1. Bölüm GERİ Dönüş

Vaveyla Yazarı: Azra İstemi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm GERİ Dönüş
  1. 1 1. Bölüm GERİ Dönüş11.032 kelime · Okuduğun bölüm

ÖnsözMerhaba Sevgili OkurumBen Azra, bu benim silip tekrardan yazdığım 4. kitabım. Bu benim için en özel ve uğraşılmış kitabım. Ben bu kitabı okuduğum diğer yazarların yazdığı kitaplardan ilham alarak yazdım. Herkes, herkes sayesinde bir şeyler başarır veya ilham alır bende diğer kıymetli yazarlar sayesinde kendimi geliştirdim. Bu kitabı yazarken gerçekten yaşanmış olsaydı ne olurdu diye de düşündüm. Ve ben Yarım Kalan Defteri yazarken gerçekten huzur içinde yazdım. Bu kitabı yazarken yaşım ne kadar küçük olsada küçük olmam kitap yazamayacağım anlamına gelmez. Herkesin kendi Yarım Kalan Defterini tamamlaması dileğiyle.
İyi Okumalar Dilerim.

1. BÖLÜM GERİ DÖNÜŞEski okulun ilk günüydü. Ama bu kez her şey farklıydı. Okulun kapısından içeri adımını atar atmaz, kafamda tek bir düşünce vardı: Acaba neler yaşandı… ve neler yaşanacak?Gözlerim kalabalığın arasında birine takıldı.
Bora.
Bora Yelveren.Sinirli bir tavırla etrafına bakınıyordu. İdil Defne’nin saçları eskisine göre daha kısaydı. Gözleri ise… gözleri hiç değişmemişti. Aynı karanlık, aynı dikkatli bakışlar. Artık onun adı İdil Defne’ydi.
Öyle tanınacaktı.
Öyle yaşayacaktı.Nyx adı bu şehirde bir mezar taşıydı. Kimsenin dokunmadığı, kimsenin de gerçekten inanmadığı bir taş…
Ama artık o geri dönmüştü. Sınıfa girdiğim an Ezgi, boynuma atladı.
“Seni çok özledik,” dedi. Deniz’e de sarıldıktan sonra eski sırama oturdum. Tam o sırada tanıdık bir ses duydu.
“Oraya oturma,” dedi biri.Başımı çevirip baktığımda, tanıdık iki çift gözle karşılaştım.
“Nedenmiş o?” dedim soğuk bir sesle.Selin sesini yükseltip konuşacakken Bora araya girdi.
“Eski bir arkadaşımız öldü de… o sırada oturuyordu,” dedi alaycı bir sesle. Oturduğum sıradan kalktım, Ezgi’nin yanına geçtim ve aynı alaycı tonla konuştum:
“Bu okuldan biri ölmüş. En yakın arkadaşı da kızın sevgilisiyle birlikte olmuş.”Selin kendini tutamadı.
“Sen ne ima etmeye çalışıyorsun?” diyerek sertçe masaya vurdu.Hafifçe gülümsedim.
“Aaa, şansa bak… o kişi de senmişsin. Pardon, bilmiyordum,” dedim.Selin sinirle sınıftan çıkıp gitti. Ezgi ve Deniz kendilerini tutamayıp kahkaha attılar. Ezgi, bana doğru döndü.
“Kanka ne yapmaya çalışıyorsun?” diye sordu.Omuz silktim.
“Yılların öcünü alıyorum. Bırak da biraz eğlenelim,” dedim.Dersler bitti, herkes evlerine dağıldı.Kedimin mamasını koydum, kendime bir kahve aldım ve camın önündeki pufa oturdum. Bir anda düşüncelere daldım.Yıllar sonra onları görmek bana iyi geldi. Bora hiç değişmemişti… hâlâ benim gözümde aynıydı. Selin… ondan hiç beklemezdim. O benim için her zaman bir arkadaştan, bir dosttan öteydi. Neymiş… demek ki bazen dost sandıklarımız da kaşarlı tost çıkabiliyormuş.İç çektim.
Keşke annemle babam yaşasaydı da şu an yaşadıklarımı görüp beni teselli etselerdi…
Sonra kendi kendime mırıldandım:
Neyse ki ablam var.Telefonumu alıp ablamı aradım.— Defne: Abla.
— Ceylin: Efendim ablacım.
— Defne: Nasılsın abla?
— Ceylin: İyiyim. Sen nasılsın, bir şey mi oldu? Olanları anlatırım.— Ceylin: Canını sıkma. Boş ver. Onlar zaten ayrılır.
— Defne: Neyse… öyle diyorsan öyle olsun.— Ceylin: Ben kapatıyorum ablacım, Emir uyandı.— Defne: Tamam abla, görüşürüz.
— Ceylin: Görüşürüz Kahvemin son yudumlarını da içtikten sonra kahve bardağını bırakıp derin düşüncelere daldım ve tam o sırada uyuya kalmıştım. Sabah daha güneş tam tepede değilken. Kendi kendime ben niye koltukta uyudum ya her yerim ağrıyor iki büklüm uyumuşum diye söylenerek uyanmıştım. Hazırlanıp evden çıktım.Yolda Ezgi ve Denizle karşılaştım. Okula vardığımız anda Bora ile karşılaştık ve yüzüne bile bakmadan yürüdük. Sıralarımıza oturup dikkatlice dersi dinleledik. Son tenefüsün zili'de çaldı ve tek başıma kütüphaneye gittim. Kütüphane her zamanki gibi sessizdi. Bunu sevmiştim. Gürültü yoktu, bakışlar yoktu, geçmişin sesi bile daha kısıktı burada. Rafların arasında yavaşça yürüdüm. Parmaklarım kitap sıralarında gezinirken bir tanesi dikkatimi çekti. Elimi uzattım.Tam kitabı alacaktım ki…
Bir el önce davrandı.“Onu mu istiyorsun?” dedi bir ses.Başımı kaldırdım.
Bora.Kitabı elinde tutuyordu. Yüzünde anlamsız bir ifade vardı, ne alaycı ne samimi. Sanki sadece… meraklıydı. Bir an donup kaldım.“Evet,” dedim kısa bir şekilde. “Ama sorun değil.” Bora kitabı uzattı.
“Al. Zaten sen istiyorsun,” dedi.Kitabı aldım. Parmaklarım istemeden onun parmaklarına değdi. Hızla geri çekildim.
“sağol,” dedim, sesi her zamankinden daha soğuktu.Bora bir şey söyleyecek gibi oldu ama vazgeçti. Sadece başını salladı ve uzaklaştı.O sırada Deniz rafların arasından çıkıp yanıma geldi. Olan biteni görmüştü. Gözleri önce Bora’ya, sonra benim elimdeki kitaba kaydı.“Vay vay vay,” dedi. “Ne ara bu kadar yakındınız siz ya?”Gözlerimi kitaptan ayırmadan cevap verdim.
“Saçmalama.”Deniz kaşlarını çattı.
“Ben mi saçmalıyorum? Adam resmen içine girdi”Sinirle nefes verdim. “Deniz, boş yapma. Tesadüf bu.”Deniz dudak büktü.
“Tesadüfse niye sinirlendin?” dedi.Başımı kaldırdım.
“Çünkü sinirimi bozuyorsun, tamam mı?Deniz sessizleşti. Bir an durdu, sonra yarı ciddi yarı şaka bir tonla konuştu.
“İyi de… ben sevmiyorum bu durumu.”Alaycı bir gülümsemeyle baktım.
“Kıskanıyorsan söyle. Trip atma.”Deniz homurdandı.
“Lan ne kıskanması. Sadece… dikkatli ol diyorum.”Kitabı çantama koydum.
“Aynen he he kesin,” dedim.İçimden “aceba benden mi hoşlanıyor” dedim “öfff ne alaka ya kaç yıllık arkadaşım neyse ben eve gidiyim” diye söylendim. Eve varmaya yakın arkadan tanıdık bir ses Defne diye bağırıyordu. İçimden küfür savurdum ve “ne var” diye bağırarak arkama döndüm kimse yoktu önüme döndüğümde ise Bora önümde belirdi İçinmen bir küfür daha savurdum.İdil Defne: Ne var ne istiyorsun?Bora: Benimle gelmeni.İdil Defne: Ya bi git kardeşimBora: Şansını zorlama istersen. Dedikten sonra cebinden bıçak çıkartır.İdil Defne: O elindekiyle beni korkutucağını mı? sandın lan. Diyip güldüm ve fark ettirmeden cebimden bıçak ve biber gazı çıkarttım.Bora: Şuan korumasızsın istesem seni burda öldürürüm kimseninde haberi olmaz.İdil Defne: Onu nerden çıkardın ya tam tersi olursa. Dedim ve biber gazını gözüne sıkıp bıçağıda Boranın bacağına sapladım ve koşarak eve gittim. İçimden ben ne yaptım diyip ağlamaya başladım.Eve vardığımda direk Ezgi ile Denize haber verdim.Ezgi: Ne yaptın be kızım.Deniz: Tamam hemen geliyoruz.İdil Defne: Hızlı gelin korkuyorum.Deniz: Tamam ben evden çıktım Ezgiyi de alıp geliriz biz gelene kadar sakın balkona çıkma kimseye kapıyıda açma biz gelince yazarım ben sana.İdil Defne: T-tamamEzgi: Birşey olursa yaz.Ve o gece anladım ki beni düşünen sadece 2 dostum vardı onlar benim kardeşim gibilerdi o kadar alışmıştım ki, senelerdir beraberiz onlardan hiç kopmak istemiyorum.Deniz: Geldik dikkatlice kapıyı açİdil Defne: Tamam açıyorumKapıyı açtım ve karşımda bir an Bora evet Bora vardı, hızlıca kapıyı kapatmaya çalıştım ama ayağını kapıya sıkıştırdığı için izin vermedi tam çığlık atacakken ağzımı kapattı elini ısırdım ve çığlık attım Bora: Bu iş burda bitmedi küçük hanım. Dedikten sonra bir hışınla gitti.O an korkudan kalbim durmuştu.Ve tam kapıyı kapatıp kapıya yaslanınca kapı çaldı açtım ve iç çektim.Ve bir an kendimi Ezginin kollarında ağlayarak buldum.Ezgi (kendini tutamayıp): Geçecek bunlar diyip beni susturmaya çalıştı.Deniz: Biz neler yaşıyoruz ya.O gece Ezgi ve Deniz gittikten sonra ev yine sessizliğe gömüldü. Kapıyı iki kez kontrol ettim. Kilitliydi… ama yine de içim rahat değildi. Sanki kapının arkasında hâlâ biri bekliyormuş gibi hissediyordum.Salona geçtim. Az önce ağlamaktan kızaran gözlerim hâlâ yanıyordu. Güçlü görünmeye çalışmıştım ama korkmuştum. Hem de fazlasıyla. Bunu kendime bile itiraf etmek zor geliyordu.Koltukta otururken istemsizce kapıya baktım. Bora’nın az önceki bakışı gözümün önüne geldi. O bakışta öfke mi vardı, yoksa başka bir şey mi… çözemedikçe daha çok huzursuz oluyordu.“Saçmalıyorsun,” diye geçirdi içinden. “Geçti artık.”Ama geçmemişti.Gece uyumaya çalıştığımda gözlerimi her kapattığımda aynı sahne geliyordu aklıma. Kapı, Bora’nın sesi, korku… Birkaç kez irkilerek uyandım. Sabah olduğunda neredeyse hiç uyumamış gibiydim.Aynaya baktığımda yorgun gözlerimle karşılaştım. İçimden derin bir nefes aldım.Bugün güçlü olmak zorundaydım.Ama içten içe şunu da biliyordum… Bu hikaye daha BİTMEMİŞTİ. Ertesi sabah uyandığım da kendimi biraz olsun daha iyi hissediyordum. Hazırlanıp evden çıktım ve yolda Denizle karşılaştım. Yol boyu ikimizde sustuk konuşmadık. Okula vardığımızda herkesin bana bakarak kulaktan kulağa konuştuklarını fark etmiştik.Deniz: Neler oluyor?İdil Defne: Hiçbir fikrim yok.Ezgi: Ya bişey öğrendilerle.Sınıftan bir kızın yanımıza geldiğini gördük kız yanımıza gelince ne oluyor der gibi bir bakış attım.Kız direk anlatmaya başladı.Esma: Dün gece Defneyle Bora sokakta el ele yapış yapış gezdikleri, günün sonunda Defne Boradan para istediği Boranın da parasının olmadığı için veremeyeceğini söyleyince, Defnenin sinirlenip onu tehtid edip bıçakladığı, diye bir dedikodu çıkardılar.İdil Defne: Nee Deniz: Nerede o, azına sıçıcam onun.Ezgi: Sakin olun önce bu olayı kimin uydurduğunu bulalım.İçten içe ağlıyordum ama hayal kırıklığından Ağlamaklı bir ses tonuyla “Hiçbir şey yapmayacağız” dedim “Hepsi sizin yüzünüzden” diye bağırdım sesim tüm koridorda yankılandı,Deniz: Ne demek bişey yapmayacağız kafayı mı yedin sen Defne, ne dediğinin farkında mısın?İdil Defne: Bana bağırma. Dedikten sonra orayı terk ettim, Kendimi kızlar tuvaletine kapatıp boş olan yere girdim kapıyı kapatıp klozetin kapağını kapattıktan sonra dizlerimi çeneme çektim ve kulaklığımı takıp şarkı açtım.Kendimi tutamayıp ağlamaya başladım. Şarkının sözleri kalbime dokundu.Şarkıda şöyle diyordu;İnsan öyle boş bir eve ait hisseder mi? Aklım dolu kalbim alacaklı, şişe dibi Dizlerim üşümeden yakardım eskileri Bi’ sana kıyamam Şarkının sözleri resmen hayatımı anlatıyordu. Tam o anda Ezginin sesi koridorda yankılandı. Bölüm 2 Unutulmayan HikayelerGeçmişi unutmak istiyorum 1 saat öncesini bile her şeyi kim olduğumu nerede yaşadığımı. Ezginin bağırmasından sonra şarkıyı durdurup kulaklığımı çantama koydum ve göz, yaşlarımı sildim. Ezgi benim olduğum kapıyı tıklattı, ve silmekten kızarmış göz yaşlarımı bir kere daha silip kapıyı açtım. Ne var der gibi bir bakış attım. Ezgi: Neredesin sen?İdil Defne: Burdayım Ezgi: Defne kendine gel sen bu değilsin.İdil Defne: Ben buyum Ezgi. Ezgi: Defne bişey yapalım yapmadığımız sürece daha çok dedikodu çıkar.İdil Defne: Tamam ne yapıcağız?Ezgi: Ses kayıtları vardı telefonunda onları okulun hoparlörüne bağlarız.
İdil Defne: Tamam gel.Yarım saat sonra hoparlöre bağlarız bir türlü.Deniz: Heh oldu.İdil Defne: Gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkıyor.Ezgi: Aynen öyle.Yaklaşık 1 buçuk dakikalık ses kaydı dinlendikten sonra herkes bizim etrafımızda toplanmaya başladı ve teker teker özür dileyenler oldu.Deniz: Nerede o Bora??Sınıftaki herhangi bir kız: Ben onu en son kantinde gördüm ama.İdil Defne: Aman Deniz yanlış bir hareket yapma da kabak sonra bize patlamasın.Ezgi: BencedeDeniz daha konuşmamız bitmemişken kayboldu hemen.Ezgi: Dinlermi hiç.İdil Defne: AynenKoridordaki kavga sesini müzik sanıp aldırış etmeden sınıfa girdik.Selin: Sen sevgilimi elimde almaya çalışıyorsun.Diye bağırdı bana doğru.Ezgi: Bizimle konuşurken ses tonunu kıs!Diyerek yükseldi Seline doğru.Selin: Pardon da ben senin-...Sözünü kesip konuşmaya başladım.İdil Defne: Selin kendine gel sevgilini elinden almaya çalıştığım falan yok ayrıca ben ona bakmam.“Ayrıca ben ona bakmam.” Sözü kafamda tekrarlanıp duruyordu ve aklıma Nyx ile Boranın sevgiliyken mutlu anıları geldi.Selin: Aynen o yüzden mi sevgilimle sokakta o kadar içli dışlıydın?Ezgi: Gördünmü?Bi an yaşadıklarım aklımda döndü dolaştı ve yine beni buldu,Kendimi kaybedip Selinin saçına yapıştım..Selin: Bırak saçımı. Diye haykırdıEzgi: Defne napıyorsun bırak kızın saçını.Denizin geldiğini bile fark etmeden Selini dövmeye devam ediyorum.Deniz: Defne Defne napıyorsun.Bi an durdu ve ben ne yapıyorum dedim kendi kendime.Bir an durdum.Ne yaptığımı fark ettiğimde kalbim deli gibi atıyordu. Ellerim hâlâ Selin’in saçındaydı. Sanki biri beni uzaktan kontrol ediyormuş gibi hissettim.Ellerimi yavaşça geri çektim.İdil Defne: Ben… ben ne yaptım?Selin yere doğru çekildi, saçını tutarak bana öfkeyle baktı. Gözleri dolmuştu ama hâlâ sinirliydi.Selin: Sen delirdin mi?!Ezgi hemen aramıza girdi.Ezgi: Yeter artık! İkiniz de sakin olun!Koridorda herkes bize bakıyordu. Fısıldaşmalar tekrar başlamıştı. Az önce hoparlörden gerçekleri dinleyen insanlar şimdi yine konuşuyordu.İçimden “Yine mi…” diye geçirdim.Deniz kolumdan tuttu.Deniz: Defne gel buradan.İtiraz etmedim. Zaten o koridorda bir saniye daha durmak istemiyordum. Deniz beni sınıfın arka tarafına doğru götürdü.Deniz: Sana ne oluyor bugün?Cevap veremedim. Çünkü ben de bilmiyordum.İdil Defne: Bilmiyorum… gerçekten bilmiyorum.Aklım yine aynı şeye gidiyordu.Nyx…Bora…Ve geçmişte yaşanan her şey.Sanki ne yaparsam yapayım o anılar peşimi bırakmıyordu.Ezgi yanımıza geldi.Ezgi: Tamam, herkes sakinleşsin. Ama bu iş burada bitmedi.Başımı kaldırıp ona baktım.İdil Defne: Ne demek istiyorsun?Ezgi derin bir nefes aldı.Ezgi: Çünkü Bora hâlâ ortada yok.Tam o anda koridorun sonundan bir ses geldi.“Beni mi arıyorsunuz?”Başımı kaldırdım.Kapının önünde Bora duruyordu.Ve yüzündeki ifade… hiç iyi görünmüyordu.Kapının önünde Bora duruyordu.Kalbim bir an duracak gibi oldu. Koridordaki herkes susmuştu. Sanki herkes bizim konuşmamızı bekliyordu.Bora: Güzel gösteriydi.Alaycı bir şekilde gülümsedi.İdil Defne: Ne demek istiyorsun?Bora omuz silkti.Bora: Hoparlörden ses kaydı falan… bayağı uğraşmışsınız.Deniz bir adım öne çıktı.Deniz: Doğruyu duysunlar diye yaptık.Bora’nın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.Bora: Doğru mu?Bir an bana baktı. Gözleri sanki içimi okuyormuş gibiydi.Bora: Emin misin Defne?İçimde garip bir his oluştu. Sanki söyleyeceği şeylerden korkuyordum.İdil Defne: Ne demek istiyorsun Bora?Tam konuşacakken Selin arkadan bağırdı.Selin: Bora! Onu dinleme!Selin saçını düzelterek yanımıza geldi. Bana hâlâ nefret dolu gözlerle bakıyordu.Selin: Bu kız herkesi kandırıyor!Ezgi hemen araya girdi.Ezgi: Yeter artık Selin!Selin: Sen karışma!Koridor yine karışmaya başlamıştı. İnsanlar telefonlarını çıkarıp bizi çekiyordu.Deniz: Telefonları indirsenize!Tam o sırada Bora cebinden telefonunu çıkardı.Bora: Madem herkes gerçekleri öğrenmek istiyor…Kalbim hızlandı.Bora: O zaman bunu da dinleyin.Telefonundan bir ses kaydı açtı.Ve hoparlörden benim sesim duyuldu.Ama…Ben o sözleri hiç hatırlamıyordum.“Bora ile ilgili plan işe yarayacak.”Bir an dünya durdu.Ezgi: Bu ne?Deniz: Bu sahte!Herkes bana bakıyordu.Ama en çok da Bora.Bora: Hâlâ hiçbir şey hatırlamıyor musun Defne?O an kafamın içinde bir şey çaktı.Nyx.Bir görüntü…Bir gece…Ve Bora ile konuştuğum bir an.Başım dönmeye başladı.İdil Defne: Ben… ben…Ezgi kolumu tuttu.Ezgi: Defne iyi misin?Tam cevap verecekken gözüm koridorun camına takıldı.Camın dışında biri vardı.Siyah kapüşonlu biri.Ve bana bakıyordu.Göz göze geldik.Sonra yavaşça arkasını dönüp yürüdü.Ama gitmeden önce camın üzerine parmağıyla tek bir şey yazdı.“Nyx.”Kalbim buz gibi oldu.Çünkü Nyx…yıllar önce ortadan kaybolmuştu.

