YABANCI MÜREKKEP kitap kapağı

4. bölüm / 4

YABANCI MÜREKKEP

BÖLÜM 2

Vaveyla Yazarı: estoy aburrido

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: BÖLÜM 2

Ameliyattan çıkmıştı. Yıldız'ı, gözleri hiç olmadığı kadar yabancıydı dünyaya. Aşina olduğum bir durum değildi. Ama Yıldız hiç olmadığı kadar farklıydı.
Doktoru trafik kazası demişti, bacaklarını bir süre kullanamayacaktı.
İşin tuhafı olay yerinde Yıldız'a ait olmayan kan izleri vardı. Yıldız katil miydi, beni hep katil olmakla suçlayan üvey kardeşim.
Hasta yatağında yatan o masum çehrenin altında neler yatıyordu.
Bazen en görünmez izler görünenlerden daha tehlikelidir.
Gözleri ağlamaktan şişen annem oturduğu yerden kalktı elini boğazıma götürdü "Sen, sen ölmeliydin" Nefret dolu sözleri en ufak sevgi kırıntısı içermiyordu.
"Yıldız değil, sen ölmeliydin" haklıydı sonuçta "öz evlat" ben değildim.
Beni ne diye evlat edinmişti ki
2005 yılı Ocak ayı;
Nefes ve daha kundaktaki küçük kardeşi soğuk merdiven basamaklarında oturmuş öylece bekliyorlardı.
Onlara doğru yürüyen genç kadın elini uzattı
"Hadi ufaklık yer soğuk üşüme" merhamet dolu sözler ilk defa Nefes'e karşı acıma duygusu barındırmıyordu
Nefes ilk defa ona uzatılan eli tutmuştu
Yetimhanenin önünde Nefes ve küçük kardeşi, bu şık kadına umut dolu gözlerle bakmıştı.
Belki de bu umut ışığına son defa bakışlarıydı.
Yetimhane Müdiresi sert topuklu ayakkabılarıyla basamakları bir bir indi.
"Firaye Hanım , hoşgeldiniz.Bize ilettiğiniz gibi birçok çocuk mevcut, tabi bu fare suratlıları saymazsak" Kibirli sözleri artık Nefes'e tak etmişti.
"Bana bak seni pis cadı biliyorum sen sen kardeşimi kıskanıyorsun" Küçük Nefes'in anne babasının ölümü sonrası ilk konuşmasıydı.
"Seni ufak katil, ne hakla bana karşı gelirsin" Müdire Hanım sesini korumaya çalışıyordu ne de olsa karşısında zenginlikleri ve başarılarıyla nâm salmış bir ailenin gelini vardı.
Firaye Karaliman, eşi Toprak'la genç yaşta evlenmişti. Tabi bu evlilik eşinin ailesi tarafından hoş karşılanmamıştı, Toprak'ın babası Sinan, Firaye'ye çok çektirmişti.
"Araya girdiğim için mazur görün ama o daha beş yaşında bir kız çocuğu ne katilinden bahsediyorsunuz"
"Aa, siz onun ufak boyuna bakmayınaklı bir tilkiden daha kurnazdır."
Firaye bu çocukta kendini görmüştü. O da hep suçlanmıştı.
Masum bir can, kirli yürekli kimselerle hayatta kalmaya çalışır.
"Bu çocuğu istiyorum" demişti, düşünmeden.
Müdire, Nefes'i kolundan tuttuğu gibi çekiştirdi kucağındaki bebek düşeyazdı.
"Hayır, hayır olmaz olmaz Serhat'sız hayır."
Serhat, babasının adıydı. Babası şirketi batırınca intihar etmişti. Annesi de terk etmişti.
Nefes kucağındaki kardeşine sıkıca sarılmıştı, aradan hava bile geçmiyordu resmen.
Müdire, Nefes'e sert bir tokat attı sanki ona karşı söz hakkı olmadığını vurmuştu yüzüne.
Nefes, ömrü boyunca tuttuğu o eli bir daha hiç tutunamamak üzere bırakmıştı
Firaye Karaliman o gün bir aileyi daha dağıtmıştı.
GÜNÜMÜZ;
Yıldız sonunda gözünü açmıştı, annesiyle yan yana duran benden nefret ettiğini bir kez daha hatırlatmak için o bakışı attı.
