini kavradım.
" Annecim . Benim güzel annem . Benim tatlı annem . Ben kaç yaşındayım biliyor musun ? " elini benden çekip göğüsü üzerine bağladı . Sert bakışlarını da eksik etmedi .
" Tuana yine başlama duygu sömürüsü yapmaya . 20 yaşında olduğunu unutacak kadar yaşlanmadım . Her seferinde aynı şeyi yapıyorsun . Hem gidip ne yapıcaksınız?"
Mutsuz bir şekilde sorusuna yanıt verdim .
" Bayram için elbise alıcağız kendimize "
Annem yine olumsuz bir şekilde kafasını salladı . Elimi tutup " şimdi yine diyeceksin ki güvenmiyor musun bana ama ben de sana ..." o meşhur sözü birlikte söyledik .
" Ben sana güveniyorum . Dışarıdakilere güvenmiyorum . Arkadaşta insanı yoldan çıkarır . " bu lafı başkası duysa lisedeki arkadaşlarımla bara gidip sabaha kadar içip sarhoş olucağımızı sanardı .
" Anne lisedeki arkadaşlarımla değil kuran kursta ki arkadaşlarımla gideceğim biliyorsun değil mi ? Hepsi namazın da niyazın da insanlar " lisede çok haylaz bir kızdım . Özelliklede arkadaş seçimim berbattı . Bu konuda anneme hak veriyorum .
" kurs arkadaşlarınla gitmen geçen 12' de eve geldiğin gerçeğini değiştirmez . Onlarla tanışsamda yeteri kadar iyi tanımıyorum ."
Başımı eğdim . O ise konuşmaya ,bana öğüt vermeye devam ediyordu . " Hem ben senin iyiliğini istiyorum . Ablanla, kuzenlerinle, benimle , abinlerle ,selma ve selda ablanla istediğin yere gidebilirsin . Ama arkadaşlarınla olmaz . Onlarla biraz daha iyi tanıştırırsan beni sonra belki seni gönderirim ."
Hiç bi kaçış yolum yoktu . Morelim yeterince bozulmuştu . Bu durumu sadece kürt aileye sahip insanlar mı yaşıyor du bilmiyorum ama kürt olmaktan bazen nefret ediyorum . Son kozumu deneme sırası gelmişti . " abimler olsaydı izin verirdin ama . Çünkü onlara hiçbir şey diyemiyorsun ." Sustu. Oldukça uzun bir süre .sonra derin bir nefes aldı .
" ne diyeceğimi biliyorsun . Onlar erkek kendini koruyabilirler . Ama sen kızsın . "
O kadar sinir oluyorum ki bu cümlelerine . Ayağa kalktım ve sesimi yüksettim .
" Bende kendimi koruyabilirim . Bende amcamdan dövüş derleri aldım . Salih eğitimi aldım . Ama senin için hala yeterli değilim . Alt tarafı yarın 3 saatliğine dışarı çıkıcağım . 2 haftadır kurstayım sadece dışarı çıkmak istiyorum. Tamam geçmişte kötü arkadaşlar edinip bazı hatalar yapmış olabilirim . Ama büyüdüm artık . Akıllandım . İzin vermen için erkek mi olmam lazım " sesim titriyırdu . Bu konuyu ilk defa konuşuyordum . İlk defa bu kadar açık dile getiriyor ve nerdeyse bağırıyordum . " Bu ailede rahat yaşayabilmem için erkek mi olmam gerekiyor ? Sen kızsın otur evinde . Sen kızsın edepli ol . Ya bıktım artık . BIKTIM. DOĞURMASAYDIN O ZAMAN BENİ . MADEM BU KADAR DARALTICAKTIN DOĞURMASAYDIN . "
Bir şey demesini beklemeden odama çıktım . Elimi kalbime yerleştirdim ve odayı dolduran rüzgarı içime çektim . Kalbimin ağrısı şiddetlendiğinde çekmecedeki ilaçlarımı içtim . Yatağıma uzanıp gözyaşlarımın akmasına izin verdim ...
~
Gözlerimi açtığımda yatsı ezanı okuyordu . Abdest almak için yatağımdan doğrulduğumda odamın içinde bulunan koltukta annemi gördüm . Üzgüdü . Belki de ağlamıştı. " Özür dilerim kızım . Sadece seni korumak istedim ama ,Galiba biraz abarttım . Yarın isteğin yere gidebilirsin bundan sonrada hep izin vereceğim . Ama dikkatli ol ve bu kararımdan beni pişman etme " yatağımdan fırlayıp boynuna sarıldım . Teşekkür ederek yanaklarını öptüm .
