THE MENTALİST kitap kapağı

1. bölüm / 2

THE MENTALİST

THE MENTALİST Karakterimin Geçmişi

Vaveyla Yazarı: B_ İsler

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: THE MENTALİST Karakterimin Geçmişi

Giriş: Kanla Yazılmış Bir Gülümseme
İnsan, en büyük acıyı canı yandığı an değil, o acının zihninde ömrü billah silinmeyecek bir döngüye sıkıştığını fark ettiği saniye yaşar.
Rena Cross için takvimler o günü gösterdiğinde, o sadece on yedi yaşında, dünyadaki herkesten biraz daha hızlı düşünen, biraz daha keskin bakan sessiz bir kızdı. Eve adım attığında bahçede top oynayan kardeşlerinin sesleri geliyordu. Her şey o kadar sıradandı ki... Annesinin yatak odasından gelen hafif sesleri başta umursamadı. Zaman aktı; bir dakika, iki dakika, belki de bir saat... Sessizlik evin üzerine bir kabus gibi çöktüğünde kapıya yöneldi.
Ve kapıda o lanet olası notu gördü:
“Beni bu kadar küçük mu sandın Rena? Kendini bu kadar övüyorsan, kapının arkasında ne olduğuna bir karar ver bakalım.”
Kapıyı açtığında gördüğü manzara, zihninin en karanlık odasına ömürlük bir mühür gibi kazındı. Annesi yatak odasının zemininde parçalanmış, babası ise iç çamaşırlarıyla tavana asılmıştı. Ve o karanlık imza... Duvarda kanla çizilmiş o minimal, rahatlatıcı gülücük işareti.
O günden sonra hayatları eskisi gibi olmadı kardeşleri ile devlet yetimhane sinde kaldı onun hayali ajan olmaktı ailesini kurtaramadı ama kardeşlerini koruyacaktı çünkü zorundaydı o daha 15 yaşındaydı.
Devlet yetimhanesinin o soğuk, yankılanan duvarları arasına savrulduklarında Rena’nın dünyadaki tek tutunduğu dal o iki küçük kardeşiydi. Ama intikam, daha o ne olduğunu anlayamadan ikinci darbeyi indirdi.
Yetimhanedeki o boğucu odanın kapısında yine aynı kâğıt parçası belirdiğinde, Rena’nın içindeki bir şeylerin çıt sesiyle koptuğunu hissetti.
“Beni daha iyi anlaman açına bu hediyemi de al rena hediyemi nasıl buldun? Aç bakalım.”
Kapıyı açtığı an, nefesi boğazına tıkandı. Erkek kardeşi de kız kardeşi de aynı şekilde tavana asılmıştı. Küçük kız kardeşinin henüz on yıllık masum bedeni vahşete uğramış, ayak tırnakları kardeşinin kanına boyanmıştı. O gülücük işareti, bu kez iki minik bedenin tam ortasında, o alaycı ifadesiyle Rena’ya bakıyordu.
İşte o gün, Rena’nın içindeki insan öldü.
Arkasından gelen dört yıllık bir kâbus; akıl hastanelerinin beyaz, kokusuz odaları, zihnini uyuşturan haplar ve çığlıkların yankılandığı koridorlar... Zihni o kadar güçlüydü ki, gördüğü her vahşeti, her saniyeyi en ince detayına kadar hafızasına kazıdı. Zaten karşısındakinin yalan söylediğini, zihninden geçenleri bir film şeridi gibi okuyabilme yeteneği de belki o hastane odalarında, o acıyı defalarca başa sarıp izlemekten bizzat doğmuştu. Artık o, hissetmeyen, acı duymayan, sadece ve sadece o katilin peşindeki bir ölüm makinesiydi.
Yıllar sonra, yirmili yaşlarının ortasında, California Soruşturma Bürosu’nun (CBI) kapısından içeri adım attığında tek bir amacı vardı: O katili bulmak. Ve orada, herkesin deli sandığı ama aslında zekasıyla odadaki herkesi cebinden çıkaran o adamla, Patrick Jane ile yolları kesişecekti.
Ekip odasına ilk girdiğinde gözleri mesafeli ve buz gibiydi. Masasında ellerini başının arkasına bağlamış, etrafındaki insanları tek bakışta çözen o adam; Patrick Jane, başını kaldırıp yeni ajana baktı.
Teresa Lisbon her zamanki otoriter sesiyle ekibe döndü:
"Arkadaşlar, yeni ajanımız Rena Cross. Bundan sonra bizimle çalışacak."

Üzerimdekiler

Herkese baktım adlarını duymuştum özellikle Patrick Jane her vakada Güzel sonuçlar çıkarıyor du

Teresa Lisbon
Kimball Cho
Wayne Rigsby
Grace Van Pelt

Hepsine bakıp başımı eğdim

Patrick:" aramıza hoş geldin adını duymuştum baya yeteneklisin "

Ben:" sağolun sizde yeteneklisiniz."

Cho:" hos geldin."

Başımı eğip teşekkür etmek ile yetindim

Rigsby:"çok sert duruyorsun rahat ol bu birim aile gibidir."

Ona baktım bakmam ile biraz tedirgin oldu bende ortamı yumuşatmak amacıyla

Ben:"tamamdır."

Van Pelt:"gerçekten birimin kız birine ihtiyacı vardı üç erkek üç kız oldu."

Cho Patrick Rigsby ona baktı oda ne var der gibi baktı.

Patrick:"burdan bakıldığında renna çok sert ve duygularını kontrol eden birisi."

Ona baktım oda gülümsedi bende hafif gülümseyip SONRA Lizbon beni masami gösterdi gittik beraber.

Lizbon:"takımımıza hos geldin sen takılma onlara onlar İnan iyi insanlar bir sorun olursa bana belirtebilirsin canım."

Ben:" sağolun ne demek."

Ardından eşya kutumu yırttım eşyalarımı yerleştirdim kitapları defterleri bilgisayar vs şeyleri sonra bileğindeki bileziğe baktım aile bilezigimiz bu ailemden kalan son hatıra o beni sakinleştiriyor herşeyin o bileklik Sonra annemin kullandigi fincanı cikardim ben hep onunla çay icerim benim için değerli annemin o yüzdenbizim takım geldi.

Van Pelt:"nasıl birisin tanışalım seni çok sevdim ben."

Bende o bana gülümseyerek bakınca ona hafifçe gülümsedim dişlerim gözükmüyor yani.

Rigsby alltan alltan Cho ya beni işaret ediyor.

Patrick:" tahmin edeyim ilerde bir suç isledin ve ders alıp polis oldun."

Bende kaşlarımı cattip ne alaka der gibi baktım.

Ben:" o olmasını herşeyden çok isterdim ama değil Patrick bide benden tavsiye insanların geçmişini desmek hiç iyi bir fikir değil benim için hiç iyi değil ben sınır koruyan biriyim bana zarari olmayan birine samimiyimdir insanlari çok çabuk anlarım zihnini okurum yani kısacası ben Rena 26 yaşındayım yani bu kadar arkadaşlar"

SONRA Rigsby soru soracak Ken lafını kestim

Ben:" bekarım Rigsby ve ne düşünüyorsun biliyorum."

Sonra dondu Rigsby ,Patrick güldü Van Pelt de alttan güldü Cho da alltan sırıttı

Patrick:" çok ilginç birisin. Rena beynini okumama izin vermiyor sun sende mi."

Ben:"sayılır di ama hayatımda aldığım en kotu karardı."

Patrick bi an düşündü bana baktı bende Cho ya bakıyordum çok çekici gelmişti bana benim gibi soğuk temkinli ilgimi çekmeye başladı ardından Lizbon geldi bir davalarıni bitirmişler pizza getirdi ortaya koydu hemen Patrick kutuyu açtı herkes aldı

Patrick:" buyur Rena sende al."

Herkes davet etti bende en son onaylayıp peçete ile hardallı olan pizzadan bir dilim aldım sandalyeye geri oturdum bir dilim aldım baya güzel

Ben:" bu bu baya iyi."

Herkes tepkime gülmüş olmalı yanaklarım şişmiş sincap gibi duruyorum zaten zayıfım ahahah

Bende hemen güzelce yedim ikinci dilimi de yiyince doydum baya sıcak bastı beni ceketimi çıkardım belime bağladım oturur vaziyetteyim.

