1. bölüm / 2
Yalan AşkTanışma okulu
Bölümler 2Şu an: Tanışma okulu
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Eliz, mutlu, huzurlu, deli, eğlenceli, süslü bir kızım. Ailemi ve arkadaşlarımı çok seviyorum ve herkesle aram iyi. 18 yaşındayım ve bu sene üniversiteye başlıcam. Çok mutluyum çünkü en yakın arkadaşımla aynı okuldayım ve belki bir sevgilim olur. Çünkü bu yaşıma kadar sevgili yapmadım.
Bunun bir sebebi var, sebebi ise annem. Bir erkekle konuştuğum an ona işkence yapmak istiyor ve bana kızıyor. Çünkü benim annem ve babam ayrı ve annem babamlayken çok eziyet çekmiş. O yüzden erkeklerden nefret ediyor. Ama ben seviyorum ve sevgilim olsun istiyorum. Belki üniversitede bulurum. Bu arada en yakın arkadaşımın ismi Çağla onu çok seviyorum. 3 yaşından beri beraberiz. Onla olunca kendimi çocuk gibi hissediyorum. Ama ayni zamanda çok büyük bir düşmanım var. Eylul.
Küçüklüğümuzden beri benden nefret ediyor. Çünkü yarışmada birinci olmuştum ve en istediği ödülü almamıştı. Ve bana planlar yapıp beni ezmeye çalışıyordu. Lisede aynı okuldaydik. Umarim aynı üniversitede değilizdir. Ondan gerçekten nefret ediyorum. Pis Eylul umarim geberir.
Şimdi Çağla ile hazırlanıp evden çıkıyoruz. Annem "Kızım herseyini aldin mi? Bana bak kendine dikkat et, sen çok güzelsin sana zarar vermelerine izin verme ve Eylül gibi düşman edinme." Benim klasik annem. "Of tamam anne abartma. Güçlüyüm zaten, 10 yaşından beri bana boks öğreniyorsun. Yeter artık büyüdüm ben." İşte buda klasik ben. "Eliz, paranı heryere harcama." Biz baya bi zengin olduğumuz için benim cok param vardı ve her şeye para veriyordum. "Kankamm artık çıkmamız lazim." Buda Çağla surekli benimle, o benim kardeşim gibidir.
Artık annemi opup sarildigima göre yola çıkabiliriz. Ve yola çıkmıştık. Yarım saatlik mesafa vardı ve ben cok heyecanlıyım. Surekli bir seyler yiyip Çağlayla konuşuyorum. Umarim bu yıl benim ve kardeşim için guzel geçer.
"Duyduğuma göre okulda bir sürü atölye varmış ve yeteneklerimize göre yarışmalar olacakmış." Bunu Çağla'dan ilk defa duyuyordum. "Oha, ciddi misin bu harika! Ben net dansa gidicem. Sende resim atölyesine gidersin."
Icim içimi yiyordu. Ve evet, gelmiştik. Okul kocamandi. Kocaman bir bahçesi, vintage bir kapı, her yerde süsler, okulun önünde büyük bir çeşme ve daha fazlası. Bu harikaydı. Her yerde güzel kızlar ve yakışıklı erkekler vardı. Buradaki herkes zengin ve bakimliydi. Bu beni mutlu etmişti. Arabadan iner inmez yanımıza bir kiz geldi. "Selamm, ben Ayşe. Okulun başkanıyım ve siz yeni öğrencilere okulu gezdiricem."
"A peki, ilk önce odalarımıza gitsek. Çünkü asırı fazla çantam ve valizim var." Ayşe hemen kafasını salladı ve görevlileri çağırdı. Görevliler valizleri aldı ve Ayşe bizi odalarimiza götürdü.
