4. bölüm / 5
Tuvaldeki YaraBÖLÜM 4: Gölgedeki Deha
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 4: Gölgedeki Deha
Bahar’ın elbisesindeki o siyah leke, atölyenin loş ışığında bir nişan gibi parlıyordu. Yüzündeki ifade, az önce yaşadığı şoku atlatmış, yerini kararlı bir gerilime bırakmıştı. Şimdi bu küçük, pis krallığımın ortasında durmuş, etrafımdaki tuval yığınlarına bakıyordu. Her birinde, hayatımın farklı bir acısı vardı."Git buradan Bahar," dedim, boya tinerine batırılmış bir bezle ellerimi silerken. "O tablo senin gibi birine göre değil. Kirletirsin kendini.""Kirletmez miyim?" dedi, sesi ince bir meydan okumayla titriyordu. "O lekeye rağmen buradayım. Ve o tabloyu bitirmeni sağlayacağım. Galeri, senin bir deha olduğunu düşünüyor Aras. Hatta bazıları... bazıları senin Van Gogh'tan bile daha iyi olduğunu söylüyor."Fırçayı yere düşürdüm. Van Gogh. Bu ismi duymayalı yıllar olmuştu. Ödüllerimi, sergilerimi, o parlak günleri zihnimin en ücra köşesine gömmüştüm. Herkes beni "kendini idare eden, yetenekli ama sıradan bir sokak ressamı" sanıyordu. Saklamıştım. Gururumu, yeteneğimi, hatta ruhumu bile."Abartıyorlar," dedim, sesim boğuk çıkmıştı. Yüzümdeki sert maskeyi korumak için büyük çaba harcıyordum. "Ben sadece acısını çizen bir adamım. Deha falan değil."Bahar, atölyenin en karanlık köşesinde duran, üzeri örtülü devasa bir tuvale doğru yürüdü. Bu, benim en büyük sırrımdı. Yıllar önce yaptığım, sayısız ödül kazanan ama sergilemeye bir türlü cesaret edemediğim o başyapıttı."Galeri’deki ressamlar konuşurken duydum," dedi, tuvalin üzerindeki örtüye dokunarak. "Senin kaybolduğun yıllarda bile tabloların gizlice satılmış. Ve en çok da... bu tablonun peşindeymişler. Senin bir zamanlar 'Ruhun Fısıltısı' adını verdiğin eser."Donup kaldım. "O isim nereden aklına geldi?"Bahar bana döndü, gözlerinde hem bir korku hem de hayranlık vardı. "Kaybolmadan önce verdiğin son röportajda söylemiştin. 'Bir gün, ruhumun fısıltısını tuvalime yansıtacağım ve o tablo, tüm dünyanın sustuğu an olacak' demiştin."Bu kız... benim hakkımda sandığımdan çok daha fazlasını biliyordu. Sakladığım her şeyi, kendime bile itiraf edemediğim o yaralı gururu ortaya çıkarıyordu. İçimdeki o canavar homurdanmaya başladı. Bu kız tehlikeliydi."Neden?" diye sordum, sesim kısılmıştı. "Neden bu kadar uğraşıyorsun? Bu tablo senin için ne ifade ediyor?"Bahar, gözlerini o gizemli tablodan ayırmadan fısıldadı: "O tablo... benim kayıp parçamı tamamlayacak Aras. Ve onu sadece sen çizebilirsin. Çünkü senin karanlığın, benim aydınlığımdan daha gerçek. Bana o 'fısıltıyı' göstermelisin."İçimden bir ses, bu kızın beni kurtarmaya değil, daha da derine çekmeye geldiğini söylüyordu. Ama garip bir şekilde, bu beni korkutmuyor, aksine heyecanlandırıyordu. Belki de yıllardır aradığım şey, benim dehamı yeniden uyandıracak bir "kurban"dı
Bölüm etkileşimi
