31. bölüm · Yan Komşum+18
30. Bölüm Final
2 YIL ÖNCE
Baharın anlatımıyla
Her zamanki akışında ilerliyor hayat en azından normal bi şekilde. Eymen tam anlamıyla şirketin başındaydı artık ben ise artık evdeydim. Aynanın karşısına geçmiş 7 aylık hamile halime bakıyordum. Fazlasıyla kilo almış az da olsa çatlamış göbeğime bakıyordum daha doğrusu. Eymenle bi süre çocuk sahibi olamadık. Doktor doktor gezsek de olmamıştı. Tam vazgeçmişken almıştık güzel haberi dhaa doğrusu haberleri. Üçüzlerimiz olucaktı evet evet yanlış görmediniz üçüz iki erkek bi kızımız olucaktı çok kısa bi zaman sonra. Heycanlı mıydım evet ,korkuyor muydum fazlasıyla. Nerdeyse evden hiç çıkmıyordum. Bi evladımı kaybetmiştim ve yeterince acı çekmiştim. Yeniden aynısını yaşamak tabikide istemiyorum o yüzden de evden çıkmıyordum. Eğer çıkarsam da en az 10 koruma alıyordum yanıma.(abart abart demeyin pls)
- Bahar yeter artık çekil aynanın karşısından.
- Ya Eymen dur iyice nemlendireyim çatlamasın karnım. Ya hem ben nasıl vericen bu kadar kiloyu.
- Kilo sana çok yakıştı tombul karım, ben halimden fazlasıyla memnunum. Daha fazla sevilecek alan çıktı bana ama favorim yanakların, baksana ne güzel
Elleriyle yanaklarımı sıkıştırıp çekiştiriyordu
- Yapma ya zaten yeterince şişeler bi de kızarmasın lütfen.
Benimle bi süre daha uğraştı tabikide her zamanki gibi. Ardın jilet gibi giyinip şirkete gitti. Bende aşağı herkesin yanına gittim. Merdiven inmek yeterince zor değilmiş gibi bi de her sabah maraton gibi kahvaltıya yürüyordum. İtiraf ediyorum çoğu zaman mola da veriyordum.
Eymenin anlatımıyla
Baharın hamile olduğunu öğrendiğimde aklıma ilk gelen Alp olmuştu. O da yanımızda olsaydı şimdi 2 yaşında olucaktı. Kendimi suçluyordum evet çünkü ne yaparsam yapayım o gün o anlar gözlerimin önünden gitmiyordu. Soranlara 3 değil 4 evladım var diyordum, bilmeyenler elbetteki merak ediyor ve nerde olduğunu soruyorlardı. Gözlerim dola dola anlatıyordum olanları. Am sanırım Bahar benden daha fazla korkuyordu dışarı bile çıkmak istemiyordu. Ve ben ona hayır çık diye ısrar edemiyordum en çokda o acıtıyordu canımı. Hafif bi sancısı olsa saatlerce ağladığını görüyordum Baharın koştura koştura doktor gidiyorduk herşey yolunda diyince bile kesilmiyordu ağlaması.
Sabah kahvaltıdan sonra odaya girdiğimde son 7 aydır her sabah olduğu gibi Bahar yarı çıplak aynanın karşısında karnına yağ, nemlendirici artık her neyse ondan sürüyordu neymiş efendim çatlıyormuş kötü görünüyormuş. O beni anlamıyor sanırım değil çatlamak ne olursa olsun ben onu seviyorum. Her haliyle kabul ediyorum ama işte kendini iyi hissediyormuş öyle. Bi zamandan sonra söylemi bırkatım açıkcası bende, mutlu olsun diye kutu kutu aldım ne sürüyorsa. Hatta çoğu sabah da ben sürdüm karnına. Çok güzel bi histi. Ben elimi karnında gezdirirken alttan vurup vurup dönmeleri. Onları hissetmek bile böyleyse acaba kucağıma alınca dokununca ne yapardım bilemiyorum.