3. Bölüm . İntikamKapının önündeki karanlıkta durduğum an, sanki zaman dondu. Gözlerimi bir an kapattım, ama açtığımda hâlâ kapüşonlu kişinin silueti gözümün önündeydi. Nyx, dedikleri o kayıp kız, bendim. Geçmişim, bir gölge gibi peşimi bırakmıyordu. Ezgi'nin sesi kulağımda yankılandı: "Defne, hatırla!" Ama ben, o sesin peşinden gitmeye cesaret edemiyordum. Yavaşça koridora adım attım, kalbim her adımda daha hızlı atıyordu. Artık gerçekten akli dengemi kaybettiğimi düşünüyorum. Çünkü bir insan neden neden eski kendisini görsün ki ancak deli olduğunu sanarım büyük ihtimalle şuan onlarda beni deli sanıyorlar.Ve bir an nefesim kesildi, duvara tutunmaya çalıştım, ama olmadı sonra aniden gözlerimi kapattım ve yere yığıldım.Tek hatırladığım şey ise Nyx in dudaklarının arasından çıkan tek kelime olan “İntikam ” dı.Aradan bir kaç saat geçtikten sonra gözlerimi aralayıp etrafıma bakındım tek gördüğüm şey ise, hastane odasında bir doktorun benimle ilgileniyor olması.O an dudaklarımdan tek kelime çıktı “Ezgi” doktor bana doğru dönüp “uyandın mı” dedi. Bende sadece “evet” diyebildim.Gözlerimi tam açıp, gözüme ilk çarpan kapıya doğru baktım ve Ezginin ağlamaktan kıpkırmızı olmuş gözlerini, Denizin uykusuzluktan duvara yaslanıp uyuduğunu ve Boranın beni izlediğini fark ettim.Bora Ezgiye doğru “Uyandı” “Defne uyandı” demesiyle birlikte Ezgi ayaklanıp hızla hasta odasının yanındaki cama yöneldi.Ezgi: Defne!Deniz kafasını duvardan kaldırıp irkilerek uyandı Ezgi, cama koşarken ellerini titreyerek pencereye dayadı, gözleri endişe ve sevinç karışımıyla parlıyordu. “Defne, iyisin, gerçekten iyisin!” diye fısıldadı.Ben hâlâ yatakta oturuyordum, kalbim deli gibi atıyordu. Gözlerimle onları süzdüm, ama hâlâ kafamda bir karmaşa vardı. Nyx… o kelime hâlâ dudaklarımda yankılanıyordu: “İntikam.”Bora yanıma geldi, yüzünde hem rahatlama hem de hâlâ bir tedirginlik vardı. “Defne… ne oldu sana?” dedi. Sesi titriyordu, ama yanında olmasının verdiği güvenle kendimi biraz toparladım.Deniz hâlâ uykulu gözlerle beni izliyordu, ama bir şey hissetmiş gibiydi, sessizce yanımıza geldi. Ezgi, Deniz’e bakıp “Ona dokunma, önce dinlenmeli,” dedi.Ben derin bir nefes aldım, hâlâ sarılmış gibi hissettiğim boşluğu hissettim. Bir an için, her şeyin kontrolüm dışında olduğunu düşündüm, ama sonra fark ettim: Yanımda arkadaşlarım vardı, belki hâlâ kendimi bulmam için bir şans vardı.Ezgi, dizlerimin yanına çöktü ve ellerimi tuttu. “Sana ne olduğunu biliyoruz, ama korkmana gerek yok. Biz buradayız.”O an içimde hem bir rahatlama hem de korku karışımı hissettim. Nyx’in gölgesi hâlâ zihnimdeydi, ama artık tek başıma değildim. “Ezgi…” dedim, sesi kısık ve kırılgandı, “Nyx… intikam… ne demek?”Ezgi ve Bora birbirine baktılar, sessizlik bir anda odayı doldurdu. Deniz, sessizce yatağın kenarına oturup başını salladı, “Bunu konuşmamız gerekiyor. Ama önce… Defne, sen iyileşmelisin. Sonra her şeyi anlatacağız.”Ve o anda, içimde ufak da olsa bir cesaret ışığı yandı. Belki de, Nyx’in gölgesinden kaçmak değil, onunla yüzleşmek gerekiyordu.Oda sessizleşti, sadece kalbimin hızlı atışı duyuluyordu. Bir süre Ezgi hâlâ ellerimi tutmuş, bana bakıyordu. Bora ve Deniz de bir adım geride durmuş, sessizce bekliyorlardı.“Defne…” Ezgi tekrar fısıldadı, sesi biraz daha kararlıydı, “Nyx senin bir parçan. Geçmişin, yaşadığın acılar… hepsi onu yarattı. Ama artık yalnız değilsin. Biz buradayız.”Ben derin bir nefes aldım. Gözlerimi kapattım ve kendi kendime tekrar ettim: Nyx benim… ama ben hâlâ İdil Defne’yim. Kontrol bende olabilir.Bora hafifçe yana çekilip, “İstersen önce biraz konuşmadan sakinleşebilirsin. Ama sonra… bu intikamın ne olduğunu çözmeliyiz,” dedi.Deniz sessizce yatağın yanına oturdu, gözleri hâlâ dikkatle bana odaklanıyordu. “Bize anlatmaya hazır olduğunda, her şeyi dinleyeceğiz. Ama önce nefes al, toparlan,” dedi.O anda fark ettim ki, geçmişim ve Nyx’in gölgesi ne kadar güçlü olursa olsun, arkadaşlarım yanımdaydı. Hâlâ korkuyordum ama artık yalnız değildim.İlk kez uzun zamandır, gözlerimi tekrar açıp etrafa baktığımda bir umut ışığı gördüm: Nyx’in gölgesini tamamen ortadan kaldırmak belki mümkün değildi, ama onu ben yönetebilirdim.Ve ben, İdil Defne olarak, o karanlığa doğru ilk adımı atmaya hazırdım.