Cho yanımda oturuyordu ne oldu bilmiyorum boğazında kaldı takıldı Rigsby hemen sırtına vurdu su verdi Patrick ıslık çaldı Lizbon gözlerini belirterek ona baktı

Van Pelt şaşkın bana baktı bende neler oluyor der gibi baktım SONRA Van Pelt eğildi kulağıma

"Fiziğin baya çekici Rena."

SONRA anladım kaşlarımı cattip chonun omzuna vurdum oda şaşırarak baktı sorgular şekilde baktım sonra omzunu sıvazladı acımış olmalı sonra yanındaki Rigsby gülecek ama güçlemiyor altına sicacak neredeyse Patrick çayını yudum aldı lizvona baktım oda gülümsedi göz kırptı bende utanç içinde kaldım sonra

Pizza bitti biz masada oturuyorduk çay almak için kalktım masamdaki kutuyu açıp çay fincanı aldım üyelere dönüp.

Ben:" çay içmek isteyen varmı getireyim."

Patrick fincanıni uzattı bende aldım

Lizbon:" direk karşıdaki odada orada olacak."

Bende başımla onayladım ve oraya doğru gittim kapıyı açtım fincanlari makineye koydum ayarladım olmasını beklerken kapı açıldı

Van Pelt girdi içeri

Pizza kutularını çöpe attı ve dolaba yaslandı beni inceledi bana baktı.

Van pelt:"fiziğine bayıldım hem çok güzelsin neden ajan oldun ki model olsaydın sana çok yakışırdi yanlış anlama."

Bende fincanların dolmasını beklerken ona baktım

Ben:"seni kendime çok yakın hissediyorum pelt model değilim malesef ajan olduğum için teklifleri red ediyorum sende çok güzelsin öyle deme sende taş gibisin."

Oda güldü utandı göz kırptım çaylar oldu tepsiye koyup Van pelt Hadi dedim oda gülerek kapıyı açtı ya bu kız varya çok güzel bana diyo bide 164 boyum var minyon gibiyim bide guzlesin diyor ne kadar güzel olduğunu bilmiyor sapsik valla.

Büroya geldik tepsi den fincanı Patrick uzattım teşekkür etti bende ne demek dedim tepsiyi önüme koyup fincandan bir yudum aldım.

Sonra sohbet döndü herkes konuştu yani sonra telefon geldi ihbar Lizbon hemen açtı hemen kalktım fincanimi masamam koyup ceketimi üzerime geçirdim.

Saçımı elim ile düzeltip silahı belime koydum rozetimi de aldım ve çıktık Van pelt biz Patrick Lizbon olduğu arabaya bindik ilerledik olay yerine gelince bizi polisler karşıladı.

Polis memuru olayı bildirdi bize yani anlattı.

Amir:" iki evli çift vahşi sekilde öldürülmüş bir bakın isterseniz evdeler."
Hızla eve ilerledik olay ekibi oradaydı Lizbon konuşurken ben olay yerine gittim kapıyı açtım arkamdan bizim ekip geliyor ilk gulen yüz beni karışıladı dondum kaşlarımı cattim kaptı daha çok açıp içeri baktım annem ve babam gibi öldürülen bir çift hemde aynı şekilde
İçeri adım attım Patrick de içeri girdi cesede baktı bileğindeki bileziği sımsıkı tuttum ne bişey diye bildim ne bişey yaptım öyle baktım benim burada olduğumu biliyor şu o yüzden yaptı.

Patrick omuzuma dokundu irkildim ona baktım iyi misin dedi yutkundum evet dedim sonra Cho eldivenleri bize uzattı taktım gulen yüzü inceledim sonra bir gariplik var inceledim sonra cesetlerin yanına gittim elimi anlarına koyup zihinlerini okudum

İlk odanın kapısı açılmış sonra öldürülmüş amma bordo oje li eller bir kadın yapmış SONRA kendime geldim ekip bana baktı onlara baktım

Ben:" kızıl John yapmamış biri onun adına yapmış."

Kimse anlamadı.

Patrick:" nerden anladın."

Hemen Gülen yüzün yanına gittim.onalra gösterdim.

"Gülen yüz kanka çizilmemiş boya ile çizilmiş bunu yapan kişiyi ya kan tutuyor ve bu kişi kadın cesetlerin zihnini okudum kadın eli bordo ojeli."

Patrick herşeyi yerine otturttu.

Patrick:" Rena haklı kadın yaptı değil hem cesetin takıları yerinde değil onları almış John almazdı."

Patrick aferin der gibi omzuma elini koydu

Rigsby:" sen az önce zihin mi okudun inanmıyorum bu nasıl bir güç."

Ben:" hayat şartları diyelim."

Cho:" o zaman evlerin yakınlarınj ziyaret edelim konuşalım."
Pelt:"illaki komşular duymuştur gidelim."

Lizbon:" Cho Rena siz karşıdaki eve gidin Rigsby pelt sağ daki eve biz Patrick ile soldaki eve gideceğiz."

Cho gidelim dedi bende tamam dedim beraber karşıdaki eve ilerledik yüzümün ne halde olduğunu biliyorum ama Cho durdu yüzüme baktı

Cho:" betin benzin attı iyi misin ben giderim."

Ben:" ha yok iyiyim biseyim yok gidelim."

Dedim ilerledik kapıdaki polis memuruna rozeti gösterdi Cho kapıyı açtık ev sahipleri masada oturuyorlar arkalarında polis memuru sorgu için

Cho masaya oturdu bişeyler sordu eve baktım salonu gezdim.

Salona baktım SONRA chonun yanına geri dönerken salonda ki polis pist dedi

Durdum karşımızda ki odada Cho var karşında kadın ile konuşuyordu seslenen polise döndüm.

Sadece baktım.

Sonra karşıma geçti

"Sen burada yeni olmalısın çok sexysin Bebek biseylelr içelim mi görevden sonra."

Kasimi bu salak ne yapıyor der gibi baktım SONRA hemen elini belime koydu hemen bana dokunur dokunmaz ceketimin cebinden bir elimi çıkarıp elini tuttup elinin altından geçip büktüm acı içinde cirpindi bende arkamı dönüp giderken arkamdan saçımı tuttu hemen ellerimi cebimden çıkardım ve dönen tekme attım çenesine havada attım hemen baya uzağa uçtu sonra saçıma baktım bişey varmı diye sonra diğer odalarda duran polisler geldi onallr beni biliyor ama bu salak bilmiyor su Heralde

Ben:"bu dangoyu alın kadına tacizden içeriye."

Dedim sonra kaşlarımı cattip cho da Zaten hemen önündeymis ilerleyecektim göğsüne çarptım kafamı tutup önüne baktım Cho

Cho:"I nasıl dövmekti söylesene tutuklardik."

Ben:" o essek haketti boşver tutukladılar dedim."ve kadının olduğu masaya ilerledim

Masaya oturdum bacak bacak üstüne attım Cho da geldi oturdu

Cho:" ajan Rena da geldi sizlere sorular soracağız."

Rena:"bana kendinizi tanıtır mısınız."

Kadın tanıttı elleri ile oynamıyor göz temasını kaçırıyor gayet normal

Rena:"o çifti siz mi öldürdünüz."

Kadın ilk güldü sonra gözlerimin içine baktı

"Ne tuhaf seni okuyamıyorum."

Rena:" siz öldürdünüz demek."

"Ben bunu söylemedim sizi okuyamıyorum dedim Rena demek ** biliyorsun onu engelliyorsun."

Cho:" size sorduğunu, soruyu cevaplayın."

"Ben zihin okurum bir nevi falcılık gibi ve kanallara da çıktım insanların geçmişi hakkında suçlarını hafifletirim içlerini rahatlatirim yani birini öldürmek için vaktim yok hem kanalımi izleseydiniz bilirdiniz kızıl John inanmıyorum bunu kanaldada belirttim yani yanlış kişiye yanlış soru."

Sonra Cho ile kalktık

Diğer takımımızın yanına gittik neler buldular çünkü kadın masum

Ben:" kadın masum o yüzden diğerlerine soralım onlar ne yapmış."

Cho onayladı neden biliyorum ama chodan hoşlandım sanırım.

SONRA bizim ekibin yanına geldik.

Patrick:"bir kadını soruşturma için sorgulayacagiz ve bir adam ikisi şüpheli sizde ne çıktı.

Rigsby temiz dedi bizde sonra ofise gitmek için arabalara bindik.