~
S
aat 13:10 'du . Bense hazırlanmış bu sıcakta güneşin altın da abimi bekliyordum . Nasıl bir insan her seferinde 5 dakikaya ordayım deyip , yarım saat geç kalır ? Cidden anlamıyorum. Ümraniyeden fatihe otobüsle gitmemek için abime beni bırakması için rica etmiştim . Zaten annem abime çoktan bu konu hakkıda tehditler yağdırmıştı . Bu da benim işime yaradı . Yarım saatin sonunda nihayet abim geldi . Yol boyu geçen yaptığım tatlıyı yapmam için yalvardı . Onu susturmak için tamam desem de yapıcağıma pek emin değildim .
Buluşma noktasına vardığım da kızların beni beklerdiğini gördüm . Hemen onlara sarılıp çok bekleyip beklemediklerini sordum .
" Merak etme bizi sadece bekleten sen değilsin " Havva'nın dediklerinden sonra Rüveyda'nın gelmediğini fark ettim . Biraz sonra Rüvayda'nın koşarak bize yaklaştığını görünce Havva gözlerini devirerek " Şükür gelebildi. " Havva aramızdaki en agresif kişiydi . Sinirli bi yapıya sahip olsada eylenmeyi çok iyi bilirdi.
" Yaa çok beklettim sizi . Kusura bakmayın."
Havva gözlerini devirip " alışkınız biz . Zaten hep keç kaldığın için buluşma yerlerini oturabileceğimiz şekilde seçiyoruz ." Ortam daha fazla gerilmeden yürümeye başladık .
Hepimiz çok güzel elbiseler almıştık ,ama Selva çok karsız olduğu için hala bir şey almadı . İki saattir hiç durmadan bütün mağazaları dolaştık . Ayaklarıma kara sular indi . Havva dayanamayıp " kızım yeter artık almıyacaksan gidelim . Girmediğimiz mağaza kalmadı " dedi.
İkizler burcu olduğundan mıdır bilmiyorum ama , Selva çok kararsız bi insandı . Dördümüz de ilk girdiğimiz mağazada elbiseleri alırken Selva için hala dolaşıyorduk ." Tamam Havva buraya da girelim son " Berra kahkaha atmaya başladı . " Her mağazaya bu son diye girmesi şaka mı ?" Berra' nın dediğiyle hepimiz kahkahaya boğulduk .
En son girdiğimiz yerden bi elbise alan Selva' yı alkışlayarak Yavuz selim camisine doğru ilerledik . Piknik yapmak için marketten birkaç şey alıp çimenliğe oturduk . Burası kurs kızlarının kutsal mekanıydı . Manzarasıdan etkilememek elde değildi .
Kızlarla güzel güzel sohbet ederken konu yine evliliğe geldi . Rüveyda sözlenmişti ve bize yaşadıklarından bahsediyordu . O kadar sevinçli ve neşeliydiki sanki bütün düya onun ayakları altındaydı .
Berra sinir olduğumu bile bile konuyu yine bana çevirdi . " Ee Tuana'cım senin ne zaman evlilik " aralarında Rüveyda' dan sonra en büyükleri bendim . Gözlerimi devirdim .
" Berra' cım biliyorsun ki ben şu anlık evlilik düşünmüyorum . Ayrıca konu niye hep bana geliyor anlamıyorum . " Havva elini omzuma koyup " Tamam kraliçe sakin ol sana da elbet bulacağız bi kral " hepsi kahkaha atarken ben yine göz çevirmeyi tercih ettim . Benimle uğraşmayı seviyorlardı . Onların anneleri gibiydim . Bunu ben hissettiğim için değil onların bana söylemesinden dolayı söylüyorum . Bi dertleri olduğunda hep bana gelirler . Aile gibiydik dört senedir beraber yiyip içtik .
Bütün işimizi bitirince evlerimize dağıldık .Eve geldiğimde abim odasında bavulunu hazırlıyordu . Yarın bayram olduğu için yurtdışına gidicekti . Kapıyı hafifçe tıklatıp içeri girdim . " Vayy yine gidiyorsun tatile " elindeki gömleği yatağa bırakıp yanıma geldi .