İlerleyen tarihlerde Bahar günden güne daha da ağırlaşmaya başladı. Oturduğu yerden kalkamadığını düşünün tamam şimdi komik ama o an sanki beni öldürecek bi canavar oluyor, ha bi de sık sık senin yüzünden diyordu. * Elalem birer birer 3 yılda doğurduğunu bende tek seferde doğurucam, tamam onları çok seviyorum ama zaman aralıklı olarak da doğabilirlerdi, aaa ama Eymen bey de o yok tek taşla 3 kuş * nerdeyse en sık duyduğum en sevdiğim sitem buydu. Hayır tamam sitem rtsin neden vuruyor aaa bi de ağlamaları o kadar şiddetlendi ki neredeyse herşeye ağlıyor. Geçen sırf tişörtüm ona tam oldu diye yarım saat ağladı, sonra koltukta uyuya kaldı ve uyandığında ağzıma sı**tı.
Yo yo gayet sakinim. Şunun şurasında 2 hafta kaldı doğuma. Geceleri uyumasak da yinede çok iyi ilerledik. Dayan Eymen sık dişini.
Baharın anlatımıyla
Bahçede çimlerin üzerine atmıştım kendimi. Ayaklarımı uzatmış elimdeki kitaba odaklanmaya çalışıyordum. Ama inanılmaz bi belim ağrım vardı, ve ona eşlik eden sancılarım. Bir saat kadar kitap okumaya çalıştım, kasıklarıma saplanan şiddetli sancıyla doğruldum yerimde. Geçmesini bekledim, tam geçti derken yeniden sancı giriyordu. Sanırım artık yerden kalkmalıydım. Bahçenin arka tarafında olan adamlardan birinden yardım isteyip ayağa kalktım. Yavaş adımlarla konağın avlusuna geldiğimde nerdeyse herkes dışardaydı. Eymenle göz göze geldiğimde hayranı olduğum gülüşünü sundu bana. Hormonlardan mıdır nedir zaten fazlsıyla seksi görünüyordu gözüme bi de ah o gülüşü, utanmadam ve 8 aylık hamile olmasam şuracıkta atlardım kucağına , neyse neyse kendine gel Allahtan utanıyorum ve hamileyim yoksa 🔥🔥.
Eynenin gözlerinin içine bakarken tekrar sancı girdi ama bi sıcaklıkta vardı. Başımı eğdiğimde bedenimden akan suyu gördüm, bi suya bi Eymene baktım. Sanırım artık zamanıydı 3 melekle geçecek uykusuz ama mutlu geceler.
Başımı yeniden kaldırdığımda sandalyeden uçarak gelen Eymeni gördüm. Ellerimi tuttu araba diye bağırdı. Sonrası malum hızlı geçen bi yol ve sonrası hastane.
Beni doğum haneye almışlardı hızla normal doğum çok mümkün olmadığı için sezaryen için hazırladılar hızlı bi şekilde. Tamamiyle hazır oldğumda Eymende yanı başımdaydı. Önlük giymiş ağzı burnu kapalı olsada hâlâ yakışıklıydı adam. Yarım saat kadar sonra ağlama sesleri duyulmaya başladı. Yan yana yatan 3 bebek 3ü de bizimdi gayet sağlıklılardı. Herşey yolundaydı, odaya geldiğimizde emzirme hakkında bolca konuşma yapmıştık bebeklerimi emzirmiştim uyumuştu onlarda. Hemen yanımda sulu gözleriyle bana bakan bi adet kocam vardı. Mutluydu çok mutluydu korkusu bi nebze de olsa azalmıştı. Beşiklerin yanından ayrılmıyor ve sürekli kontrol ediyordu. İşin kötü tarafı, kimsenin dokunmasına bile izin vermiyordu. Babannesi, dedesi, halaları bi saattir tabiri caizse yalvarıyorlardı. Sonunda pes etmiş ve vazgeçmişlerdi.
Eve geldikten sonrası aynı tahmin ettiğimiz gibi bolca uykusuzlukla geçiyordu. Asil ve Aslan aslında gayet sakinlerdi ama Asel tam fenaydı. En az uyuyan oydu. En çok onunla ilgileniyordum. Ama oğullarım öyle değildi. Karınlarını doyurup, altlarını temizleyince sessiz sakin oluyorlardı. Her anına herşeyine değerdi aslında onlar için iyikilerim.
( Ha bu arada MECBURUM kitabıma da göz atın lütfen bu kitabın finalinden sonra onunla ilgileneceğim)
GÜNÜMÜZ
Bugün üçüzlerin 2. Yaş doğum günleriydi. Ben bi o tarafa bi bu tarafa koştururken Asel hanım her zamanki huysuzluk yapıyordu. Ama neyseki Buğlem (Çise ve Baranın kızı) yanındaydı, sanırım sadece Buğlem onun nazıyla baş edebiliyordu.