Patrick sorguyu yaptı ve adamı konuşturdu adam bir kadını söyledi onu aldık Rigsby ile ben tutuklayıp getirdik sonra kadını soruşturmak için Patrick ve ben odaya girdik oyurudm elimde elma yiyerek Patrick soru soruyor du sonra ben soracam zaten

Patrick:". Ojelerinizi neden sildiniz bayan host."

"Ben bir kadınım surersem silerim bunda ne var."

Patrick:" ama şöyle bir durum var cinayet saatinde kameradaki kıyafet ile aseton aldığınız mağazada giydiğiniz kıyafetler ile aynı sizce tesadüf mü."

"O da ne demek siz kafayı sıyırmış siniz."

Patrick:" sen öldürdün çünkü kızıl John öldürmüş gibi davrandın çünkü en büyük nedeni kocan seni aldattı ve başka kadın ile evlendi açıkla artık host."

Kadın bağırdı ve ağladı sonra evet ben yaptım beni pislik adı aldattı dedi ve Patrick biliyordum der gibi bana baktı ve sonra bana çak işareti yaptı bende çaktım ve sorgu odasından çıktık.

Olay çözüldü Lizbon takımımızi tebrik etti ve bu şeref uğruna pizza siparişi verdi.

Oturduk yedik ve ardından işimiz bitti eve geldim çantamı attım koltuğa ve derin enfes aldım üstümü değiştirdim pijaması giyip film izledim biraz atistirip yattım.

1 ay sonra

SABAH OLUR

Alarm çaldı sersem kalktım elimi yüzümü yıkayıp makyaj yaptım.

Ve saçımı açık bıraktım yine düzleştirdim ve ne giysem diye baktım.

Çanta yok
Ardından parfüm sıkıp çıktım taksi ile polis bürosuna geldim asansöre bindim.

Ve bizim ekip daha yeni yeni geliyordu Van pelt yoktu

Geldim masama oturdum Rigsby Günaydın dedi bende günaydın deidm aynısı şekil Cho da Patrick de masanın kenarına yaslandı günaydın dedi bende günaydin dedim.

Kapı açıldı bir kadın girdi içeri siyah bir elbise giymiş Chonun yanına geldi Patrick baktı ne oluyor der gibi.

Cho:" tanıştırayım kız arkadaşım Juno o sizi biliyor biz yemeğe çıkacağız."

Lizbon şaşırdı Patrick güldü bende sadece baktım kzi gerekse selam verdi bana da bende ona verdim ama içimden bişey sızladı zaten bana mı bakacaktı saçmalık Rena sonra işime geri döndüm dosyaları imzaladım Cho gitti kadın ile
Bilgisayara baktım SONRA Rigsby bana bakışını hissettim. Bende bakıp geri bilgisayarıma döndüm ama sonra üç saat geçti bize arama geldi choyu Lizbon aradı zaten

Biz Rigsby ben ben pelt arabada olay yerine ilerlerledik olay yerine gelince Cho da geldi zaten

bir adam hoca zengin ailenin çocuklarına hocalık yapıyor mus bir ailenin evinin önünde ölü bulunmuş vurulmuş 38 silah olduğu düşünülüyor biz olay yerine gittik adama baktık Patrick inceledi

Bende adamın zihnine baktım adam bsiey görmemiş arkasından vurulmuş

Ben:" adam arkasından vuruldu hiç birini görmedim."

Patrick:" adam toprak gübre kokuyor ve anlı estetikli büyük ihtimalle kimliğini değiştirmiş bunun için operasyon görmüş."

Anlina baktım ve doğru dedim sonra yaraya baktım.

Ben:"silah 37 38 değil."

Lizbon:" aileyle konuşun Cho Patrick."

Lizbon:"pelt sen adamın gevkisne bak eşleştir."

Lizbon:" Rigsby ve Rena siz kameralara bakın ne çıkacak bide evi inceleyin bişey çıkar."

Rigsby ile mutfağa ilerledim oradaki meyve sepetinden elma aldım ve ısırık aldım Abay güzel mutfağı gezdim gzuki bölme Felan varmı dekan diye bir baktık Rigsby ile baya baktık sadece adamın bir kadın ile ilişki yaşadığını ve şimdiki karısı yeni onu bulduk.

Ailenin yanına geldim ben olanları Lizbon'a anallrrim kulağına sonra kadın ile Cho konuştu sorguyu yaptılar

Olayları toparlamak açına ofise gittik masaya oturup pazıl gibi kafamda oturttmaya başladım Patrick I meşhur kanepesinde uzanıyor du.

Benim de Kendi yerine geçtim cam kenarındaki oturmam için konforlu

Elma alıp cam kenarına oturdum kafamı duvara yaslayıp düşündüm

Ardından vakaya gittik

2 hafta sonra
Yine evden çıktım ofise gittim.

Şapka çanta yok

Görev arasında
Acıktım baya ya ben yandaki lokantaya gidip biseyler almaya gittim baya uzak biter ama bilirim çok güzel biteriçeri girdim sipariş ettim makarna çorba felan baya güzel yemekler çörekler beklemek için masalarda oturdum telefonuma baktım sonra lokantaya baktım atmosferi değişmiş SONRA içeri tanıdık biri girdi

Chonun kız arkadaşı diye tanıttığı kız bir adam ile ilk baş arkadaşlar dur dedim adam kadını dudağından öpünce şaşırdım sonra videoya aldım
Ama baya öpüştüler kız adamın yanına sokuldu adam pislik biri gibi gözüküyor sonra yemekleribalmak için kasaya gittim ödemeyi yapıp çıktım acil şekilde sonra alonukde araba durdu aklım almıyor di önümde Patrick durdu seslendi hemen arabaya bindim yemekleri aarkaya koydum şaşkın şekilde arabayı sür dedim oda anlamadı.

Ben:" göremem gereken bişey gördüm offf neden bunlara benim başıma geliyor."

Patrick:" Rena noldu anlat anlamıyorum."

İlk kararsız kaldım sonra olan biteni anlattım şaşırdı nasıl yani dedi videoyu gösterdim döndü bana baktı saçımı karıştırdım ne yapacaktım söylersen ilişki biter soylemezsem choyu kandiracak off.

Patrick:" soylemelisin yarın söyle."

Ben:" emin olmadan olmaz emin olmalıyız Cho bana inanmaz ki."

Patrick:" ikinci bir kanıt buluruz öyle söyleriz sakin ol şimdi."

Biz arabayla ofise gittik Patrick eşyaları taşıdı sağolsun
Ofis odasına geldik Rigsby zaten yiyecekleri görür görmez direk masaya sandalyesini çekti

Lizbon:" ziyaret var hayırdır."

Patrick beni gösterdi Lizbon anladı.

Lizbon:" ne gereği vardı Rena ya çok incesin sağol."

Rigsby ağzı dolu teşekkür
Etti bende gülmemek için sadece onun suratına baktım onayladım Van pelt direk bana kucak açtı bende sarıldım oda teşekkür ederim tatlım dedi bende önemli değil tatlım dedim Cho da masaya oturdu nasıl söyleyeceğim of.

Sonra bende sanfalyemi çektim noodleyi açtım simitleri açtım.

Sonra kalktım fincanları aldım Patricke vay getirdim bana gülümsedi bende güldüm onu babam gibi görüyorum çok düşünceli bir insan sonra ceketimi çıkarmadım boğazları da kalacak salaak Rigsby ve chonun sonra yemek yerken daldım düşünüyorum birinin koluma dokunmasiyla irkildim masaya baktım herkes bana bakıyor kendime geldim.

Van pelt:" iyi misin."

Ben:" ha iyiyim ya kafam daldı."

Patrick bana baktı anlamış gibi.

Bir süre sonra biz yemekleri yedik kaldırdık derken
Görev için ev baskınında gittik silahımı ve rozetimi yanıma aldım bir evde şüpheli olduğuna inanıyoruz o yüzden onu tutuklayacağız arabalara bindik az ötede parrk ettik yanımızda diğer polisler var

Lizbon bizlere yerlerimizi isaret etti biz Van pelt ile köşede durduk saçımı at kuyruğu yaptım

Polisler eve ilerledi sonra kapıyı kırdılar hemen kaçıyor diye bağırdılar ben hemen koştum hizliyimdir direk koştum çocuğu gördüm SONRA arabalaein üstüne çıkıp koştum çocuk arkasına baktı kismeyi göremedi direk kosyu bende arabalarin üstünden atladım yere yaklaştım sonra önümüzden araba geçti bende koşarken arabanın altından sürttüm sonra takla açıp ayağa kalktım ve koştum sonra
yaklaştım direk zıplayıp üstüne atladım ve onu yakaladım.