4. Bölüm Gölgeyle Yüzleşme Hastane odasının sessizliği, kulaklarımda kalbimin ritmiyle birleşiyordu. Gözlerimi yavaşça açtım ve Ezgi’nin hâlâ endişeli ama kararlı bakışlarıyla karşılaştım. Yanımdaki Bora ve Deniz, sessizce bekliyordu; her biri kendi içinde bir şeyler ölçüyordu.Nyx’in gölgesi hâlâ zihnimde dönüp duruyordu. Dudaklarından çıkan tek kelime: “İntikam.” Ama şimdi farklı bir şey hissettim. O sadece ESKİ bir parçamdı; korkularım, hatalarım, geçmişimde biriken öfke… hepsi onun içinde vardı.Derin bir nefes aldım ve kendi kendime fısıldadım: Artık sadece Nyx değilim. Ben İdil Defne’yim. Bu gölgeyi yönetebilirim.Ezgi ellerimi tuttu, sesi hafif ama kararlıydı: “Defne… şimdi onunla yüzleşme zamanı. Ama unutma, yalnız değilsin.”O an, içimde bir cesaret kıvılcımı yandı. İlk kez, geçmişin gölgelerinden kaçmak yerine, onlarla savaşabileceğimi düşündüm.Koridorun ucundan gelen hastane ışıkları odama süzüldü ve gölgeler bir an için sanki geri çekildi. Derin bir nefes daha aldım, gözlerimi kapatıp geçmişimi hatırladım… ve Nyx’le ilk gerçek karşılaşmamı hazırladım.Ve camın ardından Boranın gittiğini ama tanıdık biri yüzün geldiğini gördüm “Abim Civan” dı.İdil Defne: Abim değil mi o.Ezgi: Evet o ben çağırdım.İdil Defne : Önce bana sorsaydın keşke.Ezgi: Sorsam İzin vermicektin bende sormadım.Abim ile bizim aramız yıllardır kötü. Aslında bunun sebebi Bora, biz borayla sevgiliyken yani ben Nyx’iken Abim bizim ilişkimize karşıydı hep.Bu ne olursa olsun asla değişmiyordu. Bi ara Bora’ nın bir kızla mesajlaşmaları gördüğümde sinirlenip Borayla konuştum. Ama bu konuşma normal değildi kavga ediyorduk abime de söylediğimde. Şu cevabı aldım.“Ben sana demiştim bundan bi bok olmaz diye ama, bende bi konuşayım belki yanlış anlaşılma vardır”Demişti.Ve konuşmaları beklediğim gibi sakinleşsin değildi. kavgaları bittikten sonra. Abim beni götürmeye kalktı Bora da sinirlenip o da beni götürmek istedi bende hayatımın hatasını yaparak BORAYI SEÇMİŞTİM o günden beri konuşmuyorduk.Abim geldiğinde hastane odasını sessizlik kapladı ve sadece bakışlar konuştu.Deniz araya girip “Ooo Civan abi naber ya bayadır görüşmüyorduk.”Civan: Aynen görüşmedik bir süre “Derken bana bakıyordu”Civan: Defne hep böyle küs kalmıcaz herhalde.İdil Defne: Tamam abi.Abim ayağa kalkıp yanıma oturdu, bana sarılıp “Özledim seni,değişmişsin dedi.”Bende şöyle dedim “Ben değişmedim hayatım değişti abi etrafına baksan anlarsın” dedim.Civan:Ne zaman çıkmana izin verecekler?Ezgi: Ben konuştum doktorlar 1 saate çıkabiliyormuş.İdil Defne: Hayırdır abi niye sordun?Civan: Hastaneden çıkınca benimle geleceksin iyileşene kadar bizimle yaşıyıcaksın.
İdil Defne: Pardon kim karar verdi, ayrıca biz derken?Civan: Ben ve Aras arkadaşım aynı evde kalıyoruz. Benim işim var çıkınca Aras evine gidip eşyalarını toplarsın.İdil Defne: Gerek yok kendim giderim.Civan: Arası arıyorum gelsin şimdiden.Deniz: Abi biz vardık ne gerek var Arasa?Civan: Ben size güveniyorum Defneye güvenmiyorum başını belaya sokmasın diye.1 saat sonra Aras gelir.Aras odaya girince odayı ferah bir parfüm kapladı. Aslında yakışıklıymış ben ne diyorum ya öff.Aras: Bücür hazırlan gidelim evine.İdil Defne: Pardon bana mı dedin.Aras: EvetEzgi: Tamam çıkında kız giyinsin.Üzerimi değiştirip hastaneden çıkarız.Deniz: Görüşürüz Defne birşey olursa ararsın.İdil Defne: Tamam görüşürüz.Ezgi ve Denizle vedalaştıktan sonra arabaya doğru yürürüz.Aras: Evinin konumunu at.İdil Defne: Numaranı ver atıyım.Aras: Ooo yavaş ol bücür numara istemeler falan.İdil Defne: Boş yapma gerizekalı konumu vahiy yoluyla mı atıyım.Aras: Tamam sakin söyle numaranı.İdil Defne: Yaz 0500 123-...Aras: Tamam arıyım bi.Telefonum titreşimdeyken çalar.Telefonumun kilidini açıp Arasın numarasını gıcık olarak kaydederim.Aras arabanın kilidini açıp bana doğru “bin” der.Sanki o söylemese binmicektim salak ya.Arabaya bindiğim an telefonum çaldı.Arayan Boraydı.Aras: Kim arıyor.İdil Defne: Sevgilim Allah Allah sanane.Aras:.......Telefonu açtım İdil Defne: EfendimBora: Nasıl Oldun?İdil Defne: İyiyim eve geçiyorum şimdi.Bora: İyi bir şeye ihtiyacın olursa söylersin.İdil Defne: Sana muhtaç olacağımı sanmıyorum Bora ayrıca öyle 1,2 saat konuşup iyi davranınca hemen havalanma, çünkü bana yaptıklarını unuttum sanma.Bora: Ne yaptım ?İdil Defne: Onuda ben söylemiyim istersen.Bora: Tam-Daha lafını bitirmeden yüzüne kapattım.Aras: Bravo erkekleri adam edecek kadın tipisin resmen
İdil Defne: Sen beni mi dinliyorsun.Aras: Bağıra bağıra konuştuğun için olabilirmi bücür?İdil Defne: Ben bağırımıyordum ayrıca bana bücür demeyi kes.Aras: Sakin ol güzellik.Utancımdan yanaklarımın kızardığını ve alnımın yandığını hissediyordum.Aras: Ne oldu utandın mı.İdil Defne: Yoo ne alaka.Aras: Bi mahalleyi işaret edip burası mı dedi.İdil Defne: EvetEvin kapısını açtım benimle birlikte Arasta eve girdi.İdil Defne: Sen niye evime giriyorsun?Aras: Güvenliğiniz için hanımefendi.İdil Defne:Kapıda Bekle!Aras: Tamamdır hanımefendi.Sırıtarak odama gidip valizimi çıkarttım ve kıyafetlerimi makyaj malzemelerimi iç çamaşırlarımı ve parfümümü valize doldurup valizin ağızını kapattım.Kol çantası askılıktan alıp içini açtım ve içine şarzımı glossumu telefonumu kulaklığımı ve cüzdanımı koydum ağzını kapattım. Ve evden çıktım anahtarımla kapıyı kilitleyip çantama attım anahtarı. Arasın ela gözlerine bakıp 2. Katta olan evimin merdivenlerinden indim ağır ağır.Arabanın kilidi açıldı ve Aras bana doğru arabanın ön kapısını açıp “buyurun hanımefendi” derken sesi inceldi.Arabaya bindi arabayı çalıştırdı tam elleri direksiyona giderken telefonu çaldı. Gördüğüm kadarıyla bir kız arıyordu.Telefonu açtı sinirli bir sesle “Ne var İpek diye bağırdı”Telefonu hoparlöre aldı. Kızın sesi ağlamaklı geliyordu. “Aras çok kötüyüm gel” diyordu kız.Aras: İşim var ne oldu.İpek: Lütfen gel sana ihtiyacım var.Aras: Benimle sevgiliyken kime ihtiyaç duyduysan şimdi onunla yanına git İpek.İpek: Lütfen çok önemli Aras son bir kere.Aras: Tamam konum at.Birkaç dakika bekledik sonra araba çalışmaya başladı. Aras benide götürmeye kararlıydı gözlerinden alevler fışkırıyordu. Sonra telefon çaldı aynı kızdı.İpek: Arasım geliyorsun değil mi? Telefon hoparlördeydi kızın sesi mutlu geliyordu. Neden olduğunu bilmediğim bir kıskançlık krizim tuttu ve Aras'ın elinden telefonu aldı ve sinirle bağırma başladım.İdil defne: SEN NE HAKLA SEVGİLİSİ OLAN BİRİYLE BÖYLE KONUŞURSUNAras nasıl olduğunu bilmediğim bir mutlulukla telefonu elimde aldı sinirden ne yapacağımı bilemedim.Arasa doğru dönüp çok özür dilerim kendimi tutamadım.dedim yüzün kızarıklığıyla Aras ne diyeceğini bilemeyip “ö-önemli değil” onunda utandığını anladım.Aras: Bize gidelim eşyalarını bırak sonra gideriz.İdil Defne: Ooo Aras bey bize gidelim derken yavaş ol.Aras itici bir kahkaha attı.Araba yavaşladığında geldiğimizi düşünüp sordum.İdil Defne: Geldik mi?Aras: 2,3 dakika var daha sabret bücür.Dedi alaycı tonla.Aras'ın böyle yapması hoşuma gidiyordu Aslında saçları,gözleri… Vardığımızda İki katlı, kırmızı çatılı, beyaz duvarlı bir ev duruyordu karşımızda . Önünde çimenli, çiçekli bir bahçe vardı.