" Ne tatili be kızım iş için giyoruz . Tabi biraz tatil yapmazsak olmaz ." Çapkın bi gülümseme kondu suratına .
Kolarımı bağladım . " ee bizi de unutmazsın herhalde . Alırsın bi hediye "
Bana doğru yaklaştı ve hiç beklemediğim bi anda sarıldı . Başımı öptü .
" sen iste yeter kardeşim " Her an ağlıyabilirim . Geri çekildiğinde gözlerimin dolduğunu fark etti ." Tamam duygusallığa bağlama şimdi . Git hadi işim var " eliyle kış kış işareti yaptı . Yusuf abim çok içten biridir . Her konuşması beni derinden etkiler . Genelde öğütlerimi ondan almam ama içinden nasıl davranmak geliyorsa öyle davranırdı . Yapmacıklıktan uzak harbi adamdı .
Odadan çıkıp kendi odama geçtim . Yarın bayramdı ve ben yeni elbisemi giyeceğim için heyecanlıydım . Tıpkı küçükken olduğu gibi . Selma ablayla selda ablanın tatil günü olduğu için yarın ablamla bütün işleri biz yapıcaktık epey yorulucağımız için erkenden yattım .
*
Sabah ezanı okunduğunda erkekler camiye bayram namazı için giderken ben annemle namaz kıldıktan sonra şeker kaselerini doldurduk . Babamlar eve gelip birşeyler atıştırdıkları gibi daha güneş doğmadam kurban kesmeye gittiler. Kapı çaldığında ablam olduğunu bildiğim halde koşarak kapıyı açtım . Bu dünyada en yakın dostum ablamdı . Onu gördüğümde boynuna atladım . " Bayramın mübarek olsun ablaa " çocuktan farkım yoktu. Birlikte kahvaltı edip heyecanlı heyecanlı elbisemi giyip yanlarına geldim . Elbisemin iki yanını tutarak kendi etrafımda döndüm . Buz mavisi cupra bi elbiseydi . Üzerinede buz mavisi ipek takmıştım . Konbin yapmaya bayılıyordum . İyi hissetmeme neden oluyordu . Galiba bu bütün kızlara verilmiş bir his . Annem ve ablamadan tam puan alınca odama geçtim .
Birinci gün zaten çok misafir gelmedi , Ama
İkinci gün sabahın sekizinde 5 misafirin gelişiyle kafayı yemek üzerindeydim . Şaka gibiydi ama gerçek . Kürt olmanın zorluklarından biride akraba çokluğuydu . Ablam dün bizde kalmıştı. Sabahın köründe geldikleri için kahvaltı hazırlamak zorunda kalmıştık . Onlar gittiğinde şimdiden yorulduğumu hissettim . Misafirlerin ardı ardına kesilmiyordu . Ve ben artık dizlerimi ,bacaklarımı hissetmiyordum . Mutfağa az önce isminin Hediye olduğunu öğrendiğim bi teyze geldi . " gızım yardım edeyim mi ?" O kürt şivesiyle türkçe cümleyi anlamkta zorluk çektim .
Ablam onu red edip " teyze sen içeri geç biz hallederiz " dedi. Ben arkam dönük bir şekilde kahveyi bardaklara döküyordum . Teyze beni fark edince " bu kim ? " dedi.
Ona doğru dönüp ayıp olmasın diye bayramını kutladım . Kadın büyülenmiş gibi bana bakıyordu . " kardeşim . Bizim en küçüğümüz Tuana . Kendisi kuran kursu okuyor o yüzden pek görmemişsindir . "
Kadın bana yaklaşıp elimi tuttu . İçimden " ne oluyor lan , büyü mü yapıyor bana " dedim .
" kızım sen ne kadar büyümüşsün . MAŞALLAH sizden farklı bi güzelliği var bunun " Ne diyeceğimi bilemedim . Umarım oğlu yoktur yoksa bittim ben . Ablam arkadan gülmeye başladığında kadının amacını anladım . Her bayram da mutfaktan bu olayı yaşamamak için çıkmasamda malesef Hediye teyzeye yakalanmıştım .
Ablam eliyle ağzını tutarak " Evet Hediye teyze o bizden daha güzel . Eee hazfızın önüne geçemeyiz. " gözlerimi kısarak ablama baktım . Keyfi yerinde bir şekilde bana göz kırptı .
