1. bölüm / 1
YAKILITKaranlıkta İlk Adım
Bölümler 1Şu an: Karanlıkta İlk Adım
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Babamın sözü üzerine kıbrıs'taydık kuzenlerimin yanına gidecektik...Tabii ki de baba tarafı değil anne tarafı kuzenlerimin yanlarına biletler kesildi ve artık sonunda bir tatil gerçekleşiyordu içimden sorunsuz bir tatil olacak gibi geçiyordu ta ki olanlar Olana Kadar nihayetinde uçak Kıbrıs'a indi bavulları alıp uçaktan inişi gerçekleştirdik Babam her zamanki gibi benden 10 metre ileride yürüyordu bense ona yetişmek için elimden gelen tüm enerjimi yürümeye harcıyordum cidden bu adam yeryüzünde ışınlanmayı bulan ilk adam olabilir yürümüyor resmen ışınlanıyordu . Durdum ve babama yavaş yürümesi için seslendim oda beni bekleyip elimde olan bir bavulu alıp daha yavaş yürümeye çalışarak dayımgilin bulunduğu kısma geçtik. Dayım her zaman ki neşesiyle "hoşgeldin enişte" dedi . Bana bakarak da hoş geldin" cimcine" dedi , ben de tebessüm ettim. Dayım ve babam bavulları alıp arabanın bagaj kısmına yerleştirdiler . Yerleştirme işlemi bittikten sonra herkes arabaya doluştu ... Sonun da kuzenlerimin evine varmıştık . Evin manzarası direk denize açılıyordı , bundan her dakika denize girerek faydalanabilirdim . Yengem seslendi , yemek hazırlamıştı belinde fıtık olmasına rağmen çok güzel yemek kokuyordu dayanamayıp sigara böreğinden ,yaprak sarmasından hemencecik aldım ve erkek kuzenim Sarkaç 'ın odasın da yemeye başlarken yemekten sonra denize girmek için hazırlıklarımı yapıyordum , yengem tekrar seslendiğinde ise anladım ki herkes masaya oturmuştu . Salona geçip masaya oturdum ve yemek yemeğe başladım ... Yengem bulaşıkları yıkarken ben ve Sarkaç da denize girebilme hazırlıkları yapıyorduk. Siyah mayomu giydim son defa güneş kremi sürüpve telefonumu alıp çıktık. Denize vardığımızda bir an bayılacağımı sandım hava o kadra sıcak ve nemliydiki nefes bile alınmıyordu . Keşke akşam çıksaydık bu kadarını tahmin edememiştikdaha doğrusu kuzenim uyarmıştı ama dinleyen kim neyseki şezlong ve hem yanlarında şemsiyeleri vardı . Hemen boş bir şezlong bulup Sarkaç ile yerleştik . Onunla olmak aşırı keyif veriyordu. Tabi ben denize girmeyip telefonla takıldım bu güneştençıkıp beyaz tenimi karartamazdım . Sarkaç neredeyse 2 sattir yüzüyordu yabıma geldiğinde kızarmış tenini inceledim bu çocuk nasıl da bu kadar hem yakışıklı hemde kaslı olabiliyordu kime çekmiş kuzenine tabikide sjjsjsjsjsjsj şaka bi yana ben sudan çıksam herhalde insanlar sahili terk ederlerdi diye düşünüyordum tam bunları düşünüp dalmışken kuzenim kafama sanki kurşun atar gibi vurunca sadece öyle kaldımasla sataşmayacaktım çünkü tüm pozitif enerjimi piç edemezdim . 2 saatin sonunda hava kararmıştı nihayetinde bitaz yürüyüş yapıp pizzacıya gidip yemek yemiştik , yemekonca yorgunluğun arasın da ilaç gibi gelmişti . Yemektensonra biraz daha sohbet edip eve gitme kararı aldık . Bu sırada ben Sarkaç 'asalak saçma sorular sorup onu güldürmeye çalışıyordum bu sayedede bana şu sevdiği kızı anlatmasını sağlayacağını düşünüyordum ki nafile ama neyse bugün değilse yarın yarın değilse diğer gün ama anlatmasını sağlayacaktım , hayır anlamadığım biz kuzen olmamıza rağmen anlatmaması cidden bu çocuğun ciddi seviyede güven problemi vardı . Eve geçtik ben hemen mayolarımı