5. Bölüm İlk BakışOnu ilk gördüğümde anlamıştım birşeyler olacağını. Evin önünde birkaç saniye öylece durdum. Aras çoktan arabadan inmiş, bagajı açmıştı ama ben hâlâ yerimde kalmıştım. İçimde garip bir his vardı… sanki bu eve adım attığım an, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.Aras arkasını dönüp bana baktı.“Ne oldu bücür, eve mi küstün?” dedi alaycı bir gülümsemeyle.Gözlerimi devirdim ama içimdeki o tuhaf hissi bastıramıyordum.“Saçmalama,” dedim kısa keserek ve arabadan indim.Valizimi almaya uzandığım anda Aras benden önce davranıp çekti.“Ben taşırım,” dedi.“Gerek yok,” diye itiraz ettim ama çoktan valizi alıp yürümeye başlamıştı bile.İçimden “salak ya” diye mırıldanıp peşinden gittim.Arasın yanına gittiğimde Aras yüzüme yakınlaşıp “Sen benim yanımdayken çantanı bile taşıyamazsın” dedi. Ve elimdeki çantayı alıp yürümeye devam etti Kapıya yaklaştığımızda kalbim bir an hızlandı. Nedenini bilmiyordum ama… Aras kapıyı açtı.İçeri adım attığım anda etrafa göz gezdirdim. Ev beklediğimden daha düzenliydi. Hafif bir parfüm kokusu vardı… ama bu Aras’ın kokusu değildi Abimin de kokusu değildi.Kaşlarımı çattım.“Evde başka biri mi var?” dedim.Aras bir an duraksadı. Sonra gözlerini kaçırarak,“Yok… yani… Civan var işte,” dedi.Ama sesindeki o küçük tereddüt dikkatimi çekmişti.Tam o anda üst kattan hafif bir ses geldi.İkimiz de aynı anda başımızı yukarı kaldırdık.Kalbim bir anda sıkıştı. Arasın arkasına geçtim“Aras…” dedim yavaşça, “evde biri var.”Aras bu sefer ciddi bir ifadeyle bana baktı.Ve o an…Merdivenlerden birinin gölgesi düştü duvara.Nefesimi tuttum.Adımlar yavaş yavaş yaklaşıyordu.İçimde tarif edemediğim bir his yükseldi. Merak… bilmiyordum.Ve sonra…Onu gördüm. İpekAras, İpeğe ne işin var burda der gibi bakıyordu.İpek niye baktı ve konuşmaya başladı.İpek: Seni merak ettim Aras.İdil Defne: Etme Arası merak etme sana kalmadı Arası merak etmek.Arasın bana bakıp güldüğünü anladım.İpek: Sen kimsin ya?Aras: Sevgilim oldu mu. Nasıl girdin sen bu eve.İpek: Hatırlamıyor musun biz sevgiliyken bana yedek anahtarı vermiştin Arascım.İdil Defne: Şimdide o anahtarı ben alıyorum ver bakalım.İpek istemeye istemeye anahtarı verdi.İdil Defne: Şimdi gidebilirsin.İpek: Sen hayırdır bavulunu almışsın geliyorsun?İdil Defne: Abimle sevgilimin evine taşınıyorum sana mı sorucam.İpek: Umurumda değil.İpek kapıya doğru ağır ağır yürüdü ve gitti.Aras’ın “İpek normal biri değil” demesi aklımda yankılanıyordu.Ama bu sefer korku değil… merak ağır basıyordu.Kollarımı göğsümde birleştirip ona baktım.“Ne demek istedin az önce?”Aras derin bir nefes aldı, sanki söylemek istemediği bir şeyi söyleyecek gibiydi.“Boş ver.”“Hayır boş veremem,” dedim sertçe. “Az önce eski sevgilin gelip evine giriyor, anahtarı var, seni ağlayarak arıyor… ve sen bana ‘normal değil’ diyorsun. Açıkla.”Aras birkaç saniye sustu. Sonra gözlerini bana dikti.“İpek takıntılı.”Kaşlarım çatıldı.“Ne anlamda?”“Bittiğini kabul etmiyor,” dedi kısa bir şekilde. “Ayrıldıktan sonra da sürekli yazdı, aradı… hatta birkaç kere evin önüne geldi.”İçimde hafif bir rahatsızlık oluştu ama belli etmedim.“O yüzden mi bana sevgilim dedin?”Aras hafifçe sırıttı.“Yüz ifadesini görmedin mi? İşe yaradı.”İstemeden ben de sırıttım.“Evet… baya yaradı.”Kısa bir sessizlik oldu.Sonra Aras bana doğru bir adım attı.“Bu arada…” dedi hafifçe eğilerek,“Sevgili rolünü fena oynamıyorsun.”Kalbim bir an hızlandı ama hemen toparlandım.“Rol yapıyorum sonuçta, gerçek değil.”Aras gözlerimin içine baktı.“Şimdilik.”O an gözlerimi kaçırdım.“Saçmalama.”Tam o sırada telefonum titredi.Ekrana baktım.İpek.Aras da gördü.“Cevap verme,” dedi direkt.Ama ben çoktan açmıştım.“Ne istiyorsun?” dedim soğuk bir sesle.İpek’in sesi bu sefer ağlamaklı değildi… aksine sakindi. Fazla sakin.“Evdesin değil mi?”Kalbim bir an duracak gibi oldu.“Sanane?” dedim.İpek hafifçe güldü.“Çünkü… birazdan tekrar geleceğim.”Kaşlarım çatıldı.“Gelme.”“Bu sefer kapıyı sen açacaksın,” dedi.Ve telefonu kapattı.İdil Defne: Salak ya.Aras: Saçma saçma konuşup insanı deli ediyor.Yine telefonum titredi “yeter artık” diyerek ekrana baktım Abim di arayan.İdil Defne: Efendim abiCivan: Naptınızİdil Defne: Evdeyiz şuan Civan: Tamam gelirim bende birazdan.İdil Defne: Tamam.Telefonu kapattım ve cebime attım.Arasa doğru “Odam nerde?” Diye sordum Aras: Üst katta koridordan düz git sola dön 3. Oda Benden önce yukarı çıkmıştı. Yüzüne bakmadan yukarı doğru yürüdüm bende, odaları saymadan ilk odaya girdim.Ve odanın kapısını açtım karşımda Aras üstü çıplak bir şekilde koltukta oturuyordu. Bi an şok oldum. Aras bana döndüİdil Defne: Ayyy pardon sen mi vardın.Diyip odadan ayrıldım.Aras: Gel Defne.İdil Defne: Üstünü giyindin mi?Aras sırıttı ama cevap gelmedi.Tekrardan odaya girdim yine üstü çıplaktı.İdil Defne: Aras yine çıplaksın.Aras: Dur giyicem.Aras üstünü giyinip yanıma geldi.
Birlikte odadan çıktık onun odasının yaklaşık 2,3 kapı sonrası bir odanın önünde durduk kapıyı açtı girdim güzel sade krem rengi duvarı vardı.Aras: Burası.İdil Defne: Saol çıkabilirsin.Aras: Çıkamam.Hiç umursamadan çantamdaki şarzı 5 olan telefonumu ve şarzımı çıkarıp prize taktım. Ve bavulumu ağızını açtım.Aras boş boş kapıya yaslanmış sırıtarak beni izliyordu.Kıyafetlerimi tek tek katlayıp yerleştirdim .1 saat sonra tüm eşyalarımı yerleştirmiştim.Aras kapıda yaslanarak uyuya kalmıştı. Arası dürttüm uyandı.İdil Defne: Kalk yatağında yat.Aras uykulu bir sesle: Uykum yok ki. 2,3 dakika ikna ettim ve yatağına götürdüm.Uyuyup uyumadığından emin olmak için bende gittim onunla.Yattı yatağına üstünü örttüm uykuluydu zaten. Lacivert pantolonumun kenarını tuttu.Aras: Defne gitme.İdil Defne: Ne oldu?Aras: Gelİdil Defne: Yanına mı?Aras: Evet.Arasın yatağının yanına geçtim ve uzandım.Aras bana bakıp gözlerini kapattı.Bir baktım birlikte uyumuşuz. O an sevgilisinden yeni ayrılmış biriyle birlikte uyuduğum için kendimden utandım. Gözümü açtığımda duvardaki saate çarptı gözlerim saat akşam 7.Resmen Arasla AYNI YATAKTA 4 saat uyumuşum. Yanından kalktım ve odama gittim. Telefonuma gelen bildirimlere baktım Abimden 6 cevapsız arama 4 mesajAbim kişisinden cevapsız aramaAbim kişisinden cevapsız aramaAbicim açsanaAbim kişisinden cevapsız aramaDefne neredesinizAbim kişisinden cevapsız aramaAbim kişisinden cevapsız aramaAbim kişisinden cevapsız aramaDefneAbim bak cevap verseneUyuyormusun.20 dakika önce yazmış en son.Cevap yazmak için WhatsApp'a girdim.Sohbeti açtım ve mesaj yazmaya başladım.İdil Defne: uyuya kalmışım ya görmedim bişey mi oldu?Civan: Tamam bişey yok öyle sordum.İdil Defne: NerdesinCivan: YoldayımMesajına 👍 ifadesi brakıldıOdamdan çıkıp Aras'ın odasının kapısını tıklattım.Aras: Gelİdil Defne: Ne yapmaya çalışıyorun Aras abi?Aras: ABİ?İdil Defne: Evet abi bi sorun mu varAras: Evet bi sorun var kaç yaşındasın kızım sen İdil Defne: 17 Sen?Aras hafifçe gülerek “21”İdil Defne: Oğlum aramızda koskoca 4 Yaş var ne dememi bekliyorsun abimle aynı yaştasın ben ona da abi diyorum.Aras: O senin öz abin.İdil Defne: Niye sen beni neyimsinAras: Şimdi bişey dicem olmayacak.İdil Defne: De de.Aras: Yokİdil Defne: De diyorum.Aras: Neyin olmamı istersen olurum.İdil Defne: Konu nerden nereye geldi ya.Aras: konuyu değiştirme, derken duvara yasladım Aras, konuşmaya başladı.Aras: Soruma cevap ver.İdil Defne: Ne sorusu ben soru sorduğunu hatırlamıyorum.Aras yüzüme yaklaşıp neyin olmamı istersin?Bilmem derken yüzüm kızardı hissediyordum. Kalbim yerinden çıkacaktı resmen.Aras: Bu kadar utanacağını bilmiyordum bücür.İdil Defne: Yoo ne alaka ben utanmadım.Aras: Bu yüzden mi yanakların kıpkırmızı oldu.Tam yanağımdan makas alacakken,evin zilinin çaldığını duyduk. Arasla birbirimize baktık. İdil Defne: Abimdir yoldaydı en son.Aras: Gel bakalım.Aşağıya inip bakarız. Kapıyı açınca önümüzde abim vardı.Civan: Lan oğlum ikinizi de aradım niye açmıyonuz lan Arasla bakıştık ve konuşmaya başladı.Aras: Uyuyorduk Civan Civan: Beraber mi.Aras: Hee beraber Allah Allah ya.İdil Defne: Abartmayın bence. Birkaç saat oturduktan sonra herkes odalarına dağıldı uyumak için.
6. Bölüm Çizgiyi Aşmak Gece boyunca gözümü doğru düzgün kapatamadım.Tavana bakarak geçen saatler… aklımda tek bir şey dönüp duruyordu: Aras.O an… o bakış… o yakınlık…Derin bir nefes aldım ve yatakta doğruldum.“Saçmalama Defne,” diye fısıldadım kendi kendime.Ama içimde bir şey çoktan değişmişti.Sabahın ilk ışıkları odama süzülürken dayanamadım, yataktan kalktım. Saçlarımı toparlayıp kapıyı açtım. Ev sessizdi.Merdivenlerden aşağı indim.Mutfaktan hafif bir ses geliyordu.Adımlarımı yavaşlattım.Kapının kenarından baktığımda…Aras’ı gördüm.Sırtı bana dönüktü, saçları hafif dağınıktı. Üzerinde sade bir tişört vardı. Kahve yapıyordu.Bir an durup izledim.Garip bir şekilde… huzurlu görünüyordu.Tam o anda arkasını döndü.Göz göze geldik.“Günaydın bücür,” dedi sırıtarak.Gözlerimi devirdim.“Sabah sabah başlama.”Elinde iki fincanla bana doğru yürüdü.“Başlamıyorum, alışıyorsun.”Fincanı bana uzattı.Elim istemsizce onun eline değdi.İkimiz de bir an durduk.Sonra ben hızlıca fincanı alıp gözlerimi kaçırdım.“Teşekkürler,” dedim kısa keserek.Aras tezgaha yaslandı, beni izliyordu.“Dün gece…” dedi.Kalbim hızlandı.“Ne var dün gece?” dedim normal olmaya çalışarak.Aras hafifçe yaklaştı.“Bir şey konuşuyorduk.”Nefesim bir an takıldı.“Bir şey konuşmuyorduk,” dedim hemen.Aras kaşlarını kaldırdı.“Emin misin?”İdil Defne: Eminim Aras hem ben öyle bir iki gün tanıdığım kişiye karşı hemen bişey hissetmem sanada aşık değilim.Aras: Tamam Defne Lafını bitirdikten sonra kahvesini alıp yukarıya çıktı sinirle.Odamdan telefonumu almak için çıktığım.Bi an sebepsizce gözlerim doldu. Ne oluyor bana Hemen telefonumu aldım ve salona indim koltuğa oturdum ve WhatsApp'ı açtım Ezgiyi aradım. 7. Çalışınca açtı.Ezgi: Efendim kankaİdil Defne: ”Kanka” dedim ağlamaklı sesle.Ezgi: Ne oldu iyimisin kanka İdilim.İdil Defne: Kanka çabuk gel lütfen.Ezgi: Tamam kanka konum at hadi.Ezgiye konumu atarım ve odama giderim. Yarım saat sonra kapı zilinin çaldığını duydum.Aşağıya inerim kapının önündeki Aras'ı gördüm. Sesimi çıkarmadan kapıyı açarım. Ezgi direk bana sarıldı. Ezgi: Kızım iyimisin.İdil Defne: BilmiyorumEzgi: Sesin iyi gelmiyordu ne oldu çabuk anlat.İdil Defne: Gel odaya gidelim anlatıcam.Merdivenden çıkmadan Aras'a baktım o da baktı önüme dönüp merdivenden çıktım. Ve odama yürüdük Odaya girince kendimi tutamayıp ağlamaya başladım.Ezgi: Ne olmuş sana 1 günde.İdil Defne: KankaEzgi: AnlatHerşeyi en başından anlatırım.Ezgi: Defne bu olayı toparlaman için tek seçeneğin var.Kendimi toparlayıp dikleştim.İdil Defne: Ne Ezgi: Git birşeyler söyle öyle demek istemedim falan de bence tek seçenek bu.Hevesli hevesli kalktım Arasın odasına doğru yürüdüm kapıyı çaldımAras: GirYanına oturdum Aras: Ne oldu.İdil Defne: Ben öyle söylemek istemedim!”Aras: “Nasıl söylediğin önemli değil Defne. Ne hissettirdiğin önemli.”sustum…Aras devam eder:“Ben ilk defa biri için böyle hissediyorum… sen hâlâ oyun sanıyorsun.”Odadan çıkıp gittim bu odaya son girip çıkmamdı gerçekten hiçbirşey eskisi gibi olmadı. Odama gittim Ezginin yanına oturdum.Ezgi: Heh Ne oldu barıştınız mı.Daha dün kaldırdığım valizimi geri çıkardım içini açıp yerleştirdim her şeyi geri koydum valizime.Ezgi: Ne oldu İdil Defne: Bişey yok sadece geri gidiyorum evime.Her şeyimi koydum valize ve Ezgiyle evden çıktık.Ezgi: Nereye gidiyoruz.İdil Defne: Bize.Son kez eve baktım dün yaşananları gözden geçirdim gözümden bir damla yaş süzüldü ve onuda silip valizime çıktım.Kendi evime geldiğimde Ezgi çoktan gitmişti bile aceba yokluğumu fark ettiler mi. Umurumda bile değil.Eşyalarımı yerleştirip yatağıma geçtim telefonumu elime aldım ve İnstagram'ı açtım arama yerine Aras Karahan yazdım.Çıkan ilk hesaba bastım o, o'oydu. Aras’dı profil fotoğrafına bastım.Aras hafif gülümseyip laptopunun önünde duruyor, siyah t-shirt ve gri hoodie’siyle tam yazılımcı havasındaydı.Bio'suna baktım ve şunlar yazıyordu; Dijital dünyayı kodlarla şekillendiriyorum 💻 Yazılımcı.Hatalardan öğren, ileri git. Yazılanlar tam onu anlatıyordu bence hesabından çıktım telefonumu kapatıp şarza taktım ve yorganımın altına girdim uyudum.Uyandığımda başım felaket ağrıyordu bi başımda kedim Cooki uyuyordu onu öptüm sevdim biraz sonra kalktım. Tuvalete gittim geldiğimde telefonumu elime aldım.Gıcık adlı kişiden 5 cevapsız arama 13 mesaj.Abim adlı kişiden 5 cevapsız arama 8 mesajWhatsApp'a girdim ilk Arasın mesajına cevap verecektim.Yazdığı “Nerdesin” Mesajına cevap vermek için üstüne tıkladım.“Sanane” iletildi“Ne demek sanane kızım” “Sanane” “Benimle konuşma” Gıcık arıyor.“Ne var” diye açtım telefonu.Aras: Defne bak tek soru sorucam tek cevap alıcam Nerdesin. İdil Defne: Evimdeyim.Aras: Sebepİdil Defne: Canım istediAras: Allah Allah öyle canın istediği her zaman gidebiliyor musun sen.İdil Defne: EvetAras: Kapat.Telefonu yüzüme kapattım abimin mesajına bile cevap vermedim yarım saat sonra kapı çaldı.Açtım ve karşımda Aras vardı. İdil Defne: Ne varAras: Sen iyimisin ya ne demek haber vermeden evine geri dönüyorsun.İdil Defne: Kendi evime gelirken sana mı soracaktım ben.Aras: Evet.İdil Defne: Çok özür dilerim ya Aras bey bir daha’kine haber veririm.İdil Defne: Hem sen gitsene niye geldin umurunda bile olmamam gerek.Aras: Seviyorum kızım seni seviyorum geri geldiğin ilk günden beri İnstagram'dan gördüğüm ilk günden beri abinin seni gösterdiği ilk günden beri, hiçbir şey umurumda değil ama ben seni seviyorum.Şok içinde gözlerine baktım. Şaşırmıştım.İdil Defne: Aras benDaha sözümü bitirmeden yanağıma bir öpücük kondurdu. Telefonum titredi.Odama geçtim arayan Deniz’ diDeniz: Naberİdil Defne: İyi sen.Deniz: Bişey mi oldu?İdil Defne: Olmuştu ama düzeldi.Deniz: Üzme kendini.İdil Defne: Yok ya ne üzmesi.Deniz: Tamam ben kapatıyorum akşam konuşuruz Ezgi,sen,ben.İdil Defne: Tamam Deniz: Bay bay.İdil Defne: BayssTelefonu kapatınca Arasla göz göze geldik Aras: Kim?İdil Defne: Deniz ya.Aras: Deniz?İdil Defne: Ne oldu kıskandın mı?Aras: Ne kıskancam ya banane.İdil Defne: Gelsene yanıma.Arasz: TamamYanıma oturdu.Aras: Kedin mi vardı.İdil Defne: Evet adı cooki ısırmaz sevebilirsin.Aras: “Çok tatlı aynı senin gibi” derken gözlerime bakıyordu.İdil Defne: Teşekkür ederim.Aras biraz daha yaklaştı bana Aras biraz daha yaklaştı bana, bakışlarıyla tüm tereddütümü okuyor gibiydi. Bir an için nefesim kesildi. Cooki yanımıza gelerek patilerini benim dizime koydu ve hafifçe miyavladı.“Bak, Cooki bile onaylıyor,” dedi Aras hafif gülümseyerek. Elini yavaşça uzattı, parmaklarımız istemsizce birbirine değdi. O an tüm dünyayı unutmuş gibiydim.“Defne… sana söylemek istediklerim var,” dedi, sesi yumuşak ama kararlıydı. “Ben… ilk defa biri için böyle hissediyorum. Senin yanında kendim olabiliyorum.”Kalbim deli gibi atıyordu, içimde hem korku hem heyecan vardı. “Aras… ben de… ben de…” diyebildim sadece, sonra kelimeler boğazımda takıldı.Aras gülümsedi ve yanağımı hafifçe okşadı. “Boş ver kelimeleri… bakışlarımız yetiyor.”Bir an sessizlik oldu, sadece aramızdaki sessizliği Cooki’nin mırıltısı bozuyordu. Sonra Aras, hafifçe yana çekilerek gözlerime baktı: “Biliyorum… belki her şey hızlı oluyor ama ben seni kaybetmek istemiyorum, Defne.”Gözlerim doldu, ama bu sefer hem mutluluk hem güven doluydu. Küçük bir gülümsemeyle başımı salladım ve içimden fısıldadım: “Ben de seni kaybetmek istemiyorum, Aras…