Birden bire elimi bırakıp " dur bi sana sarılayım " o sarılırken gerildim . Biraz fazla olmadı mı? Sarılmasına karşılık vermedim . Mutfaktan çıktığında ablamın koluna vurdum . Beni umursamadan omuz silkti.
Hava epey kararmıştı. Günün yorgunluğunu atlatabilmek için bahçede çay içiyorduk . Masada ben , annem ve ablam vardı .
" anne hani Hediye teyze varya "
Gözlerimi irice açıp kafamı iki yana salladım . Hayır diyordum . Gözlerimle ,kaşlarımla . Ama Berfin ablam benimle uğraşmak için cümlesine devam etti . " bu gün Tuana' ya bu sizden farklı bi güzelliğe sahip dedi " elipi yüzüme koydum . Cringe damarlarım patlıyordu.
" ve kadın Tuana' ya öyle bi sarıldıki içine sokucaktı. Kesin oğluna isteyecek . Sana bir şey demedi mi anne ? "
Annem ablamın arkasında olduğu için oyununa ayak uydurdu . " Yoo kızım Hediye abla bana bir şey demedi. Ama yakında der." İkiside yüksek sesle güldüler . Annemin elini hızlıca tutup
" Anne yalvarırım kabul etme . Daha bir senem var . " tuttuğum elimin üzerine diğer elini yerleştirdi.
" kızım ne olur bi kere sans versen birine . Zaten hemen evlen demiyoruz ki . Bi görüşürsün zaten söz nişan derken bir sene geçer . " kafamı iki yana salladım .
Ablama doğru dönüp sinirli bir şekilde çıkıştım . " Sen de niye konuyu açıyorsun ki hoşlanmadığımı biliyorsun . " ablam sinirlenmişti .
" Off abartma Tuana alt tarafı şaka yaptık . Hem kadın sana mı kaldı ?Ayrıca oğlu pırlantacının kızını kabul etmemiş seni mi kabul edicek ? " dediği cümlenin karşısında şoka uğramıştım . Beni küçümsediğine inanamıyorum . Babası pırlantacı olan herkes pırlanta mı sayılıyor du ?
Masadan kalkıp ellerimi masaya yerleştirdim . Alaycı bi gülmsemeden sonra " Pırlantacının kızı mı ? Ben değil pırlantacının kızından pırlantadan daha değerliğim ." Deyip oradan ayrıldım .
A
blamı çok seviyorum ama sinirlenince ne dediğini bilmiyordu.
4. Gün
O günden beri ablamla tek kelime bile etmedim . Dayanamayıp benden özür dilediğinde trip atmaya devap ettim . Kalbimi kırmıştı . Özelliklede ondan bu lafları duymayı hiç beklemiyordum . Beni küçümsiyecek en son kişiydi . Her şeyimi ona anlatırdım .
İşte çoğu zaman hiç beklemediğiniz insanlardan darbe yersiniz .
Ablam koşarak mutfağa girdi . Nefes nefeseydi. " Tuanaaaa" gözlerimi irileştirdim .
" Ne oldu Abla "
Yutkundu . Elini kalbine koyup nefes alışını düzenledi . " hazırlan " iyice kafayı yedi .
Acaba bu aralar eniştemle mi kavga ediyordu .
" Abla ne hazırlanması korkutma beni . Yine neyin peşindesin ?"
İki omzumdan tuttu ve ciddi bir şekilde
" Seni istemeye geliyorlar . "
Nefesimi bıkkın bir şekilde verdim .
" Hediye teyze mi geliyor yine "
Kafasını olumsuzca salladı ." Hayır hayır bu seferki çok farklı . HALİME ABLA küçüklükten beri seni oğluna isteyen bi kadın . Annemle kankiler ve sürekli senden bahseder . Annem her seferinde kızım daha küçük diye geçiştirdi ama bu sefer kaçışın yok gibi "
Omzunda olan ellerini indirdim. " of abla ben de önemli bir şey sandım . Öyle bi girdin ki içeri korktum ." Bayram ne zaman biticekti. Beni evlendirmeden rahat etmiyecekti kimse . Daha yirmi yaşındaydım . Evlenmek için çok erken bir yaş . Ama bizde evlenme yaşı ondokuzdu . Bir, iki yıla akrabalar evde kalmış damgası yapıştırabilirlerdi bana .
