5. bölüm · Vanilla

Sparkles

Selmora_ _725

"Filiz artık yoktu. O ölmüştü. Bir anlık ona koşuyordum ama yanına geldiğimde sadece hayal olduğunu gördüm. Onun öleceğini hiç düşünmezdim. Daha kız kıza tatile çıkıp, mezun olunca ata binecektik hatta daha neler neler yapacaktık. Ama o gitti. Çocukken saklambaçta hep ben ebe olup, Filiz'i arardım. Artık büyüdüm ve şuan Filiz'i arıyordum. Kahretsin. Çok iyi saklanmıştı. Mezarlığa... "

Uyandığımda kan ter içinde kalmıştım. Yanımda ise sandalye çekip başımda otumuş annem vardı. Odamdaydım. Anneme baktım ve bana endişeyle bakıyordu.
" Yavrum, iyi misin? Kabus gördün herhalde. " dedi annem. Annem cümlesini bitirince abim odaya girdi. Elinde bir kova ve içindede bez vardı. Ateşim çıkmış olacak ki abimin diğer elinde ateş ölçer vardı.
"Geldim anne. Ateş ölçer de getirdim."
"Tamam oğlum sen kardeşine bak. Ben de çorba ısıtayım."çorba mı? Akşam yemeğine kadar uyumuş olmalıydım.
"Tamam anne." derken abim yanıma ilerliyor, annem sandalyeden kalkıyordu.
"Abi, sen bana niye bu kadar iyi davranıyorsun."
"Durumun iyi değil. Kafaya fazla takmışsın Filiz'i. O yüzden iyi davranıyorum."
" Durumum o kadar mı kötü yani."
"Durumunu boşver. Rüyanda ne gördün?"
"Hatırlamıyorum ki." aslında hatırlıyordum ama hatırlamak istemiyordum.
"Neyse. Telefonunun şarjı bitmiş annem şarja taktı. Şarjı şuan 80 falan. Getireyim mi?"
"Bir zahmet getir abi." Abim kalkarken, bir anlığına fazla telaş yaptığımı anladım. Zaten Filiz, anne olmadan ölmek istemediğini söylemişti bana.

Abim odaya girdiğinde elinde telefonum vardı. Abimden telefonumu aldığımda abime odamda yalnız kalmak istediğimi söyledim. Abim ilk defa beni anlayışla karşıladı. Abim beni çok şaşırtıyor.

Abim odamdan çıktığında elime telefonumu aldım. İlk önce dikkatimi çeken şey saat olmuştu. Saat tamı tamına 19.27 olmuştu. Uyuduğumda saat sabahın 10'u falandı. Ama aklım bir anda dün serviste gördüğüm çocuğa takıldı. Niye bizim servisimizdeydi? O elemanı daha önce hiç görmemiştim. Ayrıca üzerinde okul formasıda yoktu. Kimdi ya bu çocuk?

Daha da önemlisi neden bizim okulumuza gelmişti? Kesin müdürün oğlu falandır bence. Yoksa böyle yakışıklı bir çocuğun bizim okulda işi olmaz. Bir dakika. Ne? Az önce tanımadığım birisine yakışıklı mı dedim ben? Sadece kitap karakterlerini yakışıklı buluyordum ben hani?
"Simay. Yemek hazır anneciğim gel hadi."
"Geliyorum anne." ben bunları düşünürken yemek çoktan hazır olmuştu bile. Yatağımdan kalkarken aklımda hâlâ o çocuk vardı. Ben niye bu çocuğu düşünüyorum? Yatağımın yanındaki terliklerimi giydim ve mutfağa doğru ilerlemeye başladım.

Mutfakta gördüğüm ilk manzara mutfak masası olmuştu. Annem en sevdiğim yemekleri hazırlamıştı. Hemen masaya oturdum ve yemeklerden yemeye başladım.

Yarım Saat Sonra ;
Yemeği yedikten sonra duş almak için banyoya gittim ve kapıyı kapattım. Üzerimdeki kıyafetlerimi çıkardıktan sonra suyun ısınmasını bekledim. Su ısınınca duşa girdim. Suyu biraz üzerime tuttuktan sonra en sevdiğim şampuan olan sarımsaklı şampuanı elime bir miktar döktüm ve saçıma sürmeye başladım. Saçım köpürene kadar şampuanla kafamı ovaladım. Daha sonra saçımı duruladım ve saç kremimi sürdüm.

Suyla tekrar vücuduma su tuttum ama tutarken su bir anda buz gibi soğudu. Bazen annelerin bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Su ısınana kadar bekledim. Tekrardan. Su biraz olsun ısınınca hemen vücuduma su tuttum ve duş jelinden bir miktar duş lifine sıktım. Lifi köpürttüm ve vücudumun her yerine sürdüm. Lifi kenara koydum ve vücudumdaki köpükleri yıkamaya başladım.

Vücudumda köpük kalmadığına emin olduğumda suyu kapattım ve duşakabinin kapısını açtım. Evet küvetimiz yoktu, duşakabinimiz vardı. Hızlıca bornozumu üzerime geçirdim ve odama ilerledim. Odama geldiğimde hızlıca üzerimi değiştirdim ve ayağıma beni sıcak tutacak çoraplarımdan birini giydim. Daha sonra banyoya gidip bir saç havlusu aldım ve saçıma sardım. Sultan Süleyman gibi duruyordum. Bir an "Destur!" diye bağırasım bile geldi.

Ama bir anda aklıma Filiz geldi. Bu şakayı bana sürekli yapardı. Acaba nasıl olmuştu? Durumu iyi miydi? Odama gittim ve yatağıma çaprazlama atlayıp ağlamaya başladım. Ya ölürse? Bunu hayal etmeden duramıyordum. Umarım iyi olur. Umarım. Sadece umabiliyordum. Elimden başka bir şey gelmiyordu.
"Kızım, çıktın mı duştan." dedi annem odamın açık olan kapısından. Cevap vermedim. Annem yanıma geldi ve yalnız kalmak isteyip istemediğimi sordu. Yine cevap vermedim. Annem sessiz kaldığım için yalnız kalmak istediğimi düşünmüş olacak ki odadan çıktı ve kapıyı kapattı.