1. bölüm / 4
Yarışın Ötesinde1. Bölüm
Bölümler 4Şu an: 1. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.494 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm271 kelime
- 3 3. Bölüm195 kelime
- 4 4. Bölüm153 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
20 yaşında Türk Dili ve Edebiyatı okuyan bir üniversite öğrencisiyim şu anlık üniversite üçe gidiyorum. Evimin tek kızıyım çünkü ailem bana bir araba kazasında veda etti tamda benim yanına gelirken. Belki ben ailemden uzakta okumasaydım şu anda ailemle beraber yaşıyordum. Ailem şu anda hayattaydı belkide.
Aileme veda ettikten sonra kendimle uğraşabilecek bir spor buldum “direk dans” herkes için saçma benim için bir arkadaştı çocukluğumda da herkesten zıttım mesela bazıları yazı yazmak-tan kitap okumaktan nefret ederken ben bayılırdım, onun için Türk Dili ve Edebiyatı okuyorum çocukluğumdan beri matematikle hiç anlaşamadım halada öyle
Neyse bugün sabah erkenden kalktım sporumda başarılı ve dinç olmak için erkenden kalkar antrenmana giderim koçumun yönlendirdiği diyetisyenin verdiği yemek programına uymaya çalışıyorum, “çalışıyorum” dedim çünkü arada yapılan kaçamaklar bazen iyidir işte bugün o gün değildi
Yatağımdan kalkıp elimi yüzümü yıkamaya gittim yatağımı toplamaktan nefret ederim bu yüzden toplamam filmdeki veya kitaplardaki o düzenli kız ben değildim banyoya gittiğimde aynada birbirine karışmış saçım ve yüzümü görmeye alışıktım bakımımı yaptıktan sonra sebze suyumu hazırladım ne diyebilirim herkesin nefret ettiği o içeceği seviyordum
Yemeğimi yiyip bulaşıkları yerleştirdim özel kıyafetlerimi giyip ardından fakülteye gideceğim için kıyafetlerimi ve eşyalarımı alıp evden çıktım arabama binip direk dans stüdyosuna doğru sürdüm yolda Taylor Swift’in Blank Space şarkısını açtım en sevdiğim şarkılarından biri olduğunu biliyordum
Stüdyoya vardığımda koçum yani Natalia beni bekliyordu aslında Rusya’dan gelmişti buraya, ben geç kalmadım sadece o çok erken geliyordu hemen eşyalarımı koltuğa bırakıp ısınmaya geçtim belirli bazı hareketleri yapıp asıl dansa geçtim
Yarışmalara hazırlanıyordum arkadan gelen şarkı sesleriyle buraya ben yanında süzülüyordum yarışma denince şaşırdınız değil mi? Yarışma ilk başta Ankara’da yapılacak eğer kazanırsam ki kazanma ihtimalim çok yüksek sonrasın da İstanbul’da yapılacak yarışmaya katılma hakkı kazanabilirim bunu atlatmak biraz zor sonrasında sadece birinci yurt dışında yapılan dünyalar arası yarışmalara katılacak işte burayı kazanma ihtimalim çok değil ama kendime güveniyorum
Müzik bittiğinde koçum “Birazcık daha iyi olabilirsin Sedef” dedi. “Tamam” dedim nedensiz bir şekil de yüzüm kızarmıştı yanımda arkadaşım Ecrin vardı o da benimle aynı stüdyoda çalışıyordu ama o yarışmaya katılamayacaktı. Bunu koçumuz Natalia istemişti benim daha iyi olduğumu söylüyordu ama beni her dakika azarlıyordu Natalia’ yı çözmek biraz zamanınızı alırdı ama iyi kızdı
Evet benim adım Sedef, Sedef Yalçınkaya herkesin düşündüğü o standart kız değilim hatta bataklık içindeyim bir işte çalışmıyorum çok şaşıracaksınız araba yarışlarından para kazanıyorum ailemin bana bıraktığı mirasla spor araba aldım birazını harcamadım. Arabaları sürmeye çocukluğumdan beri alışığım babam yarış pilotuydu çocukluğumda hep yarışlara götürülmüş bir kızdan ne beklersiniz ki
Her kes gibi bir kız değilim araba kullanırken bir erkeğe dönüşüyorum direk dans yaparken ise zarif bir kızım. Yarın yine yarış var doğruyu söylemek gerekirse hiç heyecanlı değilim neyse kıyafetlerimi değiştirip konferans için alıştırmalarımı yapıp aceleyle stüdyodan çıktım tahmin edin ne oldu geç kaldım arabama yerleşip gaza bastım.
