3. bölüm / 3
Unutulan Dün,Beklenmedik Bugün.~BÖLÜM 1~
Bölümler 3Şu an: ~BÖLÜM 1~
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerindeki ışığa kilitledim kendimi,
Sende gördüm en güzel rüyamı.
12/07/2026
Yorucu bir günün gecesinden sonra sonunda sabah olmuştu. Birbirimize sarılı bir şekilde uyuyorduk. Uyandım. Oğuz’a baktım Oğuz mışıl mışıl uyuyordu. Rahatını asla bozmak istemezdim ama aşırı susamıştım. Çok sessiz ve yavaş şekilde kalktım. Geceden açık kalan televizyonu kapattım. Mutfağa gidip su içtim. Ortalık aydınlık olmadığı için aspiratörün ışığını açtım. Orada bi beş saniye falan Oğuz ile beni düşündükten sonra cama baktığımda bir silüet gördüm. Sadece gözleri belliydi, yüz hatları asla belli olmuyordu. Ama ben artık korkmuyordum. Yani korkmadığımı sanıyordum en azından. Gider diye ona dimdik baktım. 15-20 dakika sadece ona baktım ama gitmedi. İçime artık ürperti gelince Oğuz’un yanına gittim. Uyanıktı. “Oğuz ben yine halüsinasyon görüyorum galiba ama gitmiyo gözümün önünden” dedim “gel yanıma” diyerek cevapladı. Tekrardan aşık olmuştum. Tabiki de yanına gittim. Öptü, sarıldı, sakinleştirdi. Resmen alkol gibi geliyordu. “Oğuz ben artık çok yoruldum dayanamıyorum” dedim. “Bence artık doktora gidelim” dedi. Başımı yukarı aşağı evet anlamında salladım ve benim için psikiyatri doktoruna randevu baktı. Yarına vardı ama benim hiç gidesim yoktu. Beni benden daha çok önemsediği için hemen hiç sormadan randevuyu aldı. Şuan saat sabah 06.00’dı. Evden çıkmam için yarım saatim vardı. Kıyafetlerimi giydim saçımı taradım ve makyaj masama oturup makyajımı yapmaya başladım. Sıralamam her zaman böyleydi. Kıyafet-saç-makyaj. Yandan Oğuz kendi kendine şarkı söylüyordu sesi o kadar güzeldi ki arada sırada makyajımı bırakıp onun sesini dinlemek bana huzur veriyordu. Makyajımı bitirdikten sonra montumu alıp çıktım. Oğuz’u öpmeyi de unutmadım tabi. Arabamla işyerime gittim. Bugün Oğuz’un izin günüydü. Normalde önce beni bırakır sonra işine giderdi. Bugün izinli olduğu için araba bendeydi. İşyerime geldiğimde arabayı valeye verdim ve odama çıktım. Sekreterim Ela her zaman ki gibi benden önce gelmişti. Merhabalaştık ve “bugün hangi davalara bakacağız” diye merakla ama bir o kadar da istemsizce sordum. “Bugün 4 davamız var; Boşanma, Velayet, Tazminat ve Atatürk’e hakaretten açılan davalara bakacağız yani düne göre biraz daha yorulacağız Eylül” diyerek güldü. Ama o gülümsemesinin ardında sihri yatıyordu. “Sakin ol hallederiz” diyerek önümdeki dosyaları elime alıp duruşma salonuna gittim. İki çocuklu bir aile gelmişti. Boşanmak için. Böyle davalara dayanamıyordum. Dava bitikten sonra hep ağlardım Ela ile.
*****
Çok şükür ki davalar bitmişti. Saat 19:28 olmuştu. Aşırı yorgundum hemen arabaya binip eve gitmeye koyuldum. Yolda giderken önüme köpek çıkmış gibi araba bir anda duraksadı. Korktum ve arabayı sağa çekip indim. Arabaya baktım. Ama ne arabada bir sorun vardı ne de yolda. Bunun halüsinasyon olabileceğini düşünmüyordum. Ne kadar korksam da o arabaya bindim ve evime gittim. Kapıyı açtım Oğuz’a seslendim ama ses gelmedi. Heryere baktım ama yoktu. Eve geldiğimde telefonum Wi-Fi’ye bağlanınca Oğuz’dan mesaj geldiğini gördüm. “Markete gidiyorum 5 dakikaya gelirim yavrum” yazmış. Ama benim nefesim sıkışıyor, kalbim duracak gibiydi şuan. Ne kadar su içsem de geçmiyordu. Gözlerim kararmaya başladı, yatağa yattım ve korkudan ağlamaya başladım. Ağlayarak uyuyakalmıştım. 10-20 dakika sonra Oğuz geldi, yanıma gelip bana baktığında ağlayarak uyuduğumu fark ettiğinde beni uyandırdı. İyi misin diye sordu. Ben tam iyiyim diyecekken ateşime baktı. Ateşim 39.1’di. Endişelenmişti. “Hazırlan acile gidiyoruz” dediğinde “iyiyim ben aşkım geçer birazdan” desemde itiraz etti. “Bu hiç geçecek gibi durmuyor Miray!” Diyerek bana sinirlendi. “Gitmek istemiyorum Oğuz lütfen ya! Çok yorgunum uyursam geçer” dediğimde “iyi tamam sen bilirsin geçmezse ben bilmem” dedi. Kırılmıştım, ama haklıydı. Önemli bi konuydu sonuçta. “Kucağında uyuyabilir miyim” diye sordum yüzsüzce. Dizini işaret etti, yattım ve saçımı okşamaya başladı, her zaman ki gibi ördü. İlkinde dağınık ördü ikincide düzgün ördü. İşte şimdi rahatlamıştım. Uykuya daldığımda Oğuz saçımı örmeyi bitirmiş okşuyordu. Endişelendiği için sürekli alnımı kontrol ediyordu, hissediyordum. Gittikçe ateşim derece derece düşüyordu. Yarım saat sonra ateşim tamamen normale dönmüştü. Oğuz rahatlamıştı. Yavaşça alnıma öpücük kondurmuştu. Hissettim. Yarım saat uyuduktan sonra uyandım. Oğuz’a baktım o da bana bakınca bir gülümseme oluştu. Ne oldu der gibi gözümü kırptım gülerek. Dudağımı öptü. “Sen uyurken çok endişelendim yavrum, ama ateşin düştü” dediğinde “e ben kendimi biliyorum” dedim ve güldüm. Birkaç dakika sonra Oğuz “neden kötüleştin böyle bir anda” diye sordu daha çok endişelenmesin diye sadece “bilmiyorum galiba halüsinasyondan oldu” diyerek geçiştirdim. “Yarına kadar sabret bakalım güzelim” dedi.
Devam edecek…
Yazar: Ecrin Kaya
Yazar Notu: Dün atacaktım ama hastaneden geldiğim için çok yorgundum.
Bugün de okulum olduğu için biraz gecikti kusura bakmayın arkadaşlar.
Yeni bölüm yarın okuldan sonra gelecek.
Sizi seviyorum keyifli okumalarrr 🌷🫶
Bölüm etkileşimi