Hareket etmeye mecali yoktu, sanki bir kuvvet onu çekiyordu kendini güç bela toparladı, odadaki herkesi rahat görecek şekilde doğruldu.
Keskin mavilikleri beni tekrardan buldu. Yüzünde yaradan daha derin bir ifade vardı. Sanki ona çarpan bendim. Tam ağzını açıp iki söz diyecekti ki vücudu titremeye, uzuvları ondan bağımsız hareket etmeye başladı.
Annem, telaşlandı dört yana gidip doktor hemşire, bir sağlık yetkilisi arıyordu.Yıldız o sırada havale geçirerek can vermişti. Anlamıştım öldüğünü, nabzına bakıp emin olmak daha iyi bir seçenekti.
Elimi uzattım ki - , annem olacak kadın geldi elime öyle bir vurdu ki kızgın yağa elimi sokmasından daha acı vericiydi.
Hayır, asıl acı olan annemin üvey olsam da beni öz evladıyla bir tutmamasıydı.
Her şey Yıldırım'ın ölümüyle başlamıştı, o zamana dek sevimli üç kardeştik. Şimdi ise iki ölü bir dışlanmış. Serhat'ı sayamam, o beni saymazken...
Annem "Sen, sen ona bir şey yaptın seni pis cadı, seni lanet!" bir an duraksadı, sonrada "senin için ağzımı bozmaya bile değmez" tam bir hayal kırıklığıydı.
Bir doktor gelip bir şeyler diyecekti.
Annem "Dua et, sen Allah'a dua et gerçi Allah'ın var mı bilmem ama, bir çocuğumu daha elimden alırsan seni onlarla aynıtarafa yollarım seni ölümden beter ederim! Duydun mu ha! Duydun mu!"
Dişlerini sıkarak "Yürü git" deyip iteklemişti.
Beni neden sevememişti, beni o sevmişti.
Amaçsızca hastane koridorlarında yürüyordum. Fakat bir şey değişikti, büyük bir şey.
Sürekli didinip duran Yıldız, anneme karşı beni koruyan Yıldırım, bana nefret dolu gözlerle bakan Serhat eksikti.
Üç kardeşimi de kaybetmiştim. Sadece Serhat vardı, küçük kardeşim ama onun da kinden gözü dönmüştü.
Sonunda bahçeye ulaşmıştım. Temiz havayı ciğerlerime çekebildiğim kadar çektim.
"Keşke hayat bir süreliğine dursa da rahatlasam." demiştim yorgundum derin bir iç çekmek bir nebzede olsa rahatlatmıştı.Ama, ama bir tuhaflık vardı sanki hatta emindim ki kesinlikle zaman durmuştu. Ama nasıl olurdu. Ben mektup yazmamıştım.
Öğlen güneşinin ışıkları artık yakıcı değildi. Etrafta adım atan insanlar uçan kuşlar hareketsiz durmuştu.
Biri dışında,
Yeşil gözlü simsiyah bir kargaydı bu önceki gibi değildi daha asil bir duruşa sahipti. Daha isyankar, kanat kısmında derin bir yaradan kalan X şeklindeki ize sahipti. Oldukça acı verici görünüyordu.
En derin yaralar, ruha bakar.
Karga sanki insanmışçasına durdu çehremi seyrediyordu sanki her bir detayımı ezberliyordu. Zümrüt rengi gözleri, sıcak ama mesafeliydi ifadesizliğini koruyordu. Sanki insandı lakin kanatları olan bir kuştan ibaretti mümkün müydü?
İnsanı asıl kahreden ihtimallerdi. Ayağına bağlanmış bez parçası gözüme takıldı, nazikçe aldım. İçinde "cevap" yazıyordu.
Doğru ya mektuba cevap vermemiştim ama mektup bana değildi.
Sahip olmadığım bir mektubun cevabı neden benden istenir ki?
Aynı Zamanda Farklı Galaksi, Kuzey Krallığı