Sanki burası saraydi. Zaten alışık olduğum için pek şaşırmıyorum. Ama odalarımız harbiden çok güzel. "Hemen size okulu gezdirmem gerekiyor çünkü birazdan tanışma toplantısı olucak. Haydi haydi hızlı olun." Ben ve Çağla hemen gittik ve okulu gezdik. Okulun ici muhteşemdi. Ve tanışma toplantısının olduğu yere doğru gidiyorduk. Gittiğimizde biraz daha vakit vardı bi 5 dakika felan. Ve orada gözüme bir şey çarptı. Yakışıklı, uzun boylu, kumral, daginik sacli bir çocuk. Çok iyiydi. Nedense bir tuhafıma gitmişti. Çok güzel gülüyordu ve bütün kızlar onun yanındaydı. Belli ki populer bir çocuk. Gözüm ona dalmışti ve hemen fark etti. Bende korkudan ne yapacağımı bilemedim ve hemen kafamı çevirdim. Tam yanima gelecekken müdür geldi.
"Evet sevgili öğrenciler, hepiniz hosgeldiniz." Herkes alkışlamaya baslamisti. "Biliyorsunuz ki bu okul en iyi üniversite ve bu üniversitenin liseside var. Ve şuan aramızda bir suru eski öğrencim var. Ama yeni gelenlerde var. Heme kısaca kendilerini tanitmalarini isticem. İlk olarak Çağla Erol, buyur tatlım." "Ben Çağla, hm resim yapmayı severim ve büyük yeteneğim var bir sürü kupam var. Genellikle utangaç biriyim ama burası bana pek yabanci gelmedi o yüzden hemen alıştım. Ee bu kadar tanıştığıma memnun oldum." Çağla çok güzel konuşmuştu ama hemen utanmisti. Yanakları kıpkırmızı gelmişti yanima. "Sirada ki ogrenci Eliz Altısoy." "Selam ben Eliz. Dans ta baya başarılıyım bir sürü ödülüm var ve aynı zamanda 5 yıl üst üste güzellik yarışmasına katıldım ve 3 birinciliğim var diğerlerinde üçüncü oldum. Aynı zamanda zengin, süslü, bakımlı, eğlenceli ve sosyal bir kızım. Arkadaşlarımı severim ve değer veririm. Bu kadar, tanıştığıma memnun oldum." Konuşmamı yaptım ve tam yerime oturacakken ayagim takılıp düştüm. Ah kesin rezil oldum. Derken o çocuk beni tutmuştu. Ve sinifta büyük bir sessizlik oldu ve herkes bize odaklandı. "Ben Kerem. Gözlerin güzelmiş." Hemen dogruldum ve yerime oturdum. Çok şaşkındim. Sesi çok iyiydi ve ismi Kerem... Hemen sonra bir ses "AMAN TANRIM COK YAKISTINIZ, PRENS VE PRENSES." Herkes bunu desteklemeye başladı ama bir kiz bana çok fena bakıyordu. Galiba Keremin sevgilisi yada Keremden hoşlanıyor.
"Kanka o neydi öyle acayip iyi. Okula gelir gelmez oha bravo sana. İşte benim kızım. Ama şuradaki kız sana cok fena bakiyo. Dikkatli ol." "Bana bisi olmaz Çağla ve çok saçma bir şey yaşandı. Of rezil oldum yaa." Derkes Çağla gülmeye başladı ve saçını çekerek susturdum. "Aa canım acıdııı."
Öğle yemeği yemeye gidiyorduk ve hala çok şaşkındim. Üstelik en kötüsü herkes bana bakıyordu. Gelir gelmez hemen taninmistim. Lanet okul. Sonra bir kiz yanıma gelmeye başladı ve masaya vurup yemeğimi döktü. Ahahah cidden komik, hala lisedeyiz saniyo. Iy aptal kız. Gülerek ayağa kalktım ve onu daha çok sinirlendirmistim. "Sen kim oluyorsun da Keremosun kollarındasin?" Keremos nee, çıldırmak üzereydim ve bu cidden cok çocuksaydi. "Sen kendini lisede felan mi zannediyorsun, büyü artık cok komiksin ve ayrıca keremos ne ya. Hayal gücünü sikiyim senin. Ve ben bunlardan korkmam. Asıl sen benden korkacaksın. Yarin evine bir sürü adam gönderip sana ne yapacaklarını belirlerim. Ayağını denk al, benle bu şekilde konuşamazsın." İcim rahatlamışti ama herkes bana odaklanmış ve şaşırmıştilar. Ardından bir sürü mırıldanma oldu.
