Bölümler 3Şu an: 1.Bölüm:Yolculuk
- 1 1.Bölüm:Yolculuk741 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm: Köpek1.040 kelime
- 3 3.Bölüm:Tesadüf1.012 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu hayatta en sevdiğim şeylerden biri kesinlikle yaz mevsimiydi. Her yaz okullar kapanır kapanmaz kız kardeşim Ece ile beraber Teyzemin yazlığına gider ve yazı orada geçiririz. Lisem biteli sadece iki gün oldu ve üniversite sınavım tam da istediğim gibi geçti bu yüzden kendimi rahatlamış hissediyordum. Şu an ise kız kardeşim ile beraber valizlerimizi hazırlıyoruz. Her yaz annemde bizimle gelirdi fakat bu yaz önemli birkaç işi olduğu için biraz geç gelmek zorundaydı. Ece'nin. ''bu bikiniyi ne zaman aldın?!'' diye soran sitemli sesi ile gözlerimi elimdeki kot şorttan çekip Ece'ye çevirdim.
''Bir iki ay önce sipariş etmiştim, ne oldu ki?''
''Keşke bana da sorsaydın bende yeni iki tane daha bikini sipariş ederdim,'' demesi ile anlamsızca güldüm. ''Bu sezonun tüm bikinilerini topladın zaten gözün doysun, Ece!'' Söylediğim söze omzunu silkti ve bavulunu tıka basa doldurmaya devam etti.
Ece ile fazla zıt olmamıza rağmen hep iyi anlaşırdık. Bunda benim toleranslarım ve ona sağladığım rahatlıklarda sebep olmuş olabilir fakat ailem bizi böyle yetiştirmişti, aramızda kıskançlık hiç olmazdı ve birbirimize en derin sırlarımızı dahi anlatırdık.
Kapı zilinin çalması ile elimdeki tişörtü kenara atıp kapıyı açmak için ayağa kalktım. Evimizin kapısını açtığımda karşımda Ece'nin en yakın arkadaşı, benimde Ece kadar kardeşim olarak gördüğüm Ceyda'yı gördüm. ''Bir kere de bu kız bizsiz sıkılır, deyip gitmeyin ya!'' Diyerek sitem etti ve Ece ile ikimizin odasına doğru ilerledi. Kapıyı kapatıp peşinden gittim. ''Sana, sende gel diyoruz gelmiyorsun ki,'' dediğimde hüzünlü bakışlarını gönderdi. ''Anneniz de gelse olabilirdi yoksa annem tek başıma gelmeme izin vermez.''
''Annem ile beraber gel işte, birkaç hafta sonra gelecek.''
Ece'nin söylediği Ceyda'yı ikna etmiş gibi görünürken son birkaç parça kıyafeti de valizime koyup fermuarını çektim. ''Bence de, Ceyda. Hep beraber eğleniriz.'' Dediğimde Ceyda cebinden telefonunu çıkarttı ve bize bir fotoğraf göstermek için telefonu yüzümüze çevirdi. Ece ile aynı anda telefona yaklaştığımızda fotoğrafta Ceyda'nın eski sevgilisi ile yeni sevgilisinin fotoğrafını gördük. ''Iy bu ne? Güzelim kız bu at hırsızına nasıl bakmış?'' Klasik Ece'nin dobra sözleri ile Ceyda feryat etmeye başladı.
''Rabbim! Biz sevgiliyken bana da bunu demişlerdir kesin!''
''Umalım ki, kız senin gibi bir buçuk senesini bu salağa harcamasın.'' Dediğimde Ceyda omzunu silkip Ece'ye dolabından iki tane kot şortu uzattı. ''Bende kendi yoluma bakacağım, bu salağa kalmadık herhalde!'' Deyip telefonunu kapattı.
Evin zili tekrar çaldığında oturduğum yatağımdan kalkıp kapıyı açmaya gittim. Gelen kişi annemdi muhtemelen iki saat sonra olan otobüse bizi götürmek için iş yerinden erken çıkmıştı. ''Hazır mısınız? Bir saate çıkalım olur mu?'' Diyerek içeriye girdi, arlasından kapıyı kapatıp ''ben hazırım ama klasik Ece uyuşuk uyuşuk toparlanıyor,'' dedim.
Annemin peşinden odama girdim. Ceyda, Ece'ye kıyafetleri uzatıyor; Ece'de valizine yerleştiriyordu. ''Bir saate iyice toparlanın önemli şeylerini unutmayın özellikle Güneş, sen ilaçlarını,'' deyip Ece'ye döndü, ''sende diyet listeni ve yeni getirttiğim bitki çayını almayı unutmuyorsun. Ek olarak da Teyzenize zorluk çıkarmayın.'' Dedi ve gitti.
''Ela Queen yine yargı dağıttı ve gitti. İkon kadın ya.'' Dedi Ceyda.
Ece'ye döndüğümde, ''ben ilaçlarımı aldım sende annemin söylediği şeyleri unutma,'' dedim. Beni onayladı ve yarım saate Ceyda'nın da yardımıyla eşyalarını sonunda topladı. Sanırsanız Ece terki diyar eyliyor.
***
Aradan geçen bir saatin sonunda otogara gelebilmiştik. Ece, Ceyda'dan ayrılırken birazcık ağlamış olsa da her sene olduğu gibi bu yaz da tatil için heyecanlı görünüyordu. Ceyda ile yaklaşık 10 senedir arkadaş oldukları için birbirlerine sımsıkı bağlılardı hatta ailelerimiz bile onlar sayesinde çok yakınlar. Bana sorarsanız ise liseden görüştüğüm kişi sayısı toplasak beşi geçmez ve en yakın arkadaşım diyebileceğim kimse yok. Eskiden varlardı fakat hepsinin sonu hüsranla bitmişti. Üniversite için umut etmekten başka çarem kalmıyordu. Ha bir de sanaldan tanıştığım yakın arkadaşım diyebileceğim bir kız vardı.
Annemin arabasından indim ve bagajı açıp Ece'nin mavi büyük bavulunu zor da olsa indirdim. Knedimin gri renkli üzerinde stickerlar olan valizimi ise çabucak indirdim ve bagajı kapattım.
''Ben yaklaşık üç hafta sonra geleceğim, Teyzenle kavga etmeyin ve yaramazlık yapmayın.'' Diyen anneme sarıldım ve geri çekildim. ''Sen merak etme anne, hem bu sözleri bence Ece2ye söylemelisin,'' dediğimde Ece beni usulca kenara itip anneme sarıldı.
''Ben uslu bir kızım anne, senden tek ricam gelirken Ceyda'yı da alıp gel!''
''Söz vermiyorum ama deneriz. Hadi son yirmi dakika kaldı otobüsünüze gidin.''
Anneme son kez tekrar sarılıp ayrıldıktan sonra el sallayıp bineceğimiz otobüsün bulunduğu perona doğru ilerledik. Perona geldiğimizde otobüs çoktan gelmişti. Valizlerimizi muavine verdik ve otobüse bindik. Ablalık görevi yüzünden cam kenarını Ece'ye vermek zorunda kadım.
Otobüs hareketlendiğinde önümüzde ortalama beş saatlik bir yol vardı ve ben müzik dinleyip kitap okuyarak hayatı romantize etmeye çalışacaktım.
***
Yaz sıcaklarında ice latte eşliğinde okunacak bir kitaba başlıyoruz. Umarım seversiniz, beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum. Sonraki bölümde görüşmek üzere!!!
Bölüm etkileşimi