Eymen ise Asille Aslanı yanına almış odada giyinmekle uğralıyorlardı. Herşeyin tam olduğuna emin olduktan sonra bende odaya gittim güzelce süslendim. Tam anlamıyla hazır olduktan sonra hep birlikte aşağıya indik. Siz şimdi diceksiniz ki görmemişin çocuğu olmuş , ama bugün sadece doğum günü değildi , Eymenin tam anlamıyla ağa olduğu gündü. Konak hiç olmadığı kadar kalabalıktı çeşit çeşit ülke ve şihirlerden ağalar gelmişti.
Çocuklar ortalıkta koştururken ben Eymenin yanındaydım sonuçta artık hanımağaydım. Herkesin tebriklerini kabul etmekten artık yorulmuştum sanırım.
Akşama doğru etraf biraz sakinleyince ve nereyse misafirlerin yarısı gidince çocukları yatırmış. Avluda oturuyorduk.
- Eee Hanımağam nasıl hissediyorsunuz varmı bi ddğişiklik.
- Yok be ağam aynı sadece sanırım bi an evvel bu gecenin bitmesini istiyorum.
- Hanımağam olmaz öyle daha kutlama yapıcaz ama baş başa
- Öhöm öhöm müsaitsiniz dimii
- Gel Çise gel bende nerde kaldın diyordum. Hoşgeldin
- Aman enişte abartma duyanda yanlış zamanda geldik sanır
- Ne oluyor yine neden kavga ediyorsunuz siz
- Gel Baran sende gel , ne kavgası ya karını bilmiyormuş gibi.
- Öyle değil kocacım , iki dakika çocukların yanına çıktım. Eniştem de o arada romantik olası tutmuş ben nerden bileyim. Yok kutlama falan töbe töbe daha neler neler dedi demiyim şimdi ayıp.
- Eymen abi ayıp vallahi neler duymuş karım. Lütfen gidin odanıza ne yapıyorsanız orda yapın.
- Sağol ya Baran iyiki söyledin. Varya tam birbirinize göresiniz tencere kapak. Ha ayrıca o benim karım istediğimi söylerim gelip bizi dinleyen karına söyle sen onu. Sinsi sinsi gelmiş kulaklarını dikmiş bizi dinlemiş asıl onunki ayıp.
Baran daha fazla tutamadı kendini ve bastı kahkahayı ve peşi sıra bizde tabiki. 10 dakikaya yakın güldük sanırım.
Gece geç saatlere kadar döndümüz oturup sohbet muhabbet ettik. Hava yavaş yavaş aydınlanırken de odalara dağıldık.
Hayatımızda olan değişikleri söylemek gerekirse. Geçen sene bekar olan görümcelerimin hepsini evlendirdik yani kendi istekleriyle. Helinin düğünde de babam ( kayınperim) kalp krizi geçirdi ve ne yazıkki 3 gün içinde hayata gözlerini yumdu. Cenaze süreci fazlsıyla zorlu geçti özellikle Eymen için. Çok bi zaman geçmemişti ki ağalık için tam anlamıyla savaş çıktı. Fazlsıyla kan döküldü buna Eymenin kanı da dahil. Ama bi şekilde halloldu işte. Öise ve Baran tamamiyle buraya yerleştiler. Çise her zamanki gibi işine devam ediyordu bi yandan da kızını büyütüyordu. Baran ise şirkette müdür oldu artık ne müdürü bilmiyorum. Ev eskisi gibi kalabalık değildi artık. Biz Baranlar ve annem vardı , ha bi de çalışanlar. Onun haricindeki herkes gitmişti. Görümcelerim yakınlarda kendi evlerindelerdi. İdiller ise tamamiyle bu şehirden gitmişlerdi. En son babamın cenazesinde görmüştüm onları küçük bi kızları olmuştu, ve sanırım idilde akıllanmıştı.