Kelepçeleri taktım sonra derin derin nefesler aldım arabanın altına sürtunürken ceketim yırtıldı ve pantolonum ayağım kanıyor SONRA ayağa kalktım onu da kaldırdım kacacaktı bacağına çekme attım yere düşürdüm yerde tuttum bizimkiler koşarak geliyor lardı görüş acıma girdi hemen diğer polisler tuttu onu saçımı düzelttim.lizboj direk bana baktı bizimkiler de Patrick bacağımı gördü baya telaş yaptılar bana su verdi Cho içtim.

Lizbon:"o kadar hızlı koşmak da ney kızım panter misin sen."

Cho:" tebrik edilmeli çok hızlıydı."

Rigsby:" ilerleyen arabanın altından geçti siz gördünüz mü."

Hepsi şaşırdı bende ayakta durmamak için bir arabanın üstünde zıplayıp Oturdum saçımı topladım tekrardan.

Rigsby helal sana dedi omzuna vurdu yorgun halimle bile güldürüyorlar.

Patrick:" en hızlı mız belli oldu."
sonra arabaya bindik stüdyoya girdik kıyafetlerim yırtıldı Van pelt ilk yardımı getirdi.

Karşıma oturdu Patrick Cho var yanımızda Lizbon Rigsby Adami sorguya çekmislerdir.

Yırtık olan kısmı makas ile kesti pamuğa döktü ve yaraya dökünce acıdı baya üfledi Van pelt bacağımı pansuman etti ceketimi çıkardım koluma baktı çizilmiş ona da yaptı baya acıdı ya off Patrick su verdi içtim SONRA üstümü degitirmek için dolabımdan kıyafet almaya gittim.

Geldim dirsegim ağrıyor biraz seke seke ofise geldim.

Hemen Rigsby sandalyeyi uzattı oturdum.

Lizbon Ağrı kesici uzattı su içmeden ceneme koyup ceneme vurdum ve içtim.

Cho:" adam konuştu Rigsby sağolsun adamı dövmüş."

Rigsby:" hem iyi yaptım adamımız onun yüzden yaralandı sonuçta."

Bende onayaldim Lizbon ikimize baktı bizde sustuk olayı toparladık.

Patrick adamla konuştu onu baya sinirlendirdi en son adam açıkladı en sonunda onu hapishaneye attılar.

Patrick ile bi Cho konusunu konuştuk ben videodan as alıp çıktı aldım bu konuyu Patrick sağolsun Rigsby ve Van pelte de söyledi şuan hepimiz kadının evinin önündeyiz çıkmasını bekliyoruz.

Sonra Patrick çıkıyor dedi baktık kadın kapıyı açtı bir adam geldi içeri girdi sonra Van pelt ile Rigsby kamerayı alıp evin arkasına doğru gittik.

Bir süre sonra geldiler

Van pelt:" iş oldu tamam çektik."

Rigsby:" Rena choyu sen hallediyorsun hem de yakışıyor sunuz en sonunda söyledim oh."

Bende omuzuna yumruğu geçirdim pelt güldü Patrick de güldu bende kızdım ama sonra iyi misin dedim evet dedi sonra arabayı ofise sürdük işimizin bitmeisne son 1 saat kaldı Lizbon fake etmeden gidelim.

Ofise geldik masa başına geçip bir flaş belleğe aktardık

Resimleri ve videoyu falda atacağız zarfa koyup choya delil olarak söyleyeceğim vanbpelt ile hallettik yarın söyleyeceğim. Of hadi bakalım.

Sonra herkes geldi olayı çözdük ya pizzamizida yedik sonra yolunun üstünde Cho ben seni bırakırım dedi bende tamam dedim arabaya bindik adresi söyledim giderken ışıklarda durduk

Yola baktım hava çok güzel.

Telfonu çaldı açtı

Cho:"efendim hayatım tamam gelirim arkadaşi eve bırakıyorum."

Ona baktım daha çok suçlu hissettim.

Telfonu kapadı ve evimin önünde durduk teşekkür edip anaharimi çıkarıp eve girdim.

Sonra odamın kapısını açtım karşımda gulen yüz yanında yatak direk üzerimi değiştirdim

Sonra gulen yüze baka baka uyudum

Bu anda bizim evin önündeyim koşarak içeri girdim sonra o not var yine o not kadiyi direk açtım annem yatakta ölü babam asılı sonra kabustan uyandım

Nefes alamadım hemen evin dışına attım kendimi salona attım odadan uzaklaştım sonra ağlamaya başladım

Ben:" neden bilmiş gibi konuştum ki herseey benim yüzümden keşke ölsem her şey benim yüzümden kardeşime aileme sahip çıkamadım."

SABAH OLUR

Salonda koltukta uyandım elimi yüzümü yıkadım yüzüme makyaj yaptım ağladım belli değil ama şimdi belli olmasın daha çok sonra mutfakta Sandivic yaptım kendime çay ile kahvaltımı yaptım

Sonra pansumanımi yaptım ne giysem diye baktım.

Kıyafetlerimi giyip telefonumu kulaklığımi cebime attım silahımı ve rozetimi belime koydum çıkacaktım son an cüzdanımı ve zarfı aldım.

Taksiye binip ofise doğru gittim.

****

Ofise girdim bizimkiler daha gelmemiş Lizbon vardı

Lizbon:" günaydın nasıl sın."

Ben:" günaydın iyi oldum."

Lizbon güldü sonra masama geçtim bilgisayardan işlerimi yapmaya koyuldum.

Rigsby ile Van pelt geldi ofise onları gördüm el salladım onlar da el salladı

Rigsby:" günaydın."

Ben:" günaydın."
Van pelt:" günaydın tatlım."

Ben:" sende günaydın canım."

Sonra dosyaları göstermek için sandalyemi one doğru ittim bacağım ağrıdı yüzümü buruşturdum.

Dosyayı ona gösterdim baktı bilgisayara girdi.

Sonra Patrick geldi Cho da Patrick enerjik şekilde herkese iyi sabahlar dedi Cho da günaydın dedi sonra Van pelt bana doğru eğildi.

Pelt:" ne zaman vereceksin."

Ben:"boş bir vakitte verebilirim."

Patrick hemen masaya yasladı.

Patrick:"boş bir zamanda ver en iyisi."

Bende onayladım sonra çay ocağına gitti Rigsby işaret etti.

Bende hemen sandalyemi masama koyup zarfı aldım ve çay ocağına doğru yürüdüm Cho arkası dönük çayını makinede ayarladı arkasını döndü beni gördü.

Ben:"konuşabilir miyiz birşey söyleyeceğimde."

Ellerini birlestirip tamam dedi

Ben:" bunu nasıl anlatayım bilmiyorum hemde emin değilim Cho su tanıştırdığın kadın varya ben sizlere poğaça almaya giderken onu bir adamla gördüm ilk baş arkadaşlar sandım ama SONRA adam kadını öptü hemde uzun süre ne yapacağımı bilemedim sonra araştırdım ve doğru ilişkileri olabilir yani."
Lafımı kesti

Cho:" özel hayatım dan sanane ve o beni aldatacak bir kadın değil ne yapmaya çalışıyor sun ."

Ben:" özel hataina karışmıyorum zaten seni bu ilişkide kandirilmani istemiyorum."

Cho:" sen ilişkiler hakkında bişey bilmiyorsun nerden bilebilirim doğru söylediğini belki yalan o yüzden saçmalamayı bırak."

Ben:" bunları asılsız söylemiyorum kendine gel."

Sonra bağırdı

Cho:" keser misin artık o kız seni çok sevdiğini söylüyor ama senin dediğine bak kıskançlık krizine giridin Rena böyle bir insan olduğunu bilmiyor dum
Sen ilişkilerini anlamazsın o yüzden sallama."

Bu lafları söylerken döndüm ağlamamak için direndim. Gözümden yaş düştü.

Sonra burnuna yumruğu attım ve zarfı suratına fırlattım ve daha fazla rezil olmamak için odadan çıktım.