Fakülteye geldiğimde ise çantamı alıp koşmaya başladı konferans da dereceye girmiş olan yazımı okuyacaktım ve bir sıkıntı var ki geç kalmıştım koşarken sanki bir duvara çarpmıştım evet o karşımda duran bir insandı ve benim ilk tepkim bağırmak olmuştu sonrasında” ya, önüne baksana salak” demiştim karşımdaki bir tepki vermemişti hatta nedensiz yere kıkırdayarak beni deli edecek şekilde gülmüştü.
Aceleyle koşmaya devam etmiştim tam anlamıyla geç kaldım diyemem ama ilk ben sahneye çıkacaktım. Bu nedenle azıcık olsa da heyecanlıydım. Okula gelecek olan ünlüler de birazdan sahnede olurlardı. Hocanın yanına vardığımda beni az da olsa azarlamıştı işte şimdi beni çağıracaklardı. “Konferansımızda derece alan Sedef Yalçınkaya’yı yazısını okuması için buraya çağırıyorum” diye anons edildi
Sahneye vardığımda hissettiğim duygu çok başkaydı. O an çok hızlı gerçekleşmişti. Yazımın konusu aşktı. Klişe bir şey değildi ama hissetmediğim duygulardı ya da aşk düşündüğüm bir şey değildi.
Sevgilim vardı o beni çok seviyor ben onu çok seviyordum. Ya da aşkı hiç yaşayamamıştım herkes benim saçma düşündüğümü söyleyebilir ama son zamanlarda sevgilim çok garip davranıyordu ben hissettim mi hissederim çünkü kaç kere aldatıldım veya işler hiç yolunda gitmedi çoğunda da bana hislerim yardım etti.
Galiba şu an ellerim titriyordu bir an panikledim ama bu yazı aşk için kelimelere dökebildiğim en derin hislerimdi. Her cümlesinde kendi düşüncelerim vardı. Hayallerim, kırılmış kalbim, kendime inan hislerim, küçük sevinçlerim… Şimdi herkesin önünde okuyorum ve kalbim yerinden çıkacak gibi ama ne olursa olsun bu satırlarda benim hayallerim var, işte bu yüzden gurur duyuyorum. Yazımı okuduktan sonra alkışlara boğuldum
Çıkacakken tanıdığım birinin yüzünü görmüştüm sanki, evet o kişi bana çarpan şahıstı ama burada ne işi vardı hayır o ünlü kişilerden biri olduğunu düşünmek istemiyordum evet ama maalesef ünlü kişilerdendi. Keskin ela gözlerini bana dikmişti ve delice sırıtıyordu. Neden böyle yaptığını anlamamıştım alelacele merdivenlerden indim aynada yüzümün kızardığını fark ettim baya bir dinlendim
Eşyalarımı toplayıp spor arabamın yanına gittim herkesin ağzında ismim zengin kız diye basılmıştı arabamın modeli Porsche 911 Carrera kırmızı renkti arabama binecekken yanımda yine bir spor araba fark ettim kimin olduğunu çok merak ettim. Biraz meraklı bir insanımdır. Hep de öyle olacağımı düşünüyorum. Artık beklemekten yorulmuştum eve gidecektim zaten yarın arabanın sahibini görürüm diye düşünüyorum
Eve geldim yorgunluk içinde yatağıma gömüldüm. Sabah yine aynı rutinleri uygulayıp direk dans stüdyoya gittim. Günlerim her zaman aynı geçiyor diyemem ama sabahlarım hep aynı geçiyor diyebilirim. Akşam geldi çattı evet bugün yarışa katılacaktım o gün şaka gibi gelmişti.
Arkadaşım Asya ve sevgilim Berkay da geliyordu. Aslında bu yarış partiyle karışıktı Asya ve Defne hiçbir zaman partileri kaçırmazdı. Ben öyle değilim isteyerek gidersem -o da pek olmaz- çok pis eğlenirim çok iyi de dans ederim. Çok da iyi araba kullanırım bugün farklı bir yarış pistine gidiyoruz.
Berkay araştırıp bulmuş. Öyle diyordu konumu açıp gaza bastım yanımda sevgilim arka koltukta da en yakın arkadaşım Asya vardı. Varmaya az kalmıştık. Zaman öyle hızlı akıp gitti ki. Ne zaman piste vardığımızı çözemedik. Üstümde giydiğim şort ve oversize bir tişört vardı Asya çok güzel hem de şık bir elbise giymişti.
Biraz fazla eğlenmiştik yarışmaya az kalmıştı karşımda çekirdek gibi çitleyeceğim biri vardı. Kazanacağımı biliyordum. Yarışmaya başladık. Rahat bir şekilde arabamla birlikte öndeydim. Ama kafamı pencereden çevirdiğimde birbirine sarılmış bakan iki kişiyi görmüştüm.
Berkay’ın beni aldattığını düşünüyordum ama herkesin önünde olması çok kötüydü. Sinirde gaza fazla bastım. Pisti ikinci kez döndüğümde yerde Berkay üstünde de onu pataklayan Asya'yı gördüm Asya karatede siyah kuşaktaydı ve geçmişinde boks dalıyla da uğraşmıştı onun elinden düşeceğini sanmıyordum.