çıkardım ve dayımların terasta çay içtiklerini gördüm onların yanına gidip selam verdikten sonra Sarkaç 'ın odasına geçtim . Sarkaç yatakta uzanmış telefonla müzik dinliyordu . Ben de kulağından bir diğer tekini çekip aldım ve kulağıma yerleştirdim kulaklıkta ise mavi giri nin "altüst olmuşum " Şarkısı çalıyordu ,bir an o eski günlere daldım . Erdemle olduğumuz o günlere ama o kadar uğraşa rağmen nasıl da bana bakmadı diye düşünmemek elde değil, cidden sevmiştim ama her şeyi yapmama elimden geldiği kadar hatta daha fazlasını yapsamda bu onları göz ardı etmekten başka bir şey yapmadı . Ben geçmiş günleri düşünürken şarkı değişmişti ama ama ben fark etmemiştim bu sefer ise benimde favorim olan gene aynı şarkıcıdan olan "ilaç ol yaralarıma" Şarkısı çalıyordu . Şarkı bitmeye yakın hatta bitmesini daha fazla katlanamayıp kulaklığı kulağımdan çekip yatağın baş ucuna fırlattım daha fazla kaldıramıyordum bu şarkıları ondan ayrılalı3 yıl geçmiş olsada o benim ilk aşkımdı, ilk sevdiğimdi uğruna akıl sağlığımı yitirdiğim ilk ve tek kişiydi aman neyse öyle işte ... Herkes yatmaya koyulmuştu ama halen ebnim uykum yok, aşırı dinçtim . Yengeminiyi geceler mesajı üzerine ben de yatağa geçip yatmaya çalıştım ama uykudan şuan aşırı derecede uzaktım . Ben de dışarı çıkmaya karar verdim . Kaldığım odanın balkonu vardı ve yere sıfırdı hemen camın kilidini açıp dışarıya kendimi attım sonra beden buradan çıkmadığımı düşündüm kesinlikle kötü bir fikirdi başıma bir şey gelebilirdi . Günün bu saatinde ama fikrim değişmeden hemen hazırlanıp çıktım. Ne olur ne olmaz diye de yanıma kuzenimin küçük çakısını aldım komidinden ve hemen çıktım . Artık sokaktaydım istediğimi giyer, içerdim ben de Kıbrıs'ın en iyi yeri olan barlar sokağına gitmeye karar verdim . Hemen konumu açtım buradan uzaklığı yarım saatti tamam artık gidiyordum , hem yakın hemde alkol vardı . Heyecandan neredeyse sekerek yürümek istiyordum . Eee tabi işin ucunda ne de olsa alkol vardı . Bir tekel bayi bulup sigara da almam lazımdı. Neyse ki bulunduğum
K
onumdan 15 dakikalık uzaklıkta bir tekel bayi görünüyordu konumda hemde yolumun üstündeydi bugün baya iyi geçiyor gibiydi ... Tekel bayi kapanmış hayır ya olamaz başka gidecek yerimde yoktu nasıl alacaktım . Alkolün yanında en güzel meze yanında ki sigaradır ve benim sigaram yoktu neyse birisinde illaki vardır inşallah bende bulurdum . Yaklaşık 15 dakka sonra barlar sokağına geldim ve hayatımda gördüğüm en muhteşem en büyüleyici en inanılmazyer olduğunu gördüm ilk dakkadan bu kadar büyülendiysem gecenin sonunu düşünemiyorum diye düşünürken yolun ortasında öylece hayranlıkla durduğumu fark ettim hemen kenara çekildim ilk gördüğğüm bara geçip garsona alkol sipariş ettim fişiyle beraber gelen Tekila shotlara bakarken bir heyecan basmıştı masamda duram tekilalardan bir tanesini alıp kafama diktim ardından limon ve tuzu alarak dilimle yaladım acıydı fazlasıyla ama genede baya baya iyiydi diğer shotı elime aldım ve kafaya diktim diğerini , diğerini ve diğerini de kafama diktim ama bunlar beni asla kesmezdi kesmedi de zaten bir bira söyledim ve rakı bardağına koydum benimde alkol ile bu tür fantezilerim var , hayır anlamadığım rakı bardağı diye illaki rakımı içilecek sanki içinde başka bir şey içilmiyor yasakmış gibi . Garson her ne kadar garip baksada