Ofise gelip telefonumu aldım bizimkiler noldu dedi yüzlerine bakmadım hızlıca
Ofisten çıktım ağlamayacağım kendimi tuttum ama yaşlar akıyor.

Hemen arka bahçeye gittik boştu kimse yoktu sonra sinirden duvara vurdum

Ben:" bana dediklerine bak gerizekalı sen kimsin."

Diye sinirlendim ardından ağacın altındaki banka oturdum kafamı ellerim ile yasladım ve ağlamayacağım.

Ağlama atakalari geçti sinirliyim banka biri oturdu hemen silahı çıkardım doğrulttum Patrick nefes alıp belime geri koydum kafamı geri koydum banka

Patrick:" Chonun ne dediklerini duyduk dememeliydi oda anlayacak sakin ol."

Ben:" umrumda değil karismamaliydim yıllar önceki gibi hata yaptım."

Patrick:" ne hatası Rena hiçbir hata yapmadın doğru olanı yaptın."

Ona baktım kafamı kaldırdım yüzün baktım.

Ben:" yıllar önce sanki kızıl John tanıyor mus gibi konuştum ilk annemi babamı öldürdü ardından daha iki hafta geçmeden yerim hanede daha 15 yaşımda iken kardeşlerimi dehsetce öldürdü."

Patrick dondu çünkü onun gibi bir geçmişim olduğunu bilmiyor du."

Sonra sustum

Sonra bişey diyemedi.

"Çok salak biriyim Patrick illa bu kadar akillanmak için bunların yaşaması mi lazımdı ben o programa aileme yardım adına para kazanmak için çıktım nerden bilebilirdim nerden."
kendimi tuttum agzimi kapattım sonra Van pelt yanıma oturdu SONRA Patrick benim ile aynı duyguları yaşadığı için
Patrick:" ah be güzelim neler yaşadın sen."

Bende bsiiry diyemedim sonra amir aradı görev yeri için yeni olay var kendime geldim iyiki ağlamadım yoksa rezil olurdum su içtim sonra bazı direk polis araçlarına bindik Rigsby Lizbon choyu diğer arabaya binerken gördüm camdan Van plet mutlu etmek amacıyla benim ile konuştu Patrick de komik sakalr yaptı bende uzulmesinler diye sorun yok dedim.

Olay yerine geldik arabadan indim Van pektin yanında yürüdüm ellerimi ceplerime koydum.

Ilerledik eve girdik Cho ile göz teması kurmadım otarafa bile bakmadım.

Olay yerine gittik

Bir aşçı olay bilinmiyor 100.000.000 TL ödüllü bir yarışma sırasında bi anda bayılmış zehirlenme diyorlar
Lizbon olayı özetledi diline baktım zehirlenme.

Lizbon:" Van plet Patrick siz yarışmadaki katılan şefler ile konuşun."

Rigsby sen benim ile gel biz kameralara bakacağız Rena Cho sizil burada olan bunu gören tanıimcilar ve jüriler ile konuşun.

Onayaldim bakmadan gittim olan o topluluğa baktım uzaktan duvara yaslanıp jurilere baktım hepsi görüş açımdaydı diger yanıma Cho geldi ben duvardan yaşlanmayı bırakıp gidecekken bileğimi tuttu gitmedim tekrardan duvara yaslanıp karışıya baktım.

Cho:" konuşalım mı."

Ben:" görevdeyiz."
Dedim ve yanında gittim jürilerin ortasına sandalye çekip hepsine tek tek baktım Cho da geldi sandalye çekip oturdu of gıcık.

Hepsine bakıp zihnini okudum ve suçluyu bulamadım yok

Ben:" bunlar değil diğer kişiler ile görüşelim."

Cho onayladı onları gönderdik ve diğer kişilerin yanına gittik bir kadın dikkatimi çekti kızıl saçlı yeni yarışma iicn masaları hazırlıyor yüzünde pişmanlık hissi dahir yok.isine odaklı Patrick geldi yanımıza

Patrick:" düşündüğünü düşünüyorum Rena çok sakin kadın."
Ona bakıp onayladik Patrick Lizbon ile kadının yanına gittiler Lizbon siz burada bekleyin dedi Van plet bulduklarını söyledi bilgileri dekan dinledim ve yerlerine oturtun parçaları sonra Rigsby garson biseyler dağıtıyor di ondan yiyordu takılmak için

Ben:" ceset zehirlenmiş ti senin de kdieni bir yikatalim."

Dedim van plet gülmemek için yüzünü eğdi Rigsbyin yüzündeki ifadeyi cekmek lazım beri benzi attı omzundan itekleyip şaka dedim rahat nefes aldı.

Bacağım ağrıdı oradan bir sandalye çekip oturdum.

Bizim kiler de oturdu çok uykum var yorgunum Van pletin omzuna başımı koydum.

Ben:" çok uykum var."

Van pelt:" dun uyumadım mi."

Ben:"uyuyamadım kabus gördüm."

Dedim oda başını kafama yasladı gözümü kapattım.biri bize ikram teklif etti gözümü açıp baktım donat yemek istemedim.

Ben:" kırmızı elma var mı."

Oda onayladı getireceğini söyledi bende sağolun dediim bacak bacak üstüne attıp başımı geriye yasladım gözümü kapattım elma da geldi ısırıp şuan Dünya yanda umurumda olmaz elma var.

Yedim.

Rigsby:" adam donat verdi elma almak da neyin nesi."

Bana dehşet içinde baktı.

Ben:" elma benim kalbimdir şuan Dünya yansa umursamam elma olsun yeter."

Van pelt güldü Cho da sırıttı beni sevmediğini biliyorum sadece arkadaşını kırmak istemiyor.
Patrick ve Lizbon geldi.

Patrick:" akşam operasyon var."

Lizbon:" mesai ye kalın baya önemli bakalım akşam neler olacak."

Sonra biz ofise gitttik aksam şefler ile yemek yiyeceğiz gerisi supriz dedi.

Çok da umurumda elma sözü var onu da alacak.

Bilgisayar da oturmaktan elim ağrıdı ya yazmaktan.
Ayağa kalkıp esnedim belimi felan oy nattim.
SONRA yatmak için kanedeye yatak dedim Patrick yatmış onu yeri doğru unuttum.

Oradan üzerine örtü örttüm.
Sonra tekli koltuğa kıvrılıp biraz kestirmek için ama bizimkiler uyumuş.

Kalktım masamdan iki örtü daha çıkardım.

Rigsby ortalıkta yok van paleti kaldırdım sersemlemis tekli koltuğa yatırdım. Üstünü örttüm.

Cho ya baktım kolunu kafasına koyup yatmış onu da şu tekli koltuğa yatırım bari dedim kalkdirmak için seslendim yarı uyanık kolun agirip kaldırdım of bacağım ağrıdı ne ağır.

Zar zor götürdüm üstünü örttüm.

Rigsby baktım yok ortalıkta tıkanıyor herhalde Lizbona baktım oda uyumuş depodan örtü alıp üzerini örttüm.

Ben nereye yatsam diye baktım of neyse ya pencereye çıkıp orada kivrildim.

2 saat sonra

Yavaşça miyistim.sonra gözümü yarı açtım sonra tamamen uyandım bir baktım kanepedeyim telaşla uyandım etrafa baktım bizimkiler uyanmış AA görev vardı ama ben penceredeydim ne ara

Cho:" orada belin tutulur herkesi yatırmış sın kendin orada yatmış sin ben yatırdım."

Patrick güldü bende kızgın baktım ona sağol dedim oda ne demek dedi sonra.
Lizbon uyanmış zaten örtülerim katlanmış çekmeceye koydum.

Halaa uykum var yaa Lizbon görev saati dedi ayağa kalktım.

Uykulu ya sekiyorum Patrick kolunu başıma attı bende güldüm sonra arabaya bindik restorana geldik ortada büyük masa.

Bize hoşgeldiniz dediler oturduk Rigsby Van pletin yanına Cho benim yanıma Patrick ile Lizbon yan yana oturdu diğerleri de zaten oturmuş tu.

Yemekte çorba var afiyet olsun dedi şef kadın yedik acı öksürdüm.

Suyu içtim hemen sofra da ki herkes sefe baktı.

Şef anlamadı.

Patrick:" yemekte acı fazla olmuş."

"Ben acı koyamdim ki."

Patrick:" ben koydum mutfakta şundan gördüm ve koyayaim dedim büyük ihtimalle öleceğiz çünkü bu zehir."