" Çok ciddiyim . Kadın gelip oğlundan bahsetmezse ,senide oğluna istemezse benim adımda Berfin değil "
" Tamam . İstesin hayır derim olur biter . Zorla alıcak değil ya beni ." Derken kapı çaldı . Annemler kapıyla ilgilenirken biz çay demlemeye başladık . Biraz geçtikten sonra bir kadın mutfağa girdi . Zorlukla yutkundum . Galiba Halime abla buydu . Annemle yaşıt gibiydiler . Henüz kırışıklıkları çıkmamaış çok olmasada yaşına göre zayıf . Buğday tenli ,gözleri ela . Kahverengi eşarbıyla hep gözlerine hemde elbisesine uyum katmış, Yüzünde samimi ve içten bir gülümseme vardı . Önce ablama bakıp sonra beni baştan aşağı süzdü. Gerildiğimi hissettim .Aynı zaman da oldukça sakindim .
" Nasılsın Tuana? " gözleri parıldıyordu .
Kafamı sallıyarak " iyiyim siz nasılsınız ? "
Gülümsemesi daha da fazlalaştı . " çok büyümüşsün daha da güzelleşmişsin " ne diyeceğimi bilmiyordum . Sahi ne denirdi ?
" kurs nasıl gidiyor " içimden o konuyu açmasın diye dualar ederken ablam açsın diye dua ettiğine yemin edebilirdim .
" kurs iyi gidiyor . " kadın bana yaklaştı .
Başlıyordu galiba . Elimi tuttu . Hepsinde de fazla samimiyet yok muydu sizce de ? Ve neden bu bayramda gelen herkesin ismi "h" harfiyle başlıyor .
" Annen bahsettimi bilmiyorum ama ben yine de senle yüz yüze konuşmak istedim ."
Evet başlıyorduk. Derin bir nefes aldım .umarım çok ısrar etmez.
" Benim namaz kılan ,oruç tutan bi oğlum var . " Hafızım diye namazdan başlaması.
" öyle karı kızda pek gözü yoktur . Hep kafası işte . Artık evlenme yaşı geldi. Hazır senin de yaşın gelmişken bi görüşün diyorum . Ne dersin ? " Tam bir şey diyecekken engel olup konuşmaya devam etti ." Hemen hayır deme bi düşün sonra karar ver . Çünkü o senin sende onun nasibisin " önceden çalışmış mıydı ikna etmek için ? Gözlerim ablama kaydığında haklı çıkmanın verdiği gururla göğüsünü kabartmış bir şekilde gülümsüyordu.
Elimi kendime doğru çekip " teşekkür ederim ,ama ben yaşımın geldiğini düşünmüyorum . Daha bir sene talebelik ve bir sene de hocalık yapmayı düşünüyorum ." Teşekkür ederim mi ? Ne kadar utanç vericiyim ya teşekkür neee ?
Genelde bu tür şeyleri annemle konuşurlar. Neden bu kadın benle konuşuyor ki ? Ne diyeceğimi nerden bileyim?
" Biliyorum bu biraz ani oldu . " Biraz mı ?
Sadece biraz mı acil oldu . Abla resmen bodoslama girdin konuya ama neyse .
" Seninde kendine ait bir planın var tabi haklısın ." Bu kadar anlayışlı olucağını beklemiyordum . Israrcı bi kadına benziyordu. Yada ablamın anlattıkları yüzünden böyle düşünüyordum .
" şöyle yapalım biz seni iki yıl daha bekliyelim ."
Az önce ki düşüncemi yok ediyorum . İki yıl beklemek mi ? Biz mi ? Sanki sadece oğluyla değil de kadınla da evlenicektim . Konu bir yana abla o kadar nazik ve kibar konuşuyordu ki onu kımamak için nerdeyse kabul edebilirdim .
" Abla ben iki sene sonra da evliliği düşünmüyorum ."
Geri adım attı . " Kaçma nasibinden . İster bir sene ister iki sene geciktir . Biz bekleriz ,ama kaçma . Çünkü sen ne kadar kaçsan da nasibin senin peşinden gelir ."
Neydi bu kadın ? Müneccim mi ? Büyücü mü ? Cinci bir hoca mı ? Kendinden öyle bi emindi ki oğlunun nasibim olduğuna inanmadım desem yalan olur .