alkolün verdiği o özgüven sayesinde hiç umursamıyordum artık midem bulanıyor ve artamdan bunalmıştım . Hemen fişi ödeyip dışarıya çıkacaktım , tamkapıdan çıkacakken nerdeyse benden bir karış daha uzun otalama 1.80 civarlarında birisiyle çarpıştık . Yeşil, koyu yeşil hatta zümrüt yeşili gözleriyle beni süzüyordu , ben çarpışmanın etkisiyle ve alkolün verdiği sarsıntı ve yavaşlıkla ne diyeceğimi bilemeyip avel avel suratına baktığımı fark ettim karşıdaki zümrüt gözlü çocuk konuşana kadar. "Özür dilerim iyi misiniz ? " Diyince hemen onun zümrüt gözlerinden koyu kahve gözlerimi çekip siyah gömleğine baktım ama herhangi bir şey göremedim , hem ışığın verdiği karanlık , loş ışık hemde alkolün verdiği bulanıklı görme sayesinde bir şey göremedim ama hemen bardağıma baktığımda ise bardağın yarından fazlasının olmadığını fark ettim . Cidden çok kötü bir gündü diye yavaş yavaş düşünürken beynimin algılama merkezinin baya baya körleştiğini fark ettim . Birazfazla kaçırmış olabilirim diye düşünürken bir anlık daldığımı fark etmişim . Zümrütgözlü çocuk takrardan "iyi misin ? " Diyince o an daldığımı fark ettim . Ben de sarhoş dilimin döndüğü kadar "iyiyim, sigaranızvar mı ? " Diyenildim sadece ve hemen kusmak için dışarıya çıktım sarsıntı midemi daha da bulandırırken birden arkadaki ormanlık alana kusmaya başladım bu sırada yeşil gözlü çocuğun beni izlediğini ve elinde iki tek sigara olduğunu fark ettim , yanıma doğru gelip "iyi değilsin " Dedi . Ben bir cevap vermeye çalışsamda hiç bir şey diyemedim . Alkol o kadar etki etmişti ki ne konuşabiliyor ne de dediklerimi algılayabilecek kapasitedeydim daha fazla dayanamayıp ona tutundum ve ormana doğru yürümeye başladık . Benonagittiköe daha sıkı bir şekilde tutunuyordum oda bu sıkı tutunmama karşılık beni belimden daha sıkı bir şekilde tutuyordu En sonunda Ay ışığının çok güzel yansıdığı bir yere beraber çöktük ve sigaralardan birini ağzıma tutuşturdu ve diğer elinde olan çakmağı çıkartıp Sigaramı yaktı ilk nefesi aldığımda ise içimden sonsuz teşekkür diliyordum halen elimde olan bardağa bakıp iç çekerken o da kendi sigarasını çıkartıp yaktı. İçime çektiğim bir diğer nefes ile kendime geldim sigara içerken konuşmayı sevmezdim sanırım o da sevmiyordu ya da ben kendi kendime düşünürken onun dediklerini duymuyordum, Zihnim adeta film izler gibi hayal kurup salak saçma düşüncelere dalıyordum. sigara bitmeye yakın yeşil gözlü çocuk ismimi sordu Ben de konuşmaya çalışarak "Nidal" dedim Onun ismini soracak ne güç de ne de vaziyetteydim ayağa kalkıp gitmek istedim ancak ayağa dahi kalkamıyordum o bunu anlayacak olacak ki hemen beni elimden tutup kaldırdı ve belimden tutarak dik durmamı sağladı.Benim midem tekrardan bulanmaya başlamış olacak ki öğürmelere başladım sanırım içtiğim Parlement rezerveden dolayı olsa gerekti ama emindim ki şu an değil de bir 5 dakika sonra kusacaktım ona gitmesini ve gelmemesini iyi olduğunu söylemeye çalıştım o da" tamam ama iyi olduğundan emin değilim" diyerek kendine çekti Ben de daha da direterek "iyi olduğumu ve beni bir daha rahatsız etmemesini" söyledim O da alınmış olacak ki yüzünü biraz şaşırmış gibi yapıp benden uzaklaştı ve ben de onun arkasından gidişine izledim. Artık kimsem yoktu midem cidden çok kötüydü daha fazla dayanamayıp ormana doğru yürüyüş yaptım ve