Masadaki herkes şaşırdı haberim yoktu ama tepki bile vermedim.

Patrick:" bu ilacı bilen olmalı çünkü cinayetide bu ilacla yaptı."

Kızıl kadın "hastaneye gitmeliyiz."dedi

Patrick:" belki değildir nerden bilebiliriz katil aramızda değil sonuçta."

Kızıl kadın ağlamaya başladı"gitmeliyiz yalvarırım gidelim iki yarım saate gebereceğiz."

Bizimkiler Patrick e baktı bana baktı bende skainbolun der gibi baktım çünkü anladım ilaç mı değiştirdi kimseyi böyle tehlikeye atmaz.

Kızıl kadın itiraf etti en son öleceğini anladı.

" Lanet olsun tamam ben yaptım ben yaptım dükkanımı kapattırdı intikam olarak tamamm şimdi hastaneye gidelim."

Ben:" hastaneye gitmeye gerek yok çünkü ilaçları Patrick değiştirdi itiraf edebilsin diye herkes sakin olsun."

Herkes derin nefes aldı kadını diğer polisler tutukladı bende masadan kalktım.

Ben:"bu arada çorba diğer acı ister tatlı berbat ti."

Dedim seflere yüzümü buruşturdum sonra gözüme elmayı kestirip bir büyük kırmızı elmaya doğru ilerledim mutfağa girip yıkadım ve sonra Lizbon ayağa kalktı bir olayı daha çözdük tebrik ederim dedi herkese bizde gururlandik SONRA arabaya doğru ilerledim.

Bir olaya daha son verdik ofise geldil çıkış yapıp Cho beni eve birakcak.

Yoksa giderken bi anda arabayı durdurdu bana baktı.

Cho:" sana o gün orada sana öyle dediğim için özür dilerim bir insanı sevince seven olindan ona toz kondurmaz o videoyu izledim onun ile kavga ettik dedikelrin doğruymuş sana çok teşekkür ederim Rena halkın ödenmez beni affedermisin."

Ben:" sorun değil karismamaliydim benim hatam."

Cho:"tekrardan özür dilerim özür hediyesi ne istersin."

Gerek yok dedim ısrar etti.

Ben:" elma alsan yeter."

Oda güldü ilk defa dişlerini göstererek güldü gülüşünde takılı kaldım SONRA manava uğrayıp bir sepet elma aldı bende teşekkür edip yola devam ettik arabadan aldım görüşürüz dedim ve eve taşıdım.

SONRA elma alıp film izleyerek yedim.

SABAH OLUR
Her zaman ki gibi ise gitmek için hazırlandım

Çanta ve aksesuar yok

Iş yerine gittiderken elma aldım yanima herse günaydın dedim gelirken elma yemeği unutmam

Sonra toplantı odasına gittik orada oturmak için sessiz bide vaka felan yok televizyona bakıyordum bir kanal açtık karşıma su kadın çıktı kızın John hakkında konuşuyor du hemd eğilip bilmeden

Ben:" siktir hayır hayır."

Dedim Patrick ile birbirimize baktık hemen kalktık

****

Kadını sorgu odasına getirdik.

Kadın gayet raat davranıyor patrıck le biz bunları yaşadıgımız için kadını güven de tutmalıyız,onun için dışarı güvenli değil odada patrıck ben rigsby var diğerleri siyah camın arkadında dinliyor.

patrıck oturuyor ben çıldıracam çünkü kadın john beni dinler bana bişery yapmaz diyor o bence yerapi ğörmeli beni anlayacaktır diyor patrıck ile kadını dövmemek için zor durduk patrıck konuştu anlamıyor en son dayanamadım kadına baktım ayaktayım zaten

Ben:''bunu göremeyecek kadar aptal mısın o seni dinlemeyecek seni öldürecek bende senin gibi bilmiş gibi konuştum sonra bir gee yarısı annemi ve babamı öldürdü ardından dahabonların kırkı çıkmadan iki kardeşimi öldürdü.''
dedim ve kadın bilmiyormuş ğibi şaşırdı odada sessizlik çöktüsinir ila geri sildim sonra kimseye bakmadım patrıck bana abktı iyiyim diye kafamı sallaım sonra sorgu odasında çıktım ve boş bir odaya girdim ve masaya yaslandım ve agladım ve yere çöktüm ellerim ile yüzümü kapattım agladım kimse sesimi duymasın diye agzımı kapattım. agladım küçükken annesi ve babasının cesedine su içirmeye çakışan belki acıktlar diye su veten belki yaralandılar diye yara bandı bulmaya çalışan kız am fayda etmeyince pturup aglardım sonra farkına varımca delice agladım sonra bileziğğme baktım daha çok ağladım.

1 saat geçti kendime geldim elimi yüzümü yıkadım ama gözlerim kızarık sonra ofise gittim bizimkilere bakmadım agladıgımı görmesinler sonra örtümü aldım tekli kooltuga ğeçtim uzandım boş boş boşluga baktım patrıck bana bakıyordu gözlerimi kaçırdım sonra telefonuma baktım bu gün EYLÜLÜN 8 benim doğum günüm dogum günümde hep kötü şeyler olur daha dogrusu kimse kutlamaz sonra baktım ve güldüm ve telefonumu kenara koydum sonra rigsby elma uzattı bana bend egülümseyip aldım van pelt hemen yanım oturdu ve bana yaslandı bende güldüm ve ona yaslandım sonra hava karardı bizim işler bitecek ti zaten yarın on kadını koruyacagız işimiz bitecek bitsin saat 00:00 olmaz üzere lizbon içeri girdi,

Lizbon:''bugun mesai var 3 kadar buradasınız.''

şaşırdım çünkü kötü büşey olabilir sustum takımıma baktım hayır ya onlara bişer olmasın sonra herkes onayladı patrıck rigsby cho yemek almaya gittiler lizbon da iş söyledi onu yapmak için aly kata gittim oradaki dosyaları düzenlemek için

30dk sonra bizizmkiler de geldi yukarı çıkarken gördüm zaten bitiremedim yani yoruldum yarın yaparım dedimasansöre binp üst kata çıktım telefonumdan baktım saat 00:00 ve teleşlandım bide bizim ofisin penceresi de kapalı silahımınalıp hemen koştum kapıyı açtım telaşla bir baktım konfeti patladı bizim takım iyiki dogdun rena dedi silahımı masaya koydum ve şaşın şaşkın baktım hepsi bide doğum günü şapkası takmış riğsby kafama taktı şaşırdım sonra pastaya baktım bir rsmim gülerken çekilmiş sonra elim ile ağzımı kapattım

onlar da bana bakıyordu sonra sarıldım hepsi sarıldı

Van Pelt:''kız doğum günün kutlu olsun.'',

cho:' dogum gunu kızıı iyi nice yaşlara.''

dedi sonra pastayı üflemek için cho kolumu tutup ortaya çekti beni ona baktım sonra bizim takım adlekk dilee dediler sonra elimi birleştirirp dilek diledim ve üfledim sonra hediyele verdiler ne gerek vardı dedim beni daha çok aglatıyorlar off. Ardından ilk van pletin hediyesini açtım bir tane spor matı almış yaa bir ar söylemiştim matım yırtıldı diye almış sarıldım ardından lizbonun hediyesini açtım bir tane takı seti inanamadım baktım çok güzel sarıldım ve teşşekkür ettim.

Ardından chonun hediyesini açtım bir çeket almış üstüne elma desenleri şaşırdım sonra ona sarıldım oda sarıldı Ardından Rigsby hediyesini uzattı açtım bir baktım bir tane FOTOGRAF BAKTIM BİXİXM TAKIM VAR BAKTIM SARILDIM ÇOK TEŞEKKÜR ETTİM ardından patrıck hediyesini göstermek için gözümü kapattı beni ozmumdan tutup yönümü çevirdi gözümü açtım bir aile tablosu dondum vefat eden ailemin çizilmiş ustaca resmi annemin aynısı babamında hehemn koşup elime aldım öylece abktım sonra patrıcka baktım teşekkür ederim dedim beni çekip sarıldı onu evime asacagım çok özel böylece ilk defa dogum gününmede en azından bir şey olmadı yani sonra pastaları yedik şarkı açıp dans ettik derken baya vakit geçti. Baya ğüzel vakit ğeçirdik en son cho beni eve bıraktı tekrardan doğum günümü kutladı cho ve bana iyi ki doğdun knk dedi bende ona sarıldim ardından arabadan inip eve ğirdim kendimi çok rahat hissettim.