Onu kıskandırmalıydım ama nasıl, benden özür dileyeceğini biliyordum. Aklımda bir fikir vardı bir anda ona giderken birinin üstüne düşecektim. Aklımda sadece bu fikir vardı. Sağlıklı düşünemiyordum sadece kıskandıracaktım işler nasıl kötü gidebilirdi ki? açık ara farkla ben kazanmıştım herkes bağırıp dans edip benim yanım koştular.
Ben mutlu değildim aksine sinirden gözüm dönmüştü gözümün önünde bunu nasıl bana yapabilirdi. Arabadan çıkar çıkmaz ilk bulduğum kişiye sarıldım evet sarıldım. Sinirden gözüm dönmüştü onu kıskandırmak için karşımdaki kişinin dudaklarına bile yapışabilirdim
Ama yapamadım. Karşım da ki kişi tahmin edebileceğim biri bile değildi. Boyu yaklaşık 2 metre kaslı biri vardı. Saçları gözlerini kapatıyor sayılırdı. Sıcak teni tenime değiyordu soğuk tenim git gide ısınıyordu.
Öylece yerimde dondum ne bir hareket ne bir tepki gösteriyordum benim bildiğim Sedef böyle bir değildi. Şu anda onu itmem gerekiyordu ama o bana sarılmamıştı ben ona sarılmıştım. Aklımdan Berkay tamamen çıkmıştı. ama neden hep onu görüyordum bu bir tesadüf olabilir miydi? Evet o düşündüğünüz kişi çarpıp üstüne bağırdığım kişiydi. Hiç mi bakmadın diyeceksiniz evet hiç bakamadım yavaşça kulağıma eğiliyordu baya fazla gerilmiştim o an çok yavaş geçmişti ama neden neden bunların hepsi benim suçum muydu?
Tam kulağıma eğildiği an ağzını açtı “hoşuma gitti, deniz fırtınası” dedi. Deniz fırtınası, beni tanımıyordu ne ara aklında bana lakap takmıştı nedensiz yere hoşuma gitti şaka gibiydi.
Tanımadığım biri bana lakap taktı ve benim hoşuma gitti içimden beni şaşırtıyorsun Sedef diye geçirdim. Onun söylediklerime ağzımı bile açmadım ama niye böyle demişti takmıştım.
Elimden sım sıkı tutmuştu beni çekti onu takip etmekten başka bir seçeneğim var mıydı dur düşüneyim hayır yoktu dün okulda gördüğüm spor arabanın yanına gelmiştik.
Bugün yaşadığım her şey şaka gibiydi. Aklımın ucundan bile böyle geçeceğini geçirmemiştim. Sağ ön koltuğun kapısını açtı ve beni yavaşça yerime oturttu. Arabamı takmıyordum çünkü Defne alıp eve götürürdü.
Tek sorun şu an nereye gidiyorduk yol boyu ağzımı açmayacaktım gözümden akan yaşlar yavaşça yüzümden süzülüyordu daha adını bilmediğim birine sarılmış üstelik arabasına binmiş nereye gideceğimizi bilmiyordum.
Oracıkta beni öldürebildi kadın cinayetleri çok artmıştı. Bir kızın aklından bunu geçirmesi aşırı doğaldı. Yanımdaki kişi bana bir peçete uzattı daha aldatıldığımı bile bilmiyordu. Düşündüğüm tek şey Berkay orada ona bir şey yapmam diye düşündükleri için mi öyle yapmıştı. Üstelik yanında tanıdığım biriyle olduğu halde ama ben güçlü olmayı tercih ettim onun için zırlamayı bırakıp “nereye gidiyoruz” diye sordum.
“Nereye gitmek istersen” dedi ben ise “evime gitmek istiyorum” diyebildim. Birkaç dakika sessizlik oldu “tamam o zaman evin konumu göster” dedi konumu çıkartıp gösterdim. İlk adımı ben attım “adın ne?” diye sorabildim yüzsüz gibi davranıyordum. İnşallah bu yaptıklarımı görmezden gelir yoksa bir daha onun yüzünü görmek istemem doğrusu o istemez. “Emir” dedi ben de adımı söyleyecekken “Adını biliyorum Deniz fırtınası” dedi ben sadece “O zaman benim adım ne?” dedim, aklıma sonradan, konferans da ismimi anons ettiklerini hatırladım o da “Sedef, Sedef Yalçınkaya” dedi doğru biliyordu sadece başımı doğru anlamında salladım. Eve varmamıza az kalmıştı artık evimin yolunu da biliyordu teşekkür edip numarasını aldım. Eve gider gitmez yattım
Bölüm etkileşimi
