7. bölüm · Yağmurdan Sonra

7. Bölüm

Ayşenur .

Gerçek

“Aras'ın babası mı?”
Söylediğim kelimeler odanın içinde yankılandı.
Aras başını eğdi.
Selin ise sessizce pencerenin yanına geçti.
“Bana anlat,” dedim.
Aras birkaç saniye sustu.
“Babam seni hiçbir zaman istemedi.”
“Neden?”
“Çünkü sen onun planlarının önündeki tek kişiydin.”
“Benim ne yaptığımı düşünüyordu?”
Aras gözlerimin içine baktı.
“Her şeyi öğrendiğini.”
“Ne öğrendim?”
“Babanın ölümünün kaza olmadığını.”
Nefesim kesildi.
“Babam öldürüldü mü?”
“Evet.”
O an bütün dünya durmuş gibiydi.
Yıllardır bana anlatılan o hikâye…
Kaza.
Tek kelimeyle açıklanan bir ölüm.
Meğer yalanmış.
“Kim öldürdü?”
Aras cevap vermedi.
“Aras!”
“Babam.”
Gözlerimi kapattım.
Bir süre hiçbir şey söyleyemedim.
Sonra Selin konuştu.
“Baban, Aras'ın babasının yaptığı bazı yasadışı işleri öğrenmişti. Elinde kanıt vardı.”
“Kanıt nerede?”
Selin bana baktı.
“Sen biliyordun.”
“Ben mi?”
“Evet.”
“Hatırlamıyorum.”
“Hatırlamanı istemediler.”
Aras cebinden o eski anahtarı çıkardı.
Benim kapımın önünde bulduğum anahtar.
“Bu anahtar,” dedi, “babanın sakladığı yere ait.”
Anahtarı elime aldım.
“Peki neresi?”
Aras cevap vermeden önce Selin'e baktı.
Selin başını salladı.
“Artık söylemenin zamanı.”
Aras derin bir nefes aldı.
“Eski tren garı.”
“Orada ne var?”
“Bilmiyorum.”
“Sen de mi bilmiyorsun?”
“Babanın bıraktığı şeyin ne olduğunu hiç öğrenemedim.”
Tam o sırada dışarıdan araba sesi geldi.
Aras pencereye koştu.
Perdeyi hafifçe araladı.
Siyah araba.
Yine.
“Bizi buldular.”
Selin çantasını aldı.
“Gitmeliyiz.”
Aras bana döndü.
“Defne, benimle geleceksin.”
“Ya gelmezsem?”
Bu kez gözlerindeki korkuyu saklamadı.
“Bu kez seni kaybetmeme izin vermeyeceğim.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
“Beni üç yıl önce neden bıraktın?”
Aras cevap vermedi.
“Bana bak.”
Baktı.
“Çünkü senden uzak durmam gerekiyordu.”
“Neden?”
Bir adım yaklaştı.
“Çünkü sana âşık olduğumu fark ettiğimde…”
Sesi alçaldı.
“…seni kaybetmekten korktum.”
Bir an ikimiz de sustuk.
Sonra dışarıdan cam kırılma sesi geldi.
Aras elimi tuttu.
“Koş.”
Evden çıktık.
Yağmur altında arabaya bindik.
Aras motoru çalıştırdı.
Selin arka koltuğa geçti.
Ben ön koltuktaydım.
Aras arabayı hızla sürerken telefonuma bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
Mesajı açtım.
Tek bir fotoğraf vardı.
Üç yıl önceki hâlim.
Ama bu kez fotoğrafın altında bir yazı vardı.
“Yarın gece gara gel.”
Altında ikinci bir cümle:
“Ve Aras'ı yanında getirme.”
Başımı kaldırıp Aras'a baktım.
O da bana baktı.
“Ne oldu?”
Telefonu kapattım.
“Hiç.”
Ama içimde bir şey çoktan kararını vermişti.
Ertesi gece gara gidecektim.
Hem de Aras'la birlikte.