Sonra eve girdim ama duvarlarda gulen yüzler var dondum içeri girdim sonra salona baktım

En yakın arkadaşım Selena çığlık attım SONRA ona doğru koştum sarıldım ağladım neden böyle olmak zorunda

Sonra telefonum dan polisleri aradım Selena'nın saçlarını düzelttim

Ben:"yanındayım korkma Selena kendine gel."

Dedim onu kendime çekip avazım çıktığı kadar bağırdım sonra köşedeki kutuda olan pastayı gördüm
Doğum günü mü kutlamak için gelmiş eve Allah'ım sen bana dayanma gücü ver sorna polisler geldi beni dışarı çıkardılar.

Olay yerinde cesedin çıkışına baktım göz yaşlarımi tutamıyorum benim yüzümden öldü neden ya neden.

SONRA arabadan bizim ekip indi hızlıca polisler karşıladı konuştular ağladığımı görmemeliler sonra yürüdüm arabama doğru başımı eğdim.

Bizimkilerin yanında geçince Rena dediler onlara bakmadan elim ile durdurdum ve arabama binip yola sürdüm kriz geçirecegim direksiyona vurup.

Ben:" seni bulacağım kızıl John öldüreceğim seni."

Dedim bağırdım sonra otele geldim parasını verip arabamda olan yedek çantayı alıp odama çıktım.

Çantayı kenara fırlatıp yatağa yattım ağladim SONRA oturup düşündüm.

Daha çok acı çektim telefonum salı aramaları en son dayanamayıp açtım.

Patrick:" Rena neredesin Rena şöyle gelelim."

Rena:" bu birşeyi değiştirmez Patrick çok kötüyüm kimseyi ne üzmek ne yük olmak istiyorum iyi olunca sabah gelirim ofise."

SONRA direk vurdum kafayı yattım.

Gece 3 kabus ile uyandım ağladım sonra uykuya daldım

SABAH OLUR

Güneşin yüzme çarpması ile uyandım.

Lavaboya gidip bolca yüzümü yıkadım çantama gidip makyaj malzemeleri mi çıkardım nemlendirici felan sürdüm ağlamanın anlamı yok güçlü durmalıyım kızıl John bulmalıyım.

SONRA makyaj yaptım hafif saçımı at kuyruğu topladım.

Çanta yok

Sonra ayakkabılarımı giydim,ve telefonumu cüzdanımı cebime koydum aynadan kendime baktım.

İyi görünüyorum sonra otel odami kitleyip aşağı indim.

Arabama bindim arabamı nerden aldım diye sorarsanız boş bir zamanım da aldım evimin önünde park etmiş tüm.

Sonra ofise sürmeden pastaneden dogaca alıp bide çay arabada yedim doyduktan sonra elime donat alıp araba sürdüm arkada bizim kimlere de aldım sonra donatımı yiyerek ofisin asansörüne bindim ve bizim Kaya çıktım kapıyı açıp içeri girdim bizimkiler hepsi burada Lizbon daha gelmemiş herkese günaydın dedim herkes de iyi miyim diye bana bakıyordu günaydın dediler.

SONRA donat lari onlara verdim.

Ben:" dün için iyi değildim kimseyi de üzmek istemedik kendi kendime düzelmeye çalışıyorum."

Patrick:" bize anlatabilirsin biz dinleriz ve kızım öyle düşünme."

Bana sarıldı bende ona sarıldım sonra bizimkiler geldi hepsi sarıldı SONRA donatıları alıp yemeye başladıla

Rigsby:" canım da donat çekmişti valla."

Ben:" afiyet olsun o zaman."

Sonra yedim ve masamdaki bizim takım fotoğrafina baktım çok güzel dünkü aile fotoğrafım evdeydi o evden gitmek istiyorum ama bir yandan ailem orada.

Sonra telefon geldi koruma altında olan kadının artık biz bakacağıx koruyacağız.

Silahımı,rozetimi telefonumu alip hazır oldum bizimkiler fe hazır olduktan sonra Lizbon amirim de geldi polis arabasına bindik.

Kadının kaldığı eve geldik polisler karşıladı bizi rozetleri gösterip girdik kadın salonda oturuyor yanında iki polis.

Lizbon polisleri gönderdi

Lizbon:" bu gece değişimli bakın ilk Cho Rena Patrick siz yarın değişiklik olur.'

Onayladık Van plet omuzuma elini koyup ilerledi Rigsby Lizbon onlar gittiler biz üçümüz kaldık kanepaya oturmak için giderken Patrick hemen kaptı yattı.

Eve baktım baya büyüktü SONRA Gözlerime inanmadım.

Tavanda asılı atletizim perdesi var kadına baktım.

Ben:" bunu kullanıyormusunuz."

"Kullanmaya çalışıyorum hevesle yaptırdım."

Ben:" kullanabilir miyim rahat olur.'

Kadın onayladı Cho da koltuğa oturdu.

Perdeye yaklaştım tuttum sağlam mı diye baktım sağlam.

Sonra zıplayıp tırmandım sonra dolanıp uzandım kelebek yuvası gibi yapıp uzandım biraz hava dayım.

Cho:" düşme."

"Yeteneklisin yaptın mı daha önce."

Patrick:" o bizim takımdaki en becerikli bilmediği bişey yok massallahh."

sonra zaman geçmiyor pozisyon değiştirip beşik gibi sallanmaya başladım.

Ben:" Cho saat kaç."

Cho:" geleli 30 dk oldu.'

Gözlerimi belirttim.

Ben:" nee nasıl 4 saat geçti gibi geldi."

Patrick:" bana d şöyle geldi xmsns geçmiyor."

Ben:" o programa katılıp bilmis gibi konuş masaydin olmazdı."
Kadın başını eğdi.

Sonra tavana baktım Demir küflenmiş.

Ben:" bu ne zamandır burada eski gibi."

"Bayadır burada eski.'

Ben:" koparmi güvenli gelmedi."

Cho ayağa kalkıp kızdı.

Cho:" in eskimiş kopar SONRA."

Bende onayladim bacağımı çektim derken il bir koptu ikisiyle beraber çığlık attım.

Havada süzüldüm resmen

SONRA ellerim ile yüzümü kapattım.

Ben:" belime bişey olmasın Allah'ım hayır offff acıyacak."

SONRA durdum gözlerimi açtım havadayım bir baktım Cho beni yakalamış

Dondum yüzüne baktım.

Cho:" in dedim."

Ben:" iniyordum ki bi anda koptu."

Başını salladı sonra bir eli baldirimdan tutmuş bir eli belimi kavramış.

SONRA arkadan öksürük sesi geldi inmek için ayağımı sakladım Cho da diğer koltuğa kadar taşıdı ve oraya indirdi beni.

Saçımı düzelttim, üzerimi düzelttim Cho da diğer kanepeye oturdu.

Kadın sırıtarak baktı kaşlarımı cattip Patrick E baktım gülüyordu bacak bacak üstüne atmış.

Sonra baya zamann geçti yani öğlen oldu güvenlik yemek getirdi poşeti uzattı Patrick açtı bizde yere oturduk açım yani kaidn da oturdu hamburgerler çıkardı patates derken biz yeifk doyduk elimi yüzümü yıkayıp assaga indim.

Sonra telefona baktım biraz uykum gelip yattım.

Bir süre sonra kalktım üzerim örtülüydü.

Kalktım kadına baktım yok ayağa kalktım.

Cho:" lavaboya gitti.'

Bende yukarı çıkıp lavaboyu tiklattim bir iki üç dört açılmıyor kapıyı kırdım ve içeri girdim kadın yok choo biryaay gelin dedim ve pencereye baktım hemen pencereden çıkıp koştum bir iz yok gitmiş olmalılar bağırdım ne yapacağız.

Şuan ofusteyiz Lizbon Cho ve Patricke azar çekiyor

Düşünmüyorum John bu sefer yine ve yine kazandı.lizbondan izin alıp terasa çıktım yaşlandım ve derin nefes aldım.

4 ay SONRA.

Biz yinr vakalar çözüyoruz John yakalayacakken yine önümüzde en geller oluyor.

Buna rağmen ben hala umudumu yitirmedim bizim takım aynı şekildeler

Gittikçe choyu daha çok seviyorum ama onun böyle bir düşüncesi olduğunu düşünmüyorum.

