8. bölüm · Yaz akşamı
8.
Bertudan gelen mesajı açmıştım
+ece napıyon
-iyi, öyle oturuyordum sen
+bende iyi
+hazırsan çıkalım mı?
-ha olur çıkalım
+kalın giyin bak üşütürsün
-dnşdndldnd tamam tamam
-çıkıyorum 2 dakikaya
+tamam
Telefonumu yatağa koyup hemen saçlarımı taradım, yumuşacık olmuştu ve daha sonra dudağıma güzel, doğal renk bir tint sürmüştüm ve telefonumu yataktan alıp odadan çıkarken melise seslenip “hadi ben kaçım” dedim ve melis “taamaaaamm” dedi kapıyı açtım ve karşıda duvara yazlanmış telefona bakan bertuyu görmüştüm. O duruşu çok çekiciydi. Siyah sweetin altına beyaz bir üst ve siyah bir eşofman giymişti cidden ona siyah çok yakışıyordu.
Bertu beni fark etmemişti. Acaba telefonda neye bakıyordu, yanına sessizce yanaştım ve “BÖ” diye korkuttum bertu hafif sıçramıştı, o an o kadar komikti ki gülmeden edemedim ve bertu “çok mu komik allah aşkına ödüm koptu” diyip güldü ben hala gülüyordum, “tamam tamam sustum” dedim ve kıkırdayıp sustum ve bertunun elinde battaniye vardı ne alakaysa “bu battaniyeyi neden aldın?” Diye sordum ve bertu “üşürsün falan diye aldım” dedi bende gülümsedim ve biraz utanmıştım beni düşünüp battaniye almıştı. “Eeee hadi gidelim” dedim ve bertuda “tamam gel hadi” demişti ve asansöre binmiştik ve acayip havasız ve sıcaktı “bunaldım ya bu ne böyle” dedim ve bertuda 2 saniyede anlında boncuk boncuk terler oluşmuştu ve anlını silerek “gerçekten bu ne ya, 2 saniyede perişan olduk şurda” dedi bende “harbiden” diye yanıtladım ve sonuda 0. Kata gelmiştik ve lobiden bahçeye geçmiştik ve bertu “iki dakika bekle gelicem” dedi ve açık büfe gibi bir yere girdi. Bertu sonunda gelmişti ve elinde 2 su ve bir kaç çikolata vardı ve yanıma gelip suyla çikolataları bana uzatmıştı “al, canın istemiştir diye düşündüm” dedi, bu çocuk beni öldürücekti. Çok tatlı bir hareketti o kadar mutlu olmuştum ki çocuk gibi bertuya bakıp şaşırdım ve “bertuuu, teşekkür ederiimm” dedim ve bertunun yanağını öptüm. Aman tanrım biranlık mutlulukla bertunun yanağını öpmüştüm, ahh olamaz. ÇOK UTANMIŞTIM. Bertuya baktığımda bana sırıtıyordu, kolunu omzuma attı ve yürümeye başladık “sen beni böyle öpüceksen ben sana hep çikolata alayım” dedi ve sırıtmaya devam etti. Kahretsin çok utanıyordum ve yanaklarımın cayır cayır yandığını hissetim ve sadece yere bakabildim ve bertu “sen hem bu kadar utangaç mısın ya” dedi, bende hemen “yo, değilim” dedim baya inandırıcıydı gerçekten ece. Bertu “o yüzden mi yanakların pespembe oldu güzelim” demişti. EN NEFRET ETTİĞİM HUYUM HEMEN KIZARMAKTI CİDDEN. Bertu biraz daha bana yakınlaşıp “ama utanınca ayrı bi güzel oluyorsun” demişti ve tam nokta atışıı, kahretsin ki bu çocuk susmuyordu ve susmadıkça dahada utanıyordum ve sadece “teşekkür ederim” diyebilmiştim bertunun yüzündeki o kocaman sırıtışı üzerimden gitmiyordu. Hemen lafı değiştirmek için “eee bence ilerideki kumların üstüne oturalım, sence?” Dedim ve bertu gözlerimin derinliklerine bakarak “sen nasıl istersen” demişti