"Geldiler, geldiler Kralın ordusu geldi!" demişti genç adam. Gösterişli zırhlarıyla şövalyeler ve atları geliyorlardı, bazı zırhların altında derin yaralar vardı, kimi kolunu, kimi bacağını kaybetmişti. Ölü olanları arkadaşları sırtlarına almıştı. Durumu gitgide kötüye giden Kuzey Krallığı bu savaşta da yenilgiye uğramıştı.
Bembeyaz saçları omzuna dökülen orta yaşlı bir kadın herkesten önde duruyordu."Daha kaç haneden kaç can alacaksın!" bu sitemli cümle bütün askerlerin kılıçlarını kadına doğrultmasına sebep olmuştu.
Altın süslemeli balkonundan Kral gözüktü, Kral III. Victor halkına seslendi;
"Halkım, yenilgiye uğradık, biliyorum lakin bu çetin savaşta en ufak yardıma muhtacız. Bir dahaki savaşta kazanacağımıza dair en ufak şüpheniz olmasın." Konuşmasının motivasyon verdiğine inancı tamdı.
Herkes inanmıştı, bir sonrakinin zafer olacağına.
Beyaz saçlı kadın bağırdı yüksek sesle, herkese seslenerek;
"Benden kocamı, çocuklarımı aldınız, yaşlı babamı dahi savaşa götürmek için aldınız. Tebrikler, artık hayatta tek bir yakınım bile yok, peki ya buradaki insanlar onların da ailesini almana izin veremem" acı dolu bir geçmişi vardı.Victor o derin gözlere son baktı, bu tanıdık sima ona birini anımsatmıştı, geçmişteki birini.
"İdam," dedi askerlerine "bu kadını hemen burada asın herkes görsün benim gibi birine, geleceğin İmparatoruna bulaşan kişi her ne olursa olsun ölecektir." demişti acıma ve merhamet duygularından yoksun şekilde.
Bazen kibir, bir virüstür. Başkalarının hayatına bulaşır. Onları en içten bitirir.
Kimse cesaret edememiştir, çünkü Kraliçe diplerinde belirmişti.
Kraliyet Kuralları gereği kraliçeler, prensesler, düşesler en önemlisi de bir İmparatoriçenin önünde idam yapmak en ağır cezaları almalarına sebep olurdu, yapan askerin birliği topluca öldürülürdü.
"Eee, ne duruyorsunuz! Onu hemen öldürün bir kraliyet üyesine saygısızlık yaptı o,
Yeni bir imparatorluk kuracaksam cezalar caydırıcı olmalı." Bu yüksek ego, onun ölümü olacaktı.
Victor, Isabella'yı fark etmemişti, ömrü boyunca Isabella Victor'un gözünde hiç var olmamıştı sanki.
Victor hala gençliğinde, Alexandra'da kalmıştı.
Bu hengamenin olduğu meydana kapüşonlu yüzü gözükmeyen bir genç gelmişti.
Bir çiftçiye sormak üzere yaklaştı.
"Bayım, burada ne oluyor."
"Ah... bu mu? Kralın cepheye gönderdiği bütün askerler yenilgiyle geliyor, ölü sayısı da epey fazla."
"Kaybetmeye mahkum oldukları bu savaşa dair tutundukları son dal nedir?"
"Kral oğlunu evlendirmek istiyor, daha doğrusu zorunda." gezgin yutkundu
"Nasıl yani?"
"Şu Güney İmparatorluğunun en küçük prensesi prenses Sue."
Gezgin duraksadı.
"Kral, yıllardır kayıp olan kızını unuttu mu?"
"Kralın bir kızı mı var?"
"Nasıl hatırlamazsınız, bu savaşların nedeni neden sanırsın."
"Siz epey bilgilisiniz."
"Öyle derler."
"Adınız nedir? İlla duymuşumdur."
"Grieux, Prens Grieux" o gezgin aslında Kuzey Krallığının Prensiydi.Adam şaşırıp kaldı;
"N-nasıl olur, sen yani siz majesteleri önemli bir vazife için gitmemiş miydiniz?"

bolum sonuu
eee nasil dii begendiniz mii biraz degisik oldu ama defterimden gecirdigim icin kisa surduuuu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18