5. bölüm · Teoden
5
Helooossall balarıımm küçük bir sınır koyuyorum 15 beğeni olunca 6 bölüm gelicekk🫶🏻🫶🏻
Ayyys DENİZZ!! Bu bölümde biraz teo'yu üzdü teommya
🤧💞
Deniz '
Şu aptal egoist Teoman'la birlikte bir görev ya da iş yapmak mı? Gerçekten bu hayatta en son isteyeceğim şeydi. Teoman koridorda sırıtarak yürüyordu; baş belası işte.
“Görev neymiş?” dedim. Dediğimle Teoman yürümeyi bıraktı ve telefonuna baktı. Sonra yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.
“hadi yine iyisin denizcim,” dedi. Hâlâ denizcim diyor, gösteririm sana ben denizi de denizcimi de! Derin bir nefes aldım.
“Ne saçmalıyorsun hırt?” dedim sinirli şekilde. Dediğimle Teoman duraksadı, sonra kahkaha attı.
“Hırt mı? Sevdim bunu deniz kızı "dedi. Şerefsiz işte, hâlâ dalga geçiyordu. Teoman sonra yürümeye devam etti, ben de arkasından yürüdüm.
“kütüphaneyi temizleyeceğiz” dedi. NE!! Gerçekten mi? Şaka olsun lütfen, şaka olsun! Kütüphane anca 2 saat sürerdi, bu aptalla 2 saat düşünemiyorum. Sonunda kütüphanenin önüne gelmiştik. Teoman içeri girdi, ben de arkasından girdim. Etrafta toz ve kitap kokusu vardı. İşte korktuğum şey; bütün kitaplar raflardan yere yığılmıştı. Off Allah'ım, gerçekten sabır ver! Teoman bana sırıtarak baktı."Eee denizcim başlayalım mı?” dedi. Hırt işte, gerçekten hırt bu çocuk! Teoman'a göz devirdim ve biraz ileride duran rafa doğru yöneldim. Raf, tüm raflar gibi dağınıktı. Derin bir iç çektim ve kitapları tek tek raftan indirmeye başladım. Teoman egoisti birkaç saniye beni izledi, sonra o da diğer rafa yöneldi.
“Eeeee denizcim bu Aras senin için ne ifade ediyor?” dedi. Ya sabır! Ben de diyordum bu aptal Teo ne zaman saçmalamaya başlar diye. Kitabı sertçe yere bıraktım.
“Sanene!” dedim. DediğimleTeoman güldü.
“Oooo sakin ol denizcim, ona aşık mısın yoksa?” dedi. Hâlâ sırıtıyordu ama sinirli gibiydi, baş belası işte! Sinirli şekilde Teoman'a döndüm.
“Bana bak kes sesini,!” dedim. Dediğimle Teoman da elindeki kitapları yere bıraktı ve bana döndü.
"Ona aşksın değil mi denizcik?” dedi kahkaha atarak. Aptal bu çocuk, tam bir şerefsiz! Ona olan nefretim gittikçe büyüyordu. Teoman'a sırıtarak baktım"kuduruyorsun değil mi,? Aras gibi olamadığın için? Onun gibi başarılı, istediği şeyi babasının parasıyla değil kendi gücü ile elde ettiği için kuduruyorsun,!” dedim. Dediğimle Teoman'ın yüzündeki sırıtış bir anda soldu, yüzü sinirden kasılmıştı. Bana doğru ilerledi.
“sen?...... Sen ne saçmalıyorsun!"dedi. O kadar acınacak haldeydi ki, Teoman hâlâ kabullenmiyordu ama kuduruyordu. Güldüm, Teoman bir adım daha attı.
“itiraf etsene kuduruyorsun işte onu böyle güçlü olması seni kudurtuyor ,” dedim. Teoman sinirli şekilde güldü.
“vay vay denizcik sevgilsini mi koruyor?” dedi. Egoist işte, onu kıskandığını söyleyemezdi anca saçma salak şeyler söyleyebilirdi.
“Ama sana kötü bir haberim var,sen asla Aras gibi olmazsın..... çünkü sen kardeşliğin, arkadaşlığın ne olduğunu anlamayazsın ,hatta biliyor musun seni kendi öz kardeşin bile sevmiyordur,"dedim. Dediğimle Teoman sinirden kıpkırmızı olmuştuyeşil gözleri kan çanağına dönmüştü.
“sen ve o çok gücendiğin aras'la görüşücez” dedi ve sinirli şekilde kütüphaneden çıktı.
Teoman gittikten sonra birkaç dakika boş boş etrafa baktım, sonra ben de çıktım. Koridora çıktığımda herkes gayet normaldi. Hızlı adımlarla sınıfa ilerliyordum. Tam sınıfa girecektim, biri beni bileğimden sertçe tutmuştu. Yavaşça bileğimdeki ele baktım, sonra yavaşça yukarı doğru baktım. He, iti al çomağı hazırla dedikleri bu olmalıydı; egoist Teoman'ın salak sevgilisi Sıla'ydı. Elimi sertçe çektim.
“Ne yapıyorsun be ruh hastası?” dedim. Dediğimle Sıla sinirli şekilde güldü.
“Asıl ruh hastası sensin! Teoman'a ne yaptın? Çocuk kütüphaneden geldiğinden beri konuşmuyor," dedi. Ya sabır, şunun salak sevgilisiyle uğraşıyordum bir de! Derin bir iç çektim ve Sıla'ya bıkmış bakışlarla baktım.
“Canısı sen makyaj malzemelerini bi' de yiyor musun?" dedim. Dediğimle Sıla kaşlarını çattı.
“Ne saçmalıyorsun sen be?"dedi. Ona alaycı bir tavırla baktım.
"Beynin erimiş'de ondan; ben ne yapabilirim senin o şerefsiz sevgiline? dedim. Sıla yine kolumu sertçe tuttu.
“Bana bak,sevgilim hakkında düzgün konuş pick ne," dedi. Kolumu sertçe çektim.
“Asıl sen bana bak, o elini bir yerine montajlicam şimdi bi sal"dedim ve sinirli şekilde sınıfa girdim.
Evett bu bölümndee sonunaa geldik nasıl buldunuz!!😋😋