" Kendine iyi bak kızım" deyip mutfaktan ayrıldı . Kendime gelmek için hafiften kafamı sallayıp çay bardaklarını çıkardım .
ATEŞ ANLATIYOR
Onca işimin arasında annemin bayram ziyareti diye zorla getirdiği evin bahçesin de sigaramı dumanlarken mutfakta annemin sesini işittim . Mutfağa epey uzaktım . Ne dediğini zerre duymuyordum . Biraz daha yaklaştığımda annemin iki kızla konuştuğunu gördüm . Bunlar ev sahibinin kızları olmalıydı . Arkaları dönüktü bu sebeple yüzlerini göremiyordum . Biri kahverengi elbise giymiş, uzun boyluydu . Diğeri tahmini 1. 64 boyların da ve buz mavisi parlak bir elbise giymişti. Annem mutfaktan ayrılırken kızların konuşma sesini duydum .
"Ne dedim sana ? "
" Abla dur zaten yeterince şaşkınım "
" ne oldu ? İyimisin ? "
" Abla farkında mısın bilmiyorum ama kadın sürekli nasibin falan dedi . Sanki geleceği görmüş gibi . Çok farklı bi enerjisi vardı . Bu kadın Müneccim mi ? Yada büyücü mü ?"
Büyücü mü ? Bu kız neden anneme büyücü diyor ? Sessiz kalıp konuşmayı dinlemeye devam ettim .
" belki de kalp gözü açıktır . Kadının rüyaları bazen çıkıyormuş .Annem dedi. "
" Kalp gözü açık olabilir . Ama büyücü de olabilir "
" Valla büyücü mü? yoksa kalp gözü mü açık bilmem ama , Halime abla tuttuğunu koparan bi insan . Sen yine kızıcaksın bana ama bu sefer kesin evleniyorsun "
Annemin ne konuştuğunu çoktan anlamıştım . Bana sormadan normal de böyle bir şey yapmaz . Gerçi daha önce hiç bir kızla bu konu hakkında konuştuğunu görmedim .
" Saçmalama abla elma mıyım ben ? Tutup koparsın beni ?"
Bu cümlesi gülümsememe neden olmuştu .
Ablası gülerek " Elma değilsin ama bu kadın takık sana ve senden asla vazgeçmez ."
" Of abla istediği kadar takık olsun . Elbette vazgeçicek bir gün . "
Annem bu kıza benimle evlenmesini teklif etti ama bu kız red mi etti yani ?
" Neden kabul etmiyorsun ki . Kadın sen küçükken bile anneme seni göstererek bu benim gelinim olucak diyordu . Bir kere şans verip görüş. Beğenmezsen hayır dersin olur biter . Beğenirsen de geçen annemin dediği gibi sözlenip 1 sene sonra evlenirsin ."
" Abla ben evlilik düşünmek istemiyorum şu an . Düşünmek istediğim tek şey sınavlarım ve derslerim olsun istiyorum. Diyelim ki görüştüm ve içim ısındı ama
, ben yine hayır derim . Çünkü ben bir sene boyunca bir adamı düşünmek istemiyorum yada evlilik hakkın da hayaller kurmak istemiyorum . Şu an Rüveyda sözlü ve aklını derslere veremiyor . Notları çoktan düştü bile ."
Haklı bi sebebti .
" Haklısın. Her zaman verdiğin kararların arkasındayım ama sana şöyle bi bilgi vereyim az önce görüşmeyi red ettiğin kişi çok ünlü bir mimar . "
Üzerimi düzelttim . Övülünce istemsizce omuzlarımı dikleştirirdim . Vericeği cevabı neden merak ediyordum bilmiyorum, ama
Kalbim hızlı atıyordu .
" ben insanların şan ve şöhretine bakmam bilirsin . Ben insanların karakterine bakarım . "
Sesi ,konuşması , cümleleri oldukça etkileyiciydi . Özgüvenli ve bi o kadar da grurluydu .
Kimdi bu kız ?
Ondan etkilenmiş miydim ?
Daha yüzünü görmeden . Bi kızın Sadece sesiyle etkilenir mi insan ?
🔥
B
ölümün sonuna geldik . Umarım beğenirsiniz. Oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın .
Bölüm etkileşimi