"S-sen ne diyorsun be. Yani kötü niyetle gelmedim. Afedersin." Oo işte bu iyiydi, okulun zorba kızı yeni gelen kızdan özür diledi. Ardından bir alkış koptu ama ne alkışı olduğunu anlamadım. Meğersem zorba kizi yenebilen tek kişi benmişim. Övünmek gibi olmasın ama aferin bana. "Peki özrünü kabul ediyorum. İsmin ne?"
"Sey ismim Melisa." Bu arada tam melisa tipi vardı. Melisa, sarisin, uzun sacli, beyaz tenli, yesil gözlü güzel bir kızdı. Büyük ihtimalle Kerem onun sevgilisiydi. Ama madem sevgilisi var neden bana o şekilde temas etmişti? Ah, neyse ne artık böyle ergence şeylerle uğraşmak sıkıcı.
Çağlayla odalarimiza doğru gidiyorduk. "Ay aşkım aferin sana sen nasıl bir kızsın. Go girll" Çağla çığlık atarak bunu demişti ve hemen ağzını kapattım çünkü bir sürü odanın olduğu koridordaydik. "Ya harbi Eliz o zorba kızı çok iyi haddini bildirdin." "Yaa tabi, ne zannettin beni. Tozpembe bir kiz olabilirim ama kendimi iyi savunurum."
"Çağla ben bi kahve alıp gelicem sen odaya geç." Çağla hemen kafasını salladı ve odaya doğru kostu. Ben de kahve almaya gittim ve orda bir ses duydum. Bugün ki çocuk, beni rezil olmaktan kurtaran çocuk. Kerem, buradaydı. Hemen kaçmaya çalıştım ama beni fark etmişti. Aa aptal ben, niye kaçıyorum ki. Aramızda bir şey olmadı. Bu yaptığım cok sacmaydii. "Selam Eliz, gözlerin leziz." Bakakaldım. 1 dakika boyunca Keremin gözlerine baktım. Bu yaptigi romantik aynı zamanda rahatsız edici. Çünkü yeni tanıştığım birisinin böyle demedi tuhaf. "Aa tesekkurler." "Pardon bir anda dedim kusura bakma. Açık sözlü bir insanım. İstersen tanışabiliriz." Ne, Kerem benle tanismak mi istedi. Aman tanrım burda noluyo. "Peki tanışalım. Zaten ismimi biliyorsun bende senin ismini biliyorum. Ve bir şeyden emin olmak için sana bir şey sormam lazım." Cok hızlı konuşmuştum ama Keremin bana bakışları ve gülüşü harikaydı. Ondan etkileniyordum. "Sor bakalım." "Sevgilin var mı?" Bir süre bakakaldı. Acaba yanlış bir şey mi söyledim diye düşündüm. Ama sonra "Hayir yok. Neden?" Dedi. "Cunku bir kiz var ismi Melisa. Beni tuttuğun an bana çok pis bakti ve öğlen yanima geldi zorbalamaya çalıştı ama o pis zorbayi alt ettim. Yani artık büyük olması gerektiğini bildirdim." Bana hayranlıkla bakıyordu ve bunun nedeni neydi anlamıyordum. "Vay canına harika yapmışsın ve Melisa bana platonik aşık ve bana takıntılı bir sapık. Dikkat et senin gibi bir güzelliğe takip lezbiyen olabilir." NEE bana guzel mi demişti. Neyse, zaten bunu biliyordum. Bende güzel kızdım. Uzun kahverengi saçlarım, yesil ve mavi karışımı gözlerim ve güzel fizigimle dikkat çekiyordum.
"Ahahha anladim." Artık gitmeliydim çünkü birazdan onu öpecektim. Aa Eliz kendine gel abartma sende alt tarafi bir arkadaş. "Peki Eliz, şuan arkadaş miyiz?" "Hayir değiliz. Yarin öğle yemeğinde beraber yersek birbirimizi kendimize anlaticaz. İşte o zaman arkadaş oluruz." Gülerek kafasını salladı ve koşa koşa odama gittim.
