1. bölüm / 1
VELESGiriş: GERÇEĞİN EFSANESİ
Bölümler 1Şu an: Giriş: GERÇEĞİN EFSANESİ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SELAMLARRR
bu benim ilk kurgum daha önce hiçbir platform da yazmadığım için bariz hatalarım olabilir.
Okurken fark ettiğiniz yanlışlar da uyarırsanız memnuniyetle düzeltmeye çalışırım. Aslında giriş bölümünü 1 Şubat'ta yayınlamıştım ama pek içime sinmedi. Bu yüzden baştan yazıyorum. Umarım beğendiğiniz bir kurgu olur
Ve yine ben bugün 2 ekim cuma ve ben her şeyi en baştan silerek planladım. Bu kurgu en başında kızımızın istihbarata çalışması üzerineydi. Ama kurgularımda devlet işleri hukuk gibi kurumların birebir her almamasına dikkat etmeye karar verdim.
İleride kendi yapmak istediğim meslek olan savcılığın riske girmesini göze alamam. Bu yüzden ana konuyu çok değiştirmeden biraz farklılıklar ekledim.
Umarım yeni hâliylede güzel olur zaten eski halinden çok fazla parça eklememiştim buraya ama olsun.
Şu an mevcut 3 kitabım var birbirleriyle bağlantısı yok hiçbirinin.
Eğer eğlence çıtır çerezlik olsun yaz akşamları gibi olsun istiyorsanız komşu kızı
Psikoloji dram gerilim istiyorsanız nemesis
Düşman aşk temalı mafyaların ve suçların bulunduğu aralarındaki çekimin daha çok hissedildiği bir çift istiyorsanız ise bu kurguyu tercih edebilirsiniz
Özellikle şunu söylemek istiyorum bu kurgu bazen gerçeklikten sapabilir yani biraz distopya tarzı olacak kurgunun konusunu ve akışını bozmamak için bazen gerçeklik dışı olaylar sahneler yazacağım öncesinde bunu bilerek okuyun
Umarım beğenirsiniz
Keyifli okumalar:)
Yaratılışın ötesinde yer ve gök bir dosttu. İki yönetim, iki soy, iki farklı liderliğin altında bir bütündü. Perun gök varisliğini üstlendi, Veles yeryüzünü. İki soyun yasaları gün geldi alt üst oldu. Veles, perunun en değerlisini aldı. Velesin ihaneti ona göre yaratılışın hükmüydü. Perunun adaleti ise yaratılışın ona sunduğu keskin kılıcıydı. Veles ihanetine rağmen kaçmaya meyil etti. Ancak perunun öfkesi ve hırsı buna izin vermedi.
Gök sarayındaki eksikliğin farkına vardığı an gür bir ses yankılandı. İşte o ses gök gürültüsünün ilk ortaya çıkma anıydı. Perun hızla gök sarayında yükseldi ve yer yüzüne yöneldi. Bakışları yarıkların arasından yeraltına kaçmaya çalışan velese düştü. Perunun hüznü hırsa ama en çok da öfkeye dönüştü. Öfkesini velese püskürttü.
Veles tam kurtulacağını sandığı an sırtına bir darbe yedi. Acıyla bedeni büküldü, kemikleri eriyerek parlak pullu bir deriye dönüştü. Darbe bir o kadar hızlıyken bir o kadar da canını yaktı. Gök Yıldırım'ı ise ilk kez velesin ihaneti yüzünden velesin bedenine, yeryüzüne düşmüştü. Yıldırım velesi devasa bir yılana dönüştürdü.
Perun öfkeyle yıldırımları yer yüzüne gönderirken, veles bir yılan olmanın verdiği yaratılışla yeryüzündeki yarıklara daha hızlı ulaştı. Veles yeraltına girdiği anda hazla tahtına kuruldu. Perunun hükmü sadece yer üstüne aitti. En azından o ana kadar.
Perun son anına kadar öfkesini kustu. Başka yaşamlar için bu bir doğa olayı hâline gelmişti. Ancak bu olay perun için acıydı. Gök gürültüleri perunun acı ve öfke dolu haykırışları, yağmur gözyaşları, yıldırımlar ağlamaları arasında yaşadığı öfke patlamaları, fırtına ise dizginleyemediği hırsının her şeyi yok etme isteğiydi.