Bugün tatile Cho hun evine gideceğim John ile ilgili bilgiler ve takipler lazım derken işte
Hazırlanıp çıktım

Chonun evine arabam ile gittik ve parke ettim kapıya doğru yürüdüm evi baya sade ve cool gözüküyor du.

Zili çaldım Cho açtı siyah tişört giymiş ilk defa iş dışında gördüğüm bir kombin çaktırmadan ehem sonra içeri buyurdu geçtim evi baya güzel sonra onun salonuna geçtik.

Sonra akşam oldu pek bişey olmadı o özel hayat ile işi ayırdığı için akşam olunca eve gittim eve gelince evi de değiştirdim bu arada orayı satmadım SONRA.

SABAH OLUR

Sabah 6:00 kalktım bakım yaptım saçımı düzleştirdim makyaj yapıp kıyafetimi giydik

Sonra arabama binip ofise doğru gittim siyah gözlüğümu taktım ben gelene kadar beni aradılar olay yerine konum atıllar bene rotami değiştirip oraya sürdüm olay yerine geldim daha bizimkiler gelmemis ama polisler var bir kavga var olay yerine girmeye çalışıyorlar bende ellerim ceplerinde ilerledim gözlüğüm hala gözümde kavga baya kötü polisler de ayiramiyor ben ielrledim polislere vekilin işareti yaptım. Önümde sınırlı Biga gibi bakıyorlar

Oradan bir erkek

" Hatun sen çık şenlik bsiey yok kadın karışmasın."

Güldüm saçımı kulağımın arkasına aldım.

Ben:" zor kullanmak istemem sizinle sakince konuşacağım ol-"

Lafımı kesit ve üzerime yürüdü baya kış var arkada yakın 25 kişi var yani.

"Seni iyicene becer* istemiyorsan siktir git ulan."

Çekilmesini yumruk savurmaya başladı sakince geçtim hiç telaş yok ellerim hala cebimde sağa sola geçtim iki kişi öldü onların da ardında geçtim esnedim ve hala sıyrılıyordum.

Sonra üç kişi olunca bir elimi çıkardım birini. Elini tutup yere yapıştırdım topuğunu yüzüne vurdum diğeri geldi eğildim zıplayıp bacağımı boynuna doladım diğerini elim ile tutup yere yapıştırdım geri atarak ayağa kalktım toplu gelince hepsi iki elimi de çıkardım bileğimdeki toka ile saçımı bağlıdim.

Hazır halinde durdum

Ben:" canı acıyan gitsin sınırını iyi çıkaracağım çünkü."

Sonra ilk birinin kaburgasıni yumruk aldım diğerinin boynuna dönen tekme sonr sıkı elim ile çeneye yumruklari savurdum sonra beş kişi gelince koşup arabaya tırmanıp döndüm takla iki kişiyi yere serdim duzim ile bayilttim.

İki kişiyi de kolunu büküp ceketine bağlıdim sonra hoşuma gitti kahkaha attım koşup iki kişiyi boks torbası gibi yere serdim bir kaç kişiyi de yere serince yerden kalkanlara topuğum ile vurdum.
Ortam sessizdi sonra kolunu esnettim biri saçımı tuttu hemen ters dönüp kolunu kırdım sonra bağırarak geri çekildi sonra cebimden islakk mendil çıkarıp elini sildim sonra ellerimi cebime koyarak arkamı döndüm bizimkiler gelmiş hepsinin ağzı açık bakıyordu güvenlikçiler oturmuş izliyor basmadan yatanlara ilerledim sonra bir sandalyeye oturdum Patrick su uzattı içtim nefes nefese kaldım ya sonra gözlüğü kafama taktım.

Rigsby:" kızım sen Nesin böyle."

Van pelt:" Rena bu yetenek mükemmel ötesi."

Cho:"fena bişey sin sen."

Patrick:" bir ara ders ver çünkü bu normal bir insanın yapacağı şey değil."

Lizbon:" bu takımda gelme sebebin anlaşılıyor aferin amirler bu adanlar sorun çıkarıyor du ciidi sorunları olan hastaneye diğerlerini alın bir köşeye oturtun sorgu yapacaz."

Sonra bileğimi ovaladim ağrıdı ya kuvvet harcadım ya.

Sonra bu adamların aileleri geldi hepsi çocuklarının yanına geldi zaten çocuk olanları fazla divemdim yetişkinleri dövdüm.

Sonra ailelerin yanına gittik.

Hep beraber sonra hepsi kim dövdü diye bakıyorlardı.

Biri ordan çıktı

"Benim çocuğumu kim hırpaladı."

Lizbon:" çocuklarınız cinayet yerinde sorun çıkarıyor ve ekibinden Rena hanım onları uyardı şikayet düşünüyorsanız yanlış edersiniz çünkü cinayet teirdne sorun çıkarmak yanlış ve suçtur."

Herkes sustu çocuklar bana çekinerek bakıyordu bana o terbiyesiz şeyi söyleyen birbkac yetişkin orada bakıyordu bu kim dermiş gibi.

Sonr kalabalığın ardından bir tanıdık sürat gördüm tam bakmak için kafamı eğdim ve gördüğüme şaşırdım ve dondum sonra adam bana bakıyordu çıkarmaya çalışıyor du.

Sonra kafam allak bullak oldu sonra çocuklara soru sormak için karşılarına Oturduk bende Oturdum çocuklar hemen geri çekildi sakkin diye seslendim onlarda dinleyip durdu Cho gülüyordu Van pelt kahkaha atacaktı neredeyse.

Sonra soru sordu bizim takım adam beni tanıdı ve bana hortlak girmiş gibi bakıyordu bu benim babamın Hunt amca

Adam ağzı bir karış açık kaldı bende ona baktım ne yapabilirim ki

Sonra
Soru sırasında tek tek kim kimin oğlu diye soruldu herkes dedi bir yetişkin benim yaşımda bir dakika o küçük Rick mi ne şaşırdım.

Rick bana baktı anlamadı bu halimi sonr asorgu yapıldı SEBEPLERİ burayi çıkacaklarını düşünecekler miş o yüzden sonra ben Rick yanına gittim

Ben:" Rick beğeni tanıdın mi red küçükken öyle derdin."

Sonra siktir dedi

Rick:" Rena sen misin."

Evet anlamında başını salladı Rick ile biz karşı komsuyduk ben hep onun ile oynardım ailem vefat edince amcam bu acıya dayanamayıp taşınmış ti bana ulaşmaya çalıştı ama ulaşamadı.

Rick beni çekip sarıldı bend Rona sonra ağladı

Ben:" ağlama salakk."

Oda güldü

Rick:" seni çok özledim anlamalıydım nasıl anlayamadım ama beni fena dövdün.'

Yüzdeki morluga dokundum özür diledim sorun değil dedi sonra Hunt amcanın yanına gittik Hunt amca gözlerine inanamıyo blgibi baktı yaşlanmış ti.

Hunt:" renam sen misin."

Evet dedim bana sarıldı sıkıca sarıldı

Baya konuştuk ondan sonra nerede kaldığımı vs anlattım sonra Rick ile yürüdük eski anıları anlattım.

Bizimkiler geldi Lizbon polis ile konuşuyor du.

Van pelt:" be bu haller bu kim ki."

Ben:" ben tanıyamadım ama bu Rick benim küçüklük arkadaşim ailem vefat eidnce huntbamca açısına dayanamadı ve taşınmış ti."

Hepsi hem şaşırdı hem mutlu oldular

Ben:" benden de uzun eşek sopası."

Rick:" senden iki yaş büyüğüm hatırlarım."

Ben:" dayak mi istiyorsun."

Oda hemen düştü

Cho:" sevindik görev başına hadi Rick sende evine koçum."

Rick:" sakin ol dostum ben dostumun hasretini giderememisken nereye burdayım ben şimdi."

Bende Rick görmem ile ilk defa böyle sevinç çığlıkları atacam yani sonra Lizbon görev yerine çağırdı Rick ile ayrıldık yani ben görev yerine gitmek için ilerledik.

Cho yanımda yürüyor ricki tersliyor du off ne saçmalıyorsun Rena.

Sonra Lizbon görev dağılımı yaptı Cho ile bilgi için bu bölgedeki polis yerine gideceğiz yakın yürüyerek gitcez.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

176okunma 31beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18