Sabah olmuştu ve çok rahat uyumuştum. Gecede Caglaya Keremle ne yaptığımı anlattım ve surekli bizi shipledi. Hemen hazırlanıp derse gittik. Bu derste Kerem yoktu. Neyse ne banane ki. Bu arada ben moda tasarımcıligi okuyorum. Kerem ise iç mimarlık. Çağla da hukuk okuyor. Birbirinden güzel meslekler.
Bir kaç saat sonra dans dersim vardı ve sonra, öğle yemeği. Keremle beraber yiyeceğimiz olan yemek. Melisa kesinlikle çok kuduracak. Biraz o kudursun banane. Bir saat sonra dans dersime gittim ve güzelce dans ettim. Evet, Melisa da oradaydı ve liderdi. Ama hoca benim dansimi görünce hemen lider ben oldum. Ben dans konusunda çok yetenekliydim. Bugün ki dans konusu "Sexy Girl" du ve açık kıyafetler giyip sexy hareketlerle dans ettim. Ve o anda bir şey fark ettim. Kerem beni camdan izliyordu. Aman tanrım bir anda utandım ama dansimi bozmadım ve daha da güzel dans etmeye başladım. Hoca surekli beni alkisliyordu.
Dans bitmişti ve öğle yemeğine doğru gidiyordum. Kerem bir masada beni bekliyordu. Hemen yemeğimi alıp yanına oturdum. "Selam Eliz, naber." "İyi sen." "Bende iyiyim sağol. Bugünkü dansin harikaydı. Çok guzel dans ediyorsun." İltifat edisi çok iyi ve mutlu olmuştum. "Teşekkür ederim. Peki sen hangi sporla uğraşıyorsun?" "Ben futbolcuyum ve bir sürü kazanılmış maçım var."
Aman tanrım bu cok ateşliydi. Futbol oynayan erkekler çok ilgimi çekiyordu. Neyse bundan etkilenmemem lazim. "Peki nasıl bir kişiliğin var?" Bunu sormam mantıklıydı aferin bana. "Eğlenceli, korumaci, sağdik, romantik, sportif ve sosyal birisiyim." Cidden bir erkek için harika. "Peki sen?" "Sosyalim, eğlenceliyim, susluyum, zenginim, alışveriş bağımlısıyım, sadigim ve bakimliyim." "Tam benim tarzimsin." Ne diyeceğimi bilemedim. Kerem bana mı yürüyordu? Ah hayir.
"Ee Peki." Bi anda kahkaha atmaya başladı. "Noldu?" "Tepkin komikti Eliz. Yanlış anlama komik birisin." "A peki teşekkürler." Herkes Kereme bakıyordu. Sonra bi kaç kişi fotoğrafımızı çekti. Ve Melisa yanımıza gelmeye başladı. "Selam keremoss yanima gelsene yeni kizla napiyorsun?" "Melisa, onun ismi Eliz. Ve ne yaparsam yaparım sanane. Şimdi git yanımızdan." Oo Kerem koydu ve gol olduu. Gülmemek için kendimi zor tuttum ve Melisaya komiksin der gibi baktım.
"Kerem bir tık kirici olmadı mi?" Dediğime inanmadı çünkü geçmişimi biliyodu. Çünkü ben yaptıklarımdan dolayı ünlü olmuştum. "Eliz, bunu sen mi diyorsun?" "Ehe, doğru söylüyorsun tatlı olmak için demiştim." Aptal kız ne tatlısı ya off "Sen zaten tatlisin." Vucudum ateş ediyordu. Acaba Kerem benden hoşlanıyor mu?
5 dakika daha konusup sınıflara gittik. Sonra yanima Çağla geldi. "Keremle ne konustun?" Diye sordu. "Önemsiz şeyler yani kendimizi tanıdık felan. Sonra melisa geldi Kerem lafı çaktı felan eğlendik. Ama garip olan bir şey var. Kerem surekli bana iltifat ediyor." Çağlanın gözleri yerinden fırlicak gibiydi. "Kerem net senden hoşlanıyor kızım. Asırı iyi ya best shipim."
Bölüm etkileşimi