Çünkü dostu Veles, Perun'dan tahtını almıştı. Perun her an hâkimiyetini daha da kaybedecekti. Dostu yüzünden kustuğu zamanla düzenli doğa olayları olarak kalacak ve Perun'un elindeki hâkimiyet ipleri yok olacaktı. Veles büyük bir hazla iki tahtı da hâkimiyeti altına aldı.
Perun yüzünden aldığı darbe canını yakmıştı. Veles'in, Perun'a kızmaya ya da küsmeye hakkı yoktu, çünkü ilk darbe zaten Veles'in ihanetiydi. Veles'e ilk zamanlar her zamanki gibi saygı duyuldu, Perun'a ise nefret ve korku. Çünkü her zaman Veles en iyi oyuncuydu. Kötülüğü yapar, ancak cezasını Perun'a yüklerdi. Perun ise korkudan duyduğu haz için dış görüşlerin öfkesini üzerine çekmeyi sorun etmedi.
Belki de bunun aslında dostu zannettiği Veles'in kurduğu gizli nefret oyunu olduğunu anlasaydı, kurtulurdu. Perun'un sonu Veles olmuştu. Görünen o ki herkes için durum buydu. Ancak kimsenin göremediği ve erişemediği gökyüzünde hâlâ yaşayan Perun unutulmamış, ancak yetersiz görülmüştü.
İşte bu sefer kartlar toplandı ve yeniden dağıtıldı. Zarlar atıldı, çift 6 zar Perun için yerini aldı. Perun ilk kez öfkesine ve hırsına rağmen sabrı öğrendi. Sabır; fiziksel gücün sadece buzdağının görünen kısmı, zeka ve strateji ise yeraltının en kuytularına kök salmış göksel adaletin kökleri olduğunu öğretmişti.
Bu kökler yeraltının en verimli minerallerinden beslendi. Köklerin asıl güçlenme sebebi Veles'in sonsuz hükmü sayesinde oldu. Perun'un planıyla Veles fark etmeden sarmaşıklara dolandı. Mağlup olmanın öfkesiyle dolandığı yerde dahi o kökleri beslediğinin farkında bile değildi.
Perun Veles'ten sahip olduklarını geri aldı. Veles'i, Veles'in oyunundan çok daha güçlü bir stratejiyle bitirdi. Aslında buna bitirmek denmezdi. Çünkü Perun sadece ona ait olan göksel tahtı geri aldı. Yeraltının hâkimiyeti hâlâ Veles'e aitti.
Veles'e verilen tek ceza, yeraltında bedenine dolanan köklere mahkûm kalmasıydı. Bu mahkûmiyetin özgürlüğe giden tek yolu; öfkesi, hırsı ve sabırsızlığıyla nam salmış Perun'un bile öğrendiği sabırdı.
Veles sabrı öğrendiğinde geçmiş silinecek, eski düzen tekrar devam edecekti. Belki aynı geçmiş yeniden yaşanmaya mahkûm tutulacaktı. Bunu öncesinde bilmek imkânsız, yaşanması ise ihtimaldi. Perun'un masumiyeti öğrenildiğinde gerçeğin efsanesi de böylelikle herkes tarafından bilinir ve düşünceler değişir. Haklı ve haksız açığa çıkar. Göksel adaletin keskin kılıcı ne olursa ve kim olursa olsun üstün kılınır.
Siyah bazen de her zaman beyazı yutmaz; varlıklarını kenetlerdi. Siyah ve beyaz kenetlendikleri anda ise şartlar eşitlenir, gri olurlar.
Ve bazı efsaneler, anlatıldıkları yerde kalmazdı.
Yıllar sonra başka iki bedenin, başka iki kaderin içinde yeniden doğarlardı.
Biri, sırtında iki yılanın izini taşıyordu.
Diğeri ise o yılanların neyi beklediğini henüz bilmiyordu.
Belki de hiçbir şey tesadüf değildi.
Belki de bu kez gökyüzü ile yer değil, iki insan birbirinin hükmünü ele geçirecekti.
Ve bu hikâye, bir çift gözün diğerine ilk kez denk düştüğü an da başlayacaktı.
~~~~
Giriş bölüm olduğu için çok kısaydı evet farkındayım ama diğer bölümleri tabiki de daha uzun yazacağım tabi ne zaman yazabilirim orası biraz sıkıntılı
Umarım bölüm anlaşılır olmuştur
Fikirlerinizi yazmayı unutmayın
Ve bir şey fark ettim en çok velesi yazarken bir ciddiyet biniyor üzerime
Öpüldünüz😘
Bölüm etkileşimi
