TEKTAŞ kitap kapağı

1. bölüm / 1

1. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm782 kelime · Okuduğun bölüm

Çocuk yolda söylenerek yürüyordu ayağıyla bir taşa tekme attı ve yere düştü garip olan onun yere düşmesi değil taşın 1 milim bile oynamamasıydı Sanki hiç derdi yokmuşcasına taşa yürüdü kaldırmaya çalıştı ama sonradan fark etti ki bir düzenek ile taş Yerinden oynuyordu

- sağa sola sola Of yanlış ritim sağa sola sağa sola yine sağa sola sağ sağ he oldu Ne oluyor be!?! bu asansör de ne?

Önündeki kapının açılışını hayretle izliyordu yarınları yokmuşçasına içeri daldı kapı kapandı asansör aşağı indi (Hızlıca)

- eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resulu Allah Günahlarımı affetsin ölmeme son 3... 2... 1... "Dan"

Asansör durdu çocuk Asansörden çıktı silahlar kanlar ceset torbaları derken bir de katili gördü çocuğun nerede olduğunu bilmesi için dahi olmasına gerek yoktu bir kan gölünün ya da Bir Katilin gizli mekanındaydı katil çocuğun geldiğini görmedi ve duymadı çocuk katile fark ettirmeden kan gölünün üstünden atladı ve bir kolonun arkasına geçip katili izlemeye başladı katil cesedi ceset torbasına koydu ve torbanın ağzını kapattı çocuk

-"Allah'ım ben nereye düştüm" diye düşündü

Katil ceset torbasına sakladı ve kamyonun arka kasasına koydu çocuk katilin yüzünü görmek için bir an eğildi boşuna eğilmişti katil maskeli idi çocuk katili o kadar çok merak ediyordu ki Ama şu an katili merak etme sırası değil kaçma sırasıydı o sırada katil garaj kapısına yönelerek garaj Kapısına gözünü okuttu garaj kapısı hızla açıldı çocuk Kaçmak için iyi bir zaman olduğunu düşünse de garaj kapısı hızla kapandı çocuk kapana kısılmıştı ne yapacağını bilmiyordu önce kamera olup olmadığını kontrol etti kamera yoktu korktu hıçkırık tutmuştu asansör tekrar açıldı ve katil asansörde belirdi katil nefes'ini tuttu artık çocuğun hıçkırıkları duyuluyordu katil kolona yöneldikten kolunun arkasına bakmıştı ki çocuk yoktu yanılacağını Daha doğrusu yanıldığını anlaya katil işine de koyuldu

Çocuk katilin görmediği bir anda kolonun arkasından başka bir kolona yuvarlanmıştı içinden

-" katil beni bulursa böğrüğümü yüreğimi deşer" dedi

Çocuk katili izlemeye devam ediyordu katil silahını kaldırdı
Süngüsü çekip beline koydu çocuk katil gelmeden önce gizli Mekandan aldığı silahı katilin çok ses çıkardığı bir anda gözlükle Süngü çekip eline hali hazırda bekletti Aslında katil çocuğun varlığından haberdardı ama belli etmiyordu kolona yaklaştı seri bir şekilde silahı belinden çıkarıp çocuğa tuttu aynı zamanda çocuk da silahı onu tutmuştu çocuk ayağa kalktı katil çocuğa adını sordu çocuk;

-Abi ben suri suri! Ben Arap
Katil silahını tekrar doğrultu ve adını tekrar şiddetle sordu

- Abi ben suri suri! Ben Abdülhamit

Katil çocuğa inanmamıştı Çünkü gözü yalana toktu çocuğa adını silahı alnına dayarak tekrar sordu çocuk tir tir titreyerek

- Be, ben Murat arkadaşlarım bana "Murto" der peki senin adın ne?

- Şimdilik Sen bana Osman de yeter zaten Öbür dünyada bir daha isim sormaya ihtiyacın olmayacak

Murto:

- Bence sözlerine dikkat et Burada sadece silah sahibi olan tek sen değilsin bir yanlış canına mal olacak bir şey yapayım deme sakın beni bu çocuk yaşta katil etme

Murta çok soğuk kanlı gözüküyordu korkusu da ve çığlıklarını içinde tutuyordu Belli ki gerçekten de tek zor duruma düşen Murto değildi Murto;

- sakın yanlış hareket etme garaja gözlerini okut hemen

Osman:

- Ben aptal
gibi mi görünüyorum arkamı döneyim de Kafama sık ha ASLA!

Ikisi de kitlenmişti murto yavaşça geri geri adamlar attı ve osman'a

- dur yaklaşma diye bağırdı

Katil içten içe gülüyor içinden bu çocuk saf mı katille nasıl böyle konuşur diye düşünüyordum katil murtu gözünü kırptığı gibi silahın şarjörünü murtaya vurdu

Murto; Neredeyim ben bu kafeste ne hemen kaçmalıyım

Katil murtoyu Demir parmaklı bir kafese kapatmıştı murto hemen yanındaki levhiyeyi aldı ve parmaklıklarla oynamaya başladı katil içeri girdi ışıklarla aydınlatılmış ve içinde buhar dolu olan Asansörde bir silüet belirdi silüet içeri bir adım attı artık silüetin kim olduğunu anlaşılabiliyordu bu murto'nun Okul müdürüydü murto'nun beyninde şimşekler çaktı O da mı işin içindeydi
Murto'nun okul müdürü İhsan bey çok ciddi bir insandı her adımını sağlam atar her düşüncesini özenle sorgulardı İhsan bey Osman'a yaklaştı ve ona

- İş tamammı Dawson? diye sordu o da;

- iş tamam ama bir sorunumuz var bu veleti Ne yapalım

Murto konuşmaya başladı

- seni züppe seni bu işlerde parmağının olduğunu anlamalıydım dedi ve müdürün yüzüne tükürdü

Müdür suratındaki tükürüğü temizledi ve yumruğunu sıkarak;

- seni en sona saklayacağım pis velet Dawson bu çocuğu en sona bırak

Dawson:

- Tamam patron ancak benim bununla bir işim var ya gidip kaçmaya çalışırsa ben ilk buna sıkayım

-Hayır

-Off anlaşıldı!

Katil ve müdür insan Asansörden dışarı çıktı murto levhe ile demirlikleri vurmaya paslı demiri kırmaya devam etti murto;

- Heh şu paslıyı kırarsam sıyrılabilirim dedi

Demiri debelene debelene kırdı murto dışarı çıktı Asansörden tıkırtılar geliyordu
Belli ki katil müdür uğurlamış aşağı iniyordu murto sesi durdurdu ve kafesi kırık kısmından içeri girdi ve kırık kısmı duvara dayadı görünmemesi için de kırık kısma sırtını dayadı

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

186okunma 36beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…