ve içimden bir ses HANIMCI diye bağırıyordu, susturamıyordum ve sadece gülümsemekle yetindim. Kumlara geldiğimizde yere oturduk ve bertu “bence bir birimizi daha yakından tanımalıyız, meselaa neler yapmaktan hoşlanırsın” dedi ve bende “gezmekten ve sahilde yürümekten, oturmaktan falan” dedim ve daha sonra “pekii sen nelerden hoşlanırsın?” Diye soru yönelttim bertuya bertuda “motorla gezmekten, futbol oynamaktan” demişti ve bende biran heyecanla “SENDE Mİ MOTOR SEVİYORSUN” dedim ve bertuda “evet sende mi” dedi bende “HEMDE NASIL BAYILIRIM MOTORLARA” dedim ve bertu “o zaman sözüm olsun tatilden dönünce seni gezdireyim” dedi bende “olur” dedim ve sıcak bir şekilde güldüm. Bertuyla baya konuşmuştuk ve saate baktığımda 02.26 geçiyordu bende “ooo, zaman bu kadar hızlı mı geçti hiç anlamadım” dedim ve bertuda “bende” demişti ve bende biranlık rüzgarın esmesiyle kollarımı birbirine sardım ve ovuşturdum bertu “üşüyor musun” dedi bende “yani” diye cevap verdim. Bertu hemen battaniyeyi üstüme sermişti ve sıcacık olmuştum, ama daha sonra bertuya “sende üşüme” dedim ve battaniyenin öteki tarafıyla bertuyu örttüm ve bir battaniyede 2 kişi kullanıyorduk ve bertu “ece sen çok iyi bir insansın, çok saf, temiz kalplisin” dedi ve gülümsedim “teşekkür ederim, sende çok iyisin” dedim ve bertuya sıcacık bir gülümeseme attım, ve 10-15 saniye sonra aklıma bugün bertudan ig isteyen kızlar aklıma geldi ve yüzüm düştü, ve yüzüm biran sinirli bir hal aldı bertuda fark etmiş olacak ki “ne oldu, yüzün düştü” dedi bende “yok bi şey, aklıma birileri geldi de” dedim oda “kimler geldide böyle yüzün düştü” dedi bende biraz durdum acaba söylese miydim yoksa söylemese miydin bilmiyorum, bertunun gözlerine baktığımda bana ısrar dermişcesine bakan o çocuksu gözlerini gördüm ve “bugünkü kızlar” dedim ve bertu biran durdu ve sonradan anlamış olacak ki sırıtmaya başladı bende “ne sırıtıyorsun bertu ya” dedim oda “hiç beni kıskandığın aklıma geldide” demişti off hayır ya bu durumu düzeltmem lazım “ben mi, ben mi kıskandım” dedim ve gözlerimi kırpıştırdım bertuda “kıskanmadın mı” diyip o keskin bakışlarını gözlerime koymuştu ve biraz bana yakınlaşmıştı“y-yo neden kıskanayım ki” hayır olamaz kekelemiştim bu kadar heyecanlı olmamalıydım kalbim yerinden çıkıcak gibiydi “ikimizde biliyoruz kıskandığını ama sen kabullenmiyorsun” demişti olabilir ya sanane ben kabullenmeyi sevmeyen bi insandım belki “yo” demiştim ve bertu “kabul et ece, bas baya kıskandın” demişti ve of utandım gene ya, kıskandığımı anlamıştı “bak kızardın işte” onu senden daha iyi biliyorum bertucum ama elimde olan bir şey değildi “of tamam azıcık kıskanmış olabilirim” dedim ve bertu alaycı bi bakışla “azıcık mı” diyerek yaklaşmıştı “bende bertu şuan utancımdan yerin dibine mi birmemi istiyorsun” dedim ve bertu gülmeye başladı “merak etme istemem” dedi ve bende “sağol ya” dedim ve daha sonra “o kızlarda bir daha birine yavşayamaz” dedim ve bertu gülmeye başladı “sen