bi 2 dakika sonra kustum gittikçe iş çıkılmaz hale geliyordu. Ben de ormanın içine Gittikçe daha çok gidiyordum o halimle bir şey gördüğümü düşündüm ama burada cidden neredeyse Ormanın içinde bir kulübe vardı kulübenin kapısının aralıklı olduğunu fark ettim ve birilerin olduğunu da açıkça belliydi hemen konuşmaları dinlemeye ve izlemeye koyuldum sesi gür ve tok bir ses "kimin adamısın" diyordu karşı tarafın ise elleri , kollarıve ayaklarının da bağlı olduğunu fark etmemle irkildim ve kendimi daha dinç hissettim gür sesli adamı göremiyordum ama görüş açımda bir kadın polis vardı niye elleri bağlı konusu beni daha da meraklandırdı ve orada kalmaya karar verdim .Gelse hemen koşardım zaten tabii yürüyemiyorken bile nasıl koşacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu gür ve tok sesli adam tekrardan kadın polise yöneldi ve Sılahınınkabzasıyla kafasına geçirdi başına geçirdiği gibi oluk oluk kan akmaya başlamıştı bu adam beygir gücündeydi resmen sesinin hakkını veriyordu kadın inleyerek gözlerini benim olduğum tarafa yönlendirdi gür sesli adam "konuşamayacaksan zamanımı alma "diyordu Ve daha fazla dayanamayıp silahla kadın polisin alnına bir el ateş etti sanırım 9 mm silahtı bu çünkü kovanları yoktu nerden bildiğimi sormayın amcamla beraber köye gittiğimizde her zaman ormana gidip bir şeyler avlardık avladıklarımızın içinde kuş ve domuz vardı hatta bir ara amcamın boşluğuna gelip silahı indirmişti Ben de elimdeki 9 mm kalibreli polis silahı vardı, çünkü amcam hem Avcı hem de polisti elimdeki silahı hızla gelen yaban domuzuna Ateş etmiştim Bu sayede amcama bir şey olmamıştı... alnından vurulan kadın polise bakarken içeride sadece 2 kişi değil de 5-10 kişi olduğunu fark ettim ve hemen Oradan uzaklaşmaya başladım ama halen ormanda o kulübeye yakın bir şekilde kulübedekileri izlemeye koyuldum 10 dakikaya yakın bir süre geçtiğinde kulübeden tam tamına 8 kişi ve bir ceset torbası çıktı o torbada kimin olduğunu biliyordum, tamam tanımıyordum buradaki kimseyi Ama kadını yeterince iyi ve detaylı bir şekilde gördüm uzun siyah saçlı siyah gözlü siyah kaşlı esmer bir kadındı üzerinde ise polis yeleği vardı hangi birime ait olduğunu bilmesem de polis olduğu netti sanki iş yaparken kaçırılmış ya da iş yaparken alınmışa benziyordu üzerindeki yeleğe göre. Ceset torbası ve cesedi tutan iki kişi hızla yürürken onları çekmeyi başarmıştım Bu da hayal olup olmadığını yarın bakmak için onların gitmesini bekledim karşılaşmamak için ama kulübeye doğru 4 kişi yönelmeye başladılar diğer 4 kişi ise cesetle beraber yürüyorlardı ormanın daha ileri taraflarına doğru, bu olayın gerçek olup olmadığını sindirmeye çalışırken omzuma bir el dokundu sanki omzuma birisi bıçak sokmuş gibi kaldım O anki panik ve adrenalinden dolayı büyük ihtimalle şu an panik atak geçiriyordum Evet cidden nefes alışlarım hızlandı kesik kesik almaya ve daralmaya başladım. Aklıma öz babamın anneme bıçak çekip annemi kurtarmak için bıçağın keskin tarafıyla elimin içine koyup elinden almaya çalışırken de avucumun içine kestiğim onlar tartışmaya devam ederken ne yapacağımı bilmeyip sağ elimde kanlı bir şekilde bulunan bıçağı alıp son elimin bileğini kestim ve annemle babamın halen tartışmaya devam etmesini gördüm sanırım bayılma eşiğine gelmiş hatta bayılmıştım.
Bölüm etkileşimi