7. Bölüm Kaçamadım HislerAras biraz daha yaklaştı bana. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki sanki o da duyacak sandım.Gözleri gözlerime kaydı.Nefesim kesildi.“Defne…” dedi kısık bir sesle. Kaçmam gerekiyordu belki… ama bu sefer istemedim. Yerimden kıpırdamadım.Aras bunu fark edince elini yavaşça yanağıma koydu. Parmakları sıcaktı… dokunduğu an içim titredi. “Emin misin?” diye fısıldadı. Gözlerinin içine baktım. Bu sefer kaçmadım. Hafifçe başımı salladım.Aras’ın dudaklarında küçük bir gülümseme oluştu. Sanki gerçekten emin olmaya çalışıyordu.Ama ben geri çekilmedim.Aksine… ben de onu seviyor gibiydim.Zaman durmuş gibiydi.Sadece biz vardık.Aras elini yanağımdan saçlarıma kaydırdı. İçimdeki bütün karmaşa… bütün korkular… o an yok olmuştu. Sadece hissettiklerim vardı. Bir süre sonra yavaşça ayrıldık.Gözlerimi açtım, Aras hâlâ bana bakıyordu.“Şimdi kaçacak mısın?” dedi hafifçe gülerek.Başımı salladım.“Hayır…” dedim sessizce.Aras gülümsedi.“Güzel,” dedi.O an… ilk defa gerçekten doğru yerdeymişim gibi hissettim. Ama içimde küçük bir ses hâlâ fısıldıyordu… Bu kadar kolay olmamalıydı.Aras: Ayağa kalktı hadi gel gidiyoruz.İdil Defne: NereyeAras: Bize,hazırlan tüm eşyalarını al cookiyi de alıyoruz ve gidiyoruz bundan sonra bizimle yaşıyorsun.İdil Defne: Olmaz öyle.Aras: Baya baya olur hadi bekliyorum.İdil Defne: Tamam.Aras: Yardım edeyim mi.İdil Defne: Olur, sen kıyafetlerimi koy valize.Valizi 3. Ve son defa çıkardım. İçini açtım Aras kıyafetlerimi koyarken bende diğer tüm eşyalarımı koymak için 2. Valizimi çıkardım.Tüm kıyafetlerim 1 valize sığmıştı.Bütün eşyalarımı 2 valize de sığdırdım kalanları da sırt çantama koydum cookinin eşyalarını da koyduktan sonra cookie ve valizleri alıp çıktık arabaya bindik kemerimi taktım. Aras konuşmaya başladı.Aras: Beni seviyormusun?İdil Defne: SeviyormuyumAras: Seviyormusun.İdil Defne: Bilmemm.Aras: Ben de bilmem.Bücür hanım sevgilim olmak istermisiniz aceba.İdil Defne: Bilmem.Aras:Nasıl istersen.İdil Defne: Tabii.Aras: Tabiii.İdil Defne: TabiiiiAras: Tabiiiiiİkimizde sesli bir şekilde kahkaha attık.Yol boyu sohbet ettikten sonra eve varırız.2 valizimi de aldı sırt çantamı da sırtına taktı ve yürümeye başladı. Benimde bir elimde cooki vardı.Evin kapısını abim açtı.Civan: Ooo hayırdır tüm evi sırtlamışsınız.Aras: Defne artık bizimle yaşayacak.İdil Defne: EvetCivan: Evin hayırlı olsun abicim.İdil Defne: Saol abiİçeri gireriz. Ve eşyalarımı odama çıkarırız.Aras: Belim koptu ya ama senin için değer.İdil Defne: Değer mi.Aras: Hemde herşey.Aras: Yerleştirmende yardım edeyim mi.İdil Defne: Yok saol senin belin ağrıyor.Aras: Tamam canım.İdil Defne: Yat dinlen sen.Aras: Ama yanındaİdil Defne: Tamam gel.Aras yatağımda uyurken bende eşyalarımı yerleştiriyordum. 1 saate bitti yorulduğum için bende Arasın yanında uyumak için uzandım.Sırtımı dönüp Aras’a baktım Aras: Sen böyle yapınca ben uyuyamam ama.İdil Defne: Uyuma beni izle.Aras: Tamam nasıl istersenBen uyuyordum o da beni izliyordu ne garip. Yaklaşık yarım saat uyumuşum. Gözümü açtığımda Aras uyuyakalmıştı.Abim kapıyı tıklattı Arasın üstüne yorganı attım ve kapıyı açtım.Civan: Napıyorsunİdil Defne: Hiçç uzanıyordum.Civan: Aras nerd-Tam konuşcakken Aras uyanmıştı “güzelim ne yapıyorsun”Abim şok içinde bana baktı ve “Aras” dedi.Aras: Bismillahİdil Defne: “Aras,” dedim çaresizliktenAras yorganı üstünden kaldırdı ve “ne oluyor” dedi.Abim yatağımın yanındaki pufa oturttum.Aras: Civan kardeşim biz Defneyle sevgiliyiz.Abim çok tepki vermemişti.Civan: Ne zamandan beri.İdil Defne: Sabah.Civan: Tamam beni ilgilendirmiyor.Lafını bitirip odadan çıktı.Aras şok içinde yüzüme baktı.Aras: Aşkım beklediğim tepkiyi niye alamadım.İdil Defne: Bilmem neyse kızmadı ya bana yeter.Aras yanağıma öpücük kondurup odadan ayrıldı.1 saat sonra sıkıntıdan Arasın odasının kapısını açtım.Aras: Ne oluyor lan.İdil Defne: Bişey yok.Dedikten sonra Arasın yanına oturdum.Aras: Sana birşey olmuş.İdil Defne: Sıkıldım.Aras: Kalk hazırlan gidiyoruz.İdil Defne: Nereye.Aras: Bizim mekanaİdil Defne: Tamam.Üstüme bordo v yaka dantelli transparan bluz giydim altıma da kuşaklı mini etek giydim.Sonra sade kırmızı ağırlıklı makyaj yaptım. Aras odaya girdiğinde üstünde koyu bordo gömlek altında siyah düz paça eşofman vardı çok yakışıklı duruyordu. Aras: Oha çok güzel olmuşsunuz hanımefendi İdil Defne: Teşekkür ederim beyefendi sizde çok yakışıklı olmuşsunuz.Aras: Teşekkürler.İdil Defne: Bizimkilere haber veriyim mi?Aras: Bencede ver.İdil Defne: Tamammm.Herkesi arıyıp çağırırım.Aras: Ne dediler?İdil Defne: GeliyorlarAras: Hadi çıkalım bizde.Mekana gideriz.Mekanın sahibi: Ooo Aras hoş geldin bayadır yoksun.Aras: “Yoktum ya ama artık çok gelmem derken” bana bakıyordu.Kulübün sahibi: Ooo yenge mi?Aras: Evet tanıştırıyim.İdil Defne: Merhaba Mekanın sahibi: Merhaba Serhat ben.İdil Defne: Defne bende.Mekanın sahibi: Memnun oldum.İdil Defne: BendeAras: GörüşürüzMekanın sahibi: GörüşürüzOrdan ayrılırız ve bir yere otururuz.Aras: Ne içersin aşkım.İdil Defne: Portakal suyu olabilir.Aras: Tamamİdil Defne: HadiAras: Tamam ya.Aras yanımdan kalkınca Ezgiyle Deniz geldi.Ezgi: Oha çok güzel olmuşsunuz.İdil Defne: Sende çok güzel olmuşsun.Deniz: Aras nerede.Tam o sırada gözlerimle Arası arıyordum. Ta ki bir kızın onun yanına oturana kadar. Konuştuklarını duyduğum kadarıyla;Nisa: O kokteyl güzel mi?Aras: Bilmiyorum sevgilime alıyorum.Nisa: Üzüldüm sevgiline.Aras: “Ters ters baktı” ne alakaNisa: Senin gibi bir sevgilisi olduğu için şanslı ama güzel değildir. Kendimi tutamayıp direk oraya gittim. Kıza tokat attım ve.İdil Defne: Ne oluyor oğlum sana.Nisa: Sanane İdil Defne: Ne demek sanane biraz daha geç gelseydim kim bilir yanına yerleşirdin.Ezgi beni ayırmaya çalışırken kıza laf atmaya devam ediyordum.Aras: Defne dur.Ezgi: Kanka sakin ol.Nisa: Of delirmiş bu ya.Kız giderken saçını aşağıya doğru çekip “Bana bak clean girl benim sevgilim benimdir dokunanı yakarım”Nisa ağlayıp uzaklaştı.Aras: İyi misinİdil Defne: Ne demek iyimisin sinirlerim bozuldu ya neymiş ben güzel değilmişim Aras yakışıklı, amacını bilmiyoruz sanki.Ezgi: KIZ HAKLI.Deniz: Aras abarttın.Aras: Tamam sakin.

8. Bölüm Eski DostlarBirkaç saat sonra eve gideriz. Aras: Kız'a bak ya salak salak konuşuyor.İdil Defne: Harbi İdil Defne: Neyse ben uyuyorum.Aras: Tamam iyi geceler.İdil Defne: Sanadaa Sabah olurAras odama girdi Aras: Günaydınİdil Defne: GünaydınnAras yanıma uzandı ve konuşmaya başladı. Aras: Defne yanlış anlamazsan sana bir şey sorucam.İdil Defne: SorAras: Sen niye brezilyadan geri geldin.İdil Defne: Yarım Kalan Defteri'mi tamamlamak için ve İNTİKAM almak için.Aras: Kimden intikam almak için?İdil Defne: Selin,Bora ve Aras: Ve?İdil Defne: Ve ZeynepAras: Zeynep kim?İdil Defne: Eski grubumuzdaki o gizli kişi.Aras: Gizli ne alaka.İdil Defne: Kimseye söylememiz gereken birisi.Aras: Zeyneb'i nerde bulacaksın ki?İdil Defne: Ben biliyorum.Aras: Anladım.İdil Defne: Haftaya birlikte plan yapmaya başlıcaz.Aras: Birlikte mi.İdil Defne: Evet sizde yardım edeceksiniz yoksa ben tek nasıl yapabilirim.Aras: HaklısınLafım bittikten sonra Aras odadan ayrıldı. Ve üstüme dolaptan bulduğum toz pembe sweit giydim altıma mavi kot şortumu giydim.Aras tekrardan odama girdi ve “nereye” İdil Defne: Eski bir arkadaşımla buluşacağım.Aras: Kimİdil Defne: Boşver Aras: Tamam ama geç gelme.Yanağıma bir öpücük kondurdu ve “paran varmı?” İdil Defne: Yani var biraz.Aras odasına gidip cüzdanını getirdi.Biraz nakit para ve bir kart'ı bana doğru uzattı.İdil Defne: Bu ne.Aras: Burda biraz nakit para var burda da istediğin kadar para var.İdil Defne: Ben bunları kabul etmem.Aras: Aşkım başkasının parası değil benim param, benim param senin paran al bunları.İdil Defne: İyi tamam.Aras: İstediğin kadar harcayabilirsin biterse söyle yine para atarım.İdil Defne: Teşekkür ederim Aras: Rica ederim İdil Defne: Ben kaçarrKol çantamı ve telefonumu alıp evden çıktım.Evden çıktığım an Merti aradım.İdil Defne: Çıktım ben evden.Mert: Tamam bekle 5 dakika geliyorum.İdil Defne: Tamam.Mert ben Nyx’iken bana en çok yardım eden, ve benim brezilyaya gitmeme yardım eden her şeyi en ufak detayına kadar bilen maalesef Boranın arkadaşı ama eski arkadaşı,Bir kaç dakika sonra tam önümde siyah bir araba durdu ve camın açıldı.Mert: Atlaİdil Defne: Geliyorum.Arabayı bindim ve konuşmaya başladık.Mert: Aras'a söyledin mi.İdil Defne: Adını vermedim ama eski arkadaşım dedim öylesin zaten.Mert: EvetMert: Eee aranız nasıl Arasla.İdil Defne: Mükemmel Mert: İyiİdil Defne: Yeni tanışmamıza rağmen nasıl bu kadar birbirimize aşık olduk anlamıyorum. Mert: Hayırlısıİdil Defne: İnşallah, bu arada nereye gidiyoruz?Mert: Bilmem nereye istersin.İdil Defne: Eskiden hep buluştuğumuz kafeye gidelim.Mert: TamamMert: İntikam için eminmisin.İdil Defne: Hemde herşeyden çok.Mert: Tamam en kısa sürede hepimiz arasında sen,ben,Aras,Civan,Deniz ve Ezgi arasında.İdil Defne: Tamam yarına ayarlarız akşam yemeğe gelirsiniz bize.Mert: TamamKafeye geldiğimizde kendimi biraz olsun kötü hissettim.Kafeden içeriye adım atar atmaz aklıma bi anımız geldi. 2 YIL ÖNCENyx: Artık buranın en sık gelen müşterileri olduk her gün burdayız.Bora: He yaEzgi: Ne güzel Deniz: Para kazandırıyoruz.Mert: Heh tam ben diyecektim ağzımdan aldın kardeşim.Kahkahalar içinde herkesi rahatsız etmiş olucaz ki herkes bize ters ters bakıyordu.Selin: Herkesin bize bakıyor.Zeynep: Kimin umrunda.Mert: Dimi
ŞİMDİMert: Aklından geçen senaryoyu tahmin ediyorum.İdil Defne: HeMert: Ne zamanlardı ya.İdil Defne: DimiMert: Özlenmediİdil Defne: Aslaa özlemem mesela.Tam o sırada telefonum çaldı arayan Aras dı.İdil Defne: Efendim aşkım.Aras: Güzelim neredesin.İdil Defne: Kafedeyim niye ki?Aras: Sıkıldım tekim zaten evde geleyim mi dicektim.İdil Defne: Gel konum atıyorum.Aras: TamamAramayı kapatıp konumu atarım.Mert: Ne dedi?İdil Defne: Geleyim mi dedi gel dedim sıkıntı olmaz dimi.Mert: Yok ya ne sıkıntısı.Mert: Aras bir şey demesin.İdil Defne: Yok ya demez.5 dakika sonra kafenin önünde Arasın arabası durdu.Aras: “Merhaba” dedikten sonra, Mertle el sıkışır.İdil Defne: Hoşgeldin Aras: Hoşbuldum bu kim?İdil Defne: Eski arkadaşım dedim ya daha doğrusu Bora nın eski arkadaşı ama merak etme iyi birisi senelerdir iş birlikçim yani. Brezilyaya onun sayesinde gittim çok yardımcı oldu bana.Aras: Yaa iyi 1,2 saat geçer.Aras: Biz kalkalım.İdil Defne: Tamam Mert bu arada yarın 7 de bizdesin unutma plan için.Mert: Tamam unutmam.Kafeden çıktıktan sonra Aras’la birlikte arabaya bindik.Ama bir gariplik vardı…Aras hiç konuşmuyordu.Normalde olsa bir şey derdi, laf atardı, “bücür” derdi… ama şimdi sadece yola bakıyordu.Dayanamadım.İdil Defne: “Bir şey mi oldu?”Cevap vermedi.Sadece direksiyonu biraz daha sıkı tuttu.İçimde bir huzursuzluk oluştu.İdil Defne: “Aras konuşsana…”Aras derin bir nefes aldı.Aras: “O çocuk kimdi Defne?”İdil Defne: “Söyledim ya, eski arkadaşım.”Aras: “Eski arkadaşın mı… yoksa hâlâ görüştüğün biri mi?”Kaşlarımı çattım.İdil Defne: “Ne demek istiyorsun?”Aras bu sefer bana döndü.Gözleri sertti.Aras: “Benden sakladığın şeyler var.”Kalbim bir an sıkıştı.İdil Defne: “Saklamıyorum.”Aras: “Adını bile söylemedin.”Sessizlik…Haklıydı.Ama anlatamazdım.İdil Defne: “Her şeyi bilmek zorunda değilsin.”Bu cümleyi dediğim an…Aras’ın yüzü değişti.Aras: “Demek öyle.”Araba bir anda kenara çekildi.Kalbim hızlandı.Aras: “Ben sana her şeyimi anlatıyorum Defne.”Sesi ilk defa bu kadar ciddiydi.Aras: “Ama sen… hâlâ bana yabancı gibi davranıyorsun.”Ne diyeceğimi bilemedim.Çünkü… doğruydu.Ama bu bir seçim değildi.Bir zorunluluktu.İdil Defne: “Bu konular… karışık.”Aras acı bir şekilde güldü.Aras: “Benim için de karışık biliyor musun?”Gözlerim dolmaya başladı ama belli etmemeye çalıştım.Aras devam etti:“Bir gün geliyorsun, hayatıma giriyorsun… sonra bana ‘her şeyi bilmek zorunda değilsin’ diyorsun.”Sustu.Sonra yavaşça ekledi:“Ben zorunda olmak istiyorum Defne.”Bu cümle…İçime oturdu.İdil Defne: “Aras…”Gözlerimi kapattım.İşte bu yüzden…Her şey daha da zorlaşıyordu.İdil Defne: “Seni korumak için”Aras bir anda güldü.Ama o bildiğim gülüş değildi.Aras: “Beni korumak mı?”Direksiyona vurdu hafifçe.Aras: “Ben senden korunmak istemiyorum Defne!”İrkilmiştim.Aras devam etti:“Ben senin hayatının içinde olmak istiyorum. Parçası olmak istiyorum.”Gözlerim doldu ama konuşamadım.Çünkü…Benim hayatım temiz değildi.İdil Defne: “Her şey senin bildiğin gibi değil…”Aras: “O zaman anlat!”Sessizlik…Yutkundum.Ama yine sustum.Aras başını iki yana salladı.Aras: “İşte sorun bu.”Gözlerimin içine baktı.“Sen bana güvenmiyorsun.”İdil Defne: “Güveniyorum—”Aras: “Hayır.”Sözümü kesti.Aras: “Güvensen susmazdın.”Kalbim sıkıştı.İdil Defne: “Bu… başka bir şey.”Aras: “Hep başka bir şey zaten.”Sesi artık yorgundu.“Bora, o çocuk, geçmişin… hep yarım cümleler.”Bir an durdu.Sonra en sert cümleyi söyledi:“Ben senin hayatında eksik bırakılan kişi olmak istemiyorum.”Gözlerimden bir damla yaş aktı.İdil Defne: “Aras yapma…”Aras gözlerini kaçırdı.Aras: “Ben böyle yapamam Defne.”Kalbim duracak gibi oldu.İdil Defne: “Ne demek o?”Aras derin bir nefes aldı.“Bir gün bana ‘aşkım’ diyorsun…”“…ertesi gün bana ‘bilmesen daha iyi’ diyorsun.”Başımı eğdim.Çünkü… haklıydı.Aras kapıyı açtı.Aras: “Bir süre görüşmeyelim.”Sanki dünya sustu.İdil Defne: “Aras…”Ama bana bakmadı bile.“Ben kendimi toparlayana kadar… sen de ne istediğini düşün.”Arabadan indi.Kapıyı kapattı.Ve yürüyüp gitti.Ben…Olduğum yerde kaldım.İlk defa…Gerçekten yalnız hissettimiçimde kötü bir his vardı sanki birileri aramızı bozmaya çalışıyordu. Gitmeyecektim ne olursa olsun o evden gitmeyecektim ama vicdan azabı çekecektim umrumda değil Aras orada bende orada olacağım umrumda değil.Arabadan indim ve eve doğru yürüdüm, Aras benden önce eve girmişti bile.Eve vardığımda kapıyı çaldım Arasın açacağını beklerken kapıyı abim açtı.Civan: Ne bu gerginlik hem siz niye ayrı geldiniz?İdil Defne: Kendisine sor daha iyi biliyor.Hızla merdivenlere yöneldim ve odama çıktım.Derin düşüncelere daldığım an odamın kapısı çaldı.İdil Defne: Gir Arasın geldiğini bekliyordum ama o değildi.Deniz: NaberKendimi tutamayıp Deniz'e sarıldım. Deniz: Ne olduİdil Defne: Ayrıldık hemde Mert için.Deniz: Nee sen Mertle mi görüşüyorsun ve ne alaka.Her şeyi en başından anlatırım.Deniz: Kötü olmuş.Tam o sırada odaya Ezgi girdi.Ezgi: Siz gelene kadar fosilleştim gelin artık.Gülerek odadan çıktık ve merdivenden iniyorduk göründüğü kadarıyla Aras’da oradaydı.İdil Defne: Aras oradaysa gelmem.Deniz: Saçmalama sen bizim için geliyorsun onun için değil.Ezgi: Aynenİdil Defne: Tamam ya.Merdivenlerden inince abim konuşmaya başladı.Civan: Hadi dc Ezgi: Bana uyar.Deniz: Bana da.Civan: Sizde oynuyorsunuz.Aras: Yok ben oynamam.Civan: Allah Allah kim demiş yok öyle oynayacaksın.Aras: Tamam İdil Defne: Bende oynarım.İdil Defne: Ben şişe getireyim.

