1. bölüm / 1
The pain of love (strangers from hell)Bölüm1
Bölümler 1Şu an: Bölüm1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Heey ne var yaptıysak çok abarttınız”Diyordu lee jin
Lee jin in babası ayağa kalkarak
“Abartıyor muyuz!”
“Hatamızın biz de farkındayız ama napalım yani”
“Pişkin pişkin konuşuyor hâlâ!!”
Lee jin in annesi babasının kolundan tutarak
“Tatlım sakin ol”
“Nasıl sakin olabilirim ha! Bunu yıllardır biz şımartıyoruz. Ama bu son yaptığı…”
Chin sun un annesi de
“Bu sefer size sağlam bir ceza versek iyi olur”
Chin sun isyankar bir tavırla
“Off ne var yani sizden habersiz kumar oynadıysak”
“Dalga mı geçiyorsun sen!”
Lee jin in babası bu sefer
“Siz seul un sayılı üniversitelerinden birine giden son sınıf öğrencilerisiniz! Ayrıca bu yaptığınız duyulursa başımıza neler gelir haberiniz var mı?
Sonra orda burda ne derler Seul un başkanının kızı kaçak bir kumarhane baskının da yakalandı mı!! Ha”
Chin sun un babası da
“Evet bay kim haklı aklınızı başınıza toplayın”
Lee jin in annesi bu sefer
“Size çoktan vermemiz gereken cezayı buldum”
Lee jin ve chin sun birden susmuştu
“Valizinizi hazırlayın”
Lee jin öfkeyle
“Ne”
“Hemen eşyalarınızı toplayın”
“Neden topluyoruz?”
Demişti chin sun
“Yolda anlatırım”
“Offf yine ne saçma bir ceza aklınıza geldi acaba annecim”
“Lee jin terbiyesizlik yapma ve odana çık”
Chin sun annesi ve babasıyla kendi evlerine geçmişti. Chin sun eşyalarını topladıktan sonra Annesine
“Ne cezasıymış bu”
“Bence aklınızı cidden başınıza getirecek bir ceza. Lee jin in annesi çok iyi düşünmüş”
“Heey hadi ama söylesenize şunu”
“Hadii valizini al gel dışarda bekliyorum seni”
Lee jin annesinin başından ayrılmamıştı
“Anne ne cezası bu”
“Lee jin mızmızlığın yüzünden eşyalarını yardımcılara toplatıyoruz farkında mısın”
“Onların işi bu”
“Hey!”
“Bırak şimdi valizi falan ne cezası bu söyler misin artık”
“Tamam peki söylerim”
“Cidden mi”
Derken lee jin in babasının yardımcısı girmişti odaya
“Efendim dediğiniz gibi bir otel buldum”
Diyerek elindeki tableti uzatmıştı
Lee jin kafasını uzatarak
“Ne oteli bu”
“Evet tam istediğim gibi sağ ol adresini bana yolla birazdan yola çıkarız”
“Peki efendim”
“Ceza dediğin şey otel miydi cidden”
“Gidince görürsün”
“Aa peki bu sefer amerikada falan mı hmm ya da kaç yıldızlı”
“Lee jin çok komiksin” diyerek alaycı bir gülüş atmıştı annesi
“Komik olan ne”
Annesi cevap vermeden odadan çıkmıştı
Yol üzerinden chin sunların evine uğrayıp chin sun u da almışlardı
Chin sun lee jin in yanına binmişti
Daha sonra fısıldayarak
“Öğrenebildin mi”
“Otel gibi bir şeyler söyledi”
“Otel mi”
“Evet”
“İyi bari ben de korkmuştum”
“Bize kıyamaz bunlar yaa rahat ol biraz”
(1 saat sonra)
“Hadi inin!”
Lee jin ve chin sun birbirine sorgulayıcı bir bakış atmıştı
Yavaşça inmişlerdi. Kafalarını kaldırıp önlerindeki otele bakmışlardı
“Cennet konutları mı?”
