5. bölüm · Vazgeçme

1 hafta sonra

Yağmur Kağıl

Aradan bir hafta geçmişti. İş güzeldi ama ben okulu meğersem çok seviyormuşum. Anneme ne kadar belli etmesemde baya üzgün günler geçiriyordum. Beste'yi ve arkadaşlarımı artık göremiyordum.Acaba beni unutmuşlarmıdır? Diye düşünüyordum. Beste'nin bana verdiği bilekliği, umut olmuştu içimde. Benim derslerimi de yoluna koymam gerekiyordu. Çünkü ne kadar okula gitmesem bile seneye üniversite sınavı vardı. Ve benim onu kazanmam gerekiyordu. Her gece ne kadar da yorulsam iki saatlik ders çalışmaya başladım, bakalım ne kadar devam ettirebileceğim.Babamı soracak olursanız bir kaç kez kapıya geldi. Allah'tan Anneciğim temizliğe gitmişti de görmemişti onu bende onu Evden kovdum zaten, ne kadar böyle devam edecek bilmiyorum ama bir şekilde anneme belli etmiyordum. Bu sabah yine erkenden kalktım. Anneciğim yine çoban çantamı hazırlamıştı. Nasıl olsa çayırda kahvaltı ederim diye evden çıktım. Hava bu gün çok sıcaktı. Ben zaten esmer tenliydim anlaşılan tam siyahi olacaktım. Fahrettin amcanın evine doğru yola koyuldum biraz da sinirlerim bozuldu, madem muhtar niye bu yolları asvalt yapmıyor ki ayaklarım çamur oldu diye söyleni verdim. Bahçenin büyük kapısı açıktı zaten içeriye girip koyunları dışarı çıkarttım, artık fahrettin amcanın beni yönlendirmesine gerek yoktu çünkü artık her şeyi biliyordum. Koyunlar ile beraber çayıra çıktıktan sonra etrafa dağılmaya başladılar bir yandan onları seyredip bir yandan da karnım kazınmıştı, bu gün canım aşırrı derecede sarma çekmişti. Bir çobanın hayali bu olabilirdi ancak, annemin yine benim için koyduğu kareli sofra bezini kendime göre açtım ki bide ne göreyim annem sarma yapmış gerçekten, mutluluktan şaşırmışa döndüm yanında da buz gibi ayran koymuş tam bu sıcak havaya uygundu. Yemeğimi biraz yedikten sonra kalanını da akşam acıkırım diye bıraktım. Bu arada ben kahvaltı yerine yemek yemeyi tercih ederim galiba anneciğim de bunu bildiği için peynir , zeytin gibi kahvaltı yerine yemek koymuştu. Onları yedikten sonra klasik yine koyunları bir araya getirme çabalarıyla uğraştım. Ve artık gece olmuştu, geceleri hep beni korkutuyordu. Çünkü bu aralar Kurt sesleri fazla gelmeye başlamıştı, aman ben babamdan korkmuyorum kurttan mı korkacam, Kurt babamdan daha anlayışıdır diye kurdu biraz küçümsedim. Gece karanlık olduğu için hemen büyük bir ateş yaktım. Ve ateş sönmesin diye etrafıma bir sürü kuru odun koydum. Ve ardından bir ses geldi ,bu sesler çok tanıdık ve çok yakından geliyordu.Başımı bir çevirdim ki kurtlar etrafıma dolanmıştı. İnanamıyorum ateş yakmama rağmen gelmişlerdi, sakinliğimi korumak istedim ve tüfeğimi elime aldım. Ve tahmin edersiniz ki daha önce bakmadığim için içinde mermi yoktu. Ahhh dedim kendi kendime bunu ben nasıl kontrol etmem diye.İlk defa bu kadar çok korktum kurtlar etrafımı sarmıştı, ve hırlayarak bana doğru yaklaşıyorlardı, arkamı kollamak için döndüğümde aralarından biri bana yaklaşıyordu ve korkulan oldu Kurt üstüme atladı ve attığı çiziklerle yüzüm kanamaya ,canım acımaya başladı, avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım çırpınmaya devam ettikçe kurt daha çok tırnaklarıyla ve ağızıyla deşiyordu ,acı içinde kıvranıyordum ben tekrar hareket edince bu sefer Kurt ağzıyla giyindiğim montu bir defada yırttı ne yapamcağımı bilemiyordum .Beni hala bırakmamıştı etrafa savurup duruyordu kırmızı kanımın tüm toprağa yayıldığını gördüm ki rüyaymış ne rüyası kâbus gördüm sizde korktunuz değil mi 😁, çok korkmuştum kan ter içinde kalmıştım böyle bir kâbus nasıl olabilirdi, gerçek gibiydi nabzım çok yükselmişti yanımdaki termostan bir iki yudum su içtim meğersem ateşin yanında uyuya kalmışım. Kendime geldiğim gibi tüfeğimi kontrol ettim içinde mermi tabiki vardı. Bu kâbus beni çok kötü etkilemişti, gidip bi koyunları kontrol edeyim dedim ve koyunların çadırına doğru ilerlemeye başladım . Çok şükür hiçbir şey yoktu koyunlar da bende gayet iyidim. Çok etkilendiğim için artık uykum kaçmıştı. Tekrar ateş başına geçip odun atmaya başladım. Ben zaten uyumadan önce neyi düşünürsem rüyamda da onu görüyordum. Babam ve kurtlardan bahsetmiştim ya işte onun versiyonunu gördük sizde benim gibimisiniz eğer benim gibi iseniz, uyumadan önce kötü şeyler düşünmeyin. Ama rüya o kadar sarstı ki beni sabaha kadar uyumadim tek derdim şu an eve gidip evde dinlenmek bu dağ başında uyku tutmuyor insanı sabah olmasını iple çekemeye başladım ve nihayet sabah olmuştu. Koyunları çadırlarından çıkarıp hemen yola koyulduk. Gittiğim zaman fahrettin amca yine dışardayı soluk yüzümü görüp
-Hayırdır evlat noldu sana böyle
-Yok bişey fahrettin amca deyip geçiştirdim
- Var evlat bişeyler anlat bakım yoksa Kurt saldırısı mı diye telaşla sordu
-Bende evet dedim onun telaşlı halini görünce biraz eğlenmek istedim
-Şok oldu birden ve benim yüz ifademden daha korkunç bir suratı oldu , gülerek
-Korkmana gerek yok fahrettin amca evet bir saldırı oldu ama rüyamda, kâbus gördüm çok kötü kurtlar saldırıyordu
-Ahh oğlum başta söylesen ya, şunu valh çok korktum. Bunu söylerken fahrettin amcanın çirkin mi çirkin kızı yanımıza geldi ismi fatma idi telaşla
-Ahhh mehmet ali noldu? Kurt mu saldırdı dedi
Bu kızdan nefret ediyordum sürekli benle muhattap olup duruyordu fahrettin amcaya dönüp
-Ben artık gideyim fahrettin amca anam bekler dedim kızı fatma ise
-Annenin de işi amma zor be mehmet ali, kendisine bulaydı güzel bir gelin çok iyi olurdu dedi sırıtarak
Allah'ım bu kız dün gördüğüm kurttan da korkunçtu neyi ima etmeye çalılıyordu. Laf sokma edasıyla
-Aynen güzel bir gelin annemin işini görürdü dedim. Ama güzel biri dedim vurgulayarak bunu söyledikten sonra baya bi bozuldu
Fahrettin amca ise olayı tam anlamadan kızı Fatma'ya
-Yeter kızım amma konuştun gir içeri dedi.
Bana da kızmış gibi bir edayla
- Hadi oğlum al sende yövmiyeni eve hadi dedi. Yani benim ne suçum var ki kızı kendi benimle konuşup durdu Bende zaten taş altında kalırım ama yine de kendime bişey dedirtmem deyip oradan ayrıldım. Eve gitmek için yola koyuldum. Biraz ilerledikten sonra annemi çamaşır asarken bahçede gördüm. Beni görünce gülümseyerek
-Hoşgeldin oğlum dedi.
-Hoşbulduk anneciğim, ben çok yorgunum direkt yatıcam dedim siz yemeğinizi yiyin annem ben orda yedim dedim.
Annem çok yorgun olduğumu görünce anlamıştı zaten
-Tamam oğlum, iyi geceler dedi
Bu bölümün de sonuna geldik aslında tüm günlerim böyle sıradan geçiyor bu gün farklı olarak bir gördüğüm kâbus ve muhtarın kızının trajikomik halleri ydi. Diğer bölümde görüşmek üzere...