9. Bölüm GerçeklerMutfağa girer girmez derin bir nefes aldım. Kalbim hâlâ hızlı atıyordu. Dolaptan bir şişe çıkarırken ellerimin hafif titrediğini fark ettim.“Saçmalama Defne…” diye mırıldandım kendi kendime. “Bu kadar etkilenme.”Tam arkamı dönecektim ki… Kapı aralandı.Ve içeri Aras girdi. Kalbim bir an durdu.Ama ona bakmadım. Sanki orada yokmuş gibi davranmaya çalıştım. Şişeyi alıp tezgâha koydum. Sessizlik…Aras kapıyı kapattı. O da konuşmuyordu. Ama varlığı bile yetiyordu.İdil Defne: “Bir şey mi unuttun?”Sesim sandığımdan daha soğuk çıktı.Aras hafifçe güldü.Ama o gülüşte hiç eğlence yoktu.Aras:“Evet.”İstemeden ona baktım. Gözleri direkt benim üzerimdeydi.Aras: “Kendimi.”Kaşlarımı çattım.İdil Defne: “Ne demek istiyorsun?”Aras birkaç adım yaklaştı. Ama aramızda hâlâ mesafe vardı.Aras: “Senin yanında… kendim gibi oluyordum.”Kalbim sıkıştı.Ama belli etmedim.İdil Defne: “Geçmiş zaman kullanman komik.”Aras başını salladı.Aras: “Komik değil Defne. Gerçek.”Sessizlik…Bakışlarımız çarpıştı.İkimiz de bir şey söylemek istiyorduk ama…Hiçbirimiz adım atmıyorduk.İdil Defne: “Bitti o zaman. Bu kadar.”Bunu derken içim parçalandı.Ama yüzümde hiçbir şey yoktu.Aras gözlerini kısarak bana baktı.Aras: “Bu kadar mı gerçekten?”İdil Defne: “Sen istedin.”Aras bir anda yaklaştı.Aramızdaki mesafe neredeyse yok oldu.Kalbim deli gibi atıyordu. Ama geri çekilmedim.Aras: “Ben seni kaybetmek istemedim Defne…”Sesi bu sefer daha alçaktı. “Ben sadece… senin beni seçmeni istedim.” Gözlerim doldu ama yutkundum.İdil Defne: “Ben seni seçtim.”Aras:“Hayır.”Gözlerimin içine baktı.Aras: “Sen sırlarını seçtin.”Bu cümle…Direkt kalbime oturdu. Bir an konuşamadım. Sonra kendimi toparladım.İdil Defne: “Bu konu kapanmıştı.”Aras hafifçe güldü.Aras: “Sen kapattın. Ben değil.”Sessizlik…Sonra Aras geri çekildi.Aras: “Rahat ol.”Sesi tekrar soğuktu.“Kimseye bir şey söylemeyeceğim.”Kapıya yöneldi. Tam çıkacakken durdu. Bana bakmadan konuştu:“Bu arada… oyunda kaybedersen ağlama.”Sinirden güldüm.İdil Defne: “Sen kazan da konuş.”Aras: “Eskisi gibi değil artık.”Ve çıktı.Ben…Olduğum yerde kaldım.Elimdeki şişeyi sıktığımı fark ettim.İçimde bir şey hâlâ ona gitmemi söylüyordu…Ama bu sefer gitmeyecektim.Salona girdiğimde herkes yerine oturmuştu şişeyi ortaya koydum tam o sırada gözlerime Arasa çarptı. Ama o bana bakmıyordu. Gerçekten bitmişti ama zaten 2,3 günlük aşk'dı aşırı saçma nasıl 3 gündür tanıdığım kişiye aşık olurum ve nasıl onun yanında kendimi bu kadar huzurlu hissederim aklım almıyor. Civan: Defne sen iyimisin?İdil Defne: Çok şükür birisi nasıl olduğumu sordu gerçekten İYİ DEĞİLİM iyi değilim.Sinirle odama çıktım hiçbirşey umrumda değildi. Bundan sonra hiç kimse beni üzemez, hiç kimse için tek bir damla bile gözyaşı dökmem! Konuştuklarını duyduğum kadarıyla;Deniz: Ne oldu şimdi?Civan: BilmemEzgi: Aras mutfakta bir şey mi oldu?Aras: Olmadı. Diye sinirli bir şekilde konuştu.Evin kapısı açıldı ve ,sert bir şekilde kapandı. Arasın gittiğine emindim.Merdivenden ses geliyordu, odamın kapısı çaldı.Ezgi: Ne oldu? Sen iyi misin Defne.İdil Defne: “Değilim” dedim ağlamaklı bir sesle. “İyi değilim”Ezgi: Ne oldu?İdil Defne: Salak salak konuşuyor Aras.Ezgi: Anlatacak mısın?Olayları anlatırım.Ezgi: Bana bak kendini bunlar için bir daha görmicem duydun mu beni?İdil Defne: Sen olmasan ben ne yapardım iyiki yanımdasın seni çok seviyorum.Ezgi: Bende çok seviyorum ama kendine gel.“Tamam” derken göz yaşlarımı siliyordum.Ezgi: Aşağı inelim mi?İdil Defne: Bil-Ezgi: Aras gitti.İdil Defne: NereyeEzgi: Bilmiyorumİdil Defne: Gel bizde çıkalım bunaldım evde.Ezgi: Nereye gideceğiz?İdil Defne: Orasını bana bırak.Ezgi: TamamDolabımı açtım elime gelen ilk beyaz keten pantolon ve pembe, düz atleti giydim. Makyajımı da yapıp konuşmaya başladım.İdil Defne: Sen de üstünü değiştireceksin vereyim mi?Ezgi: Yok ya.Makyajımı bitirdim telefonumu ve çantamı elime aldım.Ezgi: Çıkıyormuyuz?İdil Defne: EvetAşağıya inip salona girdim.Civan: Nereyeİdil Defne: Hiçbir dolaşacağız.Civan: Tamamİdil Defne: Abi arabanın anahtarını versene.Civan: Tamam al masanın üstünden.İdil Defne: Teşekkür ederim.Deniz: Tatlılığa bak.İdil Defne: YaaEzgi: Hadi ama.İdil Defne:, GelEvden çıkıp arabaya bindik.Arabaya bindiğimizde telefonumu çıkardım ve çalma listemden bir şarkı açmıştım.Şarkıda şöyle diyordu;
Böylesini tahmin etmemiştimKafamda iki kişi,hep çeliştimYardımına gerek yok,oldu işteSanırım duygusuz bi’ canavara dönüştümŞarkının sözleri kulağımda yankılanıyordu…Sanki benim için yazılmış gibiydi.“Sanırım duygusuz bi’ canavara dönüştüm…”İçimden tekrar ettim.Belki de… gerçekten öyle olmalıydım.

10. Bölüm PlanKafeden içeri adımı attığım an gözüm oradaki iki kişiye çarptı. ARAS ve İPEK.Ezgiye döndüm o da bana. Şok olmuş şekilde içeriye girdik bulduğumuz bir masaya oturduk.Ezgi: Kanka gördünmü?İdil Defne: Umrumda değil.Ezgi: Sen bilirsin. Biz buraya ne yapmaya geldik?İdil Defne: OturmayaEzgi: TamamGarsonu çağırıp siparişleri veririz.Ezgi: Neden 3 tane kahve?İdil Defne: Mert de gelecek.Ezgi: Defne yapmaya çalıştığın şeyi anlıyorum ama doğru değil.İdil Defne: Ne yapmaya çalışıyormuşum?Ezgi: Aras'ı kıskandırmaya çalışıyorsun.İdil Defne: Hiçte bile plan yapıcaz.15 dakika sonra Mert Kafeden içeriye girdi. Yanımıza çağırdım.Mert: MerhabaEzgi: Mert çok değişmişsin.Mert: Yani, sende değişmişsin.İdil Defne: Plana başlıyorsunuz o zaman.Mert: Bir kişi eksik.Ezgi: Kim?Mert: Deniz İdil Defne: ÇağırdımEzgi: Ne araİdil Defne: Bizde birileriyiz.Kafenin sahibinin buraya geldiğini fark ettik.Kafenin sahibi: Ooo Defne naber?İdil Defne: İyiyimKafenin sahibi: Aras neredeİdil Defne: Aa görmedin mi girişteki koltukta oturuyorlar.Kafenin sahibi: Görmedim de kimle oturuyor?İdil Defne: Benimle söylemem pek doğru olmaz görürsünüz gidince.Kafenin sahibi yanımızdan gitti.Mert: Kim bu?İdil Defne: Aras ın bir tanıdığıMert: Bu arada olanları duydum üzülme barışırsınız.Mert sözünü bitirince Ezgiye baktım.Ezgi: Bana bakmadan ben söylemedim Deniz söyledi.Tam o sırada Deniz yanımıza geldi.Deniz: Selamİdil Defne: Niye bu kadar geç geldin?Deniz: Hiiiççİdil Defne: Yalan söyleme onun yanına da gittin dimi?Deniz: O mu? o da mı burada?İdil Defne: Deniz!Deniz: Öf tamam ya evet yanına uğradım.İdil Defne: Ne dedi?Deniz: Unutamıyormuşİdil Defne: Ben unutabiliyorum sanki.Ezgi: Deniz oturcan mı artık?Deniz: OturayımMert: Naber Deniz: İyi değişmişsin he.Mert: He yaGözlerim garsonu ararken Arasla göz göze geldim istemsizce gözümden bir yaş geldi.Sevmiyorum demişti takıntılı demişti ama…Banane ya banane.Ezgi: Kanka ne oldu dalıp gittin.İdil Defne: Hiç öyle dalmışım.Garson kahvelerimizi getirdi.Deniz: Bana yok mu?Garson: Hemen getiriyorum efendim. Garson 1 kahve daha getirdi ve Mert konuşmaya başladı.Mert: Ben Zeynep'in yerini öğrendim.İdil Defne: Neredeymiş?Mert: Edirne'de bir ev almış.Deniz: Paraya kıymış.Biz kahkahalarla boğulurken Aras bizi izliyordu.Mert: Yarın akşam hazırlanın gidicez 3 gün oradayız.İdil Defne: Okul açılıyor yarın.Ezgi: Aaa okul vardı birde değilmi?Mert: Dert etmeyin 3 günden birşey olmaz.Biz planı yaparız.İdil Defne: Geç oldu kalksak mı?Ezgi: TamamEzgi ve Mert kulaktan kulağa bir şeyler konuştular ve bize döndüler.Mert: Defne sen abinin arabasının anahtarını ver bana yazmış sen getir diye.İdil Defne: E ben nasıl eve gideceğim?Ezgi: Aras da kalkıyor sanki o götürsün seni.İdil Defne: Yok ben giderim kendim.Ezgi: Defneeİdil Defne: Üf yaa.Arasın yanına doğru gidiyorduk.Deniz: ArasAras: EfendimDeniz: Defneyi eve bıraksana gidiyorsan.Aras: Gidiyorum da siz niye bırakmıyorsunuz?Deniz: İşimiz çıktı.Aras: Tamam, gel İpek.İpek: Tamam aşkım.İdil Defne: ….Hızlı adımlarla arabaya doğru yürüdüm. İpek tam önümde koltuğun kapısını açıyordu ki ondan önce davranıp ben bindim.İpek hiç tereddüt etmeden arkaya bindi. Aras'da gülüp geçti.Yolun yarısında bir eve bıraktı İpeği ve arabayı tekrar çalıştırdı. Hava biraz soğuktu ve giydiğim üst de atlet olduğu için üşüyordum.Araz: Üşüyorsan camı kapatabilirsin.İdil Defne: Yok üşümüyorum.Aras: Defne üşüyorsun işte ne bu gurur.İdil Defne: Ne mi gurur eski sevgilimin arabasındayım ve bana ne gururu olduğunu mu soruyorsun.Camı kapattım ve ortam sessizleşti. Ama telefonum çalana kadar. Telefonu açtım. Ve Mert arıyordu Merte sevgilim gibi rol yapmasını yazdım. Tekrardan aradı.Mert: Aşkım geçtin mi eve?İdil Defne: Yok daha yoldayım.Mert: Tamam bu arada yarın saat 8 gibi gelirim sizi almaya.İdil Defne: Kim kim gidecektik?Mert: Sen,ben,Civan,Ezgi ve Deniz.Aras ters ters baktı.İdil Defne: Aras ne oldu öyle bakıyorsun?Aras: Ben niye yokum o muhteşem grupta ve nereye gidiyorsunuz?İdil Defne: Edirne'ye gidiyoruz,senin belki sevgilin izin vermez diye çağırmadık.Aras: Yoo İpeği ilgilendirmiyor bende geleceğim.İdil Defne: İyi gel ne yapayım.Mert: Aras mı o?İdil Defne: EvetMert: Tamam ben kapatıyorum aşkım erken yat.İdil Defne: Tamam Aramayı kapatıp telefonumu çantama koydum. Çantamdan rujumu çıkardım ve sürdüm.Aras: Ohaİdil Defne: NeAras: Hiç rengi güzelmiş.İdil Defne: TamamEve geçeriz ve gittiğimiz an direk yatağıma gidip uyurum.Of başım ağrıyor ya ne biçim uyumuşum. Saçımı düzeltip aşağıya indim. Ve mutfaktan sesler geliyordu. Aras kahvaltı hazırlıyordu.İdil Defne: ArasAras: Ne olduİdil Defne: Sen kahvaltı mı hazırlıyorsun?Aras: Evet olamaz mı?İdil Defne: Olabilir de.Aras: Eeeİdil Defne: Senin hazırlaman garip geldi.Aras: Tamam hadi soğumadan ye.İdil Defne: Abim yok mu?Aras: Yok arkadaşının yanında gelmeyecek Edirneye de.İdil Defne: Tamam Kahvaltıyı bitirip odama çıktım. Küçük bir valiz aldım ve içine birkaç kıyafet makyaj malzemelerimi ve bir kaç bir eşyamı daha koydum.Aras odaya girdi.Aras: Ne oldu bücür yine mi gideceksin evine.İdil Defne: Salak mısın Edirneye gidiceğiz ya.Aras: Aa doğru bende valiz hazırlamaya gideyim.Odamdan çıktı ve odasına gitti.Valizimi kapattım orta boy bir kol çantası çıkardım içine kulaklığımı şarzımı koydum.Saat 7 ye doğru sıkılmaya başladım. Ve Aras'ın yanına gittim.İdil Defne: NapıyorsunAras: Hiçç İdil Defne: Acıktım ben.Aras: Yemek yap o zaman bende açım hem.İdil Defne: Yürü git ya ben niye yapıyorum?Aras: Çünkü kahvaltıyı ben hazırladım.İdil Defne: Tamam ya.Mutfağa indim ve ne yapsam diye düşündüm ve aklıma ilk gelen kremalı makarnayı yapmaya başladım.Pişmeye yakın Arasın odasına çıktım. Kapıyı açtım.Aras: Ne oldu oyun oynuyorum.İdil Defne: Yemek hazır.Aras: Tamam 5 dakikaya geliyorum.Yemeği tabağa koydum ve Arası beklerken video kaydırıyordum. Aras merdivenlerden inerken bana bakıyordu. Ve yanıma geldi.Aras: Mis gibi kokuyor.İdil Defne: Yemek olduğu için.Aras: Sen niye beni tersliyorsun?İdil Defne: Neden acaba.Aras: Ne yaptım?İdil Defne: Dün sabah arabada biz ne konuşmuştuk ve bana nasıl davranıyorsun hatırla istersen Aras.Aras: Bi anlık sinirle olmuştu o.İdil Defne: Bi anlık sinirle benden mi ayrıldın Aras?Aras: Ayrılmak kendi isteğimdi ama söylediklerim bi anlık sinirdi.İdil Defne: Tamam Aras uzatma daha fazla.Aras: Tamam.Yemeğimi bitirip salona geçerim. Televizyondan rastgele bir film açtım. Yarım saat film izledikten sonra Aras yanıma geldi.Aras: Mertin arabasına sığmazmışız biz tek gidicez benim arabamla.İdil Defne: ÜffAras: Ne yemicem seni.İdil Defne: Birşey demedim.Aras: Hazırlan çıkarız birazdan.Yüzüne bile bakmadan odama çıktım dolabımdan mavi kot şort ve gri düşük omuz bir T-Shirt geçirdim üstüme. Aras odanın kapısını çaldı.İdil Defne: GirAras: Hazırmısın çıkıcaz.İdil Defne: 5 dakikaya hazır olurum.Aras: TamamAras odadan çıkınca bende telefonumu çantama koydum. Çantanın büyük gözünü açıp oraya da tabletimi ve kulaklığımı koydum ve çantayı kapattım. Çantamı ve valizimi alıp aşağıya doğru indim.