“Burası da ne be”
Lee jin in annesi gülerek
“Beğenmediniz mi yoksa”
“Anne ciddi olamazsın”
“Gayet ciddiyim lee jin”
Diyerek otele girmişti
Lee jin ve chin sun arkasından gitmişti
“Merhaba buraya bakan biri var mı”
Pansiyondan birden değişik bir kadın belirmişti
“Aah merhaba buyrun”
“2 kişilik bir oda kiralamak istiyorum”
“Ah evet anlıyorum ama şu anda kadın katımızı kullanmıyoruz.”
“Kullanmıyor musunuz”
“Evet maalesef orada bir yangın çıktı ve kullanıma kapattık”
“Anlıyorum ama otelinizi çok sevdim çok içime sinmişti…”
Lee jin arkadan ısarcı bir tavırla
“Annecim kadın katı yanmış işte hadi gidelim”
Lee jin in annesi kararlı bir tavırla
“Ne kadar isterseniz veririm”
“Ne”
“Parayı sıkıntı etmeyin lütfen ne kadar isterseniz veririm. Sadece istedğim şey kızım ve arkadaşı bir süre burda kalsın”
Kadın bir an düşünmüştü
“Madem o kadar ısrar ettiniz” diyordu gülerek
Lee jin in annesi kadına bir çek uzatmıştı
“Bu miktar yeterli mi”
Kadın şaşırmıştı
“Aa evet evet tabii yeter”
“Tamam” diyerek çeki imzalamıştı
Kadına uzatıp
“Tekrar teşekkür ederim şimdi odaları görebilir miyiz”
“Tabii beni takip edin”
Lee jin chin sun un kulağına eğilerek
“Bu sümsük kadın neden her şeye gülüyor”
“Bilmiyorum ama çok sinir bozucu”
Koridordan geçerken lee jin etrafı inceliyordu
“Ne iğrenç bir yer burası”Derken
“İşte odaları burda”
Diyerek kapıyı açmıştı
Chin sun bir an kendini tutamayıp
“Iyy siz buna oda mı diyorsunuz”
Kadın yine gülerek
“Fiyatı neden bu kadar ucuz sanıyorsun”
Lee jin in annesi araya girerek
“Evet odalarınız tam istediğim gibi. Bakın bir de yan yana denk gelmiş rahat edersiniz”
Lee jin kadına dönerek
“Bize biraz müsaade eder misiniz”
“Aa tabii”
Diyerek gitmişti
Lee jin annesine dönerek
“Anne bizi cidden burda bırakıp gitmeyeceksin di mi”
“Bunun için para ödedim. Tadını çıkarın”
“Anne saçmalama burası mikrop yuvası gibi”
“Siz bunu hak ettiniz”
Chin sun da
“Israr etme lee jin kendileri pişman olup bizi almaya gelecek nasıl olsa”
Diyerek odasına girmişti
Lee jin son kez annesine bakarak
“Haklısın ben de aptal gibi yalvarıyorum”
Diyerek odasına geçmişti
Lee jin in annesi kendi kendine
“Umarım akıllanırsınız”.
Yaklaşık 5 dakika sonra
Lee jin in kapısını çalmıştı annesi
“Lee jin valizini al”
Lee jin sinirle kalkıp kapıyı açmıştı
Tam valizini alıp kapıyı kapatacakken
“Okula gidip gelmeye devam edeceksiniz. İkinize de yeni bir kart çıkartacağım. Her ay belli bir miktar para atacağız onunla idare edeceksiniz.”
“Ne?!”
“Yaptıklarınızın cezası”
“Anne bu çok fazla”
“Ben gidiyorum kendinize iyi bakın”
Lee jin sinirle odasına geçmişti
Tam yatağa oturacakken
Pisliğini fark etmişti
“Bu yatak ne be”
Diyerek eliyle tozları çırpmaya çalışmıştı
Daha sonra
“Bu böyle olmayacak”
Diyerek odadan çıkmıştı
Pansiyonun önüne gidip
“Pardon bakar mısınız”
“Aa tabii buyur kızım”
“Ee yatak örtüsü çok tozlu değişmenizi istiyorum”
“Değişmek mi?”