Evimizde hiç ses eksik olmuyor çok şükür , kızım iki oğluma da kök söktürüyor biraz da üstüne gitsen babasına koşuyor iki ağlıyor sarılıyor Eymen de hemen her istediğini yapıyodu. Kıskanıyorum tabiki de ikinci planda olmak hiç bu kadar güzel olmamıştı sanırım. Onlara baktıkca daha daha mutlu oluyordum. Hep bu zamanların hayalini kurmuştum sanırım, anne olmayı çok istemiştim. Çoğu deneme başarısız olsada hiç beklemediğimiz bi anda gelmişti 3ü 1aradam. Evet evet çocuklarıma 3ü 2 arada diyorum. Her sabah koşturmayla uyanıp gece yorgunca yatağa düşmeyi çok seviyorum çünkü. Hep bu anda kalmayı da istiyorum ams onların günden güne büyüdüklerini görmek brni ayrıca mutlu ediyor. Babasına benzeyen oğullarım, ve adeta küçük Bahar olan kızım en çok amin dediğim duam...
Ve birden gözlerim açıldı zar zar öten alarmımın sayesinde, gözlerimi zorlada olsa açtım söylene söylene çıktım yataktan dün gece yine kitap okurken uyuya kalmıştım. Hep aynı şey kitapla uyur rüyamda da karakterlerle uğraşırdım. Ah gıcık yazar ne vardı sanki Alpi öldürecek ya hayır ne geçti eline onu öldürünce. Ah Eymen üzümlü kekim hiç üzülme o Baharda çok sinirliyim ne vardı çekip gidecek ah ben olacak onun yerinde varya hiç gitmez bi an bile yanından ayrılmazdım. Ama o yazara ayrı gıcığım bi elime geçireyim neyse neyse .Günlük söylenme kotamı hızla doldurup işe gitmek için evden çıktım on dakika otobüs bekledikten sonra...
Şaka şaka hahaha
> En başta sadece yan komşuydular…
Biri suskun, biri yaralı. Biri geçmişten kaçarken, diğeri geleceğe inanmıyordu.
Ama kader, aynı duvarları paylaşmakla kalmadı. Aynı acılara, aynı hayallere ortak etti onları.
Aşk, kapıyı çaldığında önce inanmadılar. İnatla direndiler. Kalpleriyle savaşmayı seçtiler.
Ama bazen en büyük zafer, teslim olmaktır.
Onlar birbirine teslim oldu…
Yaraları sararak, geçmişi affederek, birlikte iyileşerek yürüdüler.
Şimdi evlerinin önünde kahkahalar yükseliyor.
Küçük ayak sesleri koşuşturuyor avluda.
Üç minik kalp, bu büyük aşkın en güzel kanıtı gibi…
Bahar ve Eymen artık sadece birbirinin yarası değil, yarını oldu.
Ve bu hikâyenin sonu sadece bir son değil…
Bu, bir aileye dönüşen aşkın sessiz ama en güçlü yankısı.
Ve belki de her şey, sadece bir duvar uzaklıktaydı.
Ama asıl mesele hiçbir zaman mesafe değildi…
Mesele, o duvarı birlikte yıkabilmekti.
Sanırım sırada Yan Komşum için veda konuşmam var.
> Vay be…
Biz bu yola yan komşuluk diye çıktık, kocaman bir aile olduk.
Bahar’la ilk tanıştığınız günü hatırlıyor musunuz? O inatçı, neşeli ama içinde kırık dökük bir kız...
Eymen desen… Asi, sert, ama kalbi içine saklanmış bir adam.
İkisi de tamamdı ama eksiklerdi.
Sonra olan oldu.
Birbirlerine çarpıp darmadağın oldular…
Sonra birbirlerine tutunup yeniden var oldular.
Ben bu hikâyeyi yazarken ağladım da güldüm de.
Gecenin üçünde "yeter artık Eymen sus" dediğim de oldu, Bahar’a sarılasım geldiği de.
Ama en güzeli neydi biliyor musunuz?
Siz vardınız.
Her bölümde, her satırda… Beklediniz, hissettiniz, destek oldunuz.
Şimdi bu hikâyenin son sayfası yazıldı.
Ama bu bir “elveda” değil.
Bu, “iyi ki geldiniz” demek.
Bahar ve Eymen şimdi üç çocuklarıyla başka bir hikâyenin içinde, mutlu bir hayatta.
Belki arada hâlâ atışıyorlar… Ama gözlerinin içi gülüyor.
Ve biz burada…
Yeni hikâyelerde tekrar buluşmak üzere kalbimizde bir iz bırakıyoruz.
Kendinize iyi bakın canlarım.
Ve unutmayın…
Aşk, bazen tam yan odadadır.
– JüJü’nüz. 🖤
KENDİNİZE İYİ BAKIN ALLAHA EMANET OLUN 💐💐