11. Bölüm Bir Adım Yakın, Bin Adım UzakYol 4 saat 13 dakika gösteriyordu ama biz daha 40 dakikadır yoldayız. Uyumaya çalışıyorum uyuyamıyorum.Aras: Rahat edemediysen koltuğu arkaya yatırabilirsin.İdil Defne: TamamKoltuğu biraz arkaya ittirdim. Ve Arası izlemeye başladım, Aras araba kullanırken çok rahattı ama sanki birşey düşünüyor ona odaklanmış gibi duruyordu. Kendimi tutamayıp sordum.İdil Defne: Aras biz böyle sürekli sıcak soğuk mu oynucaz?Aras: Haklısın İdil Defne: Bence biz bu tatilden sonra komple bitirelim başka çaresi yok barışsak kavga ediyoruz şuan bi sıcak bir soğuk sıkıldım ben.Aras: Defneİdil Defne: Efendim ArasAras: Ben bitirmek istemiyorum…İdil Defne: Ben istemiyorum zorundayız anlaşamıyoruz yada birileri aramıza giriyor.Konuşmam bitince gözlerimden yaşlar akıyordu.Aras: Seviyorum Defne seni, seviyorum.İdil Defne: Aras ben böylede yapamıyorum.Aras: Ben yapabiliyor muyum sanıyorsun aynı evde yabancı gibi olmak seninle konuşamamak, sana bakamamak o kadar zoruma gidiyor ki.Dizlerimi çeneme çekip ağlamaya başladım.Aras: Defne ayrılmayalım.İdil Defne: Aras sen görmüyorsunuz aramıza girmeye çalışıyorlar şuan ayrılmasak yarın ayrılacağız yarın ayrılmasak öbür gün ayrılacağız.Aras: Defne biz yarını düşüneceksek yaşamayalım o zaman, ben seni buldum bir daha bırakmam, bırakamam.İdil Defne: Aras sonra konuşalım.Aras: Tamam Defne sonra konuşalım.Gözlerimden akan yaşlarımı silerken ablam arıyordu.İdil Defne: Efendim abla.Ceylin: Neredesin İdil Defne: YoldayımCeylin: Nereye, kiminle?İdil Defne: Abla sen beni düşünüyormusun ki soruyorsun ayda yılda bir arıyorsun benim yaşadığım hiçbir şeyden haberin yok.Ceylin: Ablacım ben özür dilerim. İdil Defne: Abla asıl ben özür dilerim sinirliydim sana patladım.Ceylin: Ne anlatmak istersen burdayım.İdil Defne: Tamam abla.Ceylin: Görüşürüz ablacım.İdil Defne: GörüşürüzTelefonu kapatıp kucağıma fırlattım.Aras: İyimisin?İdil Defne: DeğilimAras: İleride petrol var mola verelim miİdil Defne: İyi olur.Birkaç dakika içerisinde petrolün yanında dururuz.Aras: Defne açmısın?İdil Defne: BirazAras yanımdan uzaklaşıp petrolün marketine girdi.Yaklaşık 5 dakika bekledikten sonra Aras elinde 2 kahve 1 sandviçle yanıma doğru yürüyordu.Aras: Al sıcak sıcak iç kahveni.İdil Defne: Aras ben çok teşekkür ederim.Aras: Ne demek.Kahvemi elime aldım.Aras: Sandviç de senin.İdil Defne: SaolSandviç'i de aldım.Sandviç'den bir ısırık aldım tadı güzeldi içinde zeytin yoktu.İdil Defne: Bunda zeytin yok.Aras: Evetİdil Defne: NedenAras: Sevmiyorsun diye koydurtmadım.Hafif bir şekilde güldüm.İdil Defne: Zeytin sevmediğimi nereden biliyorsun.Aras: Bi ara İnstagram'a bir hikaye atmıştın oradan hatırladım.İdil Defne: Teşekkür ederimAras: Rica ederim İdil Defne: Arabaya geçelim mi soğuk oldu biraz.Aras: İncecik giyinmişsin tabi üşürsün sen geç ben gelicem.İdil Defne: TamamArabaya yürürken telefonumun sesi geliyordu.Arabaya bindim ve telefonumu elime aldım.Ezgi arıyordu. Telefonu açtım.Ezgi: Çıktınız mı?İdil Defne: Çoktaan mola verdik şuan 3 saat filan vardır.Ezgi: Bizde de 2 buçuk saat gözüküyor. Konum atıcam ev tuttuk.İdil Defne: Ne gerek vardı eve.Ezgi: Kız sene de bir beraber bir yere gidiyoruz kaliteli olsun bari.İdil Defne: Yani haklısın.Ezgi: Neyse bay bay.İdil Defne: Bay bayy.Aras arabaya bindi.Aras: Yedin mi?İdil Defne: Az kaldı ama bitiremicem sen yermisin?Aras: Olur İdil Defne: Sen ağızdan ağıza yiyemiyorsun.Aras: Sen dışında.Güldüm, çünkü hoşuma gitmişti.Aras: Sen nereden biliyorsun?İdil Defne: Tahmin ettim tutmuş.İkimiz beraber güldük.Aras arabayı çalıştırdı ve sürüyordu.Uykum vardı kafamı arabadaki yastığa koydum bir bakmışım uyudum.Uyandığımda Aras bana bakıyordu.Aras: Günaydın İdil Defne: Günaydın, saat kaç?Aras: 10İdil Defne: TamamAras: Şarkı açayım mı?İdil Defne: OlurAras: Ne açayım?İdil Defne: BilmemAras: İstersen telefonumu al bak.İdil Defne: OlurArasın telefonu elimdeydi. Bana güvenip verdi resmen.Spotify'a girdim arama kısmına tıkladım ve Ezhel/İmkansızım yazdım. Çıkan şarkıya tıkladım.Bu şarkıyı seçme sebebim bu şarkı bana Aras'ı andırıyor.Şarkı başladı bende telefonu Aras'a verdim. Şarkıda şöyle diyordu.Dedim ki, “Bu kız kaçmaz”Gördüğüm onda onu dedim, “kaçmaz”Mantığım duygularıma der, “yapma”“Bakmaz, bu kız dönüp de sana bakmaz”Aras bana dönüp “iyi seçim” dedi. Güldüm çünkü kastettiği şeyi anlamıştım.Kahvemin almak için uyandığımda Aras'da elini vitese götürüyordu. Eli bacağıma deydi göz göze geldik. O sırada şakı sözleri şöyle diyordu.Kabullenmem lazım da imdat, nasıl.Nasıl olur? Bu kız benim İmkansızımİmkansızım, İmkansızımÇıktı lanet kadın teki vicdansızımAras bana bakıp güldü. Utanmıştım.Ne oluyor bana daha sabah istemiyorum demiştim kendime gelmeliyim. İçimden kendi kendime “Amaan kimin umrunda” dedim.Bir süre sonra sessizlik oldu. Şarkı bitti. Ama kimse yeni şarkı açmadı.Aras: “Defne…”Başımı ona çevirdim.İdil Defne: “Hı?”Aras kısa bir an sustu. Sanki söyleyeceği şeyi tartıyordu.Aras: “Edirneye varınca… normal olalım mı?”Kaşlarımı çattım.İdil Defne: “Ne demek o?”Aras: “Yani… kavga yok. Tartışma yok.”Kısa bir nefes verdi.“Sadece… anın tadını çıkaralım.”Onu izledim. Bu sefer… kaçmadım.İdil Defne: “Deneyebiliriz.”Aras hafifçe gülümsedi.Ama o gülüş…tam değildi.İdil Defne: “Ama…”Aras bana baktı.İdil Defne: “Hiçbir şey olmamış gibi davranamam.”Aras başını salladı.Aras: “Ben de.”Tekrar sessizlik oldu.Ama bu sefer… eskisi kadar ağır değildi. Bir süre sonra tabela gördük. EDİRNE 20 KMKalbim hızlandı. Bu sefer gerçekten yaklaşıyorduk. Aras hafifçe konuştu.Aras: “Az kaldı.”İdil Defne: “Evet…”İçimde bir his vardı. Sanki bu şehirde bir şeyler olacaktı.