naptın o kızı öyle ya, kıza acıdım” demişti biran bertuya ölüm bakışı atarak “çok üzüldüysen gidip yardım etseydin, hatta istagramını alsaydın, doğru o sana verdi zaten instagramını, git istek at bertu” dedim ve ondan uzaklaştım ve ellerimi birbirine dolayım öylece oturdum, bertu “saçmalama güzelim, ben o kıza bakmam” demişti ve bende biran arkamı dönüp “ha yani başka bir kız olsa bakıcaktın, tamam bertu” diyip arkamı döndüm ve ellerimi bir birine bağladım bertu “hayır saçmalama ben sen varken ne yapayım başkasını” demişti. Bir dakika bu ne demekti, rüyadamıyım ben, hayır değildim ve bertuya trip atmalıydım “keşke verseydin instagramını, sonuçta biz ARKADAŞIZ bertu” dedim ve bertu biran beni belimden yakalayıp kendine çekmişti ve “ece…nasıl desem bilmiyorum ve senin beni istememenden çok korkuyorum ama söylücem” demişti ve ona çocuk gibi bakmaya başladım ne diyecekti şimdi diye düşünürken lafına devam etti “ece ben seni avmde ilk gördüğümden beri aklımdan çıkartamıyorum sanki sana vurulmuş gibi oldum ve otelde karşılaştığımız gün seni tanımıştım ve kaderin bizi tekrar buluşturduğunu düşünüyorum. Ve bugün arabada olanlar cidden nilsunun yaptığı o iğren şeyden çok özür dilerim. Nilsu beni seviyor bunu biliyorum” dediği anda gözlerim alev saçmaya başlamıştı biran “BELLİ OLUYOR ZATEN AŞIK OLDUĞU” dedim ve bertu “ece nilsu zaten garip bi kız ama yemin ederim ki ona onun bana baktığı gibi asla bakmadım ve bakmam bakamam çünkü ece…ben sana aşık oldum…” bir dakika ne, bana aşık mı olmuştu, şaka mı bu? Bertunun yüzünde sadece şaşkın bir ifadeyle bakmaya başladım ve bertu “bir şey demiyecek misin” dedi ne diyeceğimi bilmiyordum ve aklıma gelen her şeyi dilime döktüm “bertu…bak nasıl diyeyim bilmiyorum” dediğim an bertunun yüzü düştü ve “tamam, anladım” demişti bende “hayır, hiç bir şeyi anlamadın şuan. Bende seni seviyorum.” Dediğim an bertu kafasını kaldırıp bana parıldayan gözlerle bakmaya başladı ve “CİDDİ MİSİN?” Demişti bende gülerek “Evet” demiştim ve “ama biraz birbirimize zaman verelim daha iyi tanıyalım, ama bu sana olan hislerimi değiştirmeyecek merak etme” dedim ve bertu “ECE BEN SENİ HEP BEKLERİM YETERKİ SEN İSTE” demişti bende gülümseyip bertuyu nazikce yanağından öptüm ve oda “ohh bu dünyanın en güzel şeyi olabilir” demişti ve bende güldüm. Artık bertunun hislerinden emindim. Ondan hoşlanıyorum ama birbirimizi tanımadan yani öyle çok yakından tanımadan olmazdı, tamam bertu çok iyi biri ama ne olursa olsun hemen öyle olmamalıyım diye düşünüyordum. Karnımın acıktığını hisseder gibi olmuştum ve cebimden 2 tane çikolata çıkarttım ve birini bertuya uzattım “al acıkmışsındır” dedim ve bertu kaşlarını havaya kaldırarak yumuşak bir bakış attı ve “çikolatayla aram çok iyi değil” demişti nasıl ya bir insan nasıl olurda çikolata sevmezdi, şaşkınlıkla bertuya baktım ve “nasıl, sen şimdi bana çikolata sevmediğini mi söylüyorsun?” Dedim ve bertu hafif sırıtarak “bah işte birbirimizi tanımaya başladık, evet öyle çok sevmiyorum” demişti küçük çaplı bir şok geçirdim. Hala aklım almıyor çikolatayı nasıl sevmezdi, of neyse ece ne uzattın sevmezse sevmez zorlamı. Bir tane çikolata paketini açıp ısırdım ve “cidden çok güzel, bak ısır bi kere” dedim ve bertu bana gülerek baktı ve daha sonra “senin için bir kere ısırırım” demişti bende gülümseyip “bayılıcaksın buna” dedim ve bertuya çikolatamı uzattım, bertu kafasını biraz eğerek çikolatamdan bir ısırık almıştı, ona çocuk gibi bakarak “çok güzel demii” diye sormuştum bertu bana biraz yaklaştı ve çikolatayı zar zor yutmuştu resmen, bertuyla aramızda 5 parmak kadar mesafe vardı ve bertu gözlerimin o derinliklerine bakarken ki çekiciliğile “evet çok güzelsin” demişti şuan çok çekici duruyordu ve bende bir elimle önüme gelen saçı kulağımın arkasına ittim ve biraz utanarak “çikolatadan bahsetmiştim” dedim ve bertunun yüzü sırıtır bir pozisyona geçmişti ve “bende senden bahsettim” dediği an yanaklarımın cayır cayır yandığını hissettim ve gözlerine sadece masum bir şekilde bakabiledim. Bertu bana çok iyi davranıyordu ama ya oda emir gibi ilk başta iyi davranıp giderse. Saçmalama ece bertu öyle biri değil….gibi, umarım değildir eğerki öyle biriyse cidden yıkılırdım ve artık kimse beni toparlayamazdı çünkü ben bertuya baktığım zaman ilk defa aşık olduğumu görüyordum. Bertunun gözlerine bakarak “bertu, sende birgün beni bırakıp gitmezsin değil mi?” Dedim gözlerim dolarcasına. Bertu biraz afalladı ve “ne alaka güzelim ben seni asla bırakmam sana söz veriyorum her zaman yanında olacağım. Sakın ama sakın üzülmek yok” dediği anda gözümden bir haş altı çünkü eski yaşadıklarım aklıma gelmişti. Sanki bertu beni terk edip gidicek gibi hissetmiştim. Bertu cümlesine devam etti “bebeğim neden ağlıyorsun, sil o göz yaşlarını, kıyamam ben sana yapma böyle” diyerek eliyle göz yaşımı silmişti ve kolunu omzuma atıp beni gendine çekerek sarılmıştı. Cidden bertu beni çok rahatlatıyordu onun yanında, kollarının altınca çok huzurlu hissediyordum. Bertunun sarılmasına karşılık vererek bende ona sarılmıştım ve bertu kolunu kaldırıp battaniyeyle beni iyice örtmüştü “anlaştık mı? Ağlayıp üzülmek yok.” Demişti buruk bir gülümsemeyle “peki” demiştim ve saate bakmıştım 05.39 geçiyordu birazdan günüb doğuşuna şahit olacaktık ve yanımda bertuyla, sahilde tek başımıza ilkti
•günün doğuşu zamanında•
bertu “artık güneş doğuyor” demişti ve benim gözlerim yavaştan kapanmaya başlamıştı bende “hıhı” diye cevap verdim, bertu kafasını eğip bana baktı ve gözlerimin kapanmak üzere olduğunu görünce “çok yorgunsun seni odana çıkartayım” demişti ve bende “olur, bekle fotoğraf çekicem” dedim ve telefonumdan manzarayı çekip st atıcaktım ve yukarı küçük bir şekilde bertuyu ekleyip telefonu kapatmıştım. Bertuya “hadi kalkalım artık” dedim ve bertu “şimdi yorgunluktan yere düşüp uyuya kalıcaksın” dedi ve beni tek hamleyle kucağına almıştı ve otele doğru yürümeye başladı ve bende yavaşça uyumaya başlamıştım…
