VAZİFE UĞRUNA kitap kapağı

1. bölüm / 3

VAZİFE UĞRUNA

BÖLÜM 1

Vaveyla Yazarı: Yiğit Kunduz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 1

Dağlar karanlığa bürünmüştü. Ay, soluk ışığıyla taşların üzerine düşüyor, rüzgârın hafif uğultusu sessizliği bozuyordu. Albay Göktürk, tepesinde yıldızlarla çevrili gökyüzünü izlerken, ağır adımlarla ilerledi. Yanında Yusuf vardı; uzun yıllar beraber görev yapmış, sessiz ama keskin gözlü bir asker.
“Yusuf,” dedi Albay, sesi geceye ağır ağır karışarak yükseldi. “Timi’ı kurarken kimleri almalıyız? Önceliğimiz güç ve disiplin.”
Yusuf başını hafifçe salladı. “Komutanım, Time Komutan olarak Alp’i almalıyız.”
Albay durdu. Kafasını hafifçe yana eğdi. “Alp? Nasıl bir asker,Neden onu öneriyorsun?”
Yusuf derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı:
“Albayım, Alp… Son görevinde tek başına yirmi kişiye karşı dövüştü ve tek bir çizik bile almadı. Kararlarının arkasında durur, gözleri karadır. Saldırdığı zaman planlı, savunduğu zaman sağlamdır. Eğer Time’da yer alacaksa, güvenilir bir lider olur.”
Albay sessizce düşündü. Taşların üzerindeki ay ışığı yüzüne vuruyordu.
“Tamam,” dedi sonunda. “Alp ekibin başında olacak.”
Yusuf bir adım öne çıktı, tereddüt etmeden konuştu. “Albayım, bence kızınız Gece’yi de ekibe almalıyız.”
Albay kaşlarını kaldırdı. “Gece mi? Neden?”
“Albayım,” dedi Yusuf, sesi alçak ama kararlı, “istihbaratta üstüne yok. İstediği kılığa girer, istediği yerden çıkar. Gözü pek ve kararlıdır.Dövüşmekte üstüne tanımam.eğer ekibe katılırsa, hem erkeklerin hem de görevlerin dengesi sağlanır.”
Albay sessizce Gece’yi düşündü. Kızıydı, evet. Ama işte tam da bu yüzden korkularını bir kenara bırakmak zorundaydı.
“Tamam,” dedi. “Gece de ekibe katılsın. Time’da kalacak.”
Yusuf başını salladı. “Albayım, geriye kalanlar var. Baran, Batuhan, Aras… Her biri farklı yeteneklere sahip, ama tek başına güçlü değiller. Timde bir bütün olmalı hepsi.”
Albay ağır adımlarla bir taşın üzerine oturdu. “Anlat bana, Yusuf. Her birini sırayla.”
Yusuf derin bir nefes aldı. “Baran, hızlı ve çevik, özellikle yakın dövüşte yetenekli. Batuhan, keskin nişancı; hedefini asla şaşırmaz. Aras, istihbaratta deneyimli, ama çatışmada biraz çekingen. Ozan ve Metehan, destek ve lojistikte uzman; kimse onları hafife almaz. Kuzgun, timin en genç üyesi, ama sezgileri keskin. Time bir araya geldiğinde… hepsi tamamlanacak.”
Albay başını salladı. “Anladım, Yusuf. Öyleyse ekip hazır.”
Yusuf hafifçe gülümsedi. “Komutanım, tek eksik yok. Sadece liderliği doğru vermeliyiz ve herkesin gücünü bilmeliyiz. Alp’in liderliği, Gece’nin dövüş yeteneği ve istihbarat becerileri… bu Time’ı benzersiz kılacak.”
Albay Göktürk geceye baktı. Yıldızlar, sessizce izliyordu onları. Rüzgâr hafifçe esti. Dağlar, taşlar, sessizlik… hepsi ağır bir bekleyişin içinde kaybolmuştu.
“Tamam,” dedi Albay. “O zaman Time kurulsun. Görevler onları bekliyor, ama şimdi sadece bu geceyi ve bu sessizliği hissedin. Her birinin değeri gece kadar net ve keskin olacak.”
Yusuf başını salladı. “Anladım, komutanım.”
Ve sekiz kişi, sessiz ama birbirine güvenen bir tim olarak, gecenin karanlığında yavaşça ilerleyecek şekilde planlandı.
Dağların soğuk ve keskin havası, üs binasının etrafını sarmıştı. Hafif rüzgâr taşların üzerinden geçiyor, sessizliği sadece uğultularla bozuyordu. Sekiz kişilik tim, ağır adımlarla üsse doğru ilerliyordu. Her bir asker, nefesini ve bakışlarını kontrol ederek, adımlarını dikkatlice atıyordu. Gece, taşlık ve rüzgârlı avluda sessizlik hakimdi.
Albay Göktürk, timin önünde durdu. Omuzları geniş, duruşu dik ve bakışları keskinliğini koruyordu. Sessizliği, avluda yankılanıyor, her adımda timin dikkatini daha da artırıyordu. Yanında Yusuf vardı; yılların tecrübesiyle yanında olan, sessiz ama keskin gözlü bir asker.
“Beni dinleyin,” dedi Albay. Sesi ağır ve kararlıydı. “Siz hepiniz özel bir görev için buradasınız. Bu görev, sadece gücünüzle değil, zekânız, sabrınız ve disiplininizle başarılabilir.”
Albay, bakışlarını timin üzerindeki her bir bireye çevirdi. “Timin Komutanı Alp, senin liderliğinde olacak. Ama unutmayın, her birinizin rolü kritik. Kimseyi hafife almayın. Kimseyi eksik görmeyin.”
Sekiz asker sessizce başlarını salladı. Her biri kendi görevini ve yerini biliyor, sessizlikle bunu ifade ediyordu. Aceleye gerek yoktu; hata yapmanın bedeli ağır olabilirdi.
“Şimdi,” dedi Albay, “hepiniz Üsse gelin. İçeri girin ve sıralarınızı alın. Herkes yerini bilsin.”
Tim, ağır adımlarla üs binasına girdi. Metal kapı sessizce kapandı. İçeride, loş ışık ve hafif bir elektrik uğultusu vardı. Uzun bir koridorun sonunda geniş bir salon bulunuyordu. Beton duvarlar üzerinde büyük ekranlar ve çeşitli haritalar asılıydı.
Albay, timin önünde durdu ve ağır adımlarla öne geçti. “Oturun,” dedi. Sekiz asker, tek tek yerlerini aldı. Sıralar düz, bakışlar dikkatli, nefesler kontrollüydü. Her biri, bir sonraki emri bekler gibiydi.
Albay ekrana yöneldi. Parmaklarını hafifçe sallayarak ekranı açtı. Fotoğraf belirdi: yüzünün yarısı yanık, keskin bakışlı bir adam… Şahmaran.
“Bu,” dedi Albay, sesi ciddi ve ağır, “Şahmaran. Kod adı bir terörist, gerçek adı Azad. Kendisi, birçok olayın arkasındaki kişi. Göreviniz, Şahmaran’ı yakalamak.”
Alp öne doğru eğildi, sesi meraklı ve kontrollüydü. “Albayım, Şahmaran’ın hikâyesi nedir? Neden bu kadar tehlikeli?”
Albay derin bir nefes aldı, ekrandaki fotoğrafa baktı. “Küçükken ailesi… babası ve annesi teröristti. Askerler geldi, annesini ve babasını vurdu. O günden beri Şahmaran, askerlerin kendisine yaptıklarını unutmadı. Her fırsatta elinden geleni yapıyor. Onu yakalamaya çalıştık, ama başaramadık. Yüzünün yarısı yanık; bu sadece geçmişin bir izi değil, onun kararlılığının ve acısının bir simgesi.”
Tim sessizdi. Kimse konuşmuyordu. Sessizlik, sadece nefesler ve uzaktaki vantilatörün uğultusuyla bölünüyordu. Alp gözlerini kırpmadan ekrandaki adamı inceledi. Yüzündeki yanık izi ve keskin bakışları, yılların öfkesini ve kararlılığını anlatıyordu.
“Peki, nerede bulacağız Şahmaran’ı?” diye sordu Batuhan, sesi alçak ama merak doluydu.
Albay başını hafifçe kaldırdı. “İşte tam bu noktada, Gece devreye girecek.”
Gece sessizce başını kaldırdı. Bakışları odadaki herkesi taradı; soğuk, keskin ve kendinden emin. Her adımı, duruşu ve nefesiyle diğerlerinden farklıydı. Sesi sakin ama kesin:
“Emredersiniz, komutanım.”
Albay başını hafifçe salladı. “Gece, istihbarat ve operasyonun bu kısmı sende. Onu takip edecek ve bulacaksınız. Tim, dikkatli olun. Şahmaran, düşündüğünüzden daha tehlikeli ve hesaplı.”
Herkesin Gece'ye gözlerinde güven ve saygı vardı. Diğer tim üyeleri, Gece’nin duruşundan etkilenmişti. Tek kadın olmasına rağmen, en kritik ve tehlikeli görev onun sorumluluğundaydı.
Albay tekrar ekrana döndü. “Unutmayın, bu görev sadece fiziksel güçle değil, zekâ, sabır ve disiplinle başarılır. Her birinizin yetenekleri bu görevde hayati öneme sahip. Hepinizi yan yana görmek istiyorum; birlikte hareket etmek, Şahmaran’a karşı en büyük avantajımız olacak.”
Sessizlik devam etti. Herkes, Albay’ın sözlerini içselleştiriyor, kendini ve tim arkadaşlarını bir kez daha değerlendiriyordu.
Albay, ağır bir nefes alıp bakışlarını odadaki herkese çevirdi. “Tamam, hepiniz göreve hazırlanın. Bu görev sadece bir test değil; sizin gücünüzün, dayanıklılığınızın ve disiplininizin göstergesi olacak. Ve unutmayın… Şahmaran kolay yakalanacak biri değil.”
Gece bakışlarını tekrar ekrana dikti. Fotoğraftaki adamın zihninde bir boşluk yaratacakmış gibi, sessiz ve kararlı bir duruş sergiliyordu.
Salonda rüzgârın uğultusu, uzaktaki makinelerin hafif sesi ve nefeslerin ritmi birleşerek ağır bir sessizlik yaratmıştı. Bu sessizlik, timin birbirine olan güvenini ve yaklaşan zorluğun ağırlığını simgeliyordu.
Ve işte o an, sekiz kişi, tek tek kendi yerlerinde, Albay’ın sözlerinin ağırlığı altında, yeni bir görevin eşiğinde hazır bekliyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18