12. Bölüm Başlangıç Gibi Ama DeğilEdirne tabelasını geçtiğimiz an… İçimde garip bir şey kıpırdadı. Bu sadece bir şehir değildi. Sanki bir şeylerin başlayacağı yerdi.Araba yavaşladı.Sokaklar kalabalıktı ama ben… hiçbirine odaklanamıyordum.Gözlerim istemsizce Aras’a kaydı. O da hem yolu izliyordu hemde arabayı sürüyordu..Ama bu sefer… yüzü daha sakindi.Bu sefer gerçekten. Gerginliği yok gibiydi.Hatta… dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme vardı. Gözlerimi ondan kaçırdım ama içimde bir şey yumuşamıştı.İdil Defne: “Niye gülüyorsun?”Aras kısa bir nefes verdi.Aras: “Bilmiyorum… sen yanımdayken her şey daha basit geliyor.”Kalbim hızlandı. Bu sefer kaçmadım.İdil Defne: “Az önce ayrılıyorduk.”Aras hafifçe başını salladı.Aras: “Evet… ama seni yanımda görünce o kadar kesin konuşamıyorum.”Ona baktım. Ciddiydi. Kısa bir sessizlik oldu.Sonra Aras bir an tereddüt etti. Elini direksiyondan çekti.Yavaşça… benim elime dokundu. Bu sefer çekilmedim.Sadece nefesimi tuttum.Aras: “Ben senden vazgeçemiyorum Defne.”Ses tonu sakindi ama… içinde çok şey vardı. Elimi hâlâ tutuyordu. Parmaklarım hafifçe onun parmaklarına değdi.İdil Defne: “Bu kadar kolay olmamalı…”Aras başını salladı.Aras: “Zaten kolay değil.”Bir an sustu. Sonra daha alçak bir sesle ekledi:“Ben sadece… seni kaybetmek istemiyorum.”Gözlerim doldu ama bu sefer saklamadım.İdil Defne: “Ben de istemiyorum.”Bu cümleyi söylediğim an… her şey değişti.Aras gözlerimin içine baktı. Bu sefer bakışlarını kaçırmadı. Elimi biraz daha sıkı tuttu.Aras: “O zaman bitirmeyelim.”İdil Defne: “Şartla.”Aras kaşlarını kaldırdı.Aras: “Ne şartı?”İdil Defne: “Kaçmak yok. Susmak yok. Ne varsa konuşacağız.”Aras hiç düşünmeden başını salladı.Aras: “Tamam.”Elimi yavaşça bıraktı ama… parmakları son ana kadar değmeye devam etti.Araba ilerliyordu. Ama bu sefer…aramızdaki mesafe eskisi kadar uzak değildi.Eve vardığımızda saat çok geçti yerleştikten sonra herkes odasına çekildi.Evin içi bir anda sessizleşti. Yatağa uzandım. Ama gözlerimi kapatsam bile… uyuyamıyordum.Aklımda tek bir şey vardı. Aras.Dayanamadım. Yavaşça kalktım. Kapıyı açtım. Koridor karanlıktı. Aşağıdan hafif bir ışık geliyordu. Adımlarım kendiliğinden oraya yöneldi.Salona indiğimde… Aras oradaydı. Koltuğa oturmuştu. Ama telefonuna bakmıyordu. Sadece düşünüyordu. Beni görünce başını kaldırdı. Göz göze geldik.Bu sefer… hiçbirimiz bakışlarımızı kaçırmadık.Aras: “Uyuyamadın mı?”İdil Defne: “Hayır.”Kısa bir sessizlik oldu. Ama bu sessizlik… garip bir şekilde rahattı. Yavaşça yanına yürüdüm.Ve bu sefer… direkt yanına oturdum.Aramızda neredeyse hiç mesafe yoktu. Aras hafifçe bana döndü.Bakışları… alıştığım o sert bakış değildi.Daha yumuşak. Daha… gerçek.Aras: “Bugün…”Durdu.“…seni kaybetmemiş gibi hissettim.”Kalbim sıkıştı.İdil Defne: “Ben de.”Bir süre sustuk. Ama bu sefer… kaçmak yoktu.Aras yavaşça elini kaldırdı. Saçımın bir tutamını kulağımın arkasına sıkıştırdı. Parmakları yanağıma değdi.Aras fısıldar gibi:“Çok yoruldum Defne…”Gözlerimin içine baktı. “…senden uzak durmaya çalışmaktan”Elimi onun elinin üstüne koydum.İdil Defne: “Ben de.”Aras yavaşça bana yaklaştı. Ama durdu.Gözlerimin içine baktı. Sanki izin ister gibi.Ben de kaçmadım.Sadece… baktım. Aras alnını alnıma yasladı.Gözlerimizi kapattık. Hiçbir şey söylemeden…sadece o anın içinde kaldık. Kalbim deli gibi atıyordu.Ama ilk defa… huzurluydum.Aras çok hafifçe fısıldadı:“Gitme.”Gözlerimi açmadan cevap verdim.İdil Defne: “Gitmiyorum.”Ve o gece…ilk defa gerçekten birbirimizden kaçmadık.Sabah uyandığımda kaldığım odada uyuyordum ama kendim gelmiş olamam. Saate bakmak için telefonumu elime aldım ve bir mesaj vardı Bilinmeyen Numaradan. Bildirime tıkladım sohbet açıldı ve mesajda şöyle yazıyordu “Biliyorum” kim, neyi biliyordu. Hala aklım almıyor bu kim ve neyi biliyor? Direk yatağımdan fırlayıp Arasın kaldığı odaya yöneldim bir hışımla kapıyı açtım.Aras: Ne oluyor sabah sabah?Direk yatağına oturdum ve mesajı gösterdim.Aras: Demek ki birileri bizimle uğraşmak istiyor.İdil Defne: Kim kim bizimle uğraşmak istesin ki?Ezgi ile Deniz aynı anda odaya girdiler.Deniz: Zeynep ve BoraEzgi: Netİdil Defne: Neden amaAras: Demekki öğrendiler.İdil Defne: Neyin ya, artık tek seferde söyleyecek misiniz? Taksit taksit söylemeyin.Deniz: İki seçenek var biri ya senin Nyx olduğunu öğrendiler.Ezgi: Yada bizim buraya geldiğimizi.Aras: Nereden öğrenecekler ki?İdil Defne: AynenEzgi kaşlarını çattı.Ezgi: “Bir şekilde öğrenmişler işte.”Odanın İçinde bir sessizlik oldu. Ama bu sessizlik… rahat değildi.Telefonu elimde sıktım.İdil Defne: “‘Biliyorum’ ne demek ya?”Sesim sinirliydi ama içinde korku da vardı. Deniz yatağın kenarına yaslandı.Deniz: “Bu mesaj net gözdağı.”Aras bana baktı. Bu sefer bakışları farklıydı.Daha ciddi.Daha… korumacı.Aras: “Numarayı ver.”Telefonumu uzattım. Ekrana baktı.Aras: “Bilinmeyen numara…”Başını hafifçe iki yana salladı.Ezgi: “Arayalım mı?”İdil Defne: “Hayır.”Hızlı söyledim. Herkes bana baktı.İdil Defne: “İstedikleri şey bu zaten.”Deniz: “O zaman ne yapıyoruz?”Kısa bir sessizlik… İçimde bir şey kıpırdadı.O eski his.İdil Defne: “Planı erkene çekiyoruz.”Aras kaşlarını kaldırdı.Aras: “Emin misin?”Gözlerinin içine baktım. Bu sefer… tereddüt etmedim.İdil Defne: “Evet.”Ezgi hafifçe gülümsedi.Ezgi: “İşte tanıdığım Defne bu.”Deniz: “Ne zaman başlıyoruz?”Telefonu yatağın üstüne attım.İdil Defne: “Bugün.”Tam o sırada… telefonum tekrar titredi.Herkes dondu. Yavaşça ekrana baktım. Aynı numara.Mesaj: “Geç kaldın.”Kalbim hızlandı. Ama bu sefer… korkmadım.İdil Defne: “Oyun başlasın.”

13. Bölüm Geç KaldınGözlerimi ondan ayıramıyordum.Ezgi: “Ne yazıyor?”Cevap vermedim. Sadece telefonu uzattım. Ezgi okuduğu an kaşlarını çattı.Ezgi: “Bu iş ciddi.”Deniz derin bir nefes verdi.Deniz: “Bizi izliyor olabilirler.”O an…içimden bir şey geçti. Yavaşça pencereye döndüm.Perdeyi araladım. Sokak… sakindi. Ama nedense… öyle hissettirmiyordu.İdil Defne: “Burada güvende değiliz.”Aras anında ayağa kalktı.Aras: “O zaman çıkıyoruz.”Ezgi: “Saçmalama nereye?”Aras: “Farketmez.”İdil Defne: “Hayır.”Herkes sustu. Bana baktılar.İdil Defne: “Kaçmayacağız.”Kalbim hızlı atıyordu ama sesim netti.İdil Defne: “Zaten istedikleri şey bu.”Deniz başını salladı.Deniz: “Peki ne yapıyoruz?”Kısa bir sessizlik… Telefonu tekrar elime aldım.Numaraya baktım.İdil Defne: “Cevap veriyoruz.”Ezgi: “Defne emin misin?”Gözlerimi kaldırdım.İdil Defne: “Artık saklanmak yok.”Mesaj yazma yerine girdim. Parmaklarım bir an durdu.Sonra yazdım: “Neyi bildiğini söyle.”Gönderdim. O an…kalbim sanki durdu. Herkes ekrana bakıyordu.1 saniye…2 saniye…Telefon titredi. Mesaj geldi. Ekrana baktım. “Nyx.”O an…oda buz kesti. Ezgi fısıldadı:“Bittik…”Aras bana baktı. Bu sefer… gözlerinde korku vardı.Ama ben… ilk defa korkmadım.Yavaşça başımı kaldırdım.İdil Defne: “Hayır.”Telefonu sıktım.İdil Defne: “Şimdi başlıyor.” Deniz: Abi neyin kafasını yaşıyoruz ne kaçması ne başlaması ne yapacak bu kişi bize ya yaz kimsin diye.Tekrar mesaj yazmak için yöneldim “Kimsin?”Ve mesaj geldi “Beni tanıyorsun.”Bi an Arasla göz göze geldik. Korkmuyordum ama ya bize zarar verirse.Aras: Başlarım böyle işe kim lan bu imalı,imalı konuşuyor.Aras konuştuktan sonra bi mesaj daha geldi.“Ama sen… beni hiç tanımamışsın.”O an…içimde bir şey oturdu.Bu konuşma tarzı… Bu ima…Gözlerim kısıldı.İdil Defne (iç ses): “Zeynep…?”Ama yazmadım. Parmaklarım tekrar ekrana gitti. “Ne istiyorsun?”Cevap anında geldi. “Yarım kalanları tamamlamak.”O cümle… direkt geçmişe gidiyordu.Ezgi fısıldadı: “Bu normal biri değil…”Ben ise… telefonu yavaşça indirdim. Artık emindim.Ama kanıt yoktu.İdil Defne (iç ses): “Eğer gerçekten sensen…”Gözlerim sertleşti. Neden şuan hayatımıza girmeye çalışıyor.Deniz: Defne şuan ne düşünüyorsan söyle çünkü şuan düşüncelerin değil ağızlarımızın konuşması gerek.İdil Defne: ZeynepEzgi: Neİdil Defne: Zeynep bu mesajları yazan Zeynep.Aras: Bunca yıldır yazmaz şimdi mi yazıyor.İdil Defne: Çünkü onun olduğu şehre geldiğimizi duydu ve onun için geldiğimizi onu araştırdığımızı düşündüğü için Aras yani sence neden yazmamış.Aras: Ne bileyim ya Zeynebi tanıyormuşum ben.Ezgi: Yeter kavga etmeyin, düşünün kim olabilir?İdil Defne: Ya Zeynep işte görmüyormusun oynuyor bizimle gaza getiriyor nerde o ben gidiyorum bulucam onu.Yan odaya gidip çantamı ve telefonumu alıp çıktım.Aras arkamdan geliyordu.Aras: Defne delirdin mi? tek gidemezsin güvenli değil gel bari beraber gidelim.İdil Defne: Evet delirdim iyide değilim, ya ben niye bunları yaşıyorum niye ya niye ben, ne ki ben istediğiniz ya.Yutkundum, boğazım düğümlendi ve ağlamaya başladım.Aras: Onun sana bunu yaşatmaya hakkı yok. Bul onu bana öldüreceğim, bundan sonra hiçbir şey için ağladığını görmeyeceğim, Defne duydun mu?İdil Defne: A-aras ama.Aras: “Defne yeter.”Sesi kesindi. İlk defa… itiraz edemedim. Ama içimdeki o his… susmuyordu.İdil Defne: “Ben bekleyemem.”Aras kaşlarını çattı.Aras: “Bu beklemek değil, düşünmek.”Başımı iki yana salladım.İdil Defne: “Hayır. Bu korkmak.”Aras bir an durdu. Gözleri değişti.Aras: “Sen korkmuyorsun diye ben de korkmayacağım mı sanıyorsun?”Bu cümle… Beni susturdu. Aras bir adım yaklaştı.Aras: “Sana bir şey olursa ben…”Cümlesini tamamlamadı. Ama anlamıştım. İçimdeki sertlik… bir anlığına kırıldı. Ama yine de… geri adım atmadım.İdil Defne: “Ben bunu bitirmek zorundayım.”Aras: “Tek başına değil.”Göz göze geldik. Bu sefer… ikimiz de geri çekilmedik.İdil Defne: Peki.Aras kaşlarını kaldırdı.İdil Defne: “Birlikte.”Aras derin bir nefes verdi.Aras: “Tamam.”Tam o sırada… telefonum tekrar titredi.İkimiz de aynı anda baktık. Mesaj. Ekranı açtım. “Yanlış yerdesin.”Kalbim hızlandı.Aras: “Ne demek bu?”Mesajın altına bir tane daha geldi. “Onu bulmak istiyorsan…”Nefesimi tuttum. “Yalnız gel.”Aras sertçe güldü.Aras: “Saçmalık.”Telefonu elimden almak ister gibi yaklaştı.Aras: “Gitmiyorsun.”Ama ben… mesajdan gözümü alamıyordum.İçimde bir şey… gitmem gerektiğini söylüyordu.İdil Defne: “Ya bu bir şanssa?”Aras: “Bu tuzak.”Sessizlik… Gözlerimi kaldırdım.İdil Defne: “Yine de gidicem.”Aras’ın yüzü bir anda sertleşti.Aras: Defne-Sözünü kestim.İdil Defne: “Yalnız gitmeyeceğim.”Bir adım yaklaştım.İdil Defne: “Ama onun dediği gibi de olmayacak.”Aras gözlerimin içine baktı. Bu sefer… Her şey farklıydı.İçimdeki his gitmememi söylüyordu ama ben bu sefer içimdeki sesi dinlemeyeceğim.Aras arabasının anahtarını eline alıp kilidi açtı ve bindim.Aras: Defne eminmisin?İdil Defne: Bu sefer gerçekten eminim.Aras: Sen bilirsin.Telefonumu açtım ve Bilinmeyen Numaraya tıkladım;İdil Defne: Konum at geliyorum.Bilinmeyen Numara: Vay gelecekmisin?İdil Defne: EvetBilinmeyen Numara tarafından bir konum gönderildi.Konum geldiği an bende Aras attım.Aras: Bu ne.İdil Defne: Zeynep'in yeri.Aras: TamamKonumu açıp yola başladı. İçimde gerçekten kötü bir his vardı, düşündüm aceba yolun başındayken pes mi etsem.

14. Bölüm ŞüpheYol boyunca içimdeki huzursuzluk bir türlü geçmedi. Camdan dışarı bakıyordum ama aslında hiçbir şeyi görmüyordum. Aklım… tamamen başka bir yerdeydi. Gerçekten doğru olanı mı yapıyordum?Yoksa… tam olarak onların istediği şeyi mi?Araba sessizdi. Sadece motorun sesi ve arada bir geçen arabaların uğultusu… Aras bir şey söylemiyordu.Ama hissediyordum.O da en az benim kadar gergindi. Bir süre sonra dayanamadım.İdil Defne: “İstersen geri dönebiliriz.”Cümle ağzımdan çıktığı an… pişman oldum. Aras bana kısa bir bakış attı.Sonra tekrar yola döndü.Aras: “Hayır.”Sesi sakindi.Ama netti.Aras: “Bu sefer yarım bırakmayacağız.”Kalbim sıkıştı. Yarım bırakmak…O kelime bile içimde bir şeyi tetikledi. Telefonumu elimde çeviriyordum.Ekran hâlâ açıktı. Konum… Bizi bekliyordu.İdil Defne (iç ses): “Bu gerçekten Zeynep mi?”Yoksa… biri yine oyun mu oynuyordu?Telefonum bir anda titredi.İrkilerek ekrana baktım.Aynı numara.Mesaj: “Yolun yarısındasın.”Kalbim hızlandı.İdil Defne: “Aras…”Telefonu ona doğru uzattım. Aras baktı.Kaşları çatıldı.Aras: “Bizi izliyor.”Bu cümle… arabanın içindeki havayı bir anda değiştirdi.Refleksle etrafa baktım. Arkamızdan gelen arabalar…yoldan geçen insanlar… Ama kimse farklı görünmüyordu.Bu daha kötüydü.İdil Defne: “Bu normal değil…”Aras: “Zaten hiçbir şey normal değil.”Haklıydı.Telefon tekrar titredi. Bu sefer mesaj daha uzundu. “Korkmana gerek yok. Henüz.” Nefesim takıldı.Aras direksiyonu daha sıkı tuttu.Aras: “Defne, bu iş sarpa sarıyor.”Gözlerimi kapattım. Bir saniyeliğine…her şeyden uzaklaşmak istedim. Ama açtığımda…her şey hâlâ oradaydı.İdil Defne: “Devam et.”Aras bana baktı.Bu sefer… gerçekten emin olup olmadığımı anlamaya çalışıyordu.Gözlerinin içine baktım.İdil Defne: “Bu sefer kaçmayacağım.”Kısa bir sessizlik oldu. Aras başını hafifçe salladı.Ve gazı biraz daha bastı. Yol uzadıkça…içimdeki his büyüyordu. Sanki… bu sadece bir buluşma değildi.Bir şey… başlamak üzereydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

92okunma 28beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18