1. bölüm / 1
VAAT EDİLMİŞ HAYALLER MEZARLIĞISAVAŞÇININ YOLU
Bölümler 1Şu an: SAVAŞÇININ YOLU
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayatımızdaki her şey kurallardan oluşur belli bir sistemle ilerler. Düzen bir kere şaştı mı afalar kendimizi büyük bir bilinmezliğin içinde buluruz. Sistemi ne kadar eleştirirsek eleştirelim her zaman onun bir parçası olarak yaşamalı ve ayak uydurmalıyız. Ya da değiliz dir. Kendi oluşturmadığımız hiç bir şeyin parçası olmak zorunda değiliz. Belkide yeterince yüksek sesli bağırmıyor geregince eleştirmiyoruzdur. Belki de hayatımız seçimlerimizden oluşuyordur. Doğru zamanda yapılmış doğru seçimlerden. Ya da belki de seçimlerimiz bile anlımıza yazıldığı ida edilen yazıdan ibrettir.
Kader, kader sizce ne anlama gelir?
Hayatımızı yöneten şey bütünüyle kader mi dir?
Peki ya hayatımıza yön veren diğer şeyler onlarda kader sayılır mı?
Peki ya sizce öldürmekte kaderimiz sayılabilir mi?
Yada birini öldürüp kadere bağlamak içimize su serpmekten ileri gidebilir mi?
Tanrının bahşettiği canı kendi özgür irademizle almamız nasıl kader sayılabilir ki?
Bana sorarsanız; Yalnızca doğmak ölmek hatta belki aşık olmak kaderimiz sayılabilir. Ama sonrası özgür irademizin bize yaptırdığı seçimlerdir.Vicdanların hakim olduğu bir mahkemede bütün suçu kadere atıp özgürlüğü hayal etmek adil olamaz öyle değil mi?
Şimdi hatırladım da yıllar önce bir yerde okumuştum hayatımızı seçimlerin yönettiği den bahsediyordu. Bence de öyle, bir insanı mahveden şey seçimleridir. Çünkü bir seçim yaptıktan sonra başkasını suçlama hakkın elinden alınır.
07/11/2024 saat: 09.30 Cumartesi
Ayaklarımın dibinde kanlar içinde yatan bedene gözlerimi sabitledim. Yüzümde buruk bir gülümseme içimde ise tarifsiz bir huzur yer alıyordu. Ne zihnimde ne de yüreğimin kuytu köşelerinde bir korku tohumu yoktu. Boş hissediyordum bom boş. Sanki beynim bir bilgisayar dı ve biri onu resetlemişti.Adımlarımı hızlandırıp salondan banyoya doğru uzanan koridorda ilerledim kana batmış ellerim sinirimi bozmak la kalmıyor midemi de bulandırıyor du. Boyası soyulmuş duvarlarla kaplı evin boğucu havası içimdeki hazzı körüklüyor du sanki. Koridorun bitişiğinde bulunan eski, fayanssı çatlamış lavabonun paslanmış musluğunu açtım. Akan suya ellerimi uzatıp kanın ellerimden akışını izledim. Rahatsız edici bir uğuldama eşliğinde akıp giden su sadece ellerimi değil ruhumu da temizliyor du. Bir hikaye daha bitmişti bu gün. Ne kadar kötü de olsa hayatımdan bir kahraman daha eksilmişti.
Binlerce soru yokmuş gibi zihinimin okyanusun da bir soru daha gün yüzüne çıktı. Bu yaşananlar kader miydi yoksa seçim mi ?Bir süre de bunu düşünerek uyuşmuş beynimi bununla meşgul edecektim.
Ellerimi duvarda asılı olan havluya kurulayıp hızlı adımlarla koridorun sonundaki mutfağa doğru ilerledim. Sanırım ruhumun yorgunluğu bedenime vurmuş haliyle epey acıkmıştım. Sabah yan komşumuz Hayriye ablanın getirdiği patatesli poğaçalar hala sıcaklığını koruyordu. Hanım efendiliğin kitabını yazardı Hayriye abla. Alımlı güzel giyimli kibar bir kadındı. Babamın bana kurduğu yapay hayatta tek yoldaşımdı. Buz dolabından bir bardak meyve suyu alıp mutfak masasına koydum. Dolaptan bir tabak çıkararak poğaçaları doldurup bir sandalye çektim ve oturup yemeye başladım.Aslında ben bu gün ilk defa kendim için bir şey yaptım. Yaptığımın sonucu ne olursa olsun bana biçilen prangalardan kurtulup kendim için yeni bir seçenek oluşturdum.
Bu kadar tembellik yeterliydi .Oturduğum sandalyeden kalkarak buz dolabını açtım. İçinde bir çok markadan ve renkten alkol bulunuyordu. Bir çeşit bar gibiydi. Babam bana düşkün olmadığı kadar alkole düşkündü. Dolapta bulduğum bütün alkolleri tek tek masanın üstüne taşımaya başladım. Yaklaşık otuza yakın şişe vardı. Normal şartlarda ki bu gün şartlar hiç normal değildi ama yiyecek bir dilim ekmek bile bulamazken evde şişelerce alkol bulabilirdim. Bunun şerefine yapacağım kutlamaya renk katmak amaçlı bir kırmızı şarap seçip onu kendim için ayırdım.
Hem kendim için seçtiğim şarabı hem de masanın üzerinde ki alkollerden birini alıp salona adımlamaya başladım . Kutlama benim için başlıyordu. Sağ elimdeki şarabı dudaklarımla buluşturduğumda boğazımda hissettiğim yanma hoşuma gitmişti. Zihinim kutlamam için son ses bir müzikle bana eşlik etmeye başlamıştı bile. İçimde küçük bir çocuğun ilk oyuncağını aldığı günün mutluluğu vardı. Yerde yatan adamın yanına eğilip gülümsedim. Bunu ben değil o istemişti bu da onun kahredici seçimiydi.
Zihinim de ki şarkı daha da güçlenmeye başlayınca şen bir kahkaha atım. Aklımdaki karşı konulamaz şarkının ona en yakışan dizesini onun için fısıldadım. ''merhamet istiyorsan o annenin evinde''
Yüzümde önleyemediğim gülümsemeyle sesimin tınısına hüküm edemez hale gelmiştim. Bu son dizeydi benden ona kalan '' ben annen değilim ki bu beni bağlamaz '' Sol elimde tutuğum sarı renkteki alkolü baştan aşağıya üzerine dökmeye başladım. Artık bitmişti bu evde onun gibi yok olmayı silinmeyi hak ediyordu. Yeniden mutfağa koşarken kendimi kocaman kırmızı perdelerin süslediği tiyatro salonunda dans eden bir dansçı gibi hissediyor kendime ait figürleri sergilemekten de hiç utanmıyordum. Bir şişe alarak içinde ki alkolü perdelere savurdum. Bu nu kaç kere tekrarladım hatırlamıyorum. Bir sürü kez mutfağa gittim evin tüm odalarını gezdim. Her yerinde dans ettim şarkımı söyledim. Bunları yaparken hiç gülümsemediğim kadar gülümsedim. Sonunda kendimi soğuk suyla dolu eski küvetin içinde kıyafetlerimle kaçıncısı olduğunu hatırlayamadığım şişesinin içinde son kalan şarabı içerken buldum. Bu benim hem kutlamam hem de vedamdı. Artık tamamen özgür düm artık bir hayatım vardı.
Peki sonra ne oldu ? diye sorarsanız...
sonra; Küvetten çıktım kapının arkasından bir bornoz aldım çatlamış aynanın karşısına geçip kendime baktım. Çocukluğumu gördüm sonra özür diledim ondan bu kadar geç kaldığım için. Sonrası da babadan kalma bir zippo kendi sonunu hazırlamış bir adam ve yayılan alevler.
Ben Asi Tezcan bu sabah saatlerinde Ölmek ve öldürmek arasında bir seçim yaparak babamı önce bıçakladım sonrada o içerideyken evimi yaktım.
Ve hiç pişman olmadım...
Ha bu arada baştaki mevzuya gelicek olursam kaderimi bilmem ama benim hayatımı değiştiren şey seçimlerim di.
Bölüm etkileşimi
