1. bölüm / 1
TUZAKTOZLU SIR
Bölümler 1Şu an: TOZLU SIR
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Anlatan: Emir)
İstanbul’da gece hiçbir zaman tamamen sessiz olmaz.
Saat 00:12’ydi. Penceremin önünde durup karşı apartmanın sarı ışıklarına bakıyordum. Uzakta bir vapurun düdüğü duyuldu. Mart ayının soğuğu camın kenarından sızıyor, odamdaki perdeyi hafifçe hareket ettiriyordu.
Ben Emir. 17 yaşındayım. İstanbul’un Fatih semtinde, eski bir apartmanın üçüncü katında yaşıyorum. Hayatım sıradan sayılırdı… okul, deneme sınavları, arkadaşlar, gelecek kaygısı.
Ta ki dedem ölmeden önce bana bıraktığı anahtara kadar.
Dedemin Eminönü’nde küçük bir saatçi dükkânı vardı. Dar bir sokağın içinde, turistlerin pek uğramadığı, eski esnafın hâlâ selam verdiği bir yerde. Yarım asırlık bir dükkân.
Cenazeden sonra kimse oraya gitmek istemedi. Annem “kapatalım, bitsin” dedi. Ama anahtarı bana verdi.
“Emir,” dedi, “babanın bile bilmediği şeyler vardı orada.”
O cümle içime oturdu.
Ertesi sabah okula gitmedim. Kimseye haber vermedim. Özellikle Arda’ya… Çünkü o mutlaka benimle gelmek isterdi.
Kepengi kaldırırken çıkan metal sesi sabahın sessizliğini yardı. İçeri girdiğimde toz, eski ahşap ve makine yağı kokusu karışmıştı. Vitrindeki saatlerin bazıları durmuştu. Bazıları ise hâlâ tik tak çalışıyordu.
Sanki zaman o dükkânda ikiye bölünmüştü.
Tezgâhın arkasına geçtim. Çekmeceleri açtım. Eski faturalar, sararmış notlar, küçük tornavidalar…
Tam çıkacakken yerde hafif kabarık duran bir tahta dikkatimi çekti.
Eğildim.
Tahtayı kaldırdım.
Altında siyah, küçük, kilitli bir kutu vardı.
Üzerinde tek bir kelime yazıyordu:
“EMİR.”
Boğazım kurudu.
Dedem… bunu benim için mi sakladı?
Kutuyu elime aldığım anda telefonum titredi.
Arayan: Zeynep.
Kalbim hızlandı ama açmadım.
Çünkü o an anladım ki…
Bu sadece eski bir dükkân meselesi değildi.
Ve İstanbul gibi bir şehirde, bazı sırlar asla tesadüf olmazdı.
Bölüm etkileşimi