“Evet. Ayrıca odadaki camlar da açılmıyor nasıl havalandıracağız”
Kadın gülerek
“Aah zengin olduğunu bu kadar belli etme”
“Fakirler pislik içinde yaşamak zorunda diye bir kural mı var peki”
“Haklısın yok ama buranın kuralları böyle”
Lee jin sinirlenmişti
“Tamam peki bir şey istemedim sayın olur mu”
“Sizin yaşıtlarınız da çok alıngan oluyor ama”
Lee jin kadını dinlemeden odasına geçmişti
“Ne sinir bozucu ama”
Diyordu sinirle
“Buraya alışmam mı gerekiyor cidden offf”
Diyerek valizini açmıştı
Chin sun yatağına uzanmış öylece karşısındaki duvara bakıyordu
İçinden
“Annemler ne zaman gelecek acaba beni almaya”
“Dur! ya ciddilerse
“Hayır hayır bana kıyamaz onlar
“Ya kıydılarsa!?”
Telaşla doğrulmuştu
Oflayarak odadan çıkmıştı
Pansiyona gidip
“Ee abla pardon bakar mıısn”
“Soracak bir şeyin olmalı”
“Evet. Tuvalet nerde”
“Aah burda banyo, mutfak ve tuvalet ortak”
“Ne”
“Evet odaları gösterirken söylemiştim ama duymamış olmalısın”
“Ama burda sadece erkeklerin kaldığını söylemiştiniz”
“Evet o yüzden siz benim duşumu ve tuvaletimi kullanabilirsiniz”
“Aa o zaman olur gibi”
“Çok tatlısınız siz”
“Efendim?”
“İkiniz de çok safsınız diyorum ahaha!”
“Aa anladım” diyordu zorunlu bir gülümseme ile
“Anneniz böyle bir ceza verdiğine göre çok büyük bir hata yapmış olmalısınız”
“Sayılır”
“Merak etmeyin ben size yardımcı olurum Bir sorun olursa hep burdayım”
“A evet teşekkür ederiz”
“Akşama yemek ne istersiniz”
“Yemek mi”
“Evet çok güzel yemek yaparım burdaki herkes sever”
“Aah çok iyiymiş zaten yemek yapmayı beceremem”
“Akşama size güzel şeyler yaparım o zaman”
“Aah evet olur teşekkürler”
Chin sun tam odasına girecekken
Karşı odasının kapısı açılmıştı
Chin sun arkasını dönünce 303 numaralı odadan çıkan jong woo ile karşılaşmıştı.
Nezaketen “merhaba” demişti chin sun
Jong woo şaşkınlıkla
“Nasıl yani burda mı kalıyorsun”
“Aah evet bugün geldik”
“Ama kadınların kısmı”
“Biliyoruz evet biz istisnayız zaten”
“Çok şaşırdım”
“Belki daha sonra uzun uzun anatırım”
“Aah evet dinlemek isterim”
“Okula mı gidiyorsun”
“O kadar genç mi duruyorum”
“Evett sırt çantanı da görünce seni öğrenci sanmıştım”
Jong woo gülerek
“Hayır ben 27 yasındayım”
“Vaay ciddi misin”
“Evet. Ama sen cidden küçük duruyorsun”
“Ah evet ben 23 yaşındayım”
“O zaman öğrenci olmalısın”
“Üniversite son”
“Aah çok iyi”
“Neyse sen işe geç kalma zaten bu otel her yere çok uzak”
“Evet haklısın gideyim artık”
“Görüşürüz”
Dedikten sonra lee jin’in odasına dalmıştı…
Bölüm etkileşimi
