4. bölüm · Umudumsun
1,3
Vazgeçmek mi? Hayır. Pes etmek mi? Hayır. Bu galiba umudunu yitirmekti. 1 aydır deli gibi çalışıyordum şirketi ayakta tutabilmek için. Ama bir borcu kapatsam, öbür gün diğer alacaklı şirketi basıyordu. Pes etmenin eşiğine gelmiştim ve bu süre zarfında birçok çalışanımızı kaybetmiştim. Sağ olsun Yasemin bu süre zarfında bana çok yardım etti.
"Yasemin, geçen senin anlaşmalarının olduğu dosyayı bana getirebilir misin?"
Yasemin başını sallayarak sandalyesini geriye iterek ayağa kalktı.
"Hemen Eflatun Hanım."
"Yasemin, bu konuyu konuşmuştuk. Hanıma gerek yok."
"Tamam... Eflatun."
Ona en güzel gülümsemelerimden birini yollamıştım. Önümdeki evraklara geri dönmüştüm ki telefonumun çalması ile masanın diğer ucundaki telefonuma uzandım. Gördüğüm isim ile gülümsedim.
Edem Arda arıyor...
Arda’nın Kahramanmaraşlı olduğunu öğrendikten sonra onu böyle kaydetmeye karar vermiştim.
Telefonu elime alıp Arda’nın aramasını açtım.
"Efendim abi bozuntusu."
"Napıyorsun kardeş bozuntusu?"
"Şirket evrakları ile ilgileniyorum, ya sen?"
Arda’ya tam cevap verecektim ki odamın kapısının pat diye açılması ve bana doğru uzatılan uzun namlulu silahı görmem bir oldu. Tek hatırladığım ise ters kelepçe ile götürülmem ve "Kara para aklama ve uygunsuz işler yapmaktan tutuklanıyorsunuz." Yeşil gözlerini gördüğüm adamın bana söylediği tek cümle buydu.
---
Kisa ama kusura bakmayin